D Vitamini
Yağda çözünen vitaminlerdendir. Yağ dokuları ve karaciğerde depolanır. Vücutta taşınması için bir proteine ihtiyaç duyar. Fazlalığı atılmaz vücutta birikir. Aşırı birikmesi vücut için zararlı olabilir.
Sağlığınız için sorumlu ve duyarlı bilgi kaynağınız
Sağlığınız için sorumlu ve duyarlı bilgi kaynağınız
Yağda çözünen vitaminlerdendir. Yağ dokuları ve karaciğerde depolanır. Vücutta taşınması için bir proteine ihtiyaç duyar. Fazlalığı atılmaz vücutta birikir. Aşırı birikmesi vücut için zararlı olabilir.
B6 vitamini gıdalarda pridoksal ve pridoksamin formlarında bulunur. Bu formlar B2 vitamini ve magnezyumun katkısıyla aktif form olan pridoksal-fosfata (PLP) dönüşür. Bu nedenle magnezyum ve B2 vitamini eksikliklerinde de B6 vitamini eksikliği gelişebilir.
Suda çözünen bir vitamindir. Vücutta birçok doku niasini aktif formları olan NAD ve NADP’ye dönüştürür. Bu formlar 400’den fazla enzim için gereklidir. Enerji üretimi, DNA tamiri, kolesterol ve yağ üretimi, antioksidan etki gibi birçok görevi bulunur.
K vitamini yağda çözünen vitaminlerdendir. Temel olarak kanın pıhtılaşmasında ve kemik metabolizmasında görevlidir. Bitkisel ve hayvansal birçok gıdada bulunur. Eksikliği yetişkinlerde nadir görülmekle birlikte yenidoğanda sık rastlanır.
Kalsiyum, %99’u kemiklerde kalan kısmı kan, kas ve diğer dokularda depolanan, vücutta en fazla bulunan mineraldir. Kemik ve diş gelişimi, kanın pıhtılaşması, kasların kasılması, normal kalp ritminin sağlanması gibi önemli görevler üstlenir.
Kalsiyumdan sonra en fazla bulunan mineraldir. Kemik ve diş gelişimi, DNA yapıları, enerji üretimi, kas kasılmaları, sinir iletimi, böbrek fonksiyonlarının yerine getirilmesi gibi çok sayıda görev üstlenmektedir. %85’i kemiklerde, kalan kısmı hücre içinde, dokular arası sıvıda ve serumda bulunur.
Magnezyum vücutta en fazla bulunan 4. mineraldir. Birçok gıda, ilaçta bulunur ve takviye ürün olarak alınabilir. Protein sentezi, kemik gelişimi, kas ve sinir fonksiyonları, kan şekeri kontrolü, kan basıncı düzenlemesi, 300’den fazla enzim için kofaktör olarak görevleri vardır. Kalsiyum ve potasyumun hücre zarı boyunca taşınmasında rol alır.
Sodyum ile birlikte vücut sıvı elektrolit dengesini sağlar. Kalp dâhil tüm kasların aktivitesi için potasyuma gereklidir. Besin maddelerinin hücrelere taşınmasına ve atık ürünlerin de hücre dışına çıkarılmasına yardımcı olur. %98 oranında hücre içinde bulunur.
Beta karoten %90’ı karaciğerde kalan kısmı böbrekler, akciğer, gözler ve yağ dokusunda depolanır. Gerektiğinde ince bağırsakta retinole (A vitamini) dönüşür. Retinol öncüsü olduğu için A vitaminin yaptığı görevleri yapar. Bir antioksidan olarak DNA’daki hasarı engeller, bağışıklık sistemine destek olur.
Çok sayıda gıdada ve takviye ürünlerde bulunur. Karbonhidrat, protein ve yağların parçalanmasında, insülin metabolizmasında görev alır. Antioksidan etkileri vardır.
Yeme bozuklukları daha çok genç ergen veya yetişkin bayanlarda (12-30 yaş) görülen, vücut görünüşü ile ilgili düşünce ve davranışlarındaki aşırı rahatsızlıktan kaynaklanan, bazen ciddi sağlık sorunları oluşturan hastalıklardır.
Aşırı yemek yeme atakları, ardından kilo alma korkusu ile kusma nöbetleri ile karakterize bir yeme bozukluğudur. Anoreksia nevroza hastalarına göre biraz kiloludurlar. Sıkı diyet yapma, uzun süre aç kalarak zayıflamaya çalışma, aşırı egzersiz yapma, laksatif, lavman kullanma yöntemleriyle kilolarından kurtulma gayreti içinde olabilirler. İntihar eğilimi vardır.
