Artefakt (Artifakt) Nedir?

Artefakt (Artifakt) Nedir?

Artefakt (artifact), bir görüntüleme, kayıt veya ölçüm sistemi tarafından oluşturulan ve incelenen anatomik yapı, biyolojik olay ya da fizyolojik aktiviteyi gerçekte olduğundan farklı gösteren yapay görüntü veya sinyal değişikliğidir. Tıbbi görüntülemede artefaktlar; kullanılan cihazın fiziksel özelliklerinden, görüntüleme tekniğinden, hastanın hareketinden, dış çevreden, metal veya başka materyallerden, veri örnekleme yöntemlerinden, görüntü rekonstrüksiyonundan ve dijital görüntü işleme süreçlerinden kaynaklanabilir. Artefakt kavramı radyografi, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve ultrasonografi (US) gibi görüntüleme yöntemlerinin yanında elektrokardiyografi (EKG) ve elektroensefalografi (EEG) gibi biyomedikal sinyal kayıtlarında da kullanılır (Triche et al., 2019; Pérez-Riera et al., 2018; Jiang et al., 2019).

Artefaktın temel özelliği, görüntü veya sinyalde görülen değişikliğin doğrudan gerçek anatomik ya da fizyolojik olaydan kaynaklanmamasıdır. Ancak bu durum, artefaktların her zaman “yararsız” veya yalnızca görüntü kalitesini bozan oluşumlar olduğu anlamına gelmez. Bazı artefaktlar tanısal değerlendirmeyi güçleştirirken bazıları görüntülenen yapının fiziksel özellikleri hakkında bilgi sağlayabilir. Ultrasonografide posterior akustik gölgelenme ve posterior akustik güçlenme bunun önemli örnekleridir. Bu artefaktlar belirli durumlarda tanısal değerlendirmeye katkıda bulunabilir (Kremkau & Taylor, 1986; Baad et al., 2017).

Artefaktların klinik önemi, gerçek patolojik bulgularla karışabilmelerinden kaynaklanır. Bir artefakt gerçek bir kitle, kanama, kalsifikasyon, damar darlığı veya ritim bozukluğu gibi algılanabilir. Örneğin BT’de metal çevresindeki streak artefaktları, MRG’de susceptibility kaynaklı sinyal kayıpları, ultrasonografide mirror-image artefaktı ve EKG’de hareket veya kas kaynaklı elektriksel aktiviteler yanlış yorumlamaya yol açabilir (Barrett & Keat, 2004; Stadler et al., 2007; Kerr & Middleton, 2020; Pérez-Riera et al., 2018).

Artefaktların doğru değerlendirilmesi bu nedenle görüntü veya sinyalin yalnızca görünümüne değil, nasıl elde edildiğine de dikkat edilmesini gerektirir. Görüntüleme yöntemi, kullanılan cihaz, anatomik bölge, teknik parametreler, hasta hareketi, kullanılan materyaller ve artefaktın görüntüdeki dağılımı birlikte değerlendirilmelidir.

Artefaktlar nasıl oluşur?

Artefaktların tek bir oluşum mekanizması bulunmaz. Genel olarak artefaktlar hasta kaynaklı, cihaz kaynaklı, fizik kaynaklı, teknik kaynaklı, çevresel veya veri işleme kaynaklı olabilir.

Hasta hareketi radyografide, BT’de ve MRG’de görüntü bozulmasına yol açabilir. Metalik materyaller BT’de yüksek attenüasyon ve veri kaybına, MRG’de ise manyetik duyarlılık farklılıklarına bağlı belirgin artefaktlara neden olabilir. Ultrasonografide ses dalgasının yansıması, kırılması, saçılması ve attenüasyonu görüntüde gerçek anatomik yapıyla birebir örtüşmeyen görüntüler oluşturabilir. EKG ve EEG’de ise kas aktivitesi, elektrot hareketi ve çevresel elektriksel girişimler biyolojik sinyale eklenerek kayıt kalitesini bozabilir (Barrett & Keat, 2004; Morelli et al., 2011; Kremkau & Taylor, 1986; Jiang et al., 2019).

Bu nedenle artefaktların tanınmasında temel yaklaşım, görüntü veya sinyaldeki anormal görünümü doğrudan patoloji olarak kabul etmek yerine, bunun kullanılan yöntemin fiziksel özellikleriyle açıklanıp açıklanamayacağını değerlendirmektir.

Radyografide Artefaktlar

Radyografide artefaktlar X-ışını üretiminden görüntünün elde edilmesine, hasta pozisyonundan dedektör veya film sistemine ve görüntü işleme aşamasına kadar farklı noktalarda ortaya çıkabilir. Dijital radyografide düz panel dedektörler ile bilgisayarlı radyografi (CR) sistemlerinin görüntü oluşturma mekanizmaları farklı olduğundan, artefaktların nedenleri ve görünümleri de sistemler arasında değişebilir (Walz-Flannigan et al., 2012; Walz-Flannigan et al., 2018).

Hareket artefaktı

Hastanın radyografik pozlama sırasında hareket etmesi, anatomik yapıların görüntü üzerinde bulanıklaşmasına ve keskinlik kaybına neden olabilir. Hareket miktarı, pozlama süresi ve hareketin yönü artefaktın şiddetini etkiler.

Özellikle küçük kemik ayrıntılarının, eklem aralıklarının veya ince kortikal yapıların değerlendirilmesi gereken incelemelerde hareket kaynaklı bulanıklık tanısal kaliteyi azaltabilir. Hastanın çekim öncesinde uygun biçimde pozisyonlandırılması ve mümkün olduğunca hareketsiz kalmasının sağlanması bu nedenle önemlidir.

Dijital sistemlerde görüntü işleme bazı görüntü kusurlarının görünümünü değiştirebilse de çekim sırasında oluşan gerçek hareket nedeniyle kaybedilen anatomik ayrıntı her zaman sonradan geri kazanılamaz (Walz-Flannigan et al., 2012; Walz-Flannigan et al., 2018).

Yabancı cisim ve dış materyal artefaktları

Giysi üzerindeki metal parçalar, takılar, düğmeler, fermuarlar, saç tokaları ve benzeri materyaller görüntülenen anatomik bölgenin üzerinde ek opasiteler oluşturabilir. Özellikle metalik materyaller X-ışınlarını yüksek oranda attenüe ederek anatomik yapılara ait olmayan belirgin yoğunluklar meydana getirebilir.

Bu tür artefaktların klinik önemi, bazen gerçek kalsifikasyon, yabancı cisim veya kemik yapıyla karıştırılabilmeleridir. Çekim öncesinde görüntü alanındaki çıkarılabilir materyallerin uzaklaştırılması görüntü kalitesini artırır. Dijital radyografide dedektör veya kasetle ilişkili fiziksel nesneler de benzer biçimde görüntü üzerinde anatomik olmayan opasiteler oluşturabilir (Walz-Flannigan et al., 2018; Shetty et al., 2011).

