Altınbaşak Otu (Solidago virgaurea): Botanik Özellikleri, Kimyasal Bileşimi, Tıbbi Kullanımları ve Güvenliği
Altınbaşak otu, bilimsel adıyla Solidago virgaurea L., papatyagiller (Asteraceae) familyasının Solidago cinsine ait çok yıllık otsu bir bitkidir. Avrupa altınbaşağı veya Avrupa goldenrodu olarak da bilinen tür, özellikle Avrupa’nın geleneksel bitkisel tıbbında idrar yollarına yönelik preparatların bileşenlerinden biri olarak uzun süredir kullanılmaktadır. Halk arasında altınbaşak, altın asa, yahudi otu, altın değnek veya yahudi çayı gibi isimlerle de bilinir.
Solidago virgaurea ile ilgili modern araştırmaların önemli bir bölümü bitkinin diüretik, antienflamatuvar, spazmolitik ve antioksidan özellikleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Bununla birlikte, bu etkilerin tamamının insanlar üzerindeki klinik etkinlik açısından kanıtlandığını söylemek doğru değildir. Günümüzdeki bilimsel literatürün önemli kısmı laboratuvar ve hayvan deneylerinden oluşurken, insan çalışmalarının sayısı sınırlıdır ve metodolojik açıdan güçlü randomize kontrollü çalışmalar yetersizdir.
Avrupa İlaç Ajansı (EMA), Solidago virgaurea herba için Avrupa Birliği bitkisel ilaç monografı oluşturmuştur. Monografide bitkinin kullanımı küçük üriner sistem yakınmalarında idrar miktarını artırarak idrar yollarının yıkanmasına yardımcı olan geleneksel bitkisel ilaç kapsamında değerlendirilir. Bu ifade, bitkinin idrar yolu enfeksiyonlarını tek başına tedavi ettiği veya böbrek taşlarını ortadan kaldırdığı anlamına gelmez.
Botanik özellikleri
Solidago virgaurea rizom oluşturan, kışın toprak üstü kısmı gerileyebilen çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi dik gelişir ve genellikle üst bölümde dallanır. Bitkinin boyu yetişme koşullarına ve alt taksonuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Yapraklar gövde üzerinde almaşık olarak dizilir. Alt ve orta gövde yaprakları genellikle daha geniş ve belirgin bir yaprak sapına sahipken, üst kısımlardaki yapraklar daha küçük ve daha dar yapıdadır. Yaprak biçimi ve tüylülük derecesi popülasyonlar arasında değişebilir. Bu nedenle yalnızca yaprak şekline bakılarak tür teşhisi yapmak güvenilir değildir.
Çiçekler bitkinin en kolay fark edilen bölümüdür. Küçük sarı çiçek başları gövdenin üst bölümünde dallanmış çiçek durumları meydana getirir. Solidago cinsindeki birçok türde olduğu gibi, uzaktan bakıldığında altın sarısı bir çiçek salkımı görünümü ortaya çıkar. Meyveler, Asteraceae familyasının tipik meyve tipi olan akenlerdir ve üzerlerindeki tüy demeti (pappus) sayesinde rüzgârla yayılabilir.
Türün taksonomik kabulü günümüzde nettir: Kew’in Plants of the World Online veritabanı Solidago virgaurea L.’yi kabul edilmiş bir tür olarak listeler. Doğal yayılış alanı Avrupa’dan Orta Sibirya’ya kadar uzanır ve tür Türkiye’de de doğal yayılış gösterir. Dolayısıyla bitkinin doğal dağılımını “Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika” şeklinde vermek doğru değildir; Kuzey Amerika, S. virgaurea için doğal yayılış alanı olarak gösterilmemelidir.
Yetişme ortamı ve yayılışı
Solidago virgaurea geniş bir coğrafi yayılışa sahip olmakla birlikte özellikle ılıman kuşakta görülen bir türdür. Orman açıklıkları, orman kenarları, çayırlıklar, fundalıklar, yol kenarları ve farklı nem koşullarına sahip açık habitatlarda yetişebilir.
Kew verilerine göre türün doğal yayılışı Batı Avrupa’dan Orta Sibirya’ya kadar uzanır; Türkiye de doğal yayılış alanı içerisinde yer alır. Türün geniş coğrafi dağılımı nedeniyle bitkinin morfolojik özellikleri ve kimyasal bileşimi yetiştiği çevreye göre değişiklik gösterebilir.
