İbn-Sina’dan Hacamat Tedavileri

İbn-Sina’dan Hacamat Tedavileri

 

İbn-i Sina El Kanun Fi’t-Tıb kitabında hacamat konusundan yüzlerce noktada bahsetmiştir. Birinci cildinde özellikle hacamatın tarifi, vücudun hangi bölgelerinden hacamat yapılması gerektiği ve riskli durumlar ifade edilmiştir. Diğer ciltlerde de benzer şekilde hastalıkların tedavilerinde hacamat uygulamasına yer verilmiştir.  Aşağıda kitapta işleniş sırasına göre hacamat hakkındaki görüş ve ifadeler orjinal şekliyle sizlere sunulmuştur. Çalışmada hacamatın nasıl uygulanacağından ziyade İbni Sina’nın El Kanun Fi’t-Tıb kitabındaki bütün hacamat bahisleri bir araya getirilmiştir. Detaylı inceleme yapıldığında hacamatın pekçok hastalığın tedavisinde uygulandığı ancak günümüzde sıradan hacamat sebepleri olarak tabir edilen bazı rahatsızlıkların ise bu kitapta hiç hacamat ile anılmadığı görülmüştür. İbni Sina’nın bu kitabından seçilerek hazırlanan içeriğin teşhis ve tedavi amacıyla kullanılmaması, tespitlerin kendi dönemine has bilgi ve donanım ile yapıldığı, güncel tanı ve tedavi yöntemlerinin güncel bilgilerle ancak yapılabileceği ve yetkin sağlık profesyonellerine başvurulması gerektiği unutulmamalıdır. Faydalı olması dileğiyle.

  • Çocuk hastalıkları: “Bebeklerin tedavisinde ilkin ele alınan, sütannenin idaresine verilmesi konusudur. Böylece, eğer bakıcı kan fazlalığından şikayetçi ise kan alma ve hacamat işlemleri uygulanmalıdır.”
  • El ve Ayakların Soğuktan Korunması: “Don yarası olan kısım maviye dönerse, kanın pıhtılaşmasına engel olmak ve onun (kanın) akmasına yardım etmek için hacamat yapılır ve ılık su içinde tutulur. Kan akışı normale dönene kadar o orada tutulmalıdır. Dışarı çıkarılınca bir parça kilermeni, bira, sirke biraz pasta hamuroyla karıştırılıp, kanamaya karşı ilaç olarak kullanılır. Odun katranı, bu durumda, ilkin veya daha sonra o bölgeye uygulandığında yararlı olur. Eğer, o kısım koyu yeşile dönerse ve çürüme işareti verirse komşu dokulara yayılmasını ve onların zehirlenmesini önlemek için çürümeyi durdurmaktan başka seçenek yoktur.”
  • Menstrüel kanama: “Organların münasebeti göz önünde tutulmalıdır. Örneğin menstrual kanama, göğüslerden hacamat yapılarak durdurulur. Çünkü kan ilgili organlara doğru gitmeye eğilimlidir.”
  • Hastalıkların tedavisi ve hava durumu: “Havanın had seviyede olduğu durumlarda, güçlü müshillerden, dağlamadan, hacamattan ve kusturucu maddelerden mümkün olduğu kadar kaçınmalıdır.”
  • Kusmadan Doğan Karmaşıklıkların Tedavisi: “Bir emetiğin başarısızlığından sonra atılacak çeşitli adımlar zaten açıklandı. Kaburgaların altında ağır bir gerilim olursa, sıcak pansumanlar ve yağlı masaj yapılmalı ve hacamat denenmelidir. Kusmadan sonra, midede yanma ve rahatsızlık olursa, yağlı fakat sindirilebilir bir çorba verilmelidir ve midenin üst tarafı menekşe yağı veya balmumuyla karıştırılmış şebboy yağı ile masaj yapılmalıdır.”
  • Hacamat tarifi: “Hacamat, deri ve altındaki dokuyu, kan alma uygulamasından daha iyi temizler. Hacamat, sadece ince kanı attığından kanı genellikle yo­ğun ve çekilmesi nisbeten daha güç olan sağlam kişilerde pek yarar sağlamaz. Gerçekte onlarda ince kanı çekmek bile güçtür. Hacamat uygulanan alanda zayıflık ve halsizlik meydana getirir.”
  • Hacamat tarifi: “Hacamat, diğer herhangi bir, ‘kötü ve bozuk maddeleri def etme’ yönteminden daha iyidir. Çünkü a. O, sadece tatbik edildiği organ için müsilaj etki yapar. b. Diğer herhangi bir dışarı atma yönteminden farklı olarak herhangi bir hayati sıvı meydana getirmez ve c. Hayati organları etkilemez ve böylece herhangi bir ciddi rahatsızlık
    meydana getirmez.”
  • Hacamat tarifi:  “Hacamatta kanı derin kısımlardan çekmek için hacamat aletinin uçları yeterince derine inmelidir. Hacamat kabını bırakmak zor olacağından, şişi biraz azaltmak üzere, bir parça bez ve sıcak su ile ıslatılmış sünger hacamat yapılan yere sarılmalıdır. Bu durum, özellikle, menorrhagia ve bayılma için göğüslerde uygulanan hacamatta gereklidir. Bu durumlarda, kabın iç yüzeyi yağlandıktan sonra, hemen tatbik edilir. Bu ilk tatbikat, hafif ve kısa olmalıdır. Fakat onu takip eden hacamat uygulanmasının süresi nisbeten daha uzun olmalıdır ve gittikçe de süre daha uzun tutulmalıdır. Tedaviden sonra, hastaya yiyecek verilmelidir. Çocuklara ancak iki yaşında hacamat yapılabilir. 60 yaşından sonra, hacamat ters etki yapar. Vücudun üst kısımlarında yapılan hacamat, alt kısımlarda gevşeme yapar ve onları kötü maddeyle yanmaktan korur. Safravi mizaçlı insanlar nar tohumları veya suyu şekerle tatlandırılmış frenk salatası veya sirkeyle birlikte verilen salata ile tedavi edilir.”
