Göz Kızarıklığı

Göz Kızarıklığı

Göz kızarıklığı klinikte oldukça sık rastlanınan bir tablodur. Ancak sebebinin iyi araştırılması tedaviyi kolaylaştıracaktır. Göz kızarıklığını değerlendirirken kişinin hijyen hassasiyeti, sekonder hastalıkları, kronik hastalıkları, yaşı ve vital bulguları da dikkatlice değerlendirilmelidir.

Göz kızarıklığının olası nedenleri

I. Akut göz kızarıklığının sık rastlanan nedenleri

  • Subkonjunktival kanama* (Acil müdahale gerektirir)
  • Konjunktivit* (bakteriyel, viral, allerjik, klamidyal)
  • Kornea sıyrığı (abrazyon)*(Acil müdahale gerektirir)
  • Korneada yabancı cisim*(Acil müdahale gerektirir)
  • Hordeolum (arpacık)*(Acil müdahale gerektirir)
  • Blefarit (göz kapağı kenarı iltihabı)*(Acil müdahale gerektirir)
  • Göz kuruluğu (keratokonjunktivitis sikka) – (III. gruptan buraya alınabilir, çok sık)*
  • Kontakt lens ile ilişkili komplikasyonlar (hipoksi, toksik reaksiyon)*(Acil müdahale gerektirir)

II. Akut göz kızarıklığının hatırlanması gereken daha nadir nedenleri

  • Orbital selülit*(Acil müdahale gerektirir)
  • Periorbital (preseptal) selülit
  • Akut dar açılı glokom*(Acil müdahale gerektirir)
  • Kavernöz sinüs trombozu
  • Üveit* (ön üveit / irit / iridosiklit)
  • Episklerit ve sklerit*(Acil müdahale gerektirir)
  • Keratit* (herpetik keratit dahil)
  • Delici göz yaralanması
  • Kornea ülseri* (bakteriyel, fungal, marginal)(Acil müdahale gerektirir)
  • Endoftalmi (intraoküler enfeksiyon, özellikle post-travma veya post-cerrahi)*(Acil müdahale gerektirir)
  • Kimyasal yanık (asit/alkali) – acil irrigasyon gerektirir*(Acil müdahale gerektirir)

III. Akut göz kızarıklığının diğer nedenleri

  • Travmatik irit ve hifema
  • Ultraviyole ışınına maruz kalma (şimşek yanıkları, solaryum, kar yanığı – fotokeratit)
  • Şalazyon
  • Dakriyoadenit ve dakriyosistit
  • Keratokonjunktivitis sikka (eğer I. gruba alınmadıysa)
  • Rekürren kornea erozyonu
  • Pterjium / pinguekula iltihabı
  • Carotid-cavernous fistula (nadir, pulsatil proptoz ile)
  • İlaç toksisitesi veya alerjik kontakt dermatit (göz damlalarına bağlı)

Akut göz kızarıklığının ayırıcı tanısı

Akut göz kızarıklığı (red eye) ayırıcı tanısında en önemli nokta, benign ve kendi kendini sınırlayan durumları (örneğin basit konjunktivit, subkonjunktival kanama) görmeyi tehdit eden acil durumlardan (akut dar açılı glokom, keratit/kornea ülseri, üveit, orbital selülit, endoftalmi vb.) ayırmaktır. Yanlış yaklaşım kalıcı görme kaybına yol açabilir. Akut göz kızarıklığının ayırıcı tanısında, subkonjunktival kanama, konjunktivit, kornea ülseri, orbital selülit ve tümü siliyer dolgunluk olarak isimlendirilen karakteristik bir göz reaksiyonuna yol açan, dar açılı glokom, üveit ve keratitten oluşan üç akla gelmektedir.

Doktorun aşağıda belirtildiği şekilde özel bir hastalığa ait özellikler kadar siliyer dolgunluğa nazaran konjunktival dolgunluğun spesifik bulgularını hatırlaması bu sorunu ortadan kaldıracaktır.

