Yaz Aylarında Çocuğunuzun Sağlığı: Ailelerin Bilmesi Gereken 10 Önemli Nokta

Yaz Aylarında Çocuğunuzun Sağlığı: Ailelerin Bilmesi Gereken 10 Önemli Nokta

Prof. Dr. Ali GÜNEŞ

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

 

Yaz ayları okulların da tatile girmesiyle birlikte çocukların gün boyu eğlendikleri bir dönemdir. Özellikle Temmuz, Ağustos aylarında havalarında en sıcak olduğu bir dönemde tatile giren çocuklar bu dönemi parklarda oyun oynamakla imkan varsa denize, havuza girmekle geçirmek ister. Ancak bu eğlenceli dönemin aileler tarafından dikkatle takip edilmesi gereken, birtakım basit önlemlerle engelleyebilecekleri bazı ciddi tehlikeleri mevcuttur.

Bu yazımızda ailelerin dikkat etmesi gereken 10 önemli başlığı sizlerle paylaşmak istedik:

  1. Sıvı tüketimi:

Aşırı sıcaklar ve aşırı hareketli çocuklar bir araya geldiğinde çocuğunuz için yaz aylarında en önemli konulardan birisi yeterli sıvı alımı konusudur. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) verilerine göre 1 yaşında bir çocuğun günlük minimum sıvı gereksinimi 1100-1300 ml iken bu ihtiyaç 15 yaşındaki çocuklarda en az 2500 ml’ye kadar çıkar. Minimum su gereksinimi, içilen su dışında süt, ayran, çorba, meyve-sebze veya diğer besinlerden alınan suyu da kapsar. Ancak yaz aylarında sıcak hava, yoğun oyun, spor, ishal, kusma veya ateş gibi durumlarda çocukların sıvı gereksinimi artar.

Yaz aylarında çocukların sıvı ihtiyacını karşılamak için en sağlıklı ve güvenli içecek sudur. Vücudun kaybettiği sıvıyı yerine koyar. Vücut sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı olur. Böbreklerin sağlıklı çalışmasını destekler.

Şekerli gazlı içecekler, enerji içecekleri çocuklar için uygun değildir. Kilo alma, diş çürüğü, kan şekeri dengesizliklerine neden olur.

Meyve suyu, süt, ayran suyun yerine geçmez. Vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, minerallerin karşılanması için uygundur. Dengeli düzeyde tüketilmelidir.

Çocuğunuzun susuz kaldığını nasıl anlarsınız?

  • Çocuğunuzda ağız kuruluğu varsa,
  • İdrar miktarı azalmış, rengi koyulaşmışsa,
  • Halsizlik, başdönmesi varsa,
  • Çocuğunuz ağlarken gözyaşı miktarı az ise,
  • Bebeklerde bıngıldakta çökme varsa çocuğunuz susuz kalmış olabilir.

Hangi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır?

  • Çocuğunuzda şiddetli halsizlik veya bilinç değişikliği gelişmiş ise,
  • Çocuğunuz su içemiyor, sürekli kusuyorsa,
  • Gün boyunca idrar yapmamış ise,
  • Çocuğunuzda yüksek ateş, beraberinde sıvı kaybı belirtileri varsa,
  • Gözlerde çöküklük ve ciddi uyku hali varsa en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir.

 

Yanlış: Çocuğa susadıkça su vermek yeterlidir.

Doğru:Vücutta sıvı kaybı başladığında susama hissi ortaya çıkar. Çocuklara sıvı kaybı başlamadan düzenli aralıklarla su verilmelidir. 20–30 dakikada bir su molası çocuklarda su ihtiyacının karşılanmasında önemlidir. Sıvı ihtiyacı temel olarak su ile karşılanır. Çocuğun kişisel su matarası kullanması teşvik edilmelidir.İdrar renginin açık sarı olması, yeterli sıvı alımının bir göstergesidir.İshal, kusma veya yüksek ateş durumunda sıvı ihtiyacının artacağını unutulmamalıdır.