Çift pozlama artefaktı

Double exposure, aynı görüntüleme ortamının birden fazla pozlamaya maruz kalması sonucunda farklı anatomik görüntülerin üst üste binmesiyle ortaya çıkan artefakttır. Özellikle klasik film tabanlı sistemlerde belirgin olan bu problem, aynı kayıt ortamının ikinci kez kullanılmasıyla iki farklı pozlamanın tek görüntü üzerinde birleşmesine yol açabilir.

CR ve dijital radyografi sistemlerinde görüntü elde etme ve silme süreçleri farklı olduğundan klasik film sistemlerindeki çift pozlama mekanizması birebir aynı şekilde görülmez. Buna karşılık görüntüleme plakasının yanlış kullanılması, veri işleme ve operatör kaynaklı hatalar dijital sistemlerde farklı görüntü artefaktları oluşturabilir (Shetty et al., 2011; Walz-Flannigan et al., 2012).

Grid cutoff

Radyografide grid, saçılan radyasyonu azaltarak görüntü kontrastını artırmak için kullanılabilir. Ancak X-ışını demeti ile grid arasındaki geometrik ilişki uygun değilse grid cutoff ortaya çıkabilir. Bu durumda primer X-ışını fotonlarının bir bölümü grid tarafından engellenir ve görüntüde istenmeyen yoğunluk farklılıkları meydana gelir.

Grid cutoff; tüpün grid merkezine göre uygun konumda olmaması, gridin odaklanmış geometrisine uygun olmayan tüp-grid mesafesi ve ışın demetinin grid yüzeyine uygun olmayan açıyla gelmesi gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Özellikle eğik radyografik tekniklerde focus-grid distance ve merkezleme hataları önem taşır (Christensen et al., 1974).

Statik elektrik artefaktı

Özellikle film tabanlı radyografide statik elektrik, karakteristik çizgisel veya dallanan görüntü artefaktlarına neden olabilir. Film işlemleri sırasında sürtünme, düşük nem ve uygun olmayan film kullanım koşulları elektrostatik boşalmalara yol açabilir.

Sewerin’in radyografik film işlemleri üzerine yaptığı çalışmada statik elektrikle ilişkili çeşitli artefakt tipleri tanımlanmış ve özellikle düşük sıcaklık ile düşük nem koşullarında bu tür artefaktların görülebildiği bildirilmiştir (Sewerin, 1995). Bu nedenle statik elektrik artefaktları özellikle klasik film-radyografi döneminin kalite kontrol sorunları arasında değerlendirilmelidir.

Film ve kaset kaynaklı artefaktlar

Film-kaset sistemlerinde film yüzeyindeki hasarlar, çizikler, kirlenme ve film işleme sürecindeki sorunlar görüntü üzerinde anatomik olmayan izler oluşturabilir. Bu tür artefaktlar bazen çizgi, leke, nokta veya düzensiz yoğunluk değişiklikleri şeklinde ortaya çıkar.

Film işleme sırasında kimyasal koşulların uygun olmaması, film taşıma veya saklama koşullarındaki problemler ve fiziksel temaslar da görüntü kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle klasik radyografide artefaktların değerlendirilmesi yalnızca X-ışını çekim koşullarını değil, filmin işlenmesi ve saklanmasını da kapsar.

Dijital dedektör artefaktları

Dijital radyografide dedektör sisteminin fiziksel ve elektronik özellikleri artefakt oluşumunda önemli rol oynar. Flat-panel dedektörlerde dedektör elemanlarının arızalanması, kalibrasyon sorunları, dedektör yüzeyindeki kir veya fiziksel hasar ve elektronik sinyal problemleri görüntü üzerinde tekrarlayan veya lokal artefaktlara neden olabilir.

CR sistemlerinde ise görüntüleme plakasının kullanımı, taranması, silinmesi ve görüntü işleme aşamalarındaki hatalar farklı artefakt paternleri oluşturabilir. Bu iki teknoloji arasındaki fark nedeniyle flat-panel dedektör artefaktları ile CR artefaktlarının aynı mekanizmayla açıklanması doğru değildir (Walz-Flannigan et al., 2018; Shetty et al., 2011).

Dijital radyografide artefaktların tanınması kalite kontrol açısından da önemlidir. Aynı biçimde tekrarlanan bir çizgi veya noktasal bozukluk, hastaya ait anatomik bir yapıdan ziyade dedektör veya görüntüleme sisteminin belirli bir bileşenindeki problemi düşündürebilir (Walz-Flannigan et al., 2012; Walz-Flannigan et al., 2018).

Bilgisayarlı Tomografide Artefaktlar

BT artefaktları, X-ışını demetinin fiziksel özellikleri, hasta hareketi, yüksek attenüasyonlu materyaller, dedektör performansı, yetersiz foton sayısı ve görüntü rekonstrüksiyon yöntemleri gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Barrett ve Keat, BT artefaktlarını fizik kaynaklı, hasta kaynaklı, tarayıcı kaynaklı ve helikal/çok kesitli teknikle ilişkili artefaktlar şeklinde ele almıştır (Barrett & Keat, 2004).

Hareket artefaktı

BT taraması sırasında hastanın hareket etmesi, farklı projeksiyonlardan elde edilen verilerin birbirleriyle uyumsuz hale gelmesine neden olabilir. Bunun sonucunda görüntüde bulanıklık, çizgisel bozulmalar, çift konturlar veya anatomik yapıların tekrarlanmış gibi görünmesi ortaya çıkabilir.

Solunum hareketleri toraks ve üst abdominal incelemelerde önemlidir. Kardiyak hareket ise özellikle kalp ve koroner arterlerin görüntülenmesinde belirgin artefaktlara neden olabilir. Tarama süresinin kısaltılması, uygun hasta pozisyonu ve incelemenin amacına uygun protokol seçimi hareket artefaktının azaltılmasına yardımcı olur (Barrett & Keat, 2004).

Metal artefaktı

Metal, BT’deki en belirgin artefakt kaynaklarından biridir. Ortopedik protezler, dental materyaller, cerrahi klipsler, vidalar, plaklar ve diğer metalik materyaller X-ışınlarını güçlü biçimde attenüe eder.Metal çevresinde çoğunlukla parlak ve koyu çizgilerden oluşan streak artefaktları görülür. Bu görünüm yalnızca metalin yüksek attenüasyonuyla açıklanmaz; beam hardening, photon starvation ve rekonstrüksiyon sırasında ortaya çıkan veri bozulmaları da katkıda bulunabilir (Barrett & Keat, 2004).Metal artefaktları özellikle dental restorasyonlar ve cerrahi materyallerin bulunduğu baş-boyun bölgesinde yumuşak dokuların değerlendirilmesini güçleştirebilir.