Hastaya sorularak öğrenilebilecek bilgiler şunlar olabilir:

Ani başlangıç (glokom, travma) mı, yavaş ilerleyen mi?

Tek taraflı mı, çift taraflı mı?

  • Tek taraflı: Keratit, ülser, yabancı cisim, travma, üveit, glokom daha olası.
    Çift taraflı: Viral/allerjik konjunktivit, kuru göz daha sık.

Ağrı şiddeti ve tipi:

  • Hafif irritasyon/yabancı cisim hissi → Konjunktivit, kuru göz, blefarit.
  • Orta-şiddetli derin ağrı → Keratit, kornea ülseri, üveit, sklerit.
  • Çok şiddetli ağrı + baş ağrısı, bulantı/kusma → Akut dar açılı glokom.

Fotofobi (ışığa hassasiyet): Varlığı keratit, üveit, glokom, kornea hasarını düşündürür.

Görme keskinliğinde değişiklik: Azalma varsa acil durum (keratit, glokom, üveit, travma).

Akıntı türü:

  • Su gibi/sulu → Viral veya allerjik.
  • Pürülan/çapaklı → Bakteriyel konjunktivit.
  • Yok → Kuru göz, subkonjunktival kanama.

Kaşıntı: Allerjik konjunktivit lehine.

Travma, yabancı cisim, kontakt lens kullanımı, göz damlası kullanımı, sistemik hastalık (otoimmün, sinüzit, gonokok/klamidya riski).

Sistemik semptomlar: Ateş, baş ağrısı, bulantı (glokom, orbital selülit), eklem ağrısı (otoimmün üveit).

 

Hastanın muayenesi ile elde edilebilecek bulgular şunlardır.

A. İltihaplı damarlar var mı, parlak kırmızı görünümde olup limbusun çevresinde mi yer alıyor (konjunktival dolgunluk mu) veya daha mor renkte olup gerek limbustan kaynaklanıp gerekse limbusa bitişiğinde mi bulunuyor (siliyer dolgunluk var mı-Ciddi (keratit, üveit, glokom, sklerit))?

B. Etkilenen damarlar, nemlendirilmiş pamuk çubukla hafifçe sürtüldüğünde konjunktivayla birlikte kolayca hareket edebiliyor mu (konjunktival dolgunluk var mı) ya da damarlar derin ve yapışık mı görünüyor (siliyer dolgunluk mu)?

C. Hasta, derin göz ağrısı mı veya konjunktivit düşündüren daha yüzeyel bir ağrı mı tanımlıyor?

D. Etkilenen gözde görme keskinliği normal mi yoksa azalmış mı (akut glokom, üveit, keratit)?

E. Kornea net ve berraksa benign, veya bulanık mı yoksa buğulu ise (akut glokom?)

F. Pupilla yuvarlak ve cevaplı ise benign, dilate ve yapışık ise (akut glokom) veya düzensiz kenarlı, küçük ve az cevaplı mı (akut üveit veya irit)?

G. Hasta bulanık görme, ışıkların çevresinde renkli halolar, bulantı, kusma, karın ağrısı (akut glokomu düşündüren) veya şiddetli fotofobi (üveit veya keratiti düşündüren) gibi ilave semptomlar tanımlıyor mu?

H. Hastada göz hareketlerinde kısıtlılık ve göz kapağında düşüklük + kemozis → Orbital selülit (acil!)

I. Schiötz tonometre ile ölçülen göz tansiyonu yüksek ise → Glokom

Acil oftalmoloji sevki gerektiren durumlar

  • Şiddetli veya derin ağrı
  • Fotofobi
  • Görme keskinliğinde azalma
  • Siliyer/perilimbal kızarıklık
  • Anormal pupil (dilate/cevapsız veya miyotik/düzensiz)
  • Korneada opasite, infiltrat veya fluorescein boyanan defekt
  • Ön kamara inflamasyonu (hücre-flare)
  • Yüksek göz içi basınç
  • Proptoz, göz hareket kısıtlılığı, kemozis (orbital selülit)
  • Travma öyküsü (delici yaralanma, kimyasal yanık)
  • Kontakt lens kullanıcısı + infiltrat (mikrobiyal keratit riski)
  • Yenidoğan veya immün yetmezlik

Bu bulgulardan herhangi biri varsa acil oftalmoloji konsültasyonu/sevk yapılmalıdır.

