Down sendromunun tedavisi
Down sendromu genetik bir hastalıktır, tedavisi yoktur. Ancak bu bireylere biraz destekle daha iyi bir yaşam sunulabilir.
Sağlığınız için sorumlu ve duyarlı bilgi kaynağınız
Sağlığınız için sorumlu ve duyarlı bilgi kaynağınız
Down sendromu genetik bir hastalıktır, tedavisi yoktur. Ancak bu bireylere biraz destekle daha iyi bir yaşam sunulabilir.
Down sendromlu bebeklerin normal bebeklerden farklı bir yüz görüntüsü vardır.
İnsanlarda genetik özellikler gereği 23 çift (46 adet) kromozom vardır. 21 numaralı kromozomun çift yani iki tane olmayıp üç adet olması durumuna Down sendromu denir. Toplamda 47 kromozom vardır.
Antibiyotikler enfeksiyondan korunma aracıdırlar. Ancak uygun şekilde kullanılmayan antibiyotikler ciddi reaksiyonlara veya direnç gelişimine neden olabilir.
Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonların önlenmesi ve iyileştirilmesinde fayda sağlarken bazı yan etkileri de olabilir. Her antibiyotik farklı yan etkiler gösterebilir. Bu yan etkiler kişinin yaşına, bağışıklık sistemine, kronik hastalıklarına, enfeksiyonun şiddetine, ilacın dozuna ve kimyasal bileşimine bağlı olarak değişik şekillerde ve şiddette olabilir.
Bakterilerin gelişimini yavaşlatan ve üremesini durduran veya onları öldüren maddelerdir. Mantarlar veya benzeri mikroorganizmalar tarafından oluşturulabileceği gibi yapay olarak da üretilebilir.
Antibiyotik kullanımı belli gerekçelere dayandırılmalıdır: Antibiyotik, hastada bir enfeksiyon varlığı kanıtlanmışsa, eldeki belirti, muayene bulgusu, tetkik sonuçları bir enfeksiyon varlığından kuvvetle şüphelendiriyorsa tedavi amaçlı kullanılabilir. Ayrıca uygulanan işlem yüksek ihtimalle enfeksiyon nedeni olacaksa koruyucu amaçlı antibiyotikler kullanılabilir. Eğer bir enfeksiyon varlığı kanıtlanmışsa kullanılacak antibiyotiğin belirlenmesi amacıyla duyarlılık testleri de yapılabilirse en uygun antibiyotik seçimi yapılmış olacaktır.
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve antiinflamatuar (inflamasyon azaltıcı) etki gösteren bir grup ilaçtır. Orta şiddette ağrılar (baş ağrısı, diş ağrısı, adet ağrıları, eklem ağrıları vs), ateş, romatizmal ateş, romatoid artrit, osteoartrit, kronik ağrı, kanser ağrılarının tedavisinde kullanılır. Opioid değildirler, bağımlılık yapmazlar ancak ağrı kesici özellikleri opioidlerden daha azdır. Uyuşukluk, bilinç bulanıklığı, solunum depresyonu oluşturmazlar.
Analjezik ilaçlar etki mekanizmaları, etki yalanları, etki süreleri vs dikkate alınarak gruplandırılır. Analjezik gruplarının emilim ve dağılımları, yan etkileri, uygulanma yolları farklılıklar gösterir.
Morfin ve benzeri güçlü ağrı kesicilerdir. Doğal (morfin, kodein) Semi sentetik (pentazosin, nalorfin, butarfanol, etorfin) Sentetik (Meperidin, difenoksilat, fentanil, karfentanil, Metadon, propoksifen vs) olabilir. Opioid analjeziklerin ateş düşürücü ve antiinflamatuar özellikleri yoktur. Santral sinir sistemi üzerine baskılayıcı etki gösterirler.
Romatizmal ateş, A Grubu Beta Hemolitik Streptokok bakterisinin neden olduğu boğaz enfeksiyonu veya kızıl sonrası, vücudun bakteriye karşı aşırı reaksiyon vermesine bağlı olarak bazı kişilerde gelişen, eklem ağrıları ve kalp sorunları ile seyreden komplikasyondur.
Romatoid artrit hastanın hayatında önemli sorunlar oluşturabilecek kronik bir hastalıktır. Bu sorunlarla mücadele tek başına ilaçlarla olmaz. Hastanın da bazı hususlara dikkat etmesi ve tedaviye yardımcı olacak yaşam alışkanlıkları edinmesi gerekir. Takip eden sağlık ekibinin de tavsiyeleri ile hastalıkla daha kolay mücadele edilebilecektir.