Beam hardening artefaktı

BT’deki X-ışını demeti farklı enerjilere sahip fotonlardan oluşur. Düşük enerjili fotonların dokulardan geçerken daha fazla absorbe edilmesi sonucunda demetin ortalama enerjisi yükselir. Bu fiziksel olay beam hardening olarak adlandırılır.Beam hardening, özellikle yoğun kemik yapıların çevresinde veya kafatası tabanında yapay yoğunluk değişiklikleri ve bant benzeri artefaktlar oluşturabilir. BT sistemlerinin kalibrasyonu ve uygun rekonstrüksiyon yöntemleri bu etkinin azaltılmasında önemlidir (Barrett & Keat, 2004).

Partial volume artefaktı

BT’de bir voksel belirli bir hacmi temsil eder. Aynı voksel içerisinde farklı attenüasyon özelliklerine sahip birden fazla anatomik yapı bulunuyorsa bu yapıların attenüasyon değerleri birlikte ölçülür. Bu durum partial volume effect olarak adlandırılır.Partial volume etkisi özellikle küçük yapıların değerlendirilmesinde önemlidir. Küçük kalsifikasyonlar, ince kemik yapıları veya küçük damarlar gerçek boyutlarından farklı görünebilir. Kesit kalınlığının azaltılması partial volume etkisini azaltabilir; ancak bunun görüntü gürültüsü ve diğer teknik parametreler üzerinde etkileri de bulunur (Barrett & Keat, 2004).

Photon starvation

Photon starvation, yüksek attenüasyonlu bir bölgeden geçerken dedektörlere ulaşan X-ışını fotonlarının sayısının çok azalması durumudur. Dedektörlere yeterli sayıda foton ulaşmadığında ölçümdeki istatistiksel belirsizlik artar ve rekonstrüksiyon görüntüsünde belirgin streak artefaktları oluşabilir.Bu artefakt özellikle pelvis ve omuz gibi kalın anatomik bölgelerin ince kesitli BT incelemelerinde belirginleşebilir. Mori ve arkadaşları, photon starvation kaynaklı güçlü streaklerin yüksek attenüasyonlu yollar boyunca oluştuğunu ve bu durumun özellikle pelvis ve omuz taramalarında görülebildiğini bildirmiştir (Mori et al., 2013).

Ring artefaktı

Ring artifact, aksiyel BT görüntüsünde eşmerkezli halkalar veya halka parçaları şeklinde görülen bir artefakttır. Genellikle dedektör elemanlarından birinin kalibrasyonunun bozulması veya diğer dedektör elemanlarından farklı yanıt vermesiyle ilişkilidir.Ring artefaktının anatomik yapılardan bağımsız geometrik düzen göstermesi önemli bir özelliğidir. Artefakt görüntü boyunca benzer merkez etrafında devam ediyorsa cihaz kaynaklı olma olasılığı artar. Bu nedenle cihaz kalibrasyonu ve kalite kontrolü önemlidir (Barrett & Keat, 2004).

Windmill artefaktı

Çok kesitli ve helikal BT sistemlerinde görülebilen windmill artifact, özellikle yüksek attenüasyonlu yapıların çevresinde dönen veya ardışık görüntülerde yön değiştiren streakler şeklinde ortaya çıkabilir.Triche ve arkadaşlarının artefakt sunumunda, yüksek attenüasyonlu odaklardan yayılan düzenli streaklerin bir görüntüden diğerine dönerek devam etmesi windmill artefaktının tipik görünümü olarak gösterilmiştir (Triche et al., 2019). Bu kaynak özellikle artefaktın görsel görünümünü tanımlamak açısından yararlıdır; genel BT artefaktlarının fiziksel açıklamasında ise Barrett ve Keat gibi kapsamlı derlemeler daha temel kaynaktır.

Stair-step artefaktı

Stair-step artefaktı, özellikle üç boyutlu veya multiplanar BT rekonstrüksiyonlarında eğimli anatomik yapıların düzgün bir yüzey yerine basamaklı bir kontur göstermesi şeklinde ortaya çıkabilir.Kesit kalınlığı, veri örnekleme aralığı ve rekonstrüksiyon geometrisi bu görünüm üzerinde etkili olabilir. Özellikle kemik yapıların üç boyutlu görüntülerinde dikkat çekici hale gelebilir. Helikal ve çok kesitli BT rekonstrüksiyonlarına bağlı artefaktlar, görüntü elde etme geometrisinin ve rekonstrüksiyon yönteminin doğrudan sonuçlarıdır (Barrett & Keat, 2004).

Blooming artefaktı

Blooming artefaktı, yüksek attenüasyonlu bir yapının görüntüde gerçek boyutundan daha büyük veya daha geniş görünmesi durumudur. Kardiyak BT’de özellikle koroner arter kalsifikasyonları ve stentler açısından önemlidir.Blooming artefaktının oluşumunda partial volume effect, hareket ve beam hardening başlıca mekanizmalar arasında yer alır. Pack ve arkadaşlarının derlemesinde partial volume etkisi blooming artefaktının başlıca nedenlerinden biri olarak değerlendirilmiş; hareket ve beam hardening de diğer önemli mekanizmalar arasında gösterilmiştir (Pack et al., 2022).

Kalsifikasyonun olduğundan daha geniş görünmesi, damar lümeninin gerçekte olduğundan daha dar algılanmasına neden olabilir. Bu nedenle özellikle koroner BT’de blooming artefaktının fark edilmesi klinik yorum açısından önem taşır.

Manyetik Rezonans Görüntülemede Artefaktlar

MRG artefaktları, görüntü oluşturma sürecinin manyetik alan, RF uyarımı, gradyanlar ve k-uzayı verilerinin işlenmesine dayanması nedeniyle diğer görüntüleme yöntemlerinden farklı fiziksel mekanizmalara sahiptir.Hareket, magnetic susceptibility, alan homojensizliği, aliasing, chemical shift, truncation, RF girişimi ve kesitler arası etkileşim MRG’de karşılaşılan önemli artefakt mekanizmaları arasındadır (Morelli et al., 2011; Stadler et al., 2007; Krupa & Bekiesińska-Figatowska, 2015).

Hareket ve ghosting artefaktı

Hastanın tarama sırasında hareket etmesi MRG’de en sık karşılaşılan artefakt nedenlerinden biridir. K-uzayındaki veriler farklı zamanlarda toplandığı için hasta görüntüleme sırasında hareket ettiğinde farklı veri noktaları aynı anatomik konumu temsil etmeyebilir.Hareketin özellikle faz kodlama yönünde tekrarlayan hayalet görüntüler oluşturması ghosting olarak tanımlanır. Solunum ve kardiyak hareketler de düzenli hareket kaynaklı benzer tekrarlayan sinyaller oluşturabilir.Hareket artefaktı görüntüde gerçek anatomik yapıların birden fazla kopyası varmış gibi görünmesine veya anatomik sınırların bozulmasına yol açabilir (Morelli et al., 2011; Stadler et al., 2007).