Tanısal testler

Akut göz kızarıklığı (kırmızı göz) şikayetiyle gelen hastanın acil serviste değerlendirilmesinde standart göz muayenesi şu unsurları içermelidir:

  1. Görme keskinliğinin saptanması
    • Her iki göz ayrı ayrı ölçülmelidir (en iyi düzeltilmiş görme keskinliği).
    • Görme keskinliğinde azalma varsa ciddi patoloji (keratit, kornea ülseri, üveit, glokom, travma vb.) düşünülmelidir.
  2. Pupiller cevabın analizi
    • Pupilla boyutu, şekli ve ışığa reaksiyonu değerlendirilir.
    • Mid-dilate (orta genişlikte) ve ışığa cevapsız pupilla → Akut dar açılı glokom lehinedir.
    • Küçük, düzensiz pupilla → Ön üveit (irit) lehinedir.
  3. Funduskopi (Göz dibinin muayenesi)
    • Optik disk, retina ve makula değerlendirilir.
    • Özellikle glokom şüphesinde optik diskteki çukurlaşma (cupping) aranır.
    • Miyotik damlalar kullanılmışsa veya kornea bulanık ise funduskopi zorlaşabilir.
  4. Tonometri (Göz içi basıncının ölçümü)
    • Schiötz tonometre gibi kontakt tip cihazlarla yapılır.
    • Ölçümden önce mutlaka topikal lokal anestezi (tetrakain %0.5 veya proparakain) uygulanmalıdır.
  5. Kornea floresein boyaması
    • En önemli ve pratikte en sık kullanılan testlerden biridir.
    • Kornea epitel bütünlüğünün bozulduğu durumları (sıyrık, yabancı cisim, kornea ülseri, herpetik keratit) gösterir.
    • Ultraviyole (mavi) ışık altında floresan yeşil renk alınır.
    • Herpetik keratitte tipik dendritik (dallanan, tomurcuksu) boyanma görülür.
    • Not: Rose bengal boyaması epitel hasarını daha hassas gösterir ancak floresein daha pratik ve yaygındır.

Önemli Klinik Notlar:

  • Lokal anestezi (tetrakain): Hem tonometri hem de floresein boyama öncesi zorunludur. Anestezi sonrası hasta gözünü ovuşturmamalıdır (epitel hasarını artırabilir).
  • Sıra önemlidir: Görme keskinliği → pupil muayenesi → floresein boyama → tonometri şeklinde ilerlemek en mantıklıdır.
  • Acil durum bulguları varsa (görme azalması, şiddetli ağrı, fotofobi, anormal pupil, floresein boyanma, yüksek IOP) → Acil oftalmoloji konsültasyonu/sevk gerekir.
  • Göz hastalıkları uzmanı değerlendirmesi olmadan steroid türevi topikal oftalmik preparatları kullanmayınız. Steroid Herpetik keratit’i ağırlaştırabilir, enfeksiyonları maskeleyip geciktirebilir, göz içi basıncını artırarak glokom riskini yükseltebilir. Bu yüzden “kızarıklık = steroid damla” yaklaşımı tehlikelidir.
  • Ön oda açısı dar olan hastalarda, akut dar açılı glokomu presipite edebileceğinden ve etkisi 12-14 gün sürdüğünden, oftalmolojik yakınmaları değerlendirirken atropin içeren midriyatikler kullanılmamalıdır. Akut dar açılı glokom atağını tetikleyebilir. Bu tablo acil bir durumdur ve saatler içinde kalıcı görme kaybına gidebilir. O yüzden dikkat edilmesi gereken bir detay.
  • Siliyer dolgunluk saptandığında veya hastanın göz yakınmasının ve göz kızarıklığının etyolojisi tanımlanamadığında mutlaka göz hekiminin değerlendirmesi gerekir. Çünkü siliyer dolgunluk (kornea çevresinde morumsu kızarıklık) genelde daha derin ve ciddi patolojileri düşündürür:
    • Üveit
    • Keratit
    • Akut dar açılı glokom

    Bunlar basit konjonktivitten farklı olarak görmeyi tehdit edebilir. Bu yüzden “emin değilsek → uzmana yönlendir.