 

  1. Güneşten korunma:

Güneş ışınları çocuklarda D vitamini sentezi ve dolayısı ile kemik gelişimi için son derece faydalıdır. Ancak uzun süreli, korunmasızolarak güneş ışınlarına maruz kalmak, çocuklarda güneş yanıkları, sıvı kaybı ve güneş çarpması gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Vucüt ısılarını yetişkin vücudu gibi dengeleyemedikleri için bebekler ve küçük çocuklar risk grubunda yer alır. Bu grubun özellikle korunması gerekir.

Güneş çarpması:

Uzun süre ve doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmaya bağlı olarak, vücut ısısının ciddi düzeyde yükselmesi sonucunda gelişir. Belirtileri;

  • Ateş,
  • Şiddetli halsizlik,
  • Baş ağrısı,
  • Baş dönmesi,
  • Bulantı ve kusma,
  • Bilinç bulanıklığı veya uyku hali,
  • Nabız artışı ve hızlı nefes alıp verme

Acil tıbbi müdahale gerektirir. Çocuğu serin bir ortama alın, üzerindeki fazla giysileri çıkarın, ılık suyla serinletin ve en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurun.

 

Güneşten korunmak için en riskli saatler?

 

Saat 11:00-16:00 arası güneş ışınlarının en yoğun olduğu, dik açıyla geldiği ve en zararlı dönemidir. Bu saatler arasında güneş ışınlarından mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Çocuklarınızın bu saatler arasında güneş ışınlarının ulaşmadığı gölge alanları veya kapalı alanları kullanmasını sağlayın. Oyun saatlerini sabah veya akşama planlayıp, kapalı olanda bu saatlerde dinlenmesi, uyuması tercih edilebilir.

 

Güneş kremi nasıl olmalı?

 

Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için çocuklarınıza güneş kremi kullanın. Güneş kremlerinin çocuklara özel, geniş etkili, suya dayanıklı olması tercih edilir. Çocuğunuzun cildi hassas ise parfümsüz güneş kremleri, hipoalerjik ürünler kullanılabilir. Güneş kreminin en az SPF 30, tercihen SPF 50 veya üzeri olması önerilir.

Güneş kremini açık havaya çıkmadan 15-30 dakika önce sürün, kurumasını bekleyin. İki saatte bir güneş kremini tekrar uygulayın. Deniz veya havuz sonrası veya aşırı terleme varsa tekrar uygulayın.

Güneş kremi güneşin zararlı ışınlarından korunmak için tek başına yeterli değildir. Ek olarak:

  • Tüm yüzü koruyacak geniş kenarlı şapka kullanmak,
  • Kıyafetlerin açık renkli, ince dokulu ve uzun kollu olanlarını tercih etmek,
  • UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak,
  • Güneşin yoğun olduğu saatlerde gölgede vakit geçirmek

 

Yanlış: Bulutlu havalarda güneş kremi kullanmaya gerek yoktur.

Doğru: UV ışınları bulutlardan geçebilir Yaz aylarında bulutlu günlerde de güneş kremi gerekebilir.

 

Yanlış: Esmer tenli çocuklar güneşten etkilenmez.

Doğru: Esmer tenli çocuklar açık tenli çocuklara göre daha az güneş yanığı riski taşısa da güneşin zararlı etkilerinden korunmak için yeterli değildir. Esmer tenli çocuklarında diğer çocuklar gibi güneş ışınlarından korunması gerekir.

 

  1. Havuz – Deniz Kullanımı:

 

Çocuklarının kas gelişimi açısından yüzme çok önemli bir spordur. Ancak gerekli koşullar sağlanmaz ise bu keyifli spor ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

En önemlisi çocuğunuzun yüzme biliyor olması. Bilmiyorsa su derinliği az bile olsa çocuğunuzu havuzda veya denizde tek başına bırakmayınız.

Havuzlar gerekli kurallara uyulmaz, yeterince dezenfekte edilmezse bakteri, virus, mantar (norovirüs, Cryptosporidium, Giardia ve bazı Escherichia coli türleri vs.) kolayca yayılır. Göz, kulak, mide-bağırsak hastalıkları açısından havuzların hijyenik olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir. Hijyen konusunda endişe duyduğunuz havuzları çocuğunuzun kullanmasına izin vermeyiniz.