Burada önemli bir ayrım vardır: Günümüzde “altınbaşak” adı altında Solidago canadensis, Solidago gigantea ve başka Solidago türleri de kullanılabilmektedir. Bu türlerin kimyasal bileşimleri tamamen aynı değildir. Bu nedenle başka Solidago türlerinde elde edilen farmakolojik sonuçları doğrudan S. virgaurea için geçerli kabul etmek bilimsel açıdan doğru değildir.
Altınbaşak otunun kimyasal bileşimi
Solidago virgaurea üzerindeki bilimsel araştırmaların en önemli alanlarından biri fitokimyasal bileşimidir. Bitkinin toprak üstü kısımlarında çok sayıda farklı sekonder metabolit tanımlanmıştır. Bunlar arasında flavonoidler, fenolik asitler ve fenilpropanoid türevleri, saponinler, terpenler ve uçucu yağ bileşenleri öne çıkar.
Ancak burada önemli bir metodolojik nokta bulunur: Bir bileşiğin bitkide bulunması, o bileşiğin tek başına bitkinin klinik etkisinden sorumlu olduğunu göstermez. Ayrıca bir bileşiğin metanol veya başka organik çözücülerle hazırlanan laboratuvar ekstraktında tespit edilmesi, aynı miktarın bitki çayında veya ticari üründe bulunacağı anlamına gelmez. Bu nedenle fitokimyasal çalışmalar ile klinik dozları birbirinden ayırmak gerekir.
Flavonoidler
Solidago virgaurea‘nın karakteristik bileşen gruplarından biri flavonoidlerdir. Özellikle kuersetin ve kaempferol türevleri üzerinde durulmaktadır. Literatürde bitkinin farklı kısımlarından ve farklı ekstraksiyon yöntemleriyle elde edilen örneklerde şu flavonoid ve flavonoid glikozitleri bildirilmiştir:
- rutin,
- hiperozit (hyperoside),
- izokuersitrin (isoquercitrin),
- kuersitrin (quercitrin),
- astragalin,
- afzelin,
- kaempferol,
- kuersetin,
- bazı kaempferol glikozitleri.
Bu bileşiklerin önemli bir bölümü bitkide serbest aglikon şeklinde değil, glikozitleri şeklinde bulunur. Dolayısıyla bitkinin kimyasal profili yalnızca “kuersetin içerir” şeklinde basitleştirilmemelidir.
Flavonoidler laboratuvar çalışmalarında antioksidan ve antienflamatuvar özelliklerle ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, S. virgaurea tüketiminin insanlarda belirli bir hastalığı bu mekanizma üzerinden tedavi ettiğini söylemek için klinik kanıt yeterli değildir.
Fenolik asitler ve kafeoilkinik asit türevleri
Bitkinin diğer önemli bileşen gruplarından biri fenolik asitlerdir. Klorojenik asit ve kafeik asit başta olmak üzere çeşitli fenolik bileşikler S. virgaurea örneklerinde tanımlanmıştır.Bazı araştırmalarda gallik asit ve rosmarinik asit gibi başka fenolik bileşikler de bildirilmiştir. Ancak bunların miktarı bitkinin genetik yapısına, yetişme koşullarına, hasat zamanına ve kullanılan ekstraksiyon yöntemine göre değişebilir.Bu bileşiklerin antioksidan kapasiteye katkıda bulunabileceği deneysel olarak gösterilmiştir. Ancak “antioksidan içerir” ifadesi ile “insanda antioksidan tedavi sağlar” ifadesi aynı bilimsel anlamı taşımaz.
Leiocarposide ve ilişkili fenolik glikozitler
Solidago virgaurea için özellikle dikkat çeken bileşiklerden biri leiocarposidedir. Bu bileşik, bitkinin kimyasal karakterizasyonunda önemli fenolik glikozitlerden biri olarak tanımlanmıştır.Farmakolojik araştırmalarda leiocarposide üzerinde özellikle diüretik aktivite açısından çalışmalar yapılmıştır. Hayvan deneylerinde belirli dozlarda idrar çıkışını artırdığı bildirilmiştir. Ancak bu sonuçların doğrudan insanlarda aynı doz ve etkiyle ortaya çıkacağını söylemek mümkün değildir.Bu ayrım önemlidir; çünkü internette leiocarposide için hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar çoğu zaman insan tedavisine aitmiş gibi aktarılabilmektedir.