Göz kızarıklığı ile ilgili spesifik hastalıklar


A. Subkonjunktival kanama

Konjunktiva damarının kendiliğinden yırtılması parlak-kırmızı, keskin sınırlı, tamamen asemptomatik, kendi kendini sınırlayan nitelikte, 1-3 haftada gerileyen ve hiçbir tedavi çeşidinden etkilenmeyen bir alan oluşturur.

Çift taraflı veya şiddetli olması veya travma hikayesinin varlığı durumunda çok sayıda önemli tanı akla getirilmelidir. Hipertansiyon veya kanama diyatezi veya diğer kanama odaklarına ait bulgusu olmaması durumunda, çoğu hasta sadece durumun anlatılmasına ve de etyoloji ve beklenen iyileşme sürecine ilişkin bilgiye ihtiyaç duymaktadır. Spesifik tedavi söz konusu değildir.

B.Konjunktivit

Konjunktivit, konjunktivanın viral, bakteriyel, fungal, parazitik, allerjik, kimyasal ya da UV ışını gibi etkenlerle inflamasyonudur. Bazı olgularda sistemik hastalıkların bir parçası olarak da ortaya çıkabilir.

1. Öykü

Hastalar çoğunlukla gözde yabancı cisim hissi, “kumlanma”, yanma ve yüzeyel irritasyon tarif eder. Şikayetler genellikle hafif başlar ve zamanla artabilir. Kapaklarda şişlik ve özellikle sabahları göz kapaklarının yapışması (eksüda nedeniyle) sık görülen bulgulardandır.

Çoğu konjunktivitte görme kaybı, belirgin fotofobi veya sistemik semptomlar beklenmez. Bu bulgular varsa kornea tutulumu veya daha ciddi patolojiler düşünülmelidir.

Etyoloji açısından ipuçları:

  • Bulaşıcı seyir → viral/bakteriyel konjunktivit
  • Kaşıntı, sulu akıntı, mevsimsel artış → allerjik konjunktivit
  • Ateş, farenjit eşlik etmesi → Adenoviral konjunktivit

2. Fizik muayene

Muayenede kapak ödemi, konjunktival kemozis ve değişen miktarda eksüda görülebilir. Kapak ağırlığına bağlı psödoptoz gelişebilir.

Preauriküler lenfadenopati, özellikle viral ve klamidyal enfeksiyonlar için önemli bir ipucudur. Hassas lenf nodları daha çok Chlamydia trachomatis enfeksiyonu veya herpes enfeksiyonunu düşündürürken, hassas olmayan lenfadenopati diğer viral ajanlarla ilişkili olabilir.

Basit konjunktivitte konjunktiva yüzeyel ve parlak kırmızı görünür; damarlar hareketlidir ve yüzeyeldir. Kornea genellikle şeffaftır, pupilla normaldir ve görme keskinliği etkilenmez.

Papiller veya foliküler reaksiyon tanı açısından önemlidir:

  • Papiller hipertrofi: daha çok allerjik ve kronik irritatif tablolar
  • Foliküler reaksiyon: viral, klamidyal ve bazı ilaç ilişkili konjunktivitler

Fokal kornea ülseri veya epitel defekti konjunktivit için tipik değildir; varlığı keratit lehinedir ve acil değerlendirme gerektirir.

3. Tanısal yaklaşım

Hafif ve tipik olgularda tanı kliniktir. Ancak şiddetli, atipik, immünsüpresif hastalarda veya tedaviye yanıtsız olgularda laboratuvar değerlendirme yapılmalıdır.

