Kanda RDW-SD testi
RDW (eritrosit dağılım genişliği) eritrositlerin büyüklüklerinin farklı yorumlanması ile farklı testlerle de değerlendirilmektedir. Bunlardan başlıcaları RDW-CV ve RDW-SD'dir.
Sağlığınız için sorumlu ve duyarlı bilgi kaynağınız
Sağlığınız için sorumlu ve duyarlı bilgi kaynağınız
RDW (eritrosit dağılım genişliği) eritrositlerin büyüklüklerinin farklı yorumlanması ile farklı testlerle de değerlendirilmektedir. Bunlardan başlıcaları RDW-CV ve RDW-SD'dir.
Hemogram testlerindeki MCV ortalama gövde hacmi olarak eritrositlerin ortalama hacmini ifade eder. Eritrositler vücudun ihtiyacı olan oksijeni akciğerlerden alarak depolarlar ve dokulara ulaştırırlar. Eritrositlerin büyüklüğü depolama kapasitelerini etkiler.
Eritrositler kandaki serbest oksijeni hemoglobinlere bağlayarak taşırlar. Hemoglobinlerin eritrosit içerisindeki konsantrasyonunu ölçmek için MCHC testi kullanılır. MCHC eritrositlerin fiziki özelliklerinden olan hemoglobin konsantrasyonunu ifade eder. Kısaca eritrositlerin oksijen taşıma kapasitelerini ifade eder.
Akciğerler vasıtasıyla kana geçen serbest oksijen kanda eritrositler tarafından depolanarak dokulara kadar taşınır ve dokulardaki karbondioksit ise tekrar akciğerlere iletilir. Bu mekanizmada en önemli role sahip olan eritrositlerin kandaki dağılımlarında büyüklük farkları olup olmadığı eritrosit dağılım genişliği RDW testi ile ortaya koyulur.
Tam kan sayımındaki eritrosit adı verilen kırmızı kan hücrelerinin sayısı önemli testlerden biridir. Tam kan testinde genellikle RBC olarak kısaltılırlar. Eritrositler kanda vücudun ihtiyacı olan oksijeni organ ve dokulara taşıyan hemoglobin adı verilen bir madde içerir.
MCV eritrositin içerdiği ortalama hemoglobin miktarını belirler. Hemoglobin miktarı pikogram ile ifade edilir. Eritrositlerin içerisindeki hemoglobin miktarının normal düzeyi 30–34 pikogramdır. MCH testi günümüzde pek kullanılmaz. Çünkü ısıdan etkilenir ve beklemeyle de değişebilir. Sabit ısıda ve beklemeden yapılan testlerde değerlidir.
Kandaki beyaz kan hücrelerinden birisi olan lenfositlerin sayısının 4500/mm3’ün üzerinde olmasına lenfositoz denir. Çocuklarda 9000/mm3’ün üzerine çıktığında lenfositozdan bahsedilir. Lenfosit sayısının 1500/mm3’ün altında olması haline lenfopeni denir.
Kandaki trombosit sayısının > 450.000/mm3 olması trombositoz olarak tanımlanmaktadır. Trombosit sayılarının artışı ile kanda en ufak kanama halinde pıhtılaşma kolaylaşır ve damarlarda pıhtı önleyici trombozlar oluşur. Bu kan pıhtılarına “trombus” denir.
Kandaki trombosit sayısının artmasına trombositoz, azalmasına da trombositopeni denir. Trombositler kan kaybını engellemek için vücudun herhangi bir yerinde damar hasarı olduğunda pıhtılaşmayı sağlayarak kanayan noktayı kapatır.
Magnezyum vücudumuzun hayati fonksiyonları için önemli bir mineraldir. Vücutta en fazla bulunan metal elementlerden birisidir. Diyetlerimizde tahıl ürünleri, fındık-fıstık, kırmızı et ve sebzelerde bulunur. Diyetle günlük ortalama 250-350 mg Mg almaktayız.
Tam kan sayımında nötrofil sayısının 7500/mm3’ün üzerinde olması durumuna nötrofili denir. Nötrofiller kandaki beyaz kan hücerlerinden (lökositler) bir tanesidir. Lökositlerin artışı olarak ifade edilen lökositozun en sık artan hücreleri nötrofillerdir.
Potasyum vücudumuzda hücrelerin içerisindeki en önemli elementlerden birisidir. Normal hücre içi konsantrasyonu 100-150 mEq/L, hücre dışı konsantrasyonu ise 3,5-5 mEq/L’dir. İnsan vücudundaki toplam potasyumun %98’i hücrelerin içerisinde bulunur. Özellikle iskelet kasları total vücut K+’nun %70-75’ini taşır.