Angioneurotic (Anjiyonörotik) Ne Demek?
Tıbbi terimler çoğu zaman ilk bakışta karmaşık görünebilir. “Angioneurotic” kelimesi de bunlardan biridir. Özellikle eski tıbbi raporlarda, akademik makalelerde veya yabancı kaynaklarda karşılaşılan bu ifade, günümüzde daha çok “anjiyoödem” kavramıyla birlikte anılır. Pek çok kişi bu terimi ilk kez duyduğunda sinir hastalığı mı yoksa damar problemi mi olduğunu anlamakta zorlanır. Aslında kelimenin kökeni incelendiğinde her iki sistemle de ilişkili olduğu görülür.
“Angioneurotic” kelimesi, damarları ifade eden “angio” ve sinir sistemiyle ilişkili anlam taşıyan “neurotic” bölümlerinin birleşiminden oluşur. Tarihsel olarak bu terim, damarların sinirsel mekanizmalar nedeniyle ani şekilde genişlemesi veya geçirgen hale gelmesi sonucunda gelişen şişlik durumlarını tanımlamak için kullanılmıştır. Modern tıpta ise bu tablo çoğunlukla “angioedema”, yani Türkçedeki adıyla “anjiyoödem” olarak adlandırılır.
Anjiyonörotik Ödem Nedir?
Angioneurotic edema ya da eski kullanımıyla anjiyonörotik ödem, cildin alt katmanlarında ve mukozalarda aniden gelişen şişliklerle karakterize bir durumdur. Bu şişlikler genellikle ağrısızdır ancak ciddi rahatsızlık hissi yaratabilir. En sık dudaklarda, göz kapaklarında, yüzde, dilde ve boğaz bölgesinde ortaya çıkar. Bazı vakalarda ellerde, ayaklarda ve genital bölgede de görülebilir.
Bu durumun temel nedeni, damarların geçirgenliğinin artmasıdır. Damar duvarları normalden daha geçirgen hale geldiğinde sıvı çevre dokulara sızar ve şişlik oluşur. Şişlik bazen birkaç saat içinde kaybolabilirken bazı kişilerde bir iki gün boyunca devam edebilir.
Özellikle boğaz ve dil bölgesinde gelişen anjiyoödem oldukça tehlikeli olabilir. Çünkü hava yolunun daralmasına yol açarak nefes almayı zorlaştırabilir. Bu nedenle ani gelişen dil şişliği, nefes darlığı veya yutma güçlüğü acil tıbbi müdahale gerektiren belirtiler arasında kabul edilir.
Neden Ortaya Çıkar?
Anjiyonörotik ödemin ortaya çıkmasında birçok farklı neden rol oynayabilir. En yaygın nedenlerden biri alerjik reaksiyonlardır. Bazı gıdalar, ilaçlar veya böcek sokmaları bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olabilir. Bu tepki sırasında histamin gibi maddeler salgılanır ve damar geçirgenliği artar.
Özellikle şu etkenler sık görülür:
- Deniz ürünleri
- Fındık ve kuruyemişler
- Antibiyotikler
- Ağrı kesiciler
- Arı sokmaları
- Lateks ürünleri
Bunun dışında bazı tansiyon ilaçları da anjiyoödeme neden olabilir. Özellikle ACE inhibitörü adı verilen ilaç grubu, bazı hastalarda ciddi yüz ve dil şişliklerine yol açabilmektedir.
Bazı kişilerde ise durum kalıtsaldır. “Herediter anjiyoödem” adı verilen bu genetik hastalıkta bağışıklık sistemini düzenleyen bazı proteinler yeterli çalışmaz. Bu kişilerde stres, enfeksiyon, diş tedavileri veya küçük travmalar bile şiddetli şişlik ataklarını tetikleyebilir.
Belirtiler Nasıl Anlaşılır?
Anjiyonörotik ödem çoğu zaman aniden başlar. Kişi sabah uyandığında dudaklarının belirgin şekilde şiştiğini fark edebilir ya da birkaç dakika içinde göz kapaklarında belirgin büyüme oluşabilir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Dudaklarda ani şişlik
- Göz çevresinde ödem
- Dil büyümesi
- Boğazda doluluk hissi
- Nefes almada zorlanma
- Ciltte gerginlik hissi
- Karın ağrısı ve mide krampları
Bazı hastalarda kurdeşenle birlikte görülebilirken bazı kişilerde yalnızca derin doku şişliği ortaya çıkar.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Tanı çoğu zaman fizik muayene ve hastanın öyküsüyle konulur. Doktor, şişliğin ne zaman başladığını, hangi ilaçların kullanıldığını ve daha önce benzer durum yaşanıp yaşanmadığını değerlendirir.
Eğer kalıtsal anjiyoödem şüphesi varsa bazı kan testleri yapılabilir. Özellikle kompleman sistemi adı verilen bağışıklık mekanizmasına ait protein seviyeleri incelenir.
Alerji kaynaklı durumlarda ise alerji testleri uygulanabilir.
Tedavi Nasıl Yapılır?
Tedavi, altta yatan nedene göre değişir. Hafif alerjik vakalarda antihistaminik ilaçlar ve kortizon tedavisi yeterli olabilir. Ancak nefes darlığı gelişen ciddi durumlarda adrenalin uygulanması gerekebilir.
Kalıtsal anjiyoödem hastalarında ise standart alerji ilaçları her zaman etkili olmaz. Bu kişiler için özel biyolojik ilaçlar veya eksik proteinleri yerine koyan tedaviler kullanılabilir.
Eğer tabloya kullanılan bir ilaç neden oluyorsa, doktor kontrolünde o ilacın değiştirilmesi gerekir.
Günümüzde Neden “Angioedema” Terimi Kullanılıyor?
Tıp terminolojisi zaman içinde değişebiliyor. “Angioneurotic edema” terimi geçmişte oldukça yaygın kullanılırken günümüzde uzmanlar daha sade ve bilimsel kabul edilen “angioedema” ifadesini tercih ediyor.
Çünkü hastalığın yalnızca sinir sistemiyle ilişkili olmadığı, bağışıklık sistemi ve damar geçirgenliğiyle daha doğrudan bağlantılı olduğu anlaşıldı. Bu nedenle modern tıbbi kaynaklarda artık çoğunlukla “anjiyoödem” adı kullanılıyor.
“Angioneurotic” ifadesi eski tıbbi terminolojide damar ve sinir sistemi ilişkili şişlik durumlarını tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. Günümüzde bu tablo daha çok “anjiyoödem” olarak bilinir. Dudak, dil, yüz ve boğazda ani gelişen şişliklerle ortaya çıkan bu durum bazen basit bir alerjik reaksiyon olabilirken bazı vakalarda hayati risk oluşturabilir.
Özellikle nefes darlığıyla birlikte gelişen şişliklerde vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması büyük önem taşır.