Romatoid artrit en sık görülen iltihaplı eklem hastalığıdır. Ayrıca eklemlerde tahribata ve deformitelere (şekil bozukluklarına) en fazla yol açan hastalıktır.
Özellikle el ve ayak eklemleri gibi küçük eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik, hareket kaybı ve şekil bozukluğu ile kendini gösterir. El ve ayak dışında diz, kalça ve omuz eklemlerini de tutabilir. Eklemleri simetrik olarak tutar yani tek taraflı değil iki taraflıdır.
Romatoid artrit tanısı ne kadar erken dönemde konursa tedavi ile, eklem deformitesi oluşma riski o kadar azaltılır. Hastalık romatoloji uzmanlık dalının görev alanına girer. Romatologlar tarafından tanı ve tedavi işlemleri takip edilir.
Romatoid artrit kesin tedavisi olmayan bir hastalıktır. Tedavi hastanın şikayetlerini en aza indirmek, iltihabı azaltmak ve deformasyon gelişimini önlemeyi, kişinin çalışma kapasitesini artırmayı amaçlar.
Kanser, vücudun bir organ ya da dokusundaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp anormal çoğalması ile karakterize bir hastalıktır. Hemen her organ ya da dokuda görülebilir. Bir organda ya da dokuda başlayıp diğer organ ya da dokulara yayılma (metastaz) eğilimi gösterir.
Son yıllarda kanser tedavisine yönelik ciddi ilerlemeler sağlanmış olmakla birlikte kanser halen ciddi ölümcül sonuçlar doğuran bir hastalıktır. Dünya genelinde en sık ölüm nedenidir.
Kanser belirtileri çok farklı şekilde kendini gösterebilir. Ancak kansere ilişkin belirtiler ortaya çıktığında hastalığın ilerlemiş olma ihtimali daha fazladır. Kanserin tedavisi ve hayatta kalma süresinin uzatılması erken teşhis ile daha kolaydır. Bu nedenle kanser belirtileri ortaya çıkmadan önce varsa tarama testlerinin yapılması faydalıdır. Risk faktörleri dikkate alınarak belirti vermeden ve başka organ ya da dokulara yayılmadan önce kanserlerin araştırılması gerekir.
İyonize radyasyon ışınları kullanılarak tümörü küçültmek ve kanserli hücreleri yok etmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Radyasyon onkologları kontrolünde uygulanır.
Kanser hastalarında tümör hücrelerinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Çoğu kanser türünde ilk tedavi yöntemi olarak uygulanır. Kanser hücrelerinin tamamını temizleyebilmek için çevre lenf dokuları ile birlikte radikal cerrahi işlem uygulanır. Cerrahi tedaviye, kanserin türüne, yerine, yayılımına, hastanın yaşına, ek hastalığın varlığına göre hastanın değerlendirilmesi sonucu karar verilir.
Bazı kanser türlerinde canlı organizmaların kullanıldığı biyolojik tedavi seçeneği uygulanır. Hastanın bağışıklık sistemini uyararak veya baskılayarak, kanser hücreleri ile savaşması, doğal korunma yollarının aktifleştirilmesi hedeflenir. Kanser hücrelerinin büyümesi engellenir veya öldürülür.
Prostat kanseri, meme kanseri, jinekolojik kanserler gibi bazı kanser türleri büyümek için hormonları kullanır. Bu kanserlerde tümör hücrelerinin büyümesini yavaşlatmak ve durdurmak için hormonlar kullanılır. Hormon tedavisinin bazı yan etkileri olsa da genel olarak bağışıklık sistemini etkilemez. Olası yan etkiler de doktorunuzun tavsiyeleriyle tolere edilebilir seviyeye çekilebilir.
Kanser erken tanısı için tarama yöntemleri kullanılabilir. Kişinin kendisini sağlıklı hissettiği dönemde bu testleri yaptırması ileri dönem yaşantısını rahatlatır. Kansere ilişkin genetik, biyolojik ya da çevresel risk faktörlerini taşıyan birisi taramaları ihmal etmemelidir.
Kanserin doğru teşhis edilmesi kanser tedavisinin ilk adımıdır. Kanser türlerine göre olduğu kadar kanserin yayılım düzeyine göre de tedavi seçenekleri değişir. Bu nedenle doğru teşhis edilen kanserin doğru şekilde evrelendirmesinin yapılması da gerekir.
Akciğer kanseri tanısı alan kişilere doğru bir tedavi sunabilmek için doğru bir evreleme yapılması gerekir. Bunun için tanı testlerine ilave olarak PET-CT gibi farklı testler uygulanır. Test sonuçlarına göre TNM evrelemesi yapılır.