  • Hacamat Zamanı: “Ayın ilk ve son bir kaç günü hacamat yapılmamalıdır. İlk birkaç günde hıltları faaliyete geçirmek zordur. Bunun yanı sıra, son birkaç günde hıltların faaliyetinde bir hayli azalma vardır. Böylece hacamatın ay ortasında yapılması en iyisidir. O zaman Ay dolunay durumunda olduğundan, hıltların gerilim ve faaliyeti dikkati çeker. Dolunayın etkisi o kadar büyüktür ki, beyin bile kafatası içinde şişer ve nehirlerdeki ve kanallardaki su, onun (Ay) med cezir etkisiyle yükselir. Hacamat için en iyi vakit, öğleden sonradır. Hacamat, asla banyodan sonra yapılmaz veya hiç olmazsa, bir saat dinlendikten sonra yapılabilir.”
  • Hacamat Yeri: “Alın: Birçoklarına göre, bu yer idrak ve hafizanın bozulma tehlikesinden uzak olmalıdır.”
  • Hacamat Yeri: “Boynun Arkası: Bu bölgeden hacamat yapmanın faydası, medyan cubital venden kan almayla aynıdır. O, göz ve alnın ağrılarıyla göz iltihaplarında çeşitli boğaz hastalıklarında ve ağızda kötü koku olduğunda yararlıdır.”
  • Hacamat Yeri: “Omuz Başları Arasında: Bu alanda hacam at yapmanın yararı, basilik venden kan alma gibidir. O, boyun ve omuzdaki ağrıları giderir”
  • Hacamat Yeri:“Boyun Tarafı: Boyun tarafından hacamat yapmanın yararı sefalik venden kan alma gibidir. O, baş titremelerini, yüz, dişler, kulak, burun ve boğazın çe­şitli hastalıklarında yararlıdır.”
  • Hacamat Yeri: “Ense Üzerinde Hacamat: Bu yerden hacamat yapmak hafızanın bozulmasına sebep olur. Bizim Rehberimiz ve Efendimiz Hz. Muhammed’in -Sulh ve sükun onun ve torunlarının üzerine olsun- hafızanın beynin arka tarafında depo edildiğini ve bu alan üzerinden hacamat yapmanın onu (hafızayı) zayıflatacağını söylemiş olduğu rivayet edilir. Omuz başları arasında hacamat yapmak midenin ağzını zayıflatır. Ense üzerinden hacamat yapmak baş titremesi meydana getirir. Böylece, boynun yan tarafından hacamat, ancak o (hacamat) öksürük ve haemoptysis (kan tükürme) için yapılmıyorsa, omuz başlarından daha yukarıda, ancak, ensenin altında bir yerden yapılmalıdır. Omuz başları arasından hacamat yapma kan tükürmenin ve kanamalı bronşitin tedavisinde yararlı olur. Ancak o, mideyi zayıflatır ve kalpte çarpıntı meydana getirir.”
  • Hacamat Yeri : “Baldırlar üzerinden hacamat yapmak benzer bir etki yaratır. O, kanı temizler ve menstrasyonu artırır. Soğuk ve şişman, kanları yo­ğun kadınlarda, bacaklar üzerinden hacamat yapmak, safen venden kan almaktan daha yararlıdır.”
  • Hacamat Yeri :”Başın tepesinin veya occipital kemik üzerinden yapılan hacamatın, zihinsel rahatsızlıklar ve baş dönmesine iyi geldiği tahmin edilir. Bazılarına göre bu hacamat bunamayı geciktirir. Eğer o, böyleyse, sadece birkaç istisnai olayda hacamat uygulanabilirdi. Çoğunlukta, o erken bunama meydana getirir. Bu yerde hacamat yapmak, göz hastalıklarında yararlı olur; frunculosis, pustular keratitis ve staphyloma (sclera veya corneada meydana gelen şiş) gibi, ancak hafızayı zayıflatarak zihni kusurlar meydana getirerek, zekanın bozulmasına sebep olarak ve onda zihinsel rahatsızlıklar meydana getirerek, zihni kötü etkiler. O, kataraktı da etkiler, böylece bu alandaki hacamat sadece özel durumlarda uygulanmalıdır.
  • Hacamat Yeri :”Çene altından hacamat, yüz, dişler ve gırtlak hastalıklarında yararlıdır. O, başı ve üst ve alt çeneleri temizler.”
  • Hacamat Yeri :”Kalçalardan hacamat, kalça apselerinde gutta, basur memelerinde, fil hastalığında ve uterus ve mesane gazlarında ve sırt kaşıntısında yararlıdır. Hacamat, sadece sıcak tatbikat şeklinde yapılırsa, yani şişe çekmede olduğunda ve kan alma şeklinde olmadığında bile, bu durumlar için yararlıdır. Hacamat genellikle, gaz olmadığı durumlarda önerilir. Halbuki gazdan dolayı meydana gelen soğuk şişler, ancak şişe çekme ile çözülür. Kalçalara uygulanan hacamat testis iltihaplarında ve kalça ve bacaklardaki çıbanlarda yararlı olur.”
  • Hacamat Yeri : “Dizierin arka tarafından kan alma kalçaların iltihaplı durumlarında yararlı olur. Dizlerin arkasından kan alma, sı­cak hıltlar bu ekleme zarar verdiklerinde yararlı olur. Aynı zamanda o, bacağın kronik ve kötü huylu yaralarında da fayda sağlar. Birlikte hacamat yapma, amenorrhoea, siyatik ve gutta yararlı olur.”
  • Hacamat Yeri :”Göbek üzerinden yapılan hacamat gaz dağılımından doğan kolik ve ağrıyı giderir.”
  • Hacamat Yeri : “Göbek altından yapılan hacamat, dysmenorrhea’da (adet güçlüğü), özellikle de genç kızlarda, yararlıdır.”
  • Hacamat Yeri : “Kalça üzerinden hacamat siyatik ve kalça çıkığı tedavilerinde yararlıdır.”
  • Hacamat Yeri :”Kalçalar arasından hacamat, kalça ve baldır hastalıklarına, basur memesi ve guta çok iyi gelir.”
  • Hacamat Yeri : “Anus üzerinden hacamat bütün vücuttan, hatta baş­tan bile “maddeyi” çeker. O, bağırsaklarla ilgili hastalıklarda ve çeşitli menstrual şikayetlerde yararlıdır. O, basur memelerini de rahatlatır.”