Saponinler
Solidago virgaurea ayrıca çok sayıda triterpenik saponin içerir. Literatürde özellikle virgaureasaponinler ve solidagosaponinler üzerinde durulmaktadır. Bu bileşikler bitkinin farmakolojik araştırmalarında önemli bir kimyasal grup oluşturur.Saponinler, Solidago türlerinin kimyasal profilinin ayırt edici unsurlarından biri olarak kabul edilir. Bununla birlikte saponinlerin miktarı ve dağılımı tür, alt tür, bitki organı ve ekstraksiyon yöntemine göre değişebilir.
Terpenler ve uçucu yağ
Bitkinin uçucu yağ fraksiyonunda monoterpenler ve seskiterpenler dahil olmak üzere çeşitli terpenik bileşikler bulunabilir. Ancak uçucu yağ bileşiminin bitkinin coğrafi kökenine ve çevresel koşullarına bağlı olarak önemli ölçüde değişebildiği unutulmamalıdır.Bu nedenle α-pinen, limonen, mirsen veya germakren D gibi belirli bileşikleri her S. virgaurea örneğinin sabit bileşenleri olarak vermek doğru değildir. Bunlar belirli analizlerde tespit edilen uçucu yağ bileşenleridir ve türün tüm örnekleri için aynı oranlarda bulunmaları beklenmez.
Tanenler ve diğer bileşikler
Bitkide tanenler ve çeşitli başka fenolik bileşikler de tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra terpenik bileşikler ve başka sekonder metabolit grupları da literatürde yer almaktadır.Bu nedenle S. virgaurea‘nın kimyasal yapısını tek bir “aktif maddeye” indirgemek mümkün değildir. Bitkinin biyolojik etkilerinin, birden fazla bileşik grubunun birlikte oluşturduğu fitokimyasal profile bağlı olması daha olasıdır. Güncel derlemeler de bu nedenle flavonoidleri, fenolik bileşikleri, terpenleri ve saponinleri birlikte değerlendirmektedir.
Altınbaşak otu ne için kullanılır?
Altınbaşak otunun günümüzde en iyi belgelenmiş bitkisel kullanım alanı idrar yollarına yönelik geleneksel kullanımdır.EMA’nın Solidago virgaurea monografında, bitkinin toprak üstü kısmından hazırlanan ürünlerin küçük üriner sistem yakınmalarında idrar miktarını artırmak ve böylece idrar yollarının yıkanmasına yardımcı olmak amacıyla geleneksel olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Bu kullanım “well-established use” yani güçlü klinik kanıtla kabul edilmiş bir endikasyon değil, traditional use kategorisindedir.
Bu ayrım özellikle sağlık içerikleri açısından önemlidir.
Altınbaşak için:
- “idrar yolu enfeksiyonunu tedavi eder”
- “böbrek taşlarını eritir”
- “böbrekleri temizler”
- “sistiti geçirir”
gibi kesin ifadeler bilimsel kanıtın sınırlarını aşar.Buna karşılık, küçük üriner sistem yakınmalarında idrar akışını artırmaya yönelik geleneksel kullanım bilimsel ve düzenleyici kaynaklarla desteklenmektedir.
Diüretik etkisi
Altınbaşakla ilgili farmakolojik araştırmaların önemli bölümü diüretik aktivite üzerine kurulmuştur. Çeşitli deneysel çalışmalarda bitki ekstraktları, flavonoid fraksiyonları ve özellikle leiocarposide gibi bileşikler üzerinde idrar çıkışı araştırılmıştır.Ancak bu araştırmaların önemli bir bölümü hayvan deneyleri veya izole bileşiklerle yapılan çalışmalar niteliğindedir. Bu nedenle “güçlü doğal diüretik” şeklindeki pazarlama dili bilimsel açıdan fazla iddialıdır. İnsanlardaki klinik etkinlik için kanıt daha sınırlıdır.Ayrıca diüretik etkinin “böbrek kan akışını artırdığı ve elektrolit kaybına neden olmadığı” şeklinde kesin bir mekanizma üzerinden açıklanması da mevcut kanıtlarla yeterince desteklenmemektedir.
İdrar yolu yakınmaları ve mesane
Solidago virgaurea ile ilgili bazı klinik gözlemsel çalışmalar dizüri ve aşırı aktif mesane yakınmaları üzerinde olumlu sonuçlar bildirmiştir. Örneğin bir çalışmada 512 hastada S. virgaurea ekstraktı kullanılmış ve katılımcıların büyük bölümünde semptomlarda iyileşme bildirildiği aktarılmıştır.