Yüzmenin en önemli sorunlarından biriside dış kulak enfeksiyonlarıdır. Kulak kanallarının yüzme sonrası temizlenmesi, nem kalmasının önlenmesi ile korunma sağlanabilir. Bunun için:

  • Yüzme sonrasında çocuğunuzun kulaklarını nazikçe kurulayın,
  • Nemi almak için kulak içine pamuklu çubuk vs sokmayın,
  • Kulak ağrısı, akıntı, işitme azlığı varsa sağlık kuruluşuna başvurun.

Yüzmenin bir diğer sık rastlanan sorunu göz sorunlarıdır. Temizlenmemiş veya aşırı klorlu havuz suyu çocuklarda göz kızarıklığı, sulanma, batma hissi ve çapaklanma yapabilir. Korunmak için yüzme gözlüğü kullanılması, yüzme sonrası gözlerin temiz suyla durulanması önerilir.

Havuz kullanımına bağlı ishalli hastalıkların yayılımının engellenmesi amacıyla;

  • İshalli çocukların havuza girmesi engellenmeli,
  • Bez kullanan küçük çocukların havuz bezleri sık aralıklarla değiştirilmeli,
  • Mide bağırsak enfeksiyonları açısından çocuklara havuz suyunu yutmamaları öğretilmelidir.

 

Havuzdan çıktıktan sonra duş alınması, ciltte kalan klor/kimyasal kalıntılarını uzaklaştırır, olası mikroorganizmaları temizler. Ayrıca duş almak nemlendirici etkisi nedeniyle cildin kurumasını önler.

 

Havuz yada denizden çıktıktan sonar ıslak mayo ile uzun süre beklemek cildin nemli kalmasına, dolayısı ile cilt tahrişine neden olur. Bu durum mantar enfeksiyonları, pişik nedeni olabilir. Mayo sudan çıktıktan sonar en kısa sürede çıkarılmalı, kuru giysi giyilmelidir.

  1. Böcek Isırması:

Sıcak yaz günlerinde çocuklarımızla park, bahçe gibi açık alanlarda zaman geçirmeyi severiz. Ancak bu eğlenceli saatler bazen böcek ısırması, kene yapışması, alerjik olaylar gibi nedenlerle sağlık sorunlarına yol açabilir. Açık alanlarda;

Sivrisineklerden korunmak için öneriler;

  • Özellikle akşam saatlerinde uzun kollu ve açık renkli giysiler tercih edilmesi,
  • Açık alanda çocuk uyuyacaksa cibinlik kullanılması,
  • Sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinden uzak durulması,
  • Ürün talimatlarına uygun şekilde, yaşa uygun böcek kovucu ürünler kullanılması.

Kene tutunması durumunda öneriler:

  • Kene fark edildiğinde paniğe kapılmadan, mümkün olan en kısa sürede doğru yöntemle (ince uçlu bir cımbız yardımıyla deriye en yakın yerinden tutulmalı ve ezmeden, sıkmadan, yavaş ve dik bir hareketle çekilerek) çıkarılması önemlidir.
  • Kene güvenli şekilde çıkarılamıyorsa, bu konuda eğitimli personel yoksa en güvenilir olanı en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasıdır.
  • Kene çıkarıldıktan sonra bölge sabun ve suyla temizlenmeli veya uygun bir antiseptik ile dezenfekte edilmelidir.

Böcek veya kene teması sonrasında aşağıdaki belirtilerden biri gelişirse vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Yüksek ateş,
  • Yaygın döküntü veya özellikle kene ısırığı çevresinde giderek genişleyen kızarıklık,
  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Kas ve eklem ağrıları,
  • Halsizlik veya bilinç değişikliği,
  • Nefes darlığı, dudaklarda veya yüzde şişlik gibi alerjik reaksiyon belirtileri,
  • Isırık yerinde iltihaplanma, akıntı veya şiddetli ağrı.

Böcek kovucu ürünler nasıl kullanılmalı?

 

Böcek kovucu ürünler yaşa uygun seçilmeli ve üretici talimatlarına uygun kullanılmalıdır.

2 aydan küçük bebeklere böcek kovucu kimyasal ürün kullanılması önerilmez. Bu yaş grubunda koruyucu giysiler, cibinlik ve fiziksel önlemler tercih edilmelidir.