  • Sülük Tedavisi Sonrası : “Isırılmış yerleri zararsız hale getirmek için tedavi edilen yerden biraz daha kan çekmek gerekir ve bunun için de bu tatbikattan sonra, hacamat uygulanır.”
  • Şisliklerin Tedavisi : “Böylece hastalığın yayılması yoluyla meydana gelen fonksiyon bozuklukları gayet rahat gözden kaçırılır ve yardımcı organın hayati organla da ilgisi dolayısıyla, hacamat edilir. Böyle durumlarda uygulanacak tedavi, şişe çekmektir (vantuz) veya sıcak yağlar ya da yakı uygulanır. Böylece zararlı madde çekilir ve hatta yardımcı organdaki iltihap da iyileşir. Yardımcı organlarda veya gevşek dokulu bazı diğer organlarda, cerahat toplandığında apse kendiliğinden patlamaya terkedile bilir. Bazen o olgunlaştırılabilir ve kesilip açılabilir. İltihabın olgunlaşması için yardımcı olmak üzere ve vücut sıcaklı­ğını korumak için, sıcak olduğu kadar keskin ve ekşi ve de yapışkan olan cevherler, kullanılmalıdır. Eğer yukarıda bahsedilen ilaçlardan herhangi biriyle şiş olgunlaştırılmaya karar verilirse, etkilenmiş alan belirlenmelidir ve eğer doğal sıcaklığın zayıfladığı ve hastalıkla ilgili olduğu belirlenirse, yapışkan, tıkayıcı özellikteki ilaçlar ve temizleyen maddeler atılmalıdır. O zaman şişe, onun derinliğine nüfuz edecek şekilde hacamat uygulanır ve kurutan ve çözen droglar, Ferdi Organların Hastalıklarının Tedavisi [kitabında] ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, tatbik edilir. İltihap derine yerleşmişse, gerekiyorsa, sıcak şişe çekme yoluyla yüzeye çıkarılır.”
  • Bir Organın Kesip Çıkanlması (Amputasyon): “Herhangi bir hılt değişmesiyle ya da bir hılt değişmesi olmaksı­zın, anormal mizaçtan dolayı bir kısım kokuştuğu zaman ve Ferdi Hastalıklar Hakkındaki Ciltte açıklandığı gibi, tıbbi yollar, hacamat ve mahalli uygulamalar başarılı olamayınca, amputasyon yapmaktan başka çare yoktur.”
  • Mercanköşk Bitkisiyle Tedavi: “Mercanköşk suyu, hacamatta kullanılır ve hacamattan sonra oraya mercanköşk suyu sürülür ve hacamat sonrası onun sebep olduğu solgun görüntü giderilir. Kuru mercanköşk, balla birlikte ciltte olan morartılar ve karartılar, özellikle göz altında olan morluklar üzerine sürülür.”
  • Flebotomi ile Kan Alma:“Eğer başın etrafındaki maddesi başa doğru çekilirse bu durumda çok fazla sı­caklık var demektir veya darbe gibi çekişme, mücadele sebepleri söz konusudur. Eğer basilik damardan kan alma uygulanarak, çok fazla madde damardan kan alınmak suretiyle atılıyorsa, uygun bir hacamat yeri yukarı taraftır dersek de, bu durumda ayak damarlarından kan alırız. Eğer rahatsızlık iki organ arasında ortak ise, yani bazen bir organ ve o organın ortağı olan diğer organda olursa o zaman o iki organ arasında müşterek damardan kan almak gerekir. Eğer her iki organdan da maddeyi çıkarıp atmak istersek, bu şekilde hareket ederiz.”
  • Flebotomi ile Kan Alma: “Eğer fazlalık maddenin sebep oldıığıı ağrı uygun olmayan, kötü bir yere yakın bir yerde görülecek olursa ve sen onları hafif ilaçlarla tedavi etmek istersen, başın arka tarafındaki çukurdan hacamat etmen gerekir.”
  • Flebotomi ile Kan Alma: “Eğer kan aortada olup, bu boşluktan hacamat ile kan alınması mümkün görünmüyorsa, o zaman alın damarlarından kan alırsın.”
  • Baş Ağrısı: “Darban (nabız gibi atan) cinsten baş ağrısı başta soğuk olan şişlere benzer. Nabız gibi vuran baş ağrısı büyük nabız gibi hareket hissedilen ağrıdır. O vurmalarla birlikte sıcak şişler olursa, onda yumuşak bir soğukluk oluşur ve aynı zamanda bu tip baş ağrılarında kol ve bacaklar bağlanarak, boynun arka tarafındaki çukur kısımdan hacamat ile kan alınır. Eğer şiş soğuk ise, yara açan maddeler, meyilli seyreden damarlara birkaç ukiye soğuk ilaçları karıştırıp, uygulanır; örneğin sedef otu, nane ve gül yağı ile karıştırıp uygulamalıdır.”
  • Baş Ağrısı:“Başın arka tarafında olan baş ağrısı hummadan dolayı değilse, onun tedavisi ilkin pişmiş maddelerle bu kadar güçlü değilse kusma ve açmakla olmalıdır. Baş ağrısı başın bir yerinden diğer bir yerine geçiyorsa ve ona soğuk isabet ettiğinde sakinleşiyorsa, ondan kan almak gerekir veyahut ilaçlarla fazlalıklar başa yönlendirilmediği takdirde hacamat yapılması uygun olur.”
  • Baş Ağrısı:“Hekim Erkiganis dedi ki: eğer söz konusu edilen damarlardan kan alma yararlı olmazsa kahil (median ven) üzerinden kan alma uygulanır; ondan çok kan akıtılır ve sonra hacamat yerine tuz dökerek sıvanır ve bir parça bez saf zeytinyağına batırılıp, o hacamat yerine konur.”
  • Baş Ağrısı:“El ya da ayak bileği üzerinden hacamat da yararlıdır. Bu söz konusu tedaviler baş maddesinden olan baş afetiyle ilgili olup kan alınarak tedavi edilir.”