Ancak bu çalışma açık etiketli ve kontrol grubu olmayan bir araştırmadır. Dolayısıyla sonuçları, bitkinin etkinliğini kesin olarak kanıtlayan randomize kontrollü klinik çalışma düzeyinde değerlendirmek mümkün değildir. Daha küçük başka bir çalışmada da dizüri yakınmalarında iyileşme bildirilmiştir. Güncel derlemeler bu verilerin umut verici olmakla birlikte daha kaliteli klinik araştırmalara ihtiyaç duyduğunu vurgulamaktadır.
Böbrek taşı ve “böbrek kumu”
Altınbaşak, geleneksel bitkisel tıpta böbrek taşı ve üriner sistem taşlarıyla ilişkilendirilmiştir. Leiocarposide üzerinde yapılan deneysel araştırmalarda sıçan modellerinde üriner taş oluşumuna ilişkin bazı olumlu sonuçlar bildirilmiştir.Ancak bu bulgular insanlarda böbrek taşlarının tedavi edildiğini veya taşların eritildiğini kanıtlamaz. Bu nedenle altınbaşak, böbrek taşı tedavisinin yerine konulabilecek bir tedavi olarak sunulmamalıdır.
Anti-enflamatuvar ve antioksidan etkileri
Solidago virgaurea ekstraktları ve izole bileşikleri üzerinde yapılan deneysel çalışmalar anti-enflamatuvar ve antioksidan etkiler bildirmiştir. Flavonoidler ve çeşitli fenolik bileşikler bu araştırmalarda öne çıkan gruplardır.Bununla birlikte bu sonuçların büyük kısmı in vitro veya hayvan çalışmalarından gelmektedir. İnsanlarda belirli bir inflamatuvar hastalığın tedavisinde etkinliği kanıtlanmış bir ilaç olarak değerlendirilmesi için yeterli klinik veri bulunmamaktadır.Benzer durum antimikrobiyal araştırmalar için de geçerlidir. Laboratuvar çalışmalarında çeşitli mikroorganizmalar üzerinde aktivite bildirilmiş olsa da, bu sonuçlar altınbaşak çayının bakteriyel idrar yolu enfeksiyonunu tedavi ettiği anlamına gelmez. Güncel derlemeler, antimikrobiyal etkiler konusunda mevcut kanıtların sınırlı olduğunu özellikle belirtmektedir.
Altınbaşak otu nasıl kullanılır?
EMA monografında geleneksel kullanım için farklı preparatlara ilişkin dozlar tanımlanmıştır. Ufalanmış bitkisel drogdan hazırlanan infüzyon için yetişkinler ve 12 yaş üzerindeki ergenlerde tek doz 3–5 gram, günde 2–4 kez belirtilmiştir. Monografide sıvı ekstrakt, tentür ve kuru ekstrakt için de farklı doz aralıkları bulunmaktadır. Geleneksel kullanım süresi 2–4 hafta ile sınırlandırılmıştır.
Burada önemli nokta, bu dozların EMA’nın belirli bitkisel tıbbi ürün formları için verdiği monografik dozlar olmasıdır. Herhangi bir aktardan alınan kurutulmuş bitkinin veya içeriği standardize edilmemiş bir takviyenin aynı kimyasal profile sahip olduğu varsayılamaz.
Bu nedenle internette yer alan “günde 6–12 gram altınbaşak kullanın” gibi tek başına verilen doz önerileri, ürünün hazırlanma biçimi ve ekstraktın standardizasyonu belirtilmeden güvenilir bir tıbbi öneri olarak değerlendirilmemelidir.
Altınbaşak otunun yan etkileri ve güvenliği
Altınbaşak, geleneksel kullanım koşullarında genel olarak iyi tolere edilen bir bitkisel drog olarak değerlendirilmiştir. Bununla birlikte güvenlilik verilerinin kapsamı, ruhsatlı ilaçlardaki kadar geniş değildir.Özellikle bitkiye veya Asteraceae familyasındaki başka türlere karşı duyarlılığı bulunan kişilerde alerjik reaksiyonlar görülebilir.
Bitkinin diüretik amaçla kullanılması nedeniyle, yeterli sıvı alımının önemli olduğu durumlar vardır. EMA monografı da ekstraktların kullanımı sırasında uygun sıvı alımının sağlanmasını belirtmektedir.
