Teflon Tavalar ve Mikrodalga Fırınlar Zararlı mı?

Teflon Tencere ve Tava Zararlı Mı?
Prof.Dr. Turan Buzgan

Teflon, bilimsel adıyla politetrafloroetilen (PTFE), 1938 yılında keşfedilmiş sentetik bir kaplama malzemesidir (termoplastik bir floropolimerdir).

En bilinen özelliği, mutfak eşyalarında yapışmaz yüzey kaplaması olarak kullanılmasıdır. Ayrıca yüksek ısıya ve kimyasallara dayanıklılığı sayesinde conta, boru, kablo yalıtkanı ve tıbbi ürünler gibi birçok farklı alanda da kullanılır.

Teflonun yapışmaz özelliği, karbon ve flor atomları arasındaki çok kuvvetli bağlardan kaynaklanır. Bu sayede yüzeyine hiçbir şeyin yapışmadığı ve sürtünme katsayısının çok düşük olduğu bir malzeme ortaya çıkar.

Bu özelliklerinden dolayı teflon tencere ve tavalar mutfakta, yağsız veya az yağlı pişirmelerde tercih edilmektedir.

Teflon tencere ve tavaların bu konudaki avantajları yanında, çizilen ve bütünlüğü bozulan teflon yüzeylerden küçük parçacıklar ayrılabilir ve yiyeceklere karışarak sindirim sistemimiz yoluyla vücutta birikebilirler.

Teflon tavaların üretiminde geçmişte PFOA (Perflorooktanoik asit) gibi sonradan kanserojen olabileceği anlaşılan bazı kimyasallar kullanılmıştı.

2013 yılından itibaren bu madde artık kullanılmamaktadır.

Ancak, özellikle eski teflon tavalarda biraz hasar da oluşmuş tavalar çok yüksek sıcaklıklara maruz kalındığında bu tür kimyasalların yiyeceklere geçme riski mevcuttur.

PFOA yerine kullanılmaya başlanan GenX ve PFBS gibi alternatif kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkilerine baktığımızda ise; şimdilik bu kimyasal maddeler güvenli gözükse de bu konudaki araştırmalar zamana bağlı olarak sürecektir.

Bozulmuş, çizilmiş, soyulmuş teflon tencere ve tavaların kullanılması sağlık açısından risk oluşturabileceğinden, bu tencere ve tavalar pişirme işlemlerinde kullanılmamalıdır.

Mikrodalga Fırınların Çalışma Prensibi Nasıldır?

Mikrodalga fırınlar günümüz şartlarında yemek hazırlığında pratiklik sağlayan ısı cihazlarıdır.

Dondurulmuş ürünleri hızlıca çözdürmede ve soğuk yiyecekleri ısıtmada çok işe yaradıklarından daha yaygın kullanılırlar.

Mikrodalga fırınlar, yiyecekleri ısıtmak için elektromanyetik özellikli mikrodalgaları kullanır.

Bu mikrodalgalar, fırının içindeki magnetron adı verilen özel bir tüp tarafından üretilir.

Magnetron, elektrik enerjisini mikrodalga enerjisine dönüştürür.

Üretilen mikrodalgalar, fırının içine yayılır ve yiyeceklerin içindeki su molekülleri, yağ ve şeker gibi moleküller tarafından bu mikrodalgalar emilir.

Bu moleküller, mikrodalga enerjisini emdiklerinde hızla titreşmeye başlarlar. Bu titreşim, moleküller arasında sürtünmeye neden olur ve bu sürtünme ile ısı enerjisi olarak açığa çıkar.

Bu sayede yiyecekler içten dışa doğru kısa sürede ısınır.

Mikrodalga Fırınlar Güvenli mi?

Onların yeni bir teknoloji olması ve kısa sürede yaygın kullanımı bazı insanlarda tereddüt oluşturmaktadır.

Mikrodalga fırınlar, radyo ve telefon sinyalleri gibi iyonlaştırıcı olmayan elektromanyetik radyasyon yayarlar.

İyonlaştırıcı radyasyon (X-ışınları, gama ışınları gibi) atom ve moleküllerden elektron koparabilecek kadar enerjiye sahipken, mikrodalgalar bu enerjiye sahip değildir.

Bu nedenle, mikrodalgada ısıtılan gıdalar radyoaktif hale gelmez veya bozulma olmaz.

Mikrodalga fırınlar, mikrodalgaları fırının içinde tutacak şekilde tasarlanmıştır.

Bu standartlara göre, fırın kapısı açıldığında mikrodalga üretimini durduran bir kilitleme sistemi bulunmaktadır.

Sınır değerlerin altında kalan az miktardaki kaçaklarda ise insan sağlığına olumsuz bir etki beklenmez.

Mikrodalga fırınların dış gövdesi bir “Faraday kafesi” gibi çalışarak radyasyonun dışarı çıkmasını engeller. Bu sayede, fırın çalışırken dışarıya zararlı ışınım veya radyasyon yayılımı olmaz.

