Abiotrophia Bakterisi Nedir? Belirtileri, Enfeksiyonları ve Tedavisi
Abiotrophia Nedir?
Abiotrophia, insanlarda nadir ancak klinik açıdan önemli enfeksiyonlara neden olabilen Gram pozitif, katalaz negatif, fakültatif anaerobik bakterilerden oluşan bir bakteri cinsidir. En iyi bilinen türü Abiotrophia defectiva olup, insanlarda hastalık oluşturan başlıca Abiotrophia türü olarak kabul edilir. Bu bakteriler ağız boşluğu, gastrointestinal sistem ve ürogenital sistem florasının doğal üyeleri arasında yer alır. Sağlıklı bireylerde herhangi bir belirtiye yol açmadan yaşayabilirken, uygun koşullar oluştuğunda ciddi invaziv enfeksiyonlara neden olabilir.
Abiotrophia cinsi, mikrobiyoloji tarihinde uzun yıllar “Nutritionally Variant Streptococci (NVS)” yani besinsel varyant streptokoklar adı altında değerlendirilmiştir. Ancak moleküler filogenetik çalışmalar sonucunda bu bakterilerin klasik viridans streptokoklarından farklı olduğu gösterilmiş ve 1995 yılında Abiotrophia cinsi tanımlanmıştır. Daha sonra yapılan genetik analizlerle bu grubun büyük bölümü Granulicatella cinsine taşınmış, günümüzde insan enfeksiyonlarının çoğunun Abiotrophia defectiva, Granulicatella adiacens ve Granulicatella elegans tarafından oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu sınıflandırma, özellikle 16S rRNA gen dizilemesi ve diğer moleküler yöntemlerle doğrulanmıştır.
Mikrobiyolojik Özellikleri
Abiotrophia türleri, laboratuvar tanısını güçleştiren bazı biyolojik özelliklere sahiptir. Gram boyamada genellikle Gram pozitif kok, kısa zincir oluşturan kok veya kokobasil görünümünde izlenir. Kültür koşullarına bağlı olarak şekil değişiklikleri (pleomorfizm) gösterebilir.
Bu bakterilerin en dikkat çeken özelliği, besinsel açıdan zor üreyen (fastidious) mikroorganizmalar olmalarıdır. Özellikle piridoksal (vitamin B6’nın aktif formu), piridoksamin veya L-sistein içeren zenginleştirilmiş besiyerlerinde daha iyi ürerler. Geçmişte standart kanlı agarda ürememeleri nedeniyle birçok enfeksiyon “kültür negatif” olarak değerlendirilirken, günümüzde modern otomatik kan kültürü sistemleri sayesinde üretilebilme oranı belirgin şekilde artmıştır. Buna rağmen bazı olgularda özel besiyerleri veya ileri mikrobiyolojik yöntemlere ihtiyaç duyulabilir.
Laboratuvar tanısında tarihsel öneme sahip bulgulardan biri satellitizm (uydu fenomeni) olarak adlandırılır. Bu yöntemde piridoksal salgılayan Staphylococcus aureus çizgisi çevresinde küçük Abiotrophia kolonileri gelişebilir. Günümüzde ise bu yöntem büyük ölçüde yerini MALDI-TOF kütle spektrometrisi ve 16S rRNA gen dizilemesi gibi daha hızlı ve güvenilir tanı yöntemlerine bırakmıştır.
Abiotrophia İnsanlarda Nasıl Hastalık Oluşturur?
Abiotrophia türleri normal şartlarda vücudun doğal mikrobiyotasının bir parçasıdır. Hastalık gelişebilmesi için bakterinin bulunduğu mukozal yüzeylerden kan dolaşımına geçmesi gerekir.
Bakteriyemi en sık;
- diş çekimi,
- periodontal hastalıklar,
- yoğun diş taşı temizliği,
- ağız içi cerrahi girişimler,
- gastrointestinal veya ürogenital sistem girişimleri
sonrasında gelişebilir. Bununla birlikte günlük diş fırçalama sırasında bile özellikle ileri periodontal hastalığı bulunan kişilerde kısa süreli bakteriyemi oluşabileceği gösterilmiştir.
Kana geçen bakteriler, bağışıklık sistemi tarafından hızla temizlenebilir. Ancak kalp kapaklarında önceden hasar bulunan kişilerde veya protez kapak taşıyan hastalarda bakteriler kapak yüzeyine tutunarak enfeksiyon oluşturabilir.