Kimler kullanmamalı?
EMA değerlendirmesine göre:
- 12 yaşından küçük çocuklarda kullanımı önerilmez.
- Gebelik ve emzirme döneminde yeterli güvenlilik verisi bulunmadığından kullanımı önerilmez.
- İdrar miktarının artırılmasının tıbben uygun olmadığı durumlarda kullanılmamalıdır.
- Özellikle ciddi böbrek veya kalp hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişilerde kendi kendine kullanılmamalıdır.
Ayrıca idrar yaparken ağrı, ateş, kanlı idrar, belirgin bel veya böğür ağrısı gibi belirtiler basit bir “idrar yolu şikâyeti” olarak değerlendirilmemelidir. Bu tür belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirir.
İlaçlarla birlikte kullanım
Altınbaşak ürünleri diüretik amaçla kullanıldığında teorik olarak diğer idrar söktürücü ilaçlarla birlikte etkilerin artması gündeme gelebilir. Bununla birlikte S. virgaurea için klinik açıdan kesinleşmiş ve kapsamlı bir ilaç etkileşimi listesi bulunduğunu söylemek doğru değildir.Özellikle kalp, böbrek veya tansiyon hastalığı nedeniyle düzenli ilaç kullanan kişilerin, bitkiyi kendi kendine tedavi amacıyla eklemesi yerine hekim veya eczacıya danışması daha güvenlidir.
Altınbaşak otu ile ilgili bilimsel kanıtların sınırı
Solidago virgaurea için oldukça geniş bir deneysel literatür bulunmasına rağmen bu literatürün kapsamı ile klinik kanıt düzeyi aynı değildir.2020 tarihli kapsamlı bir derleme, bitkinin antioksidan, antienflamatuvar, spazmolitik, diüretik, antimikrobiyal ve başka birçok farmakolojik özelliğinin araştırıldığını bildirirken, mevcut çalışmaların önemli bölümünün klinik dışı deneylerden oluştuğunu ve insan çalışmalarının sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. Aynı derleme, mevcut klinik verilerin yeterli kalitede olmadığını ve özellikle randomize kontrollü çalışmaların eksikliğini belirtmektedir.
Altınbaşak, özellikle küçük üriner sistem yakınmalarında idrar miktarını artırmaya yönelik uzun süreli geleneksel kullanımı bulunan bir bitkisel drogdur. Diüretik, antienflamatuvar ve spazmolitik etkileri deneysel araştırmalarda incelenmiş olsa da, bu etkilerin klinik tedavi etkinliği açısından kanıt düzeyi sınırlıdır.
Altınbaşak otu hakkında sık yapılan bilimsel hatalar
İnternetteki içeriklerde Solidago virgaurea hakkında birkaç farklı bilgi birbirine karıştırılmaktadır.
“Altınbaşak idrar yolu enfeksiyonunu tedavi eder.”
Bu ifade fazla kesindir. EMA’nın kabul ettiği kullanım, küçük üriner sistem yakınmalarında idrar miktarını artırmaya yönelik geleneksel kullanımdır; antibiyotik tedavisinin yerine geçmez.
“Böbrek taşlarını eritir.”
İnsanlarda bu etkiyi kanıtlayan yeterli klinik veri yoktur. Bazı deneysel çalışmalar taş oluşumu üzerine etkiler araştırmış olsa da bunlar klinik tedavi kanıtı değildir.
“Kuzey Amerika’nın doğal bitkisidir.”
Solidago cinsinin çok sayıda Kuzey Amerika türü bulunmasına rağmen S. virgaurea için doğal yayılış Avrupa ve Asya ağırlıklıdır; Kew türün doğal yayılışında Türkiye’yi de listeler.
“Altınbaşak güçlü ve güvenli bir diüretiktir.”
“Güçlü” ifadesi klinik kanıtla desteklenmiş bir sınıflandırma değildir. Diüretik aktiviteye ilişkin önemli veriler deneysel çalışmalardan gelmektedir.
“Bitkinin tüm kimyasal bileşimi sabittir.”
Bu da doğru değildir. Flavonoidler, fenolik bileşikler, saponinler ve terpenlerin miktarları; bitkinin genetik özellikleri, yetişme koşulları, hasat zamanı, kullanılan bitki kısmı ve ekstraksiyon yöntemiyle değişebilir.