Mikrodalga fırınların kanser riskini artırdığına dair tutarlı bilimsel kanıt bulunmamaktadır.

Mikrodalgaların hücrelerdeki DNA’ya zarar verdiğine dair bir bulguya rastlanmamıştır.

Bilimsel araştırmalar, belirli güvenlik standartlarına uygun olarak üretilen ve doğru kullanılan mikrodalga fırınların insan sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını göstermektedir.

En yaygın risk, özellikle kaynar su veya diğer sıcak yiyeceklerin püskürmesi sonucu görülen cilt yanıklarıdır.

Yüksek oranda mikrodalgaya maruz kalmak ciltte ciddi yanıklara veya gözlerde katarakta neden olabilir, ancak bu durumlar genellikle fırın arızalandığında veya yanlış kullanıldığında, yüksek miktarda radyasyona maruz kalınmasıyla ortaya çıkar.

Tüm ısıtma ve pişirme yöntemleri, farklı miktarlarda da olsa besin değerlerini düşürücü etkiye sahiptir.

Mikrodalga fırınlarda pişirilen yiyeceklerin geleneksel yöntemlere göre besin değeri açısından çok az fark olduğu veya hiçbir fark olmadığı belirtilmektedir.

Bazı vitaminler (örneğin C vitamini) ısıtıldığında parçalanabilir. Ancak mikrodalga fırınlar, yiyecekleri daha kısa sürede ısıttığı için bazı durumlarda vitamin kaybını azaltmaya yardımcı olabilir. Çünkü vitaminlerin parçalanması genellikle ısının süresine de bağlıdır.

Mikrodalga fırına uygun cam, seramik, kâğıt veya belirli plastik kaplar kullanılmalıdır.

Metal kaplar ve alüminyum folyo asla kullanılmamalıdır, çünkü kıvılcımlara ve fırına zarar verebilirler.

Üzerinde “mikrodalgaya uygun” yazan plastik kaplar kullanılabilir. Diğer plastik kaplar kullanılmamalıdır.

Fırın çalışırken uzun süre fırının önünde durmaktan veya fırına yaslanmaktan kaçınmak gerekir.

Mikrodalga Fırınlar Gıdalardaki Mikroorganizmaları Öldürebilir mi?

Evet, mikrodalga fırınlar, gıdalardaki mikroorganizmaları öldürebilir, ancak bu tamamen fırının gücüne, pişirme süresine ve yiyeceğin homojen bir şekilde ısınmasına bağlıdır.

Mikroorganizmaların (bakteri, virüs, mantar vb.) büyümesinin durdurulması veya öldürülmesi için belirli bir sıcaklığa ve bu sıcaklıkta belirli bir süreye maruz kalmaları gerekir. Mikrodalga fırınlar, yiyecekleri yeterince yüksek sıcaklıklara ulaştırabildiği sürece mikroorganizmaları yok edebilir.

Bu konuda kısıtlayıcı faktörler:

Mikrodalgalar, yiyeceğin her yerine eşit şekilde ulaşamayabilir. Bu durum, yiyeceğin bazı bölgelerinin daha az ısınmasına veya soğuk kalmasına neden olabilir. Yeterince ısınmayan bölgelerde mikroorganizmalar hayatta kalabilir. Bu nedenle, mikrodalgada pişirme yaparken ara verip yiyeceği karıştırmak önemlidir.

Farklı gıdaların mikrodalga emilimi farklıdır. Yoğun veya kalın gıdaların iç kısımları, ince veya sıvı gıdalara göre daha zor ısınır.

Yeterli süre ve uygun güç ayarı kullanılmazsa, mikroorganizmaların tamamı ölmeyebilir.

Bozuk, küflü yiyecekleri mikrodalgada ısıtarak temizlemeye çalışmak riskli bir davranış olup, asla doğru değildir! Mikroorganizma toksinleri ısıya karşı dayanıklıdır. Ayrıca ölen mikroorganizmalardan yeni toksik maddeler de açığa çıkabilir. Daha önceden oluşmuş kimyasal artıklar zaten bu şekilde yok edilemezler.

Sonuç olarak, mikrodalga fırınlar diğer pişirme tekniklerinde olduğu gibi mikroorganizmaları öldürme potansiyeline sahip olmakla beraber, güvenli gıda tüketimi için yiyeceğin yeterli sıcaklığa ulaştığından ve bu sıcaklıkta yeterince kaldığından emin olmak önemlidir.

Özellikle çiğ veya az pişmiş yiyeceklerin mikrodalga fırında pişirilmesi durumunda dikkatli olunmalıdır.

Özetle teflon tavalar ve mikrodalga fırınlarda durum böyle.

 

Not: Bu yazı Prof. Dr. Turan Buzgan’ın onayıyla yayınlanmıştır. Yazının orjinal yayınını buradan ve yazarın  diğer yazılarını buradan inceleyebilirsiniz.