Böcek koruyucu ürünlerin çocuklar tarafından tek başına kullanılması önerilmez.

 

Yanlış: Kenenin üzerine kolonya, alkol veya dezenfektan dökülmelidir.

Doğru: Bu uygulamalar keneyi strese sokar, daha fazla salgı yaptırır, hastalık bulaşma riskini artırır.

 

Yanlış: Kene sigarayla yakılarak çıkarılmalıdır.

Doğru: Bu uygulamalar da kenenin enfekte salgısını vücuda bırakma riskini artırır. Ayrıca ciltte yanıklara neden olur.

 

Yanlış: Kenenin üzerine yağ, vazelin veya çeşitli kimyasal maddeler sürülmelidir.

Doğru:Hiçbir faydası olmaz, diğer taraftan kenenin strese girerek daha fazla salgı yapmasına neden olur.

 

  1. Beslenme:

Sıcak yaz günleri gıdaların uygun şartlarda muhafaza edilmemesi durumunda besin zehirlenmelerine neden olabilir. Besin zehirlenmelerinden çocuklarımızı korumak için:

  • Güvenilir işletmeler tercih edilmeli,
  • Son kullanma tarihi ve ürünün saklama koşulları kontrol edilmeli.
  • Açıkta satılan özellikle et, tavuk, sütlü tatlılar, krema içeren pastalar ve sandviçlerden uzak durulmalı.
  • Açıkta bekleyen veya üzeri kapatılmamış yiyecekler tüketilmemeli,
  • Buzluktan çıkıp erimiş ve tekrar dondurulmuş ürünlerden uzak durulmalı.
  • Dondurmaların, ambalajının sağlam olmasına, son kullanma tarihinin geçmemesine dikkat edilmeli,

 

Pikniklerde gıdalarla ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar:

 

  • Bozulabilir gıdalar soğuk zincir kurallarına dikkat edilerek taşınmalı,
  • Buz aküsü bulunan soğutucu çantalar kullanılmalı,
  • Hazırlanan yiyecekler mümkün olduğunca kısa sürede tüketilmeli,
  • Çiğ ve pişmiş gıdalar birbirinden ayrı saklanmalıdır.

 

Sıcak yaz günlerinde yemek hazırlamadan ve yemekten önce eller mutlaka yıkanmalı veya uygun el antiseptiği kullanılmalıdır.

 

Yaz günlerinde tavuk ve süt ürünlerinde nelere dikkat etmeli?

  • Tavuk ve süt ürünleri soğuk ortam dışında uzun süre bekletilmemeli.
  • Çiğ tavuk diğer gıdalarla temas ettirilmemeli.
  • Tavuk eti iyice pişirilmeden tüketilmemeli.
  • Pastörize süt ve süt ürünleri tercih edilmeli, soğuk zincire dikkat edilmeli,
  • Artan yemekler iki saatten fazla oda sıcaklığında bekletilmemeli, buzdolabında muhafaza edilmelidir.

 

Yanlış: Yiyeceğin görünüşü ve kokusu normalse güvenle tüketilebilir.

Doğru: Gıda zehirlenmesine neden olan birçok bakteri, yiyeceğin tadını, kokusunu, görünümünü değiştirmeyebilir. Bu nedenle saklama koşulları en az görünüş kadar önemlidir.

 

Yanlış: Erimiş dondurmayı tekrar dondurup tüketmekte sakınca yoktur.

Doğru: Eridikten sonra yeniden dondurulan dondurmalarda bakteri çoğalma riski artar. Bu nedenle tamamen erimiş dondurma tekrar dondurularak tüketilmemelidir.

 

Yanlış: Piknikte yiyecekler gölgede duruyorsa uzun süre bozulmaz.

Doğru:Yaz aylarında gölge ortamlar da sıcaklık değerleri yüksek olur. Bu nedenle gıdaların sadece güneşten korunması yeterli değildir.

 

  1. El-ayak-ağız hastalığı:

Yaz dönemi sonlarında, sonbahar aylarının başlangıç döneminde rastlanan, özellikle toplu yaşam alanları (kreş, anaokulu, oteller vs), hızlı yayılım gösteren bulaşıcı bir hastalıktır. Enterovirüsler neden olur. En sık 5 yaş altındaki çocuklarda görülür.