Vücutta enerji metabolizması ve tiroid hormon sentezi gibi birçok görevi üstlenen ihtiyacın karşılanması için dışardan gıdalarla veya takviye ürünlerle alınması gereken bir mineraldir. Bebeklerde iskelet sistemi ve merkezi sinir siteminin gelişimine destek olur.
Oksijeni taşıyan hemoglobin üretiminde temel rol oynayan bir mineraldir. Ayrıca kas hücrelerine oksijen taşınmasında görevli miyogobin proteininin de önemli bir bileşenidir. Çocuklarda sağlık beyin gelişimi, hormon üretimi işlevleri vardır. Gıdalarla ve takviye ürünlerle alınır.
Aşırı kilo kaybı, kişinin vücut şekli ve kilo algısına yönelik çarpık anlayışı ile karakterize bir yeme bozukluğudur. Gıda alımına yönelik önemli derecede kısıtlı davranırlar. Yemeklerden sonra kilo alma korkusu ile yediklerini hemen çıkarmak için lavman, diüretik, müshil ilaçları kullanabilir veya kendi kendilerini kusturabilirler. Aşırı egzersiz yapma eğilimindedirler.
Tuvalet eğitimi almış, 2-4 yaşına ulaşmış bir çocuğun gece veya gündüz istemsiz olarak idrar kaçırmasıdır. Çocukluk döneminin sık karşılaşılan sorunudur. Genelde 7 yaşına kadar endişe uyandırmaz. Altta yatan fizyolojik ya da psikolojik sorunlar olabilir. Bunların iyi tespit edilip tedavi edilmesi gerekir. Yaşam tarzı değişiklikleri, nem alarmları, mesane eğitimi, bazen ilaç denenebilir. Bir uzman desteği gerekebilir.
El, ayak, ağız hastalığı çocukluk çağının sık görülen bulaşıcı hastalıklarındandır. Hemen her yaş grubunda görülebilir. Ateş, cilt döküntüleri ile seyreder ve genellikle 7-10 gün içinde kendiliğinden iyileşir. En etkili korunma yöntemi hijyen ve hasta çocukların izolasyonudur.
Çoğunlukla 5-15 yaş grubunda görülen, Parvovirus B19’un neden olduğu viral, döküntülü, iki evreli bir hastalıktır. Genellikle 1-3 hafta içerisinde kendiliğinden iyileşir. Çocukların yanağına tokat atılmış gibi görüntü veren kırmızı renkli döküntülerle karakterizedir. Yanak bölgesinde başlayan dalgalı döküntüler gövdeye, kollara ve bacaklara yayılır. Komplikasyon bırakmaz. Ancak daha büyüklerde eklemlerde uzun süreli şişme ve ağrı nedeni olabilir.
Genellikle çocukluk çağında olmakla birlikte her yaşta görülebilen, kızamık virüsünün neden olduğu, döküntülü, bulaşıcı, aşıyla önlenebilir bir hastalıktır. Solunum yoluyla bulaşır. Kesin tanı muayene ve laboratuvar bulgusu ile konur.
Bakterilerin neden olduğu (A grubu streptokoklar), ateş, boğaz ağrısı ile seyreden, çoğunlukla 5—15 yaş arasında görülen döküntülü, bulaşıcı bir hastalıktır. Uygun tedavi edilmediği takdirde ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Tedavide antibiyotik kullanılır.
Çocuklarda yüksek ateş altta yatan hastalıklar nedeniyle tehlikelidir. Az miktarda yükselme çocuğa zarar vermez. Ancak yüksek ateş nedeniyle 6 ay 6 yaş arası her 30 çocuğun birinde havale (febril konvulsiyon) gelişir. Bu durumda ateş genellikle 38 ⁰C’nin çok üzerindedir. Çoğunlukla çocuğa zarar vermez.
Genetik kişiye ailesinden devredilen özelliklerdir. Bir bilim dalı olarak genleri, kalıtımı, varyasyonları inceler.
Down sendromlu kişiler normal yaşıtlarına göre biraz daha geç öğrenirler. Eğitimleri sabır ve özel çalışma gerektirir. Bu nedenle okul öncesinden başlamak üzere dikkatli, planlı ve özel bir eğitim programı uygulanmalıdır.
Genetik hastalıkları tespit etmek amacıyla yapılan testlerdir. İnsan vücudundan alınan örneklerde genlerin dizilimi, şekli ve yapısı araştırılır. Bu örnekler kan, tükürük, kemik iliği, amniyon sıvısı, idrar, vücut sıvıları, kanserli dokular olabilir.