Konjunktival sürüntü alınarak:

  • Gram boyama
  • Kültür ve antibiyogram
  • Gerekirse Giemsa boyama yapılır

Giemsa ile hücresel dağılım etyoloji hakkında bilgi verir:

  • Bakteriyel: nötrofil ağırlıklı
  • Gonokok: gram negatif diplokok + yoğun nötrofil
  • Viral: lenfosit ve monosit baskınlığı ± dev hücreler
  • Klamidyal: inklüzyon cisimleri
  • Allerjik: eozinofil ve bazofil artışı

4. Tedavi

Genel yaklaşım

Tedavi altta yatan nedene göre düzenlenir. Viral konjunktivitlerde çoğunlukla destek tedavi yeterlidir. Antibiyotikler rutin kullanılmaz. Steroidler yalnızca göz hastalıkları uzmanı kontrolünde ve seçilmiş durumlarda kullanılmalıdır.

Bakteriyel konjunktivit

Nongonokoksik bakteriyel konjunktivit genellikle hafif seyreder ve topikal antibiyotiklerle tedavi edilir. Makrolid veya florokinolon grubu damlalar sık kullanılır. Tedavi süresi genellikle 5–7 gündür.

Hijyen önlemleri (el teması, havlu paylaşımı vb.) bulaşın kontrolü açısından önemlidir.

Gonokoksik konjunktivit

Ağır, hızlı ilerleyen ve acil müdahale gerektiren bir tablodur. Hastaneye yatış gerekir.

Sistemik tedavi Ceftriaxone ile yapılır. Kornea tutulumu riski yüksek olduğu için oftalmoloji konsültasyonu zorunludur. Cinsel partner tedavisi de şarttır.

Klamidyal konjunktivit

Daha kronik seyirli olabilir ve sıklıkla ürogenital enfeksiyonla birliktedir. Hem topikal hem sistemik tedavi gerekir.

Erişkinlerde genellikle Doxycycline veya Azithromycin kullanılır. Partner tedavisi önemlidir.

Viral konjunktivit

En sık etken adenovirüstür. Genellikle kendi kendini sınırlar ancak oldukça bulaşıcıdır.

Tedavi:

  • Soğuk kompres
  • Suni gözyaşı
  • Hijyen önlemleri

Antibiyotik rutin verilmez. Steroid kullanımı ancak ağır inflamasyonda ve göz hekimi kontrolünde düşünülür.

Herpetik keratokonjunktivit

Kornea tutulumu olan ciddi bir enfeksiyondur. Dendritik ülser tipiktir.

Tedavide Acyclovir veya benzeri antiviraller kullanılır. Steroidler aktif epitel hastalığında kontrendikedir.

Allerjik konjunktivit

Genellikle bilateral ve kaşıntı ön plandadır. Mevsimsel özellik gösterebilir.

Tedavide antihistaminik ve mast hücre stabilizatörleri ilk basamaktır. Orta-ağır olgularda kısa süreli topikal steroidler göz hekimi kontrolünde kullanılabilir.

C. Yenidoğan konjunktiviti

Yaşamın ilk 28 gününde görülen konjunktivitler ophthalmia neonatorum olarak adlandırılır. En sık etken Chlamydia trachomatis enfeksiyonu, en ağır seyreden ise gonokok enfeksiyonudur.

Tanıda Gram, Giemsa ve kültür yöntemleri kullanılır. Kornea tutulumu açısından dikkatli değerlendirme gerekir.

Tedavi:

  • Gonokok: sistemik ceftriaxone + yatış
  • Klamidya: sistemik makrolid
  • Herpes: sistemik antiviral + acil konsültasyon

D. Orbital selülit

Orbita içi yumuşak doku enfeksiyonudur ve oftalmolojik acil durumdur. Genellikle sinüzit kaynaklıdır.

Klinik olarak şiddetli ağrı, proptoz, ateş ve göz hareketlerinde kısıtlılık görülür. Tedavi gecikirse kavernöz sinüs tutulumu gelişebilir.

Tedavi hastaneye yatış ve intravenöz geniş spektrum antibiyotiklerdir.