En Sık Görülen Hastalık: İnfektif Endokardit
Abiotrophia türlerinin neden olduğu en önemli klinik tablo infektif endokardittir. Her ne kadar tüm infektif endokardit vakalarının küçük bir bölümünden sorumlu olsalar da, oluşturdukları enfeksiyonlar tanı ve tedavi açısından özel önem taşır.
Kalp kapakçıkları üzerinde oluşan fibrin ve trombosit birikintilerine tutunan bakteriler burada çoğalarak vejetasyon adı verilen enfekte kitleler oluşturur. Bu yapı hem antibiyotiklerin etkisini azaltabilir hem de bakterilerin bağışıklık sisteminden korunmasına yardımcı olabilir.
Çalışmalar, Abiotrophia endokarditinin viridans grubu streptokok enfeksiyonlarına göre daha yüksek komplikasyon riski taşıyabileceğini göstermektedir. Özellikle;
- kapak yetersizliği,
- kapak perforasyonu,
- sistemik emboli,
- kalp yetmezliği,
- cerrahi gereksinimi
daha sık bildirilen komplikasyonlar arasındadır. Bununla birlikte hastalığın şiddeti, enfeksiyonun yaygınlığı, hastanın yaşı, altta yatan kalp hastalığı ve tedaviye başlama zamanı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebilir.
Endokardit Belirtileri
Abiotrophia endokarditi, çoğu zaman diğer bakteriyel endokarditlerden ayırt edilemeyen belirtilerle ortaya çıkar.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
- uzun süren ateş,
- halsizlik,
- gece terlemesi,
- kilo kaybı,
- çarpıntı,
- nefes darlığı,
- yeni gelişen veya değişen kalp üfürümü.
İleri olgularda emboliye bağlı olarak beyin, böbrek, dalak veya ekstremitelerde dolaşım bozuklukları gelişebilir. Bu nedenle nedeni açıklanamayan ateşi bulunan ve özellikle kapak hastalığı öyküsü olan kişilerde infektif endokardit mutlaka akılda tutulmalıdır.
Endokardit Dışında Hangi Enfeksiyonlara Yol Açabilir?
Her ne kadar en sık infektif endokardit ile ilişkilendirilse de Abiotrophia türleri farklı organ sistemlerini de etkileyebilir.
Literatürde bildirilen diğer enfeksiyonlar arasında;
- bakteriyemi,
- vertebral osteomiyelit,
- septik artrit,
- protez eklem enfeksiyonları,
- santral sinir sistemi enfeksiyonları,
- nadiren menenjit,
- göz enfeksiyonları,
- peritonit
yer almaktadır. Ancak bu enfeksiyonlar endokardite kıyasla oldukça seyrek görülür ve çoğu olgu vaka bildirimi düzeyindedir.
Tanıda Karşılaşılan Güçlükler
Abiotrophia enfeksiyonlarının tanısı geçmişte önemli ölçüde güçlük yaratmıştır. Bunun temel nedeni bakterilerin besinsel gereksinimlerinin fazla olması ve standart kültür koşullarında yavaş üremeleridir.
Günümüzde ise tanı başarısı belirgin şekilde artmıştır. Modern otomatik kan kültürü sistemleri birçok olguda bakteriyi üretebilmektedir. İzolat elde edildiğinde MALDI-TOF MS ile tür tanımlaması kısa sürede yapılabilir. Kültürün negatif kaldığı ancak klinik şüphenin devam ettiği olgularda ise 16S rRNA gen dizilemesi veya diğer moleküler yöntemler tanıya önemli katkı sağlar.
İnfektif endokardit şüphesi bulunan hastalarda tanı yalnızca mikrobiyolojik incelemeye dayanmaz. Kan kültürleri ile birlikte ekokardiyografi ve güncel Duke-ISCVID tanı kriterleri kullanılarak klinik değerlendirme yapılması önerilmektedir.
Abiotrophia Enfeksiyonlarının Tanısı
Abiotrophia enfeksiyonlarında erken tanı, özellikle infektif endokardit gelişen hastalarda tedavi başarısını doğrudan etkiler. Tanı sürecinde hastanın klinik bulguları, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.
Kan Kültürü
Şüpheli olgularda antibiyotik tedavisi başlanmadan önce birden fazla kan kültürü alınması önerilir. Günümüzde kullanılan otomatik kan kültürü sistemleri sayesinde Abiotrophia defectiva çoğu vakada üretilebilmektedir. Ancak bakterinin yavaş üremesi veya daha önce antibiyotik kullanılmış olması kültür duyarlılığını azaltabilir.