  • Şiddetli Hastalığın ve Hummanın Belirtilerinden Olan Baş Ağrısı: “Bütün bu ilaçlar ile o baş ağrısı yok edilmezse, hastanın başı tıraş edilip papatya, hatmi, menekşe ve demirdikeni karıştırılıp, yakı olarak uygulanır. Bazı kere, hacamata ve kan almaya gerek vardır. Bazen de humma ve ateşli hastalıklar geçtikten sonra, baş ağrısı devam eder.”
  • Beyin Humması Çeşitlerinin Tedavisi : “Bütün maddeleri vücudun altına çekmek için çeşitli müshiller kullanılır. Belki güçlü ya da şartlı olarak hacamat yapılıp maddeyi beyinden ayaklara çekmek gerekir. Bu çekme işi hummanın şiddetlenmesinden önce ve devam eden zamanda olmalıdır. Bazen hastalık görüldüğünde yaşlılara ilkin hacamat yapılması gerekir. Sen o hastanın hastalığın başlangıcında yiyeceğini gayet hoş kılmakla önlem alırsın; hatta yiyeceğini ballı sirke karıştırıp bir gün yahut iki gün sonra ballı sirke ile ince arpa suyunu besin olarak verip sonra yoğun arpa suyu verirsin.”
  • Baştaki Şişliklerin Tedavisi: “Başta olan şişlerin sıcak mı soğuk mu olduğunu dokunma ile belirlersin ve renginden anlarsın. O şişlere uygulananların [uygun olup olmadığını] şişin iyi olmasından ya da tersi gelişme göstermesinden anlarsın. O şişler, gerek sıcak ve gerekse soğuk olsun, kafatasında çok elem hissedilir ve el ile dokunulduğunda dahi elem hissedilir. O halde, kafatasının dış tarafında olan bu şişlerde beyin humması tedavisinin yanı sıra, bu güçlü tedaviyi de uygularsın. Zarar vermeyeceğinden emin olursan, hastalığın tedavisinde hacamat uygula. Kan almanın çok faydası vardır.”
  • Uyuşukluğun ve Hummalardaki Ağır Uykunun Tedavisi: “Kanın hakim olmasından kaynaklanan baş dönmesi tedavisinde kıfalden (koldaki cephalic ven) kan almak için acele etmek gerekir. Ön koldan hacamat yoluyla veyahut safenden (ayağın iç tarafındaki büyük ven) kan alınmalıdır ve hastaya hafif lavman yapılmalıdır. Hastaya yeterli derecede besin ve su verilmelidir.”
  • Konuşma Bozukluğu: “Sıcak ve kuru hıltlar sebebi ile ortaya çıkan konuşma bozukluğunun tedavisi kolaydır. Onun tedavisi hastayı dengeli ve dü­zenli beslemektir. Hastaya perhiz yaptırılır. Baş sıkı bir şekilde bastırılarak ovulur, böylece el ve ayaklar harekete getirilerek, başka güçlü perhizlerle, zihin disiplin altına alınır. O perhiz hastayı acıktırıp, bir miktar yiyecek vermek ve dua, sükunet, uyku ve banyo ile sağlanır. O hastaya söz konusu olan yakılar hacamat ile birlikte uygulanır. Tedavi şartsız olarak, hastanın başına uygulanır. Kızdıran ilaçlar verilir. Bazen kafasının arkasında iki yerden dağlamaya gereksinimi vardır. Papatya, sarıyonca ve keçinin paçası (ayakları) pişirilip verilir. Yağlardan süsen yağı ve nergis yağı gibi yararlı yağlar uygulanır.”
  • Baş Dönmesi: “Baş dönmesinin vücutta birikmiş olan kan nevinden hıltların sebebi ile ortaya çıkmış çeşitlerinin tedavisi de kafadan kan almakla olur. Daha sonra kulak arkasında olan venlerden kan alınır. Dönen maddenin kan alma ile bertaraf edilmesi yararlıdır; kan alınarak kanda devreden zararlı madde dışarı atılarak, hastalık tedavi edilir. Bazen bu baş dönmesinde ve özellikle vücuttaki buharlardan bir kısmı­nın beyne çıkması ile oluşan baş dönmesinde dağlama yapılır. Özellikle başın arkasındaki (boyun) çukurun üzerinden hacamat yapmak yararlı olur. Aynı şekilde başa hacamat yapmakta yarar vardır. Eğer o kan diğer hıltlarla karışmışsa veya baş dönmesinin fail sebebi yalnız diğer hıltlar ise süratle dışarı atma uygulanır.”…” Maddenin yalnız başta olduğu bilinirse, başın üzerinden hacamat uygulanır ve kulak arkasındaki damarlardan ve onların dallarından kan alınır ve gargara ve lapalar ve koklatılarak verilen ilaçlar ve buruna çekilen ilaçlar (sternutatory) ve bunlara benzer olan maddelerin alınmasıyla tedavi edilir.”
  • Sara (Epilepsi) Tedavisi : “Başa hacamat yapmak ve başı dağlama yapmak yararlı olur. Zira bunlar başı ısıtır.”…”Eğer beynin mizacından ve zaafından söz konusu hacamata engel olacak bir şey bulunamazsa, bazen her madde artı­şında kan almaya gereksinim olur. Ne zaman bu kan alma işlemleri zorunluysa, o hasta bir hafta dinlendirip sonra müshil içirilip, ishal olması sağlanır. Güçlü lavmanlarla, örneğin kantaron, hanzel yağı ve kunduz hayası bitkisinin yağı ve bunun gibi bitkilerle lavman yapılır.”
  • Göz Hastalıkları: “Eğer gözün hastalık yapan maddesi diğer organlardan geliyorsa, sen o organın tedavisini yapmalısın. Bazı nüshalarda kastedilen kan alınmasıdır. Eğer besin maddesi dış örtüden geliyorsa ve biz hacamat uygularsak ve alına da zararlı maddeleri çeken ilaçlar uygularsak, ani değişiklikler ortaya çıkar.”
  • Göz Hastalıkları: “Fazla uyku da göze zararlıdır; çok uyumak ve çok kan aldırmak ve özellikle peş peşe kan aldırmak ve hacamat da zararlıdır.”