Magnetic susceptibility artefaktı

Farklı manyetik duyarlılığa sahip dokular veya materyaller arasında lokal manyetik alan farklılıkları oluşabilir. Susceptibility artefaktı, bu lokal manyetik alan değişikliklerinin görüntü sinyalini ve geometrisini etkilemesiyle meydana gelir.Metal, hava-doku sınırları ve kan ürünleri susceptibility etkisinin belirgin olduğu yapılardır. Özellikle gradient-echo temelli sekanslarda sinyal kaybı ve geometrik distorsiyon daha belirgin olabilir (Morelli et al., 2011; Krupa & Bekiesińska-Figatowska, 2015).

Chemical shift artefaktı

Yağ ve su protonlarının rezonans frekansları farklıdır. Bu frekans farkı nedeniyle iki dokunun sinyali özellikle frekans kodlama yönünde farklı konumlara yerleşebilir.Chemical shift artifact, yağ-su sınırlarında bir tarafta yapay sinyal artışı ve karşı tarafta sinyal kaybı şeklinde görülebilir. Manyetik alan gücü ve kullanılan sekansın bant genişliği artefaktın görünümünü etkileyebilir (Stadler et al., 2007; Morelli et al., 2011).

Aliasing veya wrap-around artefaktı

Görüntüleme alanının dışında kalan anatomik yapı, özellikle faz kodlama yönündeki örnekleme koşulları nedeniyle görüntüleme alanının karşı tarafına taşınmış gibi görünebilir. Bu aliasing veya wrap-around artifact olarak adlandırılır.Artefaktın temelinde görüntüleme alanının dışında kalan sinyalin yeterli örnekleme yapılmadığında yanlış konumda yeniden yapılandırılması bulunur. Görüntüleme alanının uygun biçimde seçilmesi ve gerekli durumlarda örnekleme stratejisinin değiştirilmesi artefaktı azaltabilir (Morelli et al., 2011; Stadler et al., 2007).

Gibbs veya truncation artefaktı

Gibbs artefaktı, k-uzayının sonlu sayıda örneklenmesi nedeniyle keskin sinyal geçişlerinin çevresinde ortaya çıkan dalgalanma veya paralel çizgi şeklindeki görüntü değişikliğidir.Yüksek kontrastlı iki yapı arasındaki sınırda daha belirgin hale gelebilir. Özellikle küçük anatomik ayrıntıların değerlendirilmesinde artefaktın gerçek patolojik çizgisel sinyal değişiklikleriyle karıştırılmaması gerekir (Morelli et al., 2011; Stadler et al., 2007).

Zipper artefaktı

Zipper artifact, MRG görüntüsünde ince çizgi veya bant şeklinde görülen ve çoğunlukla RF girişimiyle ilişkili artefaktlardan biridir.MR sisteminin dışındaki RF kaynaklarının görüntüleme sistemine sızması veya RF kalkanlamasında sorun bulunması istenmeyen sinyalin görüntüye eklenmesine neden olabilir. RF izolasyonunun ve MR odasının elektromanyetik koşullarının değerlendirilmesi bu artefaktın kaynağını belirlemek açısından önemlidir (Stadler et al., 2007).

Cross-talk artefaktı

Birden fazla kesitin birbirine çok yakın aralıklarla alınması sırasında bir kesite uygulanan RF uyarısının komşu kesitteki protonları da etkilemesi cross-talk olarak adlandırılır.Komşu kesitin kısmen doygun hale gelmesi sinyal kaybına yol açabilir. Kesitler arasında uygun boşluk bırakılması veya uygun kesit alma stratejisinin kullanılması bu etkinin azaltılmasına yardımcı olur (Stadler et al., 2007).

Magic angle artefaktı

Magic angle etkisi özellikle tendon ve bağ gibi düzenli kollajen lifleri içeren yapılarda ortaya çıkabilir. Kollajen liflerinin ana manyetik alana yaklaşık 54,7° açıyla yönelmesi, belirli kısa TE’li sekanslarda sinyal intensitesinde geçici artışa neden olabilir.Bu görünüm tendon patolojisi veya kısmi yırtıkla karıştırılabilir. Aynı yapının farklı sekanslarda değerlendirilmesi ve TE değişikliklerinin dikkate alınması, magic angle etkisinin gerçek patolojiden ayrılmasına yardımcı olabilir (Marcon & Macedo, 2015).

Ultrasonografide Artefaktlar

Ultrasonografide görüntü, ses dalgalarının dokularda ilerlemesi ve dokulardan geri dönen ekoların işlenmesiyle oluşturulur. Görüntüleme sistemi sesin belirli bir hızda ilerlediğini ve yankıların belirli bir doğrusal yol üzerinden transdüsere ulaştığını varsayar. Gerçek dokularda ise sesin hızı, attenüasyonu, yansıması, kırılması ve saçılması farklılık gösterir.

Bu nedenle ultrasonografide çok sayıda karakteristik artefakt ortaya çıkar. Bazıları görüntüyü bozar, bazıları ise görüntülenen dokunun fiziksel özellikleri hakkında tanısal bilgi sağlayabilir (Kremkau & Taylor, 1986; Baad et al., 2017).

Akustik gölgelenme

Posterior acoustic shadowing, güçlü biçimde yansıtan veya sesi belirgin şekilde attenüe eden bir yapının arkasında ses enerjisinin azalması sonucunda düşük ekolu veya ekosuz alan oluşmasıdır.Taş, kemik ve belirgin kalsifikasyonlar posterior gölgelenmeye neden olabilir. Bu nedenle üriner sistem ve safra yolları gibi bölgelerde taşların değerlendirilmesinde önemli bir bulgu olabilir.Kremkau ve Taylor, güçlü yansıtıcı veya yüksek attenüasyonlu yapıların arkasında gölgelenme oluşabileceğini ve bu artefaktın bazı kitlelerin yapısının değerlendirilmesinde yararlı olabileceğini belirtmiştir (Kremkau & Taylor, 1986).

Posterior akustik güçlenme

Sıvı içeren ve ses enerjisini çevre dokulara kıyasla daha az attenüe eden yapıların arkasında daha fazla ses enerjisi bulunması, distal bölgede göreceli olarak daha parlak bir görüntü oluşturabilir. Bu posterior acoustic enhancement olarak adlandırılır.Özellikle kistik yapılarda posterior güçlenme önemli bir ultrasonografik özelliktir. Artefakt, sesin sıvı içinden düşük attenüasyonla geçmesiyle ilişkilidir (Kremkau & Taylor, 1986; Baad et al., 2017).

