Anason (Pimpinella anisum L.): Botanik Özellikleri, Kimyasal Bileşimi, Tıbbi Kullanımları ve Güvenli Kullanım Rehberi

Anason (Pimpinella anisum L.): Botanik Özellikleri, Kimyasal Bileşimi, Tıbbi Kullanımları ve Güvenli Kullanım Rehberi

Anason, bilimsel adıyla Pimpinella anisum L., Apiaceae (maydanozgiller) familyasına ait tek yıllık, aromatik bir bitkidir. Özellikle meyvelerinde bulunan uçucu yağ nedeniyle kendine özgü, tatlı ve karakteristik bir kokuya sahiptir. Bu aromanın temel sorumlusu trans-anetoldür. Anasonun meyveleri baharat, gıda aroması ve geleneksel bitkisel preparatların hazırlanmasında kullanılır; anason uçucu yağı ise gıda, ilaç ve kozmetik endüstrilerinde değerlendirilir.

Anasonun tıbbi açıdan en iyi belgelenmiş geleneksel kullanımları hafif sindirim sistemi yakınmaları ile soğuk algınlığına eşlik eden öksürükte balgam söktürücü olarak kullanımıdır. Avrupa İlaç Ajansı (EMA), Pimpinella anisum meyvesi ve anason uçucu yağı için değerlendirmeler yayımlamıştır; ancak bu değerlendirmeler, anasonun çok sayıda hastalığı tedavi ettiği anlamına gelmez. Özellikle insan çalışmalarının sayısı sınırlıdır ve laboratuvar veya hayvan deneylerinde gözlenen her etkinin insanlarda klinik olarak gösterildiği kabul edilemez.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü anason hakkında internette yer alan bazı içerikler, geleneksel kullanımları klinik olarak kanıtlanmış tedaviler gibi sunabilmekte veya uçucu yağ ile anason meyvesini aynı güvenlik profiline sahipmiş gibi değerlendirebilmektedir.

Anason nedir?

Pimpinella anisum L., Apiaceae familyasının aromatik üyelerinden biridir. Kew’in güncel Plants of the World Online veritabanında tür kabul edilen takson olarak yer alır. Türün doğal yayılış alanı Güneydoğu Türkiye’den Orta İsrail’e, Kıbrıs ve Levant bölgesine kadar uzanır; