Anhedoni ne demek?

Anhedoni ne demek?

Anhedoni, kişinin daha önceden keyif aldığı ve doğal olarak ilgi duyduğu aktivitelere karşı, zamanla zevk alma kapasitesini kaybetmesi ya da bu aktivitelerden artık eskisi gibi tatmin olmaması durumudur. Burada önemli nokta, kişinin bu şeyleri tamamen yapmayı bırakmasından ziyade; çoğu zaman devam etmesine rağmen içsel olarak bir karşılık alamaması, yani “eskisi gibi hissetmemesi”dir.

Bu durum günlük hayatta çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Kişinin psikolojik durumunun şiddetine göre değişir. Örneğin kişi daha önce severek müzik dinlerken artık hiçbir şey hissetmeyebilir, arkadaşlarıyla vakit geçirmek eskisi gibi iyi gelmeyebilir ya da yemek yemek sadece bir ihtiyaç haline dönüşebilir. Dışarıdan bakıldığında kişi normal görünse bile, iç dünyasında belirgin bir “duygusal karşılık azalması” vardır.

Anhedoni kelimesi Yunanca kökenlidir: “an” (yokluk) ve “hedone” (haz, zevk) kelimelerinden gelir ve temel olarak “haz alamama” anlamını taşır.

Bu durum tek başına bir hastalık değildir; genellikle başka bir psikiyatrik tablonun parçası olarak ortaya çıkar. En sık depresif bozukluklarda görülür ve depresyonun en temel belirtilerinden biri kabul edilir. Bunun dışında şizofreni spektrum bozukluklarında, bipolar bozuklukta (özellikle depresif dönemlerde), madde kullanımına bağlı durumlarda ve bazı nörolojik hastalıklarda da görülebilir.

Anhedoniyi sadece “keyifsizlik” ya da “mutsuzluk” gibi düşünmek doğru değildir. Kişi üzgün olmayabilir, hatta duygusal olarak “boş” ya da “nötr” hissedebilir. Bu yönüyle apati ile karıştırılabilir. Ancak apati daha çok istek ve motivasyonun azalması ile ilgilidir; anhedonide ise temel problem haz alma sisteminin zayıflamasıdır. Yani kişi bir şeyi yapma gücünü bulsa bile, sonuçta beklenen duygusal tatmini hissedemez.

Klinik olarak anhedoni yaşayan kişilerde sosyal geri çekilme sık görülür. İnsanlarla görüşmek yorucu ya da anlamsız gelebilir. Daha önce önemli olan hobiler “boş” hissettirebilir. Bunun yanında motivasyon kaybı, duygusal küntlük (duyguların sönükleşmesi), genel enerji düşüklüğü ve bazen cinsel istekte azalma da tabloya eşlik edebilir.

Anhedoni her zaman kalıcı değildir. Bazı durumlarda stres, geçici depresif dönemler veya yaşam olaylarına bağlı olarak ortaya çıkabilir ve düzelebilir. Ancak uzun süre devam ediyorsa, bu genellikle altta yatan bir psikiyatrik durumun işareti olabilir ve değerlendirilmesi gerekir. Bu noktada psikiyatri muayenesi önemlidir; çünkü tedavi altta yatan nedene göre değişir. Psikoterapi (özellikle bilişsel davranışçı terapi), ilaç tedavileri ve yaşam düzenlemeleri çoğu hastada etkili olabilir.

Özetle anhedoni, kişinin “üzgün olmaktan çok hissizleştiği” bir duruma işaret eder ve özellikle depresyon başta olmak üzere birçok psikiyatrik tablonun önemli bir parçasıdır.