Altınbaşak otu (Solidago virgaurea L.), özellikle Avrupa bitkisel tıbbında üriner sistemle ilişkili geleneksel kullanımı bulunan, fitokimyasal açıdan zengin bir Asteraceae türüdür. Flavonoidler, fenolik asitler ve bunların türevleri, leiocarposide gibi fenolik glikozitler, triterpenik saponinler ve terpenik bileşikler bitkinin başlıca sekonder metabolit gruplarını oluşturur. Bu bileşiklerin bir bölümü deneysel araştırmalarda diüretik, anti-enflamatuvar, spazmolitik ve antioksidan aktiviteler göstermiştir.
Bununla birlikte deneysel farmakoloji ile klinik tedavi etkinliğini birbirine karıştırmamak gerekir. Günümüzde en sağlam düzenleyici dayanak, EMA’nın Solidago virgaurea herba için kabul ettiği geleneksel kullanımdır: küçük üriner sistem yakınmalarında idrar miktarını artırarak idrar yollarının yıkanmasına yardımcı olmak. Bu kullanım bile bitkinin idrar yolu enfeksiyonlarını tedavi ettiği veya böbrek taşlarını ortadan kaldırdığı anlamına gelmez.
Dolayısıyla altınbaşak, “böbrekleri temizleyen mucize bitki” ya da “doğal antibiyotik” olarak değil; belirli bir geleneksel kullanım geçmişi, araştırılmış bir fitokimyasal profili ve henüz sınırlı klinik kanıtı bulunan bir tıbbi bitki olarak değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
Apáti, P., Szentmihályi, K., Kristó, S. T., Papp, I., Vinkler, P., Szőke, É., & Kéry, Á. (2003). Herbal remedies of Solidago—Correlation of phytochemical characteristics and antioxidative properties. Journal of Pharmaceutical and Biomedical Analysis, 32(4–5), 1045–1053. https://doi.org/10.1016/S0731-7085(03)00207-3
Bader, G., Wray, V., & Hiller, K. (1992). Virgaureasaponin 3, a 3,28-bisdesmosidic triterpenoid saponin from Solidago virgaurea. Phytochemistry, 31(2), 621–623. https://doi.org/10.1016/0031-9422(92)90047-T
European Medicines Agency. (2008). Assessment report on Solidago virgaurea L., herba (EMEA/HMPC/285759/2007). Committee on Herbal Medicinal Products.
European Medicines Agency. (2008). Community herbal monograph on Solidago virgaurea L., herba (EMEA/HMPC/285758/2007). Committee on Herbal Medicinal Products.
Fursenco, C., Calalb, T., Uncu, L., Dinu, M., & Ancuceanu, R. (2020). Solidago virgaurea L.: A review of its ethnomedicinal uses, phytochemistry, and pharmacological activities. Biomolecules, 10(12), 1619. https://doi.org/10.3390/biom10121619
Kalemba, D. (1992). Phenolic acids in four Solidago species. Pharmazie, 47, 471–472. Bu çalışma EMA’nın Solidago virgaurea değerlendirmesinde de kaynak olarak listelenmiştir.
Kalemba, D. (1998). Constituents of the essential oil of Solidago virgaurea L. Flavour and Fragrance Journal, 13(6), 373–376. https://doi.org/10.1002/(SICI)1099-1026(199811/12)13:6<373::AID-FFJ749>3.0.CO;2-G
Kalemba, D., Thiem, B., & Góra, J. (1990). Seasonal variation in the chemical composition of the essential oil of Solidago virgaurea from natural habitat. Journal of Essential Oil Research, 2(4), 205–208. https://doi.org/10.1080/10412905.1990.9697860
Kraujalienė, V., Pukalskas, A., & Venskutonis, P. R. (2017). Biorefining of goldenrod (Solidago virgaurea L.) leaves by supercritical fluid and pressurized liquid extraction and evaluation of antioxidant properties and main phytochemicals in the fractions and plant material. Journal of Functional Foods, 37, 200–208. https://doi.org/10.1016/j.jff.2017.07.049
Metzner, J., Hirschelmann, R., & Hiller, K. (1984). Antiphlogistic and analgesic effects of leiocarposide, a phenolic bisglucoside from Solidago virgaurea L. Die Pharmazie, 39(12), 869–870. PMID: 6531401.
Thiem, B., & Goślińska, O. (2002). Antimicrobial activity of Solidago virgaurea L. from in vitro cultures. Fitoterapia, 73(6), 514–516. https://doi.org/10.1016/S0367-326X(02)00180-6