Belirtileri:

  • Hafif veya yüksek ateş,
  • Ağız içinde ağrılı yaralar ve yutma güçlüğü,
  • El içi, ayak tabanı ve bazen kalça bölgesinde döküntü veya su dolu kabarcıklar,
  • İştahsızlık,
  • Halsizlik ve huzursuzluk.

Tedavide öncelikateşin düşürülmesi, ağrının azaltılmasıdır. Yeterli miktarda sıvı alınması gerekir. Çoğunlukla 7–10 gün içinde kendiliğinden iyileşir.

 

Korunma yolları:

  • Eller sık sık sabun ve suyla yıkanmalı.
  • Oyuncaklar ve sık temas edilen yüzeyler düzenli olarak temizlenmeli.
  • Hasta çocuklar iyileşene kadarkreş veya okula gönderilmemeli.
  • Bardak, kaşık, havlu gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmamasına özen gösterilmelidir.

 

  1. Güvenli Yolculuk:

Yaz ayları tüm ailenin yılın yorgunluğunu atmak için birlikte tatil planları yaptığı bir dönemdir. Sıcak yaz günlerinde çocuklarınızın güvenli tatil yolculuğu yapması için bazı önlemlerin alınması gerekir.

 

  • Çocuklarınızın yaş ve kilosuna uygun güvenlik koltuğunda ve emniyet kemeri takılı olarak seyahat etmesini sağlayın,
  • Araç içerisinde zamanla hava kirlenir. Her 2–3 saatte bir mola vererek çocuğunuzun hareket etmesini ve temiz hava almasını sağlayın,
  • Sıcak günlerde araçla yolculuk çocuğunuzun sıvı ihtiyacını artırır. Yolculuk boyunca düzenli aralıklarla su içmesini teşvik edin,
  • Yolculuk öncesinde veya esnasında çocuğunuzun hafif atıştırmalıklar yemesini sağlayın, ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durun,
  • Çocuğunuzun araç tutma problem varsa yolculuk öncesi sağlık kuruluşlarından tıbbi destek alarak yola çıkın,
  • Yolculuk esnasında araç klimasını uygun sıcaklıkta kullanın, klima doğrudan çocuğunuza üflemesin,
  • Yolculuğa başlarken veya mola sonrası güneşte bekleyen araca bindiğinizde önce içeriyi havalandırın sonar klimayı çalıştırın,
  • Yolculuk esnasında çocuğunuza direct güneş ışını gelmesini önlemek için güneşlik kullanın,
  • Çocuğunuz asla araçta yalnız bırakmayın, hayati tehlike oluşturabilecek sonuçlara neden olabilir,
  • Yolculuk öncesi ihtiyaç duyabileceğiniz ilaçları çantanıza alın, ilaçalrı mutlaka hekim önerisi doğrultusunda kullanın,
  • Çocuğunuz düzenli ilaç kullanıyorsa tatil süresince aksatmadan kullanacak şekilde plan yapın,
  • İlaçları uygun sıcaklıkta muhafaza edin, son kullanım tarihlerine dikkat edin,
  • Seyahat çantanızda şunlar olmalıdır:
  • Düzenli kullanılan ilaçlar,
  • Ateş düşürücü ve ağrı kesici,
  • Termometre,
  • Güneş koruyucu krem,
  • Böcek kovucu ürün,
  • Yara temizleme solüsyonu ve antiseptik,
  • Steril gazlı bez, yara bandı ve elastik bandaj,
  • El dezenfektanı, ıslak mendil,
  • Kişisel hijyen malzemeleri.

 

  1. Fiziksel Aktivite ve Oyun Güvenliği:

Çocukların sabahtan gece saatlerine kadar dışarda oyun oynamak istedikleri yaz aylarında, çocuğunuzun güvenli şekilde vakit geçirmesi için bazı önlemleri almanız gerekir. Bazı basit koruyucu önlemlerle yaralanma, güneş çarpması, sıvı kaybı, enfeksiyon gibi risklerin engelleyerek çocuğunuzun beden ve ruh sağlığı gelişimini desteklemiş olursunuz.