Reverberasyon artefaktı

Ses dalgasının iki güçlü yansıtıcı yüzey arasında birden fazla kez ileri-geri yansıması, gerçek yapının distalinde düzenli aralıklarla tekrarlayan ekolar oluşturabilir. Bu reverberation artifact olarak adlandırılır.Artefaktın tipik özelliği, tekrarlayan ekoların birbirine yaklaşık eşit uzaklıkta görünmesidir. Bu görüntüler gerçek anatomik yapıların tekrarı değildir; ses dalgasının çoklu yansıma yollarından kaynaklanır (Kremkau & Taylor, 1986).

Mirror image artefaktı

Mirror image artifact, güçlü bir yansıtıcı yüzeyin arkasındaki gerçek yapının görüntüde ikinci bir kopyasının oluşmasıdır. Ultrason sistemi yankının doğrudan ve doğrusal bir yol izlediğini varsaydığından, sesin güçlü bir yüzeyden yansıması nedeniyle uzayan ses yolunu yanlış bir anatomik konum olarak değerlendirebilir.Mirror image artefaktı gerçek yapının şekline ve ekosuna oldukça benzeyebilir. Bu nedenle gerçek patolojiyle karıştırılabilir ve gereksiz ileri incelemelere neden olabilir (Kerr & Middleton, 2020).

Refraction artefaktı

Ses dalgasının farklı ses hızlarına sahip iki ortam arasından geçerken yön değiştirmesine refraction denir. Ultrason sistemi sesin doğrusal bir yol izlediğini varsaydığında kırılmış ses dalgasından dönen yankı yanlış konumlandırılabilir.Bunun sonucunda yapı gerçek anatomik konumundan kaymış veya tekrarlanmış gibi görünebilir. Refraksiyonun oluşumunda dokular arasındaki ses hızı farkları ve ses demetinin yüzeye geliş açısı önemlidir (Kremkau & Taylor, 1986).

Side-lobe artefaktı

Ultrason transdüserinin oluşturduğu enerji yalnızca ana ses demeti boyunca ilerlemez. Ana lobun yanında daha düşük enerjili yan loblar da bulunabilir. Bu yan loblardan dönen güçlü ekolar sistem tarafından ana demetten geliyormuş gibi değerlendirildiğinde görüntüde yanlış konumlandırılmış ek yapılar oluşabilir.Side-lobe artifact, özellikle güçlü yansıtıcı yapıların bulunduğu ortamlarda belirgin olabilir. Kremkau ve Taylor, side-lobe artefaktını ultrason görüntülemesinde ses demetinin fiziksel özelliklerinden kaynaklanan temel artefaktlar arasında tanımlamıştır (Kremkau & Taylor, 1986).

Grating-lobe artefaktı

Çok elemanlı dizi transdüserlerde ana ses demetinin yanında belirli koşullarda ek enerji lobları oluşabilir. Bunlara grating lobes adı verilir. Bu loblardan dönen ekolar gerçek hedefin dışında ek yapıların görüntülenmesine neden olabilir.Grating-lobe artefaktının oluşumunda transdüser dizisinin geometrisi ve elemanların yerleşimi rol oynar. Bu nedenle transdüser tasarımı ve ultrason sisteminin fiziksel özellikleri artefaktın görünümünü etkiler (Kremkau & Taylor, 1986).

Twinkling artefaktı

Renkli Doppler ultrasonografide bazı güçlü yansıtıcı yüzeylerin arkasında hızla değişen kırmızı ve mavi renklerden oluşan bir görüntü paterni ortaya çıkabilir. Bu twinkling artifact olarak adlandırılır.Twinkling özellikle üriner sistem taşlarının görüntülenmesinde yardımcı bir bulgu olarak araştırılmıştır. Korkmaz ve arkadaşları, 5 mm’den küçük üriner sistem taşlarında twinkling artefaktının klinik önemini incelemiştir (Korkmaz et al., 2014). Ancak twinkling tek başına taş tanısı koydurmaz; gri skala görüntüsü, posterior gölgelenme ve diğer klinik-görüntüleme bulguları ile birlikte değerlendirilmelidir.

Elektrokardiyografide Artefaktlar

EKG’de artefakt, kalbin gerçek elektriksel aktivitesinden kaynaklanmayan ancak kayıt üzerinde elektriksel aktivite olarak görülen değişikliktir. Artefaktlar bazal çizgiyi değiştirebilir, dalga morfolojisini bozabilir ve bazı durumlarda ciddi ritim bozukluklarını taklit edebilir (Pérez-Riera et al., 2018; Littmann, 2021).

Hareket artefaktı

Hastanın kollarını veya bacaklarını hareket ettirmesi, tremor, titreme veya test sırasında istemsiz hareketler EKG sinyaline ek elektriksel aktivite oluşturabilir. Bu durum bazal çizgide ani düzensizliklere ve gerçek kardiyak komplekslerle karışabilecek dalga değişikliklerine neden olabilir.

Özellikle tremor sırasında iskelet kaslarının oluşturduğu elektriksel aktivite EKG elektrotları tarafından da algılanabilir. Pérez-Riera ve arkadaşları, hareket artefaktlarının bazı durumlarda prematür kontraksiyonları veya supraventriküler ve ventriküler aritmileri taklit edebileceğini belirtmiştir (Pérez-Riera et al., 2018).

Kas artefaktı

İskelet kaslarının elektriksel aktivitesi EKG elektrotlarına ulaşabilir. Titreme, kas kasılması, konuşma, çiğneme ve diğer istemli veya istemsiz kas aktiviteleri yüksek frekanslı gürültü oluşturabilir.

Kas artefaktı özellikle ritim değerlendirmesini güçleştirebilir. Kayıtta görülen düzensiz yüksek frekanslı aktivitenin gerçek kardiyak aktiviteyle uyumlu olup olmadığı ve hastanın o sırada hareket edip etmediği değerlendirilmelidir (Pérez-Riera et al., 2018; Littmann, 2021).

Elektrot temasına bağlı artefaktlar

Elektrotun cilde yeterince iyi temas etmemesi, elektrotun hareket etmesi, kablo bağlantısındaki problemler veya elektrotların yanlış yerleştirilmesi EKG’de artefakt oluşturabilir.Elektrot yerleşimindeki bazı hatalar yalnızca gürültü oluşturmakla kalmaz; EKG morfolojisinin farklı görünmesine de neden olabilir. Bu nedenle teknik olarak şüpheli EKG kayıtlarında elektrotların yerleşimi ve cilt-elektrot temasının kontrol edilmesi önemlidir (Pérez-Riera et al., 2018; Littmann, 2021).