  • Göz İltihaplı Hastalıkları: “Boynun arkasındaki çukurdan hacamat yapılması ve kan pıhtısının oradan kaldırılması (giderilmesi) küçük arterlerden kan almak kadar yararlı olur. Bu tedavi yarar sağlamazsa, gözün üst tarafından ve alın damarlarından kan almak gerekir. Lakin boynun arka tarafından kan almanın yararı çoktur, yani o hacamat işlemi birçok hastalığa iyi gelir. [Hastayı] kusturmaya gerek kalmaz.”…”Eğer göz iltihabının maddesi demevi ise, kan alındıktan sonra hacamat ile [tedaviye devam edilir.]”
  • Şaşılık /Göz Kayması : “Göz iltihabı ve hafif şikayetlerde, onların tedavisi hastalığa sebep olan maddenin dışarı atılması, kan alma ve hacamatla olur. Bazen arter yarasında da [bunlar] yararlıdır. Eğer sıcak göz iltihabı olup, şaşılık oluşmuşsa, bütün vücuttaki ve özellikle de baş damarlarındaki [zararlı maddelerin] dışarı atılması gerekir. Hacamat yapıldıktan sonra, engelleyici ilaçlardan beyaz yakı (şiyaf-ı ebyez) ve soğuk, gevşetici öz suları alınmalıdır.
  • Göz Yaraları: “Onun için göz yaralarının tedavisinde boyun üzerinden hacamat ve o hizadan kan almak, sıcak şeyleri [olgunlaştıran ve] dışarı atan maddelerle onları dışarı atmak yararlı olur. Yara oluşan gözde, eğer iltihap varsa ilkin göz iltihabını tedavi etmek gerekir.”
  • Katarakt: “Bir başka reçete ise şöyle verilmiştir: beyaz çöpleme, amonyak zamkı ve biberden birer kısım alınıp karıştırılır. Bu ilaçtan 3 kısmı turbun özsuyu ile yakı yapılarak verilir. Balıktan ve buhar halindeki ağır besinlerin öz suyundan ve de fazla miktardaki şaraptan, kan alma ve hacamattan kaçınılmalıdır.”
  • Göz Hastalıkları: “Göz bebeğindeki genişleme için katarakt kısmında kullanılan ilaçlar verilir. Uyku onun için yararlıdır. Kafanın arka tarafından hacamat yapılarak maddenin arkaya çekilmesi de yararlı olur.”…”Kafanın üzerinden hacamata devam edilir ve kurutan ilaçlarla göz ilacı yapılır.”
  • Burun Kanaması: “Ancak burun kanamasından şiddetli sıcaklık dolayısıyla cephalic venden kanın akışı veyahut arterlerin yoğun akışı olursa bu durumda cephalic venden kan alınırsa, o kan almadan sonra gerçekten burun delikleri daralır. Bu durumda baş arkasından hafifçe hacamat yapılır. Çoğunlukla da şartsız olarak göğse yakın yerlerdeki damarlardan kan alınır.” …”Bundan dolayı görülen şiddetli burun kanamasında kan alma korkutucudur. Belki burun kanamasının şiddeti hissedilirse, değişim olur. Bu durumda kuvvet kaybından korkulur. Şiddetli burun kanaması hissedilmesi gibi durumda değişim olur ve kuvvet düşmesinden önce, hacamat aleti çıkarılıp atılır.”
  • Nezle ve Burun Akıntısı: “Eğer inen madde soğuksa yemekten önce hamama girmek uygun olmaz. Eğer akıntı sıcaksa yemekten önce hamama girerken onu çok beslememelidir. Belki ondan hasta zarar görebilir. Ancak inen madde indiği tarafın tersine çekilir; örneğin boğaza inen maddelerin burna çekilmesi gibi. O çekme için aksırtan ilaçlar verilir ve genellikle de burun deliklerini gevşeten ilaçlar verilir. Bütün sıcak nezleler (akıntı) aşağı kolayca iner. Aynı zamanda aksırtan maddelerle sıcak nezleler kolayca aşağı iner. Burun boşluklarından hacamat yapılır ve kokuların çekilmesiyle olan buharlarla aşağı inen maddeler burun deliklerinden aşağı çekilir. “
  • Burun Yaraları: “Bazen burun yaralarında kafatasının yan tarafından kan alınarak ve burun boşluğundan hacamat yapılıp müshiller verilmesi yararlı olur.”
  • Dil Gevşekliği ve Ağır Dil ve Konuşma Bozukluğu: “Bu hastalıklar dilin hafif gevşetici ilaçlarla ve eski laksatif ilaçlarla vücudun temizlenmesinden sonra başın etrafına mahsus olan ilaçlarla tedavi edilir. Eğer rutubetli maddenin kana baskın olduğu zannediliyorsa, dilin damarlarından kan alınır ve çene üzerinden hacamat yapılır. Sonra dilde olan madde gargarayla tahrik olunarak, dışarı atılır.”
  • Diş İlaçları ve Dişler İlgili Bütün Açıklamalar: “Biz söze şöyle başlayıp, deriz ki, dişlerin kurutucu ilaçlarla bildiğin gibi tedavisi uygundur. Bu ilaçlar soğutucu ve ısıtıcı ilaçlardır. Onlar şiddetli nezle olduğunda bu nevi ilaca ihtiyaçları olur; onların bir kısmı da çiğnenerek alınır; bir kısmı ise sürülerek uygulanır. Onlar dişlerde biriken maddeleri çekilmesini sağlarlar. Bazı ilaçlar da dolduran ilaçlardır. Bazı ilaçlar baş aşağı dökülür; bazısı da burundan çekilir. Bazı ilaçlar kulağa damlatılarak uygulanır veya oralara hacamat veya yakı uygulanır.”
  • Diş Ağrısı: “Bunlar diş ağrısına yine yararlıdır: Şarap, kuru üzüm ve iyice olgunlaşmamış gül yağı alınıp, hepsi birlikte iyice pişirilir; daha sonra bu terkip ağza konur ve yavaş yavaş ağızda çiğnenerek ezilir (ağız içinde çözülür) ve bu güçlü terkip içindeki çözücü maddenin ağız boşluğa akması sağlanır. Aynı zamanda tedricen organdan atılır ve o atılma 3 şekilde olur: Dişlerin köklerine şarap konarak, dilin altında olan damardan kan alınarak ve sakal altındaki bölgeden hacamat yapılarak.”