  • Çocuğunuzun oyun oynaması için mümkün olduğunca sabah saatleri ve akşam serinliğini tercih edin,
  • Gün içerisinde 11:00-16:00 saatleri arasında kapalı ortamlarda vakit geçirmesini sağlayın,
  • Çocuğunuzun oyun saatlerinde düzenli olarak su içmesini sağlayın,
  • Dışarda oyun oynarken terletmeyecek kalınlıkta ve açık renkli elbise giydirin,
  • Güneş çarpması veya sıvı kaybı belirtilerini takip edin, gerekirse serin ortama alın,
  • Oyun alanlarının çocuğunuzun yaşına uygun olduğundan emin olun,
  • Kaydırak ve metal oyun ekipmanlar gün içerisinde aşırı ısınıp ısınabilir, kontrol edin,
  • Zemini kauçuk, kum veya darbe emici malzemelerle kaplı parkları tercih edin,
  • Oyun oynarken küçük çocuklarınızı asla yalnız bırakmayın,
  • Koşarken veya bisiklet kullanırken telefon ya da dikkat dağıtıcı cihazlarla ilgilenmemesini sağlayın,
  • Çocuğunuzun ıslak ve kaygan zeminlerde, havuz kenarlarında koşturmayın,
  • Oyun sırasında oluşan küçük yaralanmalarda temiz su ile yıkayın, uygun şekilde pansuman yapın. Daha büyük yaralanmalar veya kafa travmalarında hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
  • Bisiklet, scooter ve kaykay kullanırken
  • Mutlaka uygun ölçüde bir kask kullanın,
  • Gerektiğinde dizlik, dirseklik ve el bileği koruyucuları takın,
  • Akşam saatlerinde reflektörlü veya açık renkli giysiler tercih edin,
  • Trafiğe açık alanlarda kullanmasına müsaade etmeyin.
  1. Uyku Düzeni:

Çocuklarınızın tatil döneminde yoğun oyun saatleri, aşırı fiziksel aktivite arasında uyku düzeni bozulabilir.  Diğer taraftan aşırı sıcaklar uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Çocuğunuz yeterli uyuyamaz ise dikkati dağılır, huzursuzluğu artar, çabuk yorulur.

  • Çocuğunuzun uyuduğu odanın sıcaklığı mümkün olduğunca 20–24°C arasında tutulmalı,
  • Klima varsa hava doğrudan çocuğunuzun üzerine üflememeli,
  • İnce, terletmeyecek, pamuklu elbiseler, çarşarf ve nevresim tercih edilmeli,
  • Uyku öncesi hafif atıştırmalıklar verilmeli, ağır, yağlı gıdalardan uzak durulmalı,
  • Çocuğunuzun uyku düzeninin tatil döneminde bozulmasına müsaade edilmemeli, rutin uyku saatlerinde uyuması sağlanmalı,
  • Uykudan 1 saat önceden itibaren bilgisayar, televizyon, tablet, telefon kullanımı sonlandırılmalıdır.

Uyku sırasında çocuğunuz büyüme hormonu salgılar, bağışıklık sistemi güçlenir. Bu nedenle yaz döneminde de düzenli uyuması beden ve ruh sağlığı açısından önemlidir.

  1. Hangi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır?
  • 39°C üzerinde ateş
  • Bilinç değişikliği
  • Şiddetli kusma
  • Sürekli ishal
  • Kanlı dışkı
  • Nefes almada güçlük
  • Güneş çarpması belirtileri
  • Kene sonrası döküntü veya ateş

Yaz aylarında çocuğunuzun yeterli sıvı tüketimini sağlayarak, güneşten koruyarak, güvenli gıda tükettirerek, hijyen kurallarına uyarak ve güvenli oyun imkanları sağlayarak çocuğunuzun sağlıklı bir tatil geçirmesini sağlayabilirsiniz. Birçok yaz hastalığı basit önlemlerle önlenebilir. Ancak yukarda ifade edilen belirtileri görürseniz mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurun. Bazı durumlar bekleyerek geçmez, erken müdahale gerektirir.