Elektriksel interferans

EKG cihazları çevredeki elektriksel kaynaklardan elektromanyetik girişim alabilir. Özellikle güç hattı kaynaklı interferans, kayıtta düzenli ve tekrarlayan bir gürültü oluşturabilir.Güç hattı interferansının azaltılması için uygun topraklama, kablolama, elektrot bağlantısı ve kayıt koşullarının sağlanması önemlidir. Dijital sinyal işleme yöntemleri de kullanılabilir; ancak filtreleme sırasında gerçek EKG morfolojisinin değiştirilmemesine dikkat edilmelidir (Levkov et al., 2005; Chatterjee et al., 2020).

EKG gürültüsü yalnızca elektriksel interferanstan oluşmaz. Bazal çizgi dalgalanması, elektrot hareketi, kas artefaktları ve çeşitli elektronik gürültüler farklı özelliklere sahiptir. Bu nedenle sinyal işleme yöntemi artefaktın kaynağına göre seçilmelidir (Chatterjee et al., 2020).

Elektroensefalografide Artefaktlar

EEG, beyin elektriksel aktivitesinin kafa derisine yerleştirilen elektrotlarla kaydedilmesine dayanır. Ancak elektrotlar yalnızca serebral aktiviteyi değil, göz hareketleri, kas aktivitesi, kalp kaynaklı sinyaller, elektrot hareketleri ve çevresel elektriksel girişimler gibi başka kaynaklardan gelen elektriksel değişiklikleri de kaydedebilir.EEG artefaktları özellikle düşük amplitüdlü beyin sinyallerinin değerlendirilmesinde önemlidir. Büyük amplitüdlü bir artefakt gerçek EEG aktivitesini maskeleyebilir veya yanlış yorumlanabilir (Jiang et al., 2019).

Göz hareketi ve göz kırpma artefaktları

Göz hareketleri ve göz kırpmaları özellikle frontal elektrotlarda belirgin elektriksel değişiklikler oluşturabilir. Göz küresinin elektriksel özellikleri ve hareket sırasında bu elektriksel alanın değişmesi, kafa derisindeki elektrotlara yansıyan sinyalin değişmesine neden olur.

Ocular artefaktlar bazı durumlarda EEG sinyalinden çok daha büyük amplitüdlere ulaşabilir. Bu nedenle frontal bölgelerde görülen büyük ve yavaş dalgalanmaların değerlendirilmesinde göz kırpma ve göz hareketleri dikkate alınmalıdır (Jiang et al., 2019).

Kas artefaktları

Yüz, çene, boyun ve kafa çevresindeki kasların elektriksel aktivitesi EEG elektrotları tarafından kaydedilebilir. Konuşma, çiğneme, yutkunma ve yüz hareketleri EEG’ye yüksek frekanslı sinyal ekleyebilir.Kas artefaktlarının EEG’den ayrılması her zaman kolay değildir. Kas aktivitesi geniş bir frekans aralığına yayılabildiğinden yalnızca basit bir frekans filtresi kullanılması gerçek EEG sinyalinin de kaybedilmesine neden olabilir. Bu nedenle artefakt tanıma ve giderme yöntemlerinin kayıt amacına uygun seçilmesi gerekir (Jiang et al., 2019).

Elektrot hareketi ve temas artefaktları

Elektrotun yer değiştirmesi, elektrot-cilt empedansının değişmesi veya elektrot bağlantısının bozulması EEG sinyalinde belirgin değişiklikler oluşturabilir.Bu tür artefaktlar özellikle ani ve lokal sinyal değişiklikleri şeklinde görülebilir. Elektrotların uygun yerleştirilmesi, kayıt sırasında hareketlerinin azaltılması ve temas koşullarının kontrol edilmesi EEG kalitesinin korunmasında önemlidir (Jiang et al., 2019).

Elektriksel interferans

EEG sistemleri çevredeki elektromanyetik kaynaklardan etkilenebilir. Elektrik şebekesi, elektrikli cihazlar ve diğer elektromanyetik kaynaklar EEG sinyaline düzenli veya düzensiz gürültü ekleyebilir.Elektriksel interferansın frekans özellikleri belirli olduğunda filtreleme veya diğer sinyal işleme yöntemleriyle azaltılması mümkün olabilir. Ancak agresif filtreleme gerçek nörofizyolojik sinyalleri de değiştirebileceğinden kullanılan yöntemin kayıt amacına uygun olması gerekir (Jiang et al., 2019).

Laboratuvar Ölçümlerinde Artefakt ve Preanalitik Değişiklikler

Artefakt kavramı tıbbi görüntüleme ve biyomedikal sinyallerin yanında laboratuvar ölçümlerinde de ilgili bir kavramdır. Ancak laboratuvar bağlamında görüntü artefaktından ziyade, numunenin gerçek biyolojik durumunu veya ölçülmek istenen analiti doğru biçimde temsil etmesini engelleyen değişiklikler önem kazanır.

Laboratuvar test süreci preanalitik, analitik ve postanalitik aşamalardan oluşur. Preanalitik aşamada hastanın hazırlanması, numunenin alınması, uygun tüpe aktarılması, taşınması, saklanması ve laboratuvarda işleme alınması gibi işlemler bulunur.

Bu aşamalardaki hatalar test sonucunu etkileyebilir. Hemoliz, lipemi ve ikter gibi numune özellikleri bazı laboratuvar yöntemlerinde analitik sonuçları etkileyebilir. Bunun yanında yanlış tüp seçimi, yetersiz numune, uygunsuz taşıma veya saklama koşulları ve işlemde gecikme de sonuçların güvenilirliğini azaltabilir (Nordin et al., 2024).

Bu nedenle laboratuvar bağlamında “artefakt” kavramı görüntüleme artefaktlarıyla birebir aynı fiziksel mekanizmayı ifade etmez. Ortak nokta, elde edilen ölçümün veya görüntünün incelenen gerçek biyolojik durumu doğru biçimde yansıtmasını engelleyen yapay bir değişiklik içermesidir.

Artefakt ile Gerçek Patolojik Bulguyu Ayırt Etmek

Artefaktların klinik açıdan en önemli yönlerinden biri, gerçek patolojiyi taklit edebilmeleridir. Bu nedenle görüntüde veya biyomedikal kayıtta anormal görünen her bulgunun doğrudan patolojik kabul edilmesi doğru değildir.

Artefakt değerlendirilirken öncelikle görüntünün başka kesitlerde, başka düzlemlerde veya farklı sekanslarda devam edip etmediği incelenebilir. Görüntüdeki oluşumun anatomik yapıyla uyumu, belirli bir görüntüleme yönüyle ilişkisi ve cihazın fiziksel özellikleri de değerlendirilir.

BT’de metal çevresindeki streakler, yüksek attenüasyonlu bölgelerde photon starvation, görüntü merkezine göre eşmerkezli ringler ve yüksek yoğunluklu yapılardaki blooming görünümü artefakt kaynağı hakkında önemli ipuçları sağlayabilir (Barrett & Keat, 2004; Mori et al., 2013; Pack et al., 2022).