  • Angina (Boğaz İltihabı): “Burada olduğu gibi, venlerden kan alınmalıdır. [Bu uygulama] tutulmuş olan kısımlarda olması gerektiği şekilde kan çekilir; safenden kan alınması gibi ve koldan hacamat yapılması gibi. Eğer çok kan çıkarsa, bazen o sırada mevcut olan hastalık sakinleşir; bazen de besin maddesiyle onun (alınan kanın) geri verilmesi gerekir.”…”Aynı zamanda zikri geçen kan alma işlemi dilin altından yapılmamalıdır. Ancak dilin altında olan damarda uzama olursa, o damardan kan almak da yararlıdır. Bazen de jugular ven dedikleri damardan kan almak gerekir. Bazen de dilin kendi damarlarından kan alınır ve ona hacamat uygulanır. Şüphesiz bu hacamat çok yararlıdır.”
  • Akciğer Civarında ve Akciğerdeki Şişlerinin Tedavisi: “Genel olarak o hastalıkların tedavisi kan almadır. Ancak başlangıçta arka taraftan kan alınır. Öncelikle hemen kan almak gerekirse ilkin acele olarak kan alınan damar safendir. Daha sonra görülen arızalar bağlı olarak kan alınacak damarlar basilik damarlardır ve sonra da median cephalic vendir. Eğer o damar görünmüyorsa cephalic venden ve koltuk altı veninden kan alınır. Bu kan alma işlemleri yapılıp, birkaç gün geçtikten sonra, hastalık yerine uygun olan taraftan kan alınır. Bazen göğsün üzerinden hacamat yapılır. O hacamat şartsız olur ve şart ise maddeyi dışarı çekene kadar devam etmesidir. Özellikle kan alma ile öncesinden yapılan hacamat maddeyi çözer.”
  • Zatülcenb Tedavisi: “Bu hastalık bazen insanlara yalayarak verilen ilaçlarla tedavi edilir. Yalanarak alınması gereken ilaçların uygun olanı sıcak, temiz, beyaz, yıkanmış mum, menekşe yağı ile ve özellikle ağrı şiddetliyse uygulanır. Bazen kan alma ve diğer vücudu temizleyen maddelerle onu temizledikten sonra, hacamat yapmak tehlikelidir. Çünkü zikrolunan maddelerin atılmasıyla tenkıye olduğu anlaşıldıktan sonra, ağrıyan yere hacamat yapmanın yararı çok olur. Bazen ağrı asla yatışmaz; bazen de maddeyi dış taraflara çekmekte hacamat etkili olur.”…”Eski hekimler hacamatın güvenilir olanların dışındakilerin, korkutucu olduğunu söylemişlerdir.”…”Ancak zatülcenp gerçek ve yüksek ateşli olmazsa onun ilacı macunlarla yapılıp keskin ilaçlar verilir ve doluluk oluşturan, tatmin edici şeylerden ve güneş, rüzgar, duman, yüksek ses, buhar ve cinsi münasebetten kaçınmalıdır. Şüphesiz hasta bunun dışında davranırsa, ölür. Gerçek zatülcenp hakkındaki hakiki görüşlerimiz budur. Şüphesiz aynı zamanda, belki habis olmayan şiddetli ateşli hastalık, merhemlerle ve yakılarla tedavi edilebilir. Süt, sıcak zamk ve hacamat uygulanır.”
  • Mide Rahatsızlıkları: “Bazen de so­ğuk mide ağrısı için hacamat uygulanır; yararı çoktur. Bilinmelidir ki, çevresini ısıtmakla midenin de kısa zamanda ısıtılması mümkün olur.”
  • Açlık ve Köpek İştihası Hastalığı: “Ancak sevdavi hıltlar sebebiyle görülen köpek iştihasında bazen basilik damardan kan almak gerekebilir. Eğer kanda sevda tortusu varsa ve dalakta da şiş varsa onların kusmalarından Kanun’da açıklanan sonuç ortaya çı­kar. Ekşilik ve kabızlıktan taş oluşabilir. Bazen onlara dalak üzerinden hacamat yapmak yararlı olur. Ancak köpek iştihasının sıcaktan oluşanlar grubunda latif, hafif yiyecekler ve pırasa, kavun, kabak ve benzeri yiyecekler verilir. Onlar sıcak havadan kaçınmalıdır.”
  • Kusma: “Ancak sevdavi olan kusmalar kötü değildir. Eğer o kişide kan doluluğu söz konusu olursa basilik damardan kan almak gerekir. Sevdavi kandan doluluk hafifse, bu durumda hacamat kanı aşağıya çekmekte yararlıdır.”…”Doluluk olarak bir şeyler kaldıysa, ayak damarlarından · kan alınır ve kollardan hacamat yapılır. Kusma sakinleşirse sevdavi hıltlar, siyah helile, küsküt, ağaç mantarı, Hint tuzu ile kusturulur.”
  • Hıçkırık: “Kol ve hacaklara ve bir şart olmaksızın 2 omuz arasına uygulanan kan alma (hacamat) da hıçkırık için iyi gelir.”
  • İshal: “Kötü ishal hamam ve ovalanma iyidir. Böyle vücuttaki delikler genişler ve çoğunlukla madde ovalanma ve yenen maddelerle bedenin görülen yerine çekilir. Sıcak yağlardan anason yağı ve benzerleri karın üstüne uygulanır. Kötü ishallerde karnın üzerine şişe çekme uygulanır. Onlarla birlikte karın üzerine hacamat yapılır ve ovalanır.”
  • Kulunç: “Kuluncun yellerini çözmek için ısıtıcı, ince maddelerle lavman uygulanmalıdır. Bazen güçlü sıcak bir macun içmek yeterli olabilir; örneğin tiryaklar ve benzerleri gibi. Bazen ağrıyan yerin üzerine hacamat kabı uygulanır. Bazen yelleri çözecek tohumlardan içmek yeterli olur.”
  • Testisin Gevşemesi: “Hekimlerden bazısı testislerdeki fazlalığın kesilmesini önerir ve orada sadece yapışık olan kısmın kalması ve denge için hacamat yapılması önerilir. Bunun için önce onu bağlamak, sonra kesmek gerekir.”