E. Akut dar açılı glokom

Ön kamara açısının kapanmasıyla göz içi basınç hızla yükselir. Acil tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilir.

Belirtiler:

  • Şiddetli göz ağrısı
  • Bulanık görme ve halolar
  • Bulantı-kusma

Tedavi:
Acetazolamide, topikal beta blokerler, pilokarpin ve osmotik ajanlar kullanılır. Kesin tedavi lazer iridotomidir.

F. Üveit

İris, siliyer cisim ve koroid inflamasyonudur. En sık ön üveit şeklinde görülür.

Klinik:

  • Göz ağrısı
  • Fotofobi
  • Miyozis ve bulanık görme

Siliyer dolgunluk varsa acil oftalmoloji konsültasyonu gerekir.

G. Keratit

Kornea inflamasyonudur ve enfeksiyöz veya non-enfeksiyöz nedenlerle gelişebilir.

Belirtiler:

  • Şiddetli ağrı
  • Fotofobi
  • Görme azalması

Steroidler dikkatle kullanılmalı, çoğu durumda uzman değerlendirmesi gerekir.

H. Kornea ülseri

Kornea epitelyal defekti ve stromal infiltrasyon ile karakterizedir. Genellikle ağrı ve görme azalması eşlik eder.

Tanı sonrası kültür alınmalı ve acil oftalmoloji konsültasyonu yapılmalıdır.

I. Herpes simpleks enfeksiyonu

Kornea ülserinin önemli nedenidir. Tipik bulgu dendritik ülserdir.

Tedavi Acyclovir ile yapılır. Steroidler kesin kontrendikedir.

J. Hordeolum (arpacık)

Kirpik folikülü veya meibomian bezlerin akut enfeksiyonudur.

Tedavi:

  • Sıcak kompres
  • Gerekirse topikal antibiyotik
  • Nadiren sistemik antibiyotik

Toparlayacak olursak, konjunktivit, çoğu zaman benign ve kendi kendini sınırlayan bir tablo olmakla birlikte, farklı etyolojilerin benzer klinik bulgularla seyretmesi nedeniyle dikkatli değerlendirme gerektirir. Doğru yaklaşım; ayrıntılı anamnez, hedefe yönelik fizik muayene ve gerektiğinde laboratuvar incelemeleri ile altta yatan nedenin ayırt edilmesine dayanır. Tedavide en önemli nokta, gereksiz antibiyotik ve özellikle kontrolsüz steroid kullanımından kaçınmak, enfeksiyöz ve non-enfeksiyöz nedenleri doğru sınıflandırarak uygun destek veya spesifik tedaviyi planlamaktır. Uyarıcı bulguların (görme azalması, şiddetli ağrı, kornea tutulumu, siliyer dolgunluk) varlığında ise gecikmeden oftalmoloji konsültasyonu sağlanmalıdır.

Bu metin bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi tavsiye değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

 

Kaynakça

  1. Azari, A. A., & Barney, N. P. (2013). Conjunctivitis: A systematic review. JAMA, 310(16), 1721–1729. https://doi.org/10.1001/jama.2013.280318
  2. StatPearls Publishing. (2024). Conjunctivitis. NCBI Bookshelf. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK541034/
  3. StatPearls Publishing. (2024). Viral conjunctivitis. NCBI Bookshelf. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK470271/
  4. StatPearls Publishing. (2024). Orbital cellulitis. NCBI Bookshelf. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK507901/
  5. European Glaucoma Society. (2020). Terminology and guidelines for glaucoma (6th edition). https://bjo.bmj.com/content/109/Suppl_1/1
  6. American Academy of Ophthalmology. Uveitis. https://www.aao.org/eye-health/diseases/what-is-uveitis
  7. American Academy of Ophthalmology. Corneal ulcer. https://www.aao.org/eye-health/diseases/corneal-ulcer
  8. Cronau, H., Kankanala, R. R., & Mauger, T. (2010). Diagnosis and management of red eye in primary care. American Family Physician, 81(2), 137–144. https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2010/0115/p137.html