Mikrobiyolojik Tanımlama
Kültürde üreyen bakterinin doğru tanımlanması önemlidir. Günümüzde en sık kullanılan yöntemler şunlardır:
- MALDI-TOF kütle spektrometrisi
- 16S rRNA gen dizilemesi
- Gerektiğinde diğer moleküler tanı yöntemleri
Bu teknikler sayesinde Abiotrophia ile benzer özellik gösteren Granulicatella türleri ve diğer viridans streptokokları birbirinden güvenilir şekilde ayırt edilebilir.
Görüntüleme
İnfektif endokardit şüphesi bulunan hastalarda ekokardiyografi temel görüntüleme yöntemidir.
- Transtorasik ekokardiyografi (TTE) ilk değerlendirmede kullanılır.
- Kapak enfeksiyonu açısından şüphe devam ediyorsa transözofageal ekokardiyografi (TEE) daha yüksek duyarlılık sağlar.
Kapak üzerindeki vejetasyonlar, kapak yıkımı, apse gelişimi veya protez kapak tutulumu bu yöntemlerle değerlendirilebilir.
Tedavisi
Abiotrophia enfeksiyonlarının tedavisi; enfeksiyonun yerine, hastanın genel durumuna, antibiyotik duyarlılık sonuçlarına ve komplikasyon gelişip gelişmediğine göre planlanır.
Özellikle infektif endokardit tedavisinde enfeksiyon hastalıkları, kardiyoloji, kalp damar cerrahisi ve klinik mikrobiyoloji uzmanlarının birlikte karar verdiği multidisipliner yaklaşım önerilmektedir.
Antibiyotik Tedavisi
Geçmişte Abiotrophia enfeksiyonlarının tamamında penisilin ve gentamisin kombinasyonunun zorunlu olduğu düşünülmekteydi. Ancak güncel kılavuzlar bu yaklaşımı desteklememektedir.
Bugün tedavi planı oluşturulurken;
- izolatın antibiyotik duyarlılığı,
- minimum inhibitör konsantrasyon (MIC),
- enfeksiyonun yeri,
- böbrek fonksiyonları,
- hastanın yaşı,
- ilaç yan etki riski
birlikte değerlendirilmektedir.
Duyarlılık sonucuna göre kullanılabilecek antibiyotikler arasında;
- penisilin G,
- ampisilin,
- seftriakson,
- vankomisin
yer alabilir.
Aminoglikozitler (örneğin gentamisin), yalnızca uygun hastalarda ve gerekli görüldüğünde kullanılmalıdır. Çünkü bu ilaçlar özellikle uzun süreli tedavilerde böbrek hasarı ve işitme kaybı gibi ciddi yan etkilere neden olabilir.
Tedavi süresi enfeksiyonun tipine göre değişmekle birlikte infektif endokarditte çoğu hastada 4–6 haftalık intravenöz antibiyotik tedavisi uygulanır.
Cerrahi Tedavi Ne Zaman Gerekebilir?
Her Abiotrophia enfeksiyonu ameliyat gerektirmez. Ancak bazı hastalarda yalnızca antibiyotik tedavisi yeterli olmayabilir.
Aşağıdaki durumlarda kalp kapağı cerrahisi gündeme gelebilir:
- ileri derecede kapak yetmezliği gelişmesi,
- kalp yetmezliği oluşması,
- antibiyotik tedavisine rağmen enfeksiyonun kontrol altına alınamaması,
- büyük vejetasyonlara bağlı tekrarlayan emboliler,
- kapak çevresinde apse gelişmesi,
- protez kapak enfeksiyonu.
Cerrahi girişim, enfekte kapağın onarılması veya gerektiğinde kapak replasmanı şeklinde uygulanabilir.
Olası Komplikasyonlar
Abiotrophia enfeksiyonları erken tanınıp uygun şekilde tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara neden olabilir.
Bunlar arasında;
- kalp kapaklarında kalıcı hasar,
- kalp yetmezliği,
- sistemik emboli,
- inme,
- dalak enfarktüsü,
- böbrek enfarktüsü,
- iletim sistemi bozuklukları,
- sepsis
bulunmaktadır.
Komplikasyon riski özellikle tanının geciktiği hastalarda daha yüksektir.
Korunma Yolları
Abiotrophia bakterileri tamamen çevreden bulaşan mikroorganizmalar değildir. Çoğu zaman kişinin kendi ağız florasında bulunan bakteriler uygun koşullar oluştuğunda enfeksiyona neden olur.
Bu nedenle korunmada en önemli basamak ağız sağlığının korunmasıdır.
Korunmaya yardımcı olabilecek önlemler şunlardır:
- düzenli diş fırçalama,
- diş ipi kullanımı,
- periodontal hastalıkların tedavisi,
- düzenli diş hekimi kontrolleri,
- diyabet gibi kronik hastalıkların iyi kontrol edilmesi,
- enfektif endokardit açısından yüksek riskli hastalarda güncel kılavuzlara uygun antibiyotik profilaksisinin uygulanması.
Antibiyotik profilaksisi yalnızca belirli yüksek risk grubundaki hastalara önerilir. Her diş işlemi öncesinde antibiyotik kullanılması günümüzde önerilmemektedir.
Prognoz
Hastalığın seyri; enfeksiyonun yerine, tanının ne kadar erken konulduğuna, hastanın ek hastalıklarına ve tedaviye verilen yanıta bağlıdır.
Erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisi ile birçok hastada başarılı sonuç alınabilir. Buna karşın infektif endokardit gelişen olgularda komplikasyon ve cerrahi gereksinimi viridans grubu streptokok enfeksiyonlarına göre daha yüksek olabileceğinden yakın takip önem taşır.
Abiotrophia, insan florasının doğal üyelerinden biri olmasına rağmen uygun koşullar oluştuğunda ciddi invaziv enfeksiyonlara yol açabilen önemli bir bakteri cinsidir. Özellikle Abiotrophia defectiva, infektif endokarditin nadir ancak klinik açıdan dikkat edilmesi gereken etkenlerinden biridir.
Modern mikrobiyolojik tanı yöntemleri sayesinde geçmişe göre tanı başarısı belirgin şekilde artmıştır. Güncel tedavi yaklaşımı ise standart antibiyotik şemalarından ziyade, kültür sonucu ve antibiyotik duyarlılık testlerine göre kişiselleştirilmektedir. Erken tanı, uygun antibiyotik seçimi ve gerektiğinde cerrahi tedavi, hastalığın prognozunu belirleyen en önemli faktörlerdir.
Sorumluluk Reddi
Bu içerik güncel bilimsel kaynaklar ve uluslararası klinik kılavuzlar temel alınarak hazırlanmış bilgilendirici bir metindir. Tanı veya tedavi amacı taşımaz ve hekim değerlendirmesinin yerine geçmez. Ateş, uzun süren halsizlik, kalp üfürümü, nedeni açıklanamayan bakteriyemi veya infektif endokardit şüphesi bulunan kişiler, zaman kaybetmeden enfeksiyon hastalıkları, kardiyoloji veya ilgili sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Tedavi planı; hastanın klinik durumu, mikrobiyolojik inceleme sonuçları ve güncel klinik rehberler doğrultusunda yalnızca yetkili sağlık profesyonelleri tarafından belirlenmelidir.
Kaynaklar
- Carroll, K. C., et al. (Eds.). (2023). Manual of Clinical Microbiology (13th ed.). ASM Press.
- Clinical and Laboratory Standards Institute. (2024). Performance Standards for Antimicrobial Susceptibility Testing (M100, 34th ed.).
- European Society of Cardiology. (2023). 2023 ESC Guidelines for the management of infective endocarditis. European Heart Journal, 44(39), 3948–4042.
- Christensen, J. J., & Facklam, R. R. (2001). Granulicatella and Abiotrophia species from human clinical specimens. Journal of Clinical Microbiology, 39(10), 3520–3523.
- Collins, M. D., & Lawson, P. A. (2000). The genus Abiotrophia is not monophyletic: proposal of Granulicatella gen. nov. International Journal of Systematic and Evolutionary Microbiology, 50(1), 365–369.
- Kawamura, Y., Hou, X. G., Sultana, F., Liu, S., Yamamoto, H., & Ezaki, T. (1995). Transfer of Streptococcus adjacens and Streptococcus defectivus to Abiotrophia gen. nov. International Journal of Systematic Bacteriology, 45(4), 798–803.
- Ruoff, K. L. (1991). Nutritionally variant streptococci. Clinical Microbiology Reviews, 4(2), 184–190.