MRG’de hareketin faz kodlama yönünde tekrarlayan görüntüler oluşturması, metal çevresindeki susceptibility etkisi, chemical shift’in belirli yönde ortaya çıkması ve RF girişiminin çizgisel görünümü artefaktın tanınmasına yardımcı olabilir (Morelli et al., 2011; Stadler et al., 2007).

Ultrasonografide artefakt değerlendirmesi biraz farklıdır. Çünkü bazı artefaktlar yalnızca görüntü bozukluğu değil, tanısal bilgi kaynağıdır. Posterior gölgelenme, posterior güçlenme ve belirli reverberasyon paternleri görüntülenen yapının fiziksel özellikleri hakkında bilgi verebilir (Kremkau & Taylor, 1986; Baad et al., 2017).

EKG’de ise teknik olarak anormal görünen ritim veya dalga paterninin hastanın klinik durumu ve kayıt koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Hareket veya tremor artefaktı gerçek aritmiye benzeyebilir; bu nedenle kaydın teknik özellikleri ve hastanın kayıt sırasında hareket edip etmediği dikkate alınmalıdır (Pérez-Riera et al., 2018; Littmann, 2021).

Artefaktların Önlenmesi ve Azaltılması

Artefaktların tamamen ortadan kaldırılması her zaman mümkün değildir. Ancak artefaktların önemli bir bölümü, oluşum mekanizmasının bilinmesi ve uygun görüntüleme veya kayıt tekniğinin uygulanmasıyla azaltılabilir.

Radyografide hastanın doğru pozisyonlandırılması, uygun pozlama koşullarının seçilmesi, gridin doğru kullanılması, film veya dedektör sisteminin uygun şekilde çalıştırılması ve dijital dedektörlerin kalite kontrolünün yapılması önemlidir. CR ve flat-panel sistemlerinin farklı artefakt özelliklerine sahip olması nedeniyle kullanılan sistemin teknik özelliklerinin bilinmesi gerekir (Walz-Flannigan et al., 2012; Walz-Flannigan et al., 2018; Shetty et al., 2011).

BT’de uygun tarama protokolünün seçilmesi, hastanın doğru pozisyonlandırılması, hareketin azaltılması ve görüntü rekonstrüksiyon parametrelerinin uygun biçimde belirlenmesi önemlidir. Metal artefaktları ve photon starvation gibi sorunlarda kullanılan cihazın özellikleri ve seçilen teknik parametreler görüntü kalitesini doğrudan etkileyebilir (Barrett & Keat, 2004; Mori et al., 2013).

MRG’de hastanın mümkün olduğunca hareketsiz kalmasının sağlanması, uygun sekansların ve parametrelerin seçilmesi, görüntüleme alanının doğru belirlenmesi, RF kalkanlamasının korunması ve metalik materyallerin değerlendirilmesi gerekir. Aliasing, cross-talk, chemical shift ve susceptibility gibi artefaktların azaltılması için uygulanacak yöntem artefaktın fiziksel mekanizmasına göre belirlenir (Morelli et al., 2011; Stadler et al., 2007; Krupa & Bekiesińska-Figatowska, 2015).

Ultrasonografide probun uygun açıyla tutulması, uygun frekans ve kazanç ayarlarının kullanılması, farklı düzlemlerden görüntü alınması ve artefaktların fiziksel mekanizmasının bilinmesi önemlidir. Bununla birlikte ultrasonografide bazı artefaktların tanısal değer taşıdığı unutulmamalıdır. Amaç bütün artefaktları ortadan kaldırmak değil, istenmeyen artefaktları tanımak ve tanısal bilgi sağlayan artefaktları doğru yorumlamaktır (Kremkau & Taylor, 1986; Baad et al., 2017).

EKG ve EEG’de elektrotların uygun yerleştirilmesi, cilt-elektrot temasının sağlanması, kabloların kontrol edilmesi, hastanın mümkün olduğunca hareketsiz kalması ve çevresel elektriksel girişimin azaltılması temel önlemlerdir. Dijital filtreleme ve sinyal işleme yöntemleri kullanılabilir; ancak bu işlemlerin gerçek biyolojik sinyali değiştirme ihtimali dikkate alınmalıdır (Chatterjee et al., 2020; Jiang et al., 2019).

Artefaktların Klinik Önemi

Artefaktlar tıbbi görüntüleme ve biyomedikal sinyal kayıtlarının kaçınılmaz bir parçasıdır. Klinik açıdan önemli olan, artefaktı yalnızca görüntüdeki “istenmeyen bir bozulma” olarak görmek değil, hangi mekanizmayla oluştuğunu, görüntüyü veya sinyali nasıl değiştirdiğini ve gerçek klinik bulgudan nasıl ayırt edilebileceğini bilmektir.

Radyografide hareket, grid cutoff, statik elektrik, film-kaset sorunları ve dijital dedektör artefaktları görüntü kalitesini etkileyebilir. BT’de metal, beam hardening, partial volume, photon starvation, ring, windmill, stair-step ve blooming gibi artefaktlar farklı fiziksel veya teknik mekanizmalara dayanır. MRG’de hareket, susceptibility, chemical shift, aliasing, truncation, zipper, cross-talk ve magic angle artefaktları görüntünün farklı özelliklerini etkiler. Ultrasonografide ise reverberasyon, mirror image, refraction, side-lobe, grating-lobe, posterior shadowing ve posterior enhancement ses dalgasının dokularla etkileşimi sonucunda oluşur (Barrett & Keat, 2004; Stadler et al., 2007; Kremkau & Taylor, 1986).

EKG ve EEG’de artefaktların temel özelliği, gerçek elektriksel aktiviteye başka kaynaklardan gelen sinyallerin karışmasıdır. EKG’de hareket, tremor, kas aktivitesi, elektrot sorunları ve güç hattı interferansı; EEG’de göz hareketleri, kas aktivitesi, elektrot hareketleri ve çevresel elektriksel girişimler kayıtların yorumlanmasını etkileyebilir (Pérez-Riera et al., 2018; Littmann, 2021; Jiang et al., 2019).

Artefaktların tanınması gereksiz tekrar görüntülemelerin ve yanlış yorumların azaltılmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte ultrasonografide olduğu gibi bazı artefaktlar doğrudan tanısal bilgi sağlayabilir. Bu nedenle tıbbi görüntülemede amaç artefakt kavramını yalnızca “hata” olarak değerlendirmek değil, artefaktın oluşum mekanizmasını, tipik görüntüsünü ve klinik anlamını birlikte değerlendirmektir.

Sonuç olarak artefakt, tıbbi görüntüleme ve biyomedikal kayıtların teknik bir ayrıntısından daha fazlasıdır. Görüntü veya sinyalin güvenilir biçimde yorumlanabilmesi için kullanılan yöntemin fiziksel prensiplerinin bilinmesi gerekir. Artefaktın tanınması, gerçek anatomik ve fizyolojik bulgularla yapay görüntü veya sinyal değişikliklerinin birbirinden ayrılmasını sağlar. Bu yaklaşım radyografiden BT ve MRG’ye, ultrasonografiden EKG ve EEG’ye kadar farklı tıbbi görüntüleme ve kayıt yöntemlerinin tamamında tanısal doğruluğun önemli bir parçasıdır.

Kaynaklar:

  1. Baad, M., Lu, Z. F., Reiser, I., & Paushter, D. (2017). Clinical significance of US artifacts. RadioGraphics, 37(5), 1408–1423. DOI: 10.1148/rg.2017160175.
  2. Barrett, J. F., & Keat, N. (2004). Artifacts in CT: Recognition and avoidance. RadioGraphics, 24(6), 1679–1691. DOI: 10.1148/rg.246045065.
  3. Chatterjee, S., Thakur, R. S., Yadav, R. N., Gupta, L., & Raghuvanshi, D. K. (2020). Review of noise removal techniques in ECG signals. IET Signal Processing, 14(9), 569–590. DOI: 10.1049/iet-spr.2020.0104.
  4. Christensen, E. E., Bull, K. W., & Dowdey, J. E. (1974). Grid cutoff with oblique radiographic techniques. Radiology, 111(2), 473–474. DOI: 10.1148/111.2.473.
  5. Jiang, X., Bian, G.-B., & Tian, Z. (2019). Removal of artifacts from EEG signals: A review. Sensors, 19(5), 987. DOI: 10.3390/s19050987.
  6. Kerr, D. M., & Middleton, W. D. (2020). Reflections on the ultrasound mirror image artifact. Ultrasound Quarterly, 36(4), 287–299. DOI: 10.1097/RUQ.0000000000000525.
  7. Korkmaz, M., Aras, B., Sanal, B., Yücel, M., Güneyli, S., Koçak, A., & Uruç, F. (2014). Investigating the clinical significance of twinkling artifacts in patients with urolithiasis smaller than 5 mm. Japanese Journal of Radiology, 32(8), 482–486. DOI: 10.1007/s11604-014-0337-6.
  8. Kremkau, F. W., & Taylor, K. J. (1986). Artifacts in ultrasound imaging. Journal of Ultrasound in Medicine, 5(4), 227–237. DOI: 10.7863/jum.1986.5.4.227.
  9. Krupa, K., & Bekiesińska-Figatowska, M. (2015). Artifacts in magnetic resonance imaging. Polish Journal of Radiology, 80, 93–106. DOI: 10.12659/PJR.892628.
  10. Levkov, C., Mihov, G., Ivanov, R., Daskalov, I., Christov, I., & Dotsinsky, I. (2005). Removal of power-line interference from the ECG: A review of the subtraction procedure. BioMedical Engineering OnLine, 4, 50. DOI: 10.1186/1475-925X-4-50.
  11. Littmann, L. (2021). Electrocardiographic artifact. Journal of Electrocardiology, 64, 23–29. DOI: 10.1016/j.jelectrocard.2020.11.006.
  12. Marconi, G. F., & Macedo, T. A. A. (2015). Artifacts and pitfalls in shoulder magnetic resonance imaging. Radiologia Brasileira, 48(4), 242–248. DOI: 10.1590/0100-3984.2013.0006.
  13. Morelli, J. N., Runge, V. M., Ai, F., Attenberger, U., Vu, L., Schmeets, S. H., Nitz, W. R., & Kirsch, J. E. (2011). An image-based approach to understanding the physics of MR artifacts. RadioGraphics, 31(3), 849–866. DOI: 10.1148/rg.313105115.
  14. Mori, I., Machida, Y., Osanai, M., & Iinuma, K. (2013). Photon starvation artifacts of X-ray CT: Their true cause and a solution. Radiological Physics and Technology, 6(1), 130–141. DOI: 10.1007/s12194-012-0179-9.
  15. Nordin, N., Ab Rahim, S. N., Wan Omar, W. F. A., Zulkarnain, S., Sinha, S., Kumar, S., & Haque, M. (2024). Preanalytical errors in clinical laboratory testing at a glance: Source and control measures. Cureus, 16(3), e57243. DOI: 10.7759/cureus.57243.
  16. Pack, J. D., Xu, M., Wang, G., Baskaran, L., Min, J., & De Man, B. (2022). Cardiac CT blooming artifacts: Clinical significance, root causes and potential solutions. Visual Computing for Industry, Biomedicine, and Art, 5, 29. DOI: 10.1186/s42492-022-00125-0.
  17. Pérez-Riera, A. R., Barbosa-Barros, R., Daminello-Raimundo, R., & de Abreu, L. C. (2018). Main artifacts in electrocardiography. Annals of Noninvasive Electrocardiology, 23(2), e12494. DOI: 10.1111/anec.12494.
  18. Sewerin, I. P. (1995). Artefacts due to static electricity in a dental school. Dentomaxillofacial Radiology, 24(2), 132–134. DOI: 10.1259/dmfr.24.2.9515385.
  19. Shetty, C. M., Barthur, A., Kambadakone, A., Narayanan, N., & Rajagopal Kv. (2011). Computed radiography image artifacts revisited. American Journal of Roentgenology, 196(1), W37–W47. DOI: 10.2214/AJR.10.5563.
  20. Stadler, A., Schima, W., Ba-Ssalamah, A., Kettenbach, J., & Eisenhuber, E. (2007). Artifacts in body MR imaging: Their appearance and how to eliminate them. European Radiology, 17(5), 1242–1255. DOI: 10.1007/s00330-006-0470-4.
  21. Triche, B. L., Nelson, J. T., Jr., McGill, N. S., Porter, K. K., Sanyal, R., Tessler, F. N., McConathy, J. E., Gauntt, D. M., Yester, M. V., & Singh, S. P. (2019). Recognizing and minimizing artifacts at CT, MRI, US, and molecular imaging. RadioGraphics, 39(4), 1017–1018. DOI: 10.1148/rg.2019180022. [Slide presentation].
  22. Walz-Flannigan, A., Magnuson, D., Erickson, D., & Schueler, B. (2012). Artifacts in digital radiography. American Journal of Roentgenology, 198(1), 156–161. DOI: 10.2214/AJR.11.7237.
  23. Walz-Flannigan, A. I., Brossoit, K. J., Magnuson, D. J., & Schueler, B. A. (2018). Pictorial review of digital radiography artifacts. RadioGraphics, 38(3), 833–846. DOI: 10.1148/rg.2018170038.

 

Sağlık Hattınız
Sağlık Hattınız
Articles: 1520