  • Penis içi Kaşıntısı: “…Eğer bunların yararı olmazsa, kan alınır ve kusturulur ve de kasığa yakın yerden hacamat yapılır. Böylece orada birikmiş kan dışarı atılır; orada kanın birikip kalması önlenir.”
  • Uterusun Kanla Boğulması: “Bazen kunduz otu tohumu ve pis kokulu tohumlar içirilir. 3 gün sonra sırttan ve yanlardan (bel bölgesinden) hacamat yapılır ve 2 uyluk ve 2 kasık üzerinden de hacamat yapılır ve uygun tedbirler alınır; elle aşağı kısımlar ovulur.”
  • Alt Ekstrernite Paralizi ve Hareket Kabiliyetini Kaybetmesi: “…Aynı zamanda yakılar, haricen ağrıyan yere uygulanır; yine sı­cak yağlar ve sıvılar da uygulanır. Ancak eğer lavman uygulanamazsa sonra şartlı şartsız olarak kalçadan hacamat yapılır ve hasta kavrulmuş ve yararlı şeylerle beslenir. Orası biraz şişer; hatta sıkıntı yaratır. Hazırlanan yakılarda onların hiddetinden kaçınmayıp, oradaki hıltların her birinin çözülmesi ve dışarı çekilmesi için uygulanır. Onun hiddetinden kaçınmak için tekrar edilir. Bazen onlar oradaki maddeyi kurutup, taşlaştırır ve tedavi etmiyorsa terk edilir. Bundan dolayı yumuşatma işinden kaçınmamak gerekir. Bazen hacamat yapmaya ve onunla gerekli çekme işlemini uygulamaya ihtiyaç duyulur.”
  • Çok Fazla Burun Kanamasında Alınacak Tedbir: “Mümkün oldu­ğunca ondaki buhranı engelleyecek ani tedbirler almalıdır. Kol ve bacaklardaki had derecede hummalar ve burun kanaması engellenmelidir ve bunun için kanayan taraf üzerinden hacamat yapılır. Sonra bu kısma tedavi uygulanır. Sen mümkün olduğunca kanın hapsolduğu kısmı soğutursun; hacminin artmamasını sağlamak için kanın burundan damla damla akmasını sağlarlar.”
  • Kandan Oluşan Hummanın Tedavisi: “Bazen bunların yanı sıra, dışarı atmak da gerekebilir; örneğin helile, şahtere, Çin tarçını ve bilinen benzerleri verilir. Şüphesiz elden kan almak söz konusu değilse, alınamıyorsa, alın damarından hacamat uygulanır. Şüphesiz bundan hiçbir sonuç elde edilemezse veya buna engel varsa, ishal yapacak olan maddelerle ve soğutucularla ve de benzerleriyle tedavi yapılır.”
  • Dört Günde Bir Gelen ve Batratus Denen Nöbetler (Epilepsi): “Özellikle, eğer dört günde bir olan nöbetler sevdavi kansalsa (demevi) bu durumda o kişilerden hacamatla bir miktar kan almak ve bir miktar kanı dışarı atmak gerekir.”…”Kusma da, özellikle yemek öncesinde olursa veya yemekten sonra olursa yararlıdır ve de özellikle nöbet gününden önce uygulanırsa yararlı olur. Yine eğer fonksiyonlarda balgami safra hakimse, bu tedavi uygulanarak, hastaya yararlı olunabilir. Ancak hastalığın başlangıçta uygulanması doğru olmaz. Muhtemelen hacamat için bu hüküm doğ­rudur. Hastalığın başında uygulanmaması gerekir. Hastalığın başlangıcında pişmenin tamamlanması ve güçle ısıtılmayan kısmın atılması gerekir. İlaçlardan dolayı, güçte boşluk oluşmamalıdır ve beslenme terk edilmemelidir. İshal (dışarı atma) yüzünden zaaf oluşmamalıdır. Yine başlangıçta alınan nazik tedbirlerden dolayı, bu dönemde kuruluk oluşmuş olmamalıdır.”
  • Buhran ve Burun Kanaması: ” Eğer burun kanaması yararlı olursa (iyi ise) Hippokrates’e göre, eğer hasta zayıfsa, hastanın başına sıcak su dökülür ve sıcak bezler (sı­cak suyla ıslatılmış bezler) uygulanır. Eğer çok fazla burun kanaması olmasından korkulursa, soğuk suyla engellenir ve ona epigastriumu üzerinden hacamat uygulanır. Hastanın şüpheli tarafından hacamat yapılamaz. Öncelikli olarak, göbek üzerinde olan şişler buhran yaratır ve o da burun kanamasına sebep olur. Balgam ve taşlaşmadan oluşan şiş uzun zamanda onun irinleşmesinin sonucudur. Burun kanamasıyla ve diğerleriyle birlikte buhranlar görülür. Beyindeki soğuk şişlerdeki buhranlarda ve zatüriyedeki buhranlarda burun kanaması olmaz.”
  • Veba: “Ancak şişlere başlangıçta vebada şişler mevcut olup onlar kendi yollarında oluşurlar. Hastalar, başlangıçta, soğutan ve tutan ilaçlarla tedavi edilirler. Onlara (hastalar) su ve sirkeye batırılmış sünger veya gülyağı veya meyve yağı ve mastika veya bitotu yağı uygulanır. Bu tedavi başlangıçta yapılar ve onun içindekini mümkünse akıtmak ve bunun için de kan almak gerekir. Eğer hacamat yapılmazsa içindeki zehirli madde artar ve hacamat şişesi kullanmak gerekirse, nazikçe kan alma işlemi uygulanır. Aslında şişin cevheri çıkarılmaz. Bunun için iltihaplanmanın sona ermesi veya sona yaklaşmasını beklemek gerekir.”
  • Cüzzam: “Ancak eğer büyük damarlardan kan alınmasından korkuluyorsa, küçük ince damarlardan ve de onların farklı bölümlerinden kan alınır. Bilinmelidir ki, görünüşte kan  soğuksa karı almanın yararı hacamat ve sülük uygulamasından daha fazladır ve iç organlar daha az zarar görür; örneğin alın damarı ve burun damarı gibi. Ancak çoğunlukla bu hastalıkta kan almaya ihtiyaç vardır.”
  • Kanama Tedavisi: “Burun kanamasında karaciğer üzerine, sağ taraftan hacamat şişesi uygulaması yapılarak çıkış diğer tarafa yönlendirilir. Ancak burada işlem küçük, ince damardan hacamat şeklinde yapılır ve kan alma uygulanarak, bilinen şekilde kan zıt tarafa yönlendirilir. Ancak çıkış yerinin kötü olmaması gerekir. Aksi takdirde bu durum kanın akışını engeller.”…”Sonra diyoruz ki, ancak kanın çıktığı organın karşı tarafındaki kanı temiz organı ovarak, masaj yaparak veya onu bağlamak veya hacamat yaparak tedavi ederiz. Hasta organın paralelindeki organ konum ve yer olarak uygun olmalıdır.”
  • Yara Bakımı ve Tedavisi: “Aynı şekilde yaranın etrafında çürüme ve harabiyet oluşursa ve o kısımda yeşillenme ve kararına varsa oradan hacamat yoluyla kan almak gerekir. Çünkü onun yeşillenmesinin sebebi kanın toplanması olabilir. Sonra kuru bir sünger oraya konulmalıdır. Daha sonra da kurutucu ilaçlar uygulanır.”…”Burada biz diyoruz ki yara ne kadar eski olsa da, ondan hacamat yapıp, kan almak gerekir.”
  • Kaburga Kırıkları: “Eğer kaburga içeriye doğru mcyletmişse orada zatülcenp olduğuna işaret eder. Bazen onunla birlikte kan sızıntısı olur. Onu tedavisinde bir hayli ağrı oluştuğundan onu çekip uzatmaya çalışma. Şüphesiz onun çekip çıkarılması zordur. Ancak hacamat yapılabilir. Şüphesiz bu yerde çok fazla maddenin birikip toplanmasından korkmak gerekir. Çünkü o maddeler onda bozulma oluşturur. Ancak eğer orada her ikisi birlikte görülürse, yani madde birikimi ve bozulması birlikteyse, orada hacamat uygulamasını geciktirmenin bir sakıncası yoktur.”
  • Böcek ve Yılan, Haşere vb Isırıkları: “Hacamat şişesi kullanımı da zehrin dışarı çekilmesini sağlar. Bazen bu uygulama şart olabilir. Ancak zehir derine nüfuz etmişse bu uygulama yapılamaz. Eğer ısırıktaki kan iyi ise, hacamat uygulanabilir ve ciltte ısırılan yer emilebilir. Bazen ısırılan yeri sadece emmek yeterli olacaktır. Orayı emmek için oruçlu olmamak gerekir.”
  • Köpek Isırmaları: “Öncelikli olarak, burada ısırılan yerin etinin iltihaplanmasını önlemek gerekir. Muhtemelen geniş olmasa bile, orası genişletilip açılacaktır. Söylendiği gibi, o kısım biraz genişletilir ve hacamat şişesiyle emilerek oradaki cerahat temizlendikten sonra 40 gün araştırma yapılır. Eğer başlangıçta çekilirse, orada daha sonra etlenme olmazsayapılan işlem gerçekten yararlı olmuştur, demektir.”
  • Saçkıran ve Yılancık: “Ancak burada hastalığın yayılmasından korkulur. Bu durumda soğan gibi kızarmış ilaçlar uygulanır. Eğer kırmızılık hala yoksa sarımsak sürülür. Oradaki bozuk saçkıran maddesinden cildi temizlemek gerekir. Bunun için hacamat uygulanır. Burada hacamat için birçok iğneye ihtiyaç vardır. Yine oraya nüfuz edecek daha önce zikredilen ilaçlara ihtiyaç vardır.”
  • Cilt Bakımı: “Aynı şekilde, parlatılmış mermer, güvercin tersi, sabun ve kendir aynı miktarda alınır ve yaraya uygulanır. Yine beyazlanana kadar yanmış geyik boynuzu, kendir, acıbakla unu, bezelye unu, çadıruşağı unu aynı miktarda alınıp amonyak zamkı, nışadır, acı badem; her birinden 3 ölçü, kitre zamkı ve zamk; her birinden 4 ölçü alınıp, haricen uygulanır. Yine sakızla, sonra boraks ve bademle ve asma külüyle; hepsi bir araya getirilip, balla macun yapılıp, vurulan yere uygulanır. Bu döküntü ve yara izleri için iyi bir ilaçtır. Bazen hacamat yapmak da gerekebilir.”
  • Gül Hastalığı: “Gül şeklinde kırmızılık nasıl olduğu bilinmeyen, başlangıçta cüzzam gibi olan bir kırmızılıktır (kızıllık). Bazen onunla birlikte yaralarda olabilir. Onun sebebi çok fazla demevi (kansı) soğuk buharda kalmak olabilir. Onun tedavisi kan alma olabilir. Onun ilacı kan almak, ishal, hacamat ve sülük tutmaktır. Daha sonra, önceki kısımda cüzzamın başlangıcı konusunda verilen tedavileri uygulanır.”
  • Vitiligo ve Cüzzam ve Siyah ve Beyaz Leukoderma: ” Ancak burada sirkeyle uygulanan sular da vardır; tüylü yabani safran, kannabari (kınnabari, Asclepias cynachum, yincetoxi) suyu, yabani soğan suyu, ada soğanı suyu, özellikle mercanköşk suyu yararlıdır; özelikle de lentigo için uygulanan hacamat izleri için de iyi gelir. Andız otu suyu, engerek yılanı etinin kaynatılmasıyla elde edilen su da yararlıdır.”
  • Kellik:”Kel olan kişinin sevdayı (sevdavi hıltları) güçlü bir şekilde çekecek ve bunu kolayca yapacak ilaçlara ihtiyacı vardır. Bunlardan sonra, peynir suyu içmelidir. Kel olan kısmın yakınından hacamat yapmanın bir tehlikesi yoktur. Sonra o kel kısım kazınıp, daha sonra oraya ilaç uygulaması yapılabilir.”
  • Uyuz ve Kaşıntılı Döküntü: “Kaşıntısı ve güneş yanığı olan kişi aralıklı olarak yumuşatıcı yağlar, örneğin badem yağı, susam yağı ve benzeri yağlar kullanır. Çok yoğun, ağır geçen uyuzda hacamatın yatıştırıcı olduğu bilinir.”
Scroll to Top