Hastalıklar hakkında detaylı bilgi ve kaynaklar, Kanserler, endokrin ve genetik hastalıklardan örnekler.
Aşılar, Alerjiler, Ağız ve diş sağlığı, Erkek Sağlığı, Halk Sağlığı, Geriatri ve Sağlık Mevzuatına dair seçilmiş içerikler
Bebek Bakımı, çocuk gelişimi, çocuk sağlığı ve çocuk hastalıkları ile ilgili faydalı bilgiler
HACAMAT, Fitoterapi ve akupuntur gibi alternatif ve geleneksel tıp uygulamalarından seçmeler.
TREND YAZILAR
Polen alerjisi nedir?
Polenler mevsimsel alerjilerin en yaygın tetikleyicilerinden biridir. Polen alerjisi, saman nezlesi veya mevsimsel alerjik rinit olarak adlandırır. Her ilkbahar, yaz ve sonbaharda bitkiler, aynı türden diğer bitkileri döllemek için küçük polen taneleri salgılar. Alerjik reaksiyonlara neden olan polenlerin çoğu ağaçlardan ve otlardan gelir. Bu bitkiler rüzgarla hareket eden küçük, hafif ve kuru polen taneleri oluşturur.
Alerji Cilt Testleri Nasıl Yapılır?
Hangi maddelere alerjiniz olduğunu tespit edebilmek için yapılan testlerdir. Test yapılırken cildiniz alerjiye neden olduğundan şüphelenilen maddelere maruz kalır ve ardından alerjik reaksiyon belirtileri açısından gözlenir. Cilt testleri allerji olduğunuzda gelişen semptomların belirli bir alerjenle ilgisini ortaya koymak için yapılabilir. Bazen de alerjik reaksiyon atağına sebep olan alerjen maddenin tespiti için yapılabilir. Bu sayede o alerjenden uzak durmanız ataklardan korunmanıza yarayabilir.
Süt alerjisi nedir?
Bebeklik döneminde çocuklarda en sık besin alerjisi sebepleri süt ve yumurta akında görülmektedir. Bebeklerin %1-3’ünde süt alerjisi görülebilmektedir. Süt alerjisinden kasıt anne sütü haricindeki sütlere vücudun bağışıklık sisteminin tepkisidir. Genelde inek sütü kullanıldığı için inek sütü alerjisi olarak da tanımlanır. İnek sütü haricinde koyun, keçi, at, bizon veya manda gibi memelilerin sütü de alerji yapabilir. Çünkü alerjiye neden olan proteinler diğerlerinde de bulunmaktadır.
Aşırı gaz çıkarmak, bağırsaklarda şişkinlik ve hazımsızlık
Aşırı gaz çıkarmak normal fizyolojik bir durumdur. Aşırı gaz çıkarmak veya kötü kokulu gaz çıkarmak bazen rahatsızlık verebilir. Ancak bu durum bağırsaklarda şişkinlik ve hazımsızlık ile birlikte oluşuyorsa değerlendirilmesi gereken bir sağlık sorununa işaret edebilir.
Vücudumuzda en fazla bulunan mineral: Kalsiyum (Ca)
Kalsiyum, %99’u kemiklerde kalan kısmı kan, kas ve diğer dokularda depolanan, vücutta en fazla bulunan mineraldir. Kemik ve diş gelişimi, kanın pıhtılaşması, kasların kasılması, normal kalp ritminin sağlanması gibi önemli görevler üstlenir.
Magnezyumun (Mg) beslenmedeki önemi
Magnezyum vücutta en fazla bulunan 4. mineraldir. Birçok gıda, ilaçta bulunur ve takviye ürün olarak alınabilir. Protein sentezi, kemik gelişimi, kas ve sinir fonksiyonları, kan şekeri kontrolü, kan basıncı düzenlemesi, 300’den fazla enzim için kofaktör olarak görevleri vardır. Kalsiyum ve potasyumun hücre zarı boyunca taşınmasında rol alır.
SON YAZILAR
Bağışıklık sistemi nasıl çalışır?
Bağışıklık sistemi nasıl çalışır? Vücudumuza girip zarar verme potansiyeline sahip milyonlarca bakteri, virüs ve diğer…
Evlilik öncesi nikah işlemleri için sağlık raporu nasıl alınır?
Evlenecek kişilerin resmi nikah yaptırabilmeleri için başvuruları esnasında çiftin evliliğe uygun olup olmadığının değerlendirilmesi için sağlık raporu talep edilir.
Difteri hastalığı
Difteri, Corynebacterium diphtheriae adlı bakterinin burun, boğaz, göz ve deriye yerleşmesi ile ortaya çıkan, uygun tedavi edilmediği takdir de ölümcül olabilen, aşı ile önlenebilen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık bazen bağışıklık sağlamaz. Bu nedenle hastalık geçirenlerin de aşılanması önerilir.
Karbonmonoksit zehirlenmesi
Karbonmonoksit, bir karbon ve bir oksijen atomundan oluşan moleküldür. Doğal gaz, gaz yağı, benzin, tüp gazı, kömür ve odun gibi yapısında “karbon” bulunan yakıtların yanması veya tam olarak yanmaması sonucunda oluşan dumanda yer alan renksiz, kokusuz zehirli bir gazdır.
Aşı geliştirme aşamaları
Aşılar uzun yıllar süren zorlu bir süreçte geliştirilir ve üretilirler. Preklinik ve klinik fazlarda çok sayıda çalışma ile aşılar etkinlik ve güvenlik testlerine tabi tutulurlar.
Aşı geliştirmede yeni yöntemler
Mevcut aşı üretim teknikleri, üretim kapasitesinin kısıtlı olması, katkı maddelerinin fazla olması, katkı maddeleri kaynaklı olası alerjik etkiler, üretim aşamalarının bazen çalışanlar açısından risk oluşturması gibi bazı kısıtlılıklar içermektedir. Bu nedenle özellikle son yıllarda teknolojinin ilerlemesi ile daha fazla miktarda, saf ve güvenli ürünün daha kısa sürede üretildiği biyoteknolojik yöntemler ile geliştirilen aşı üretim teknikleri üzerinde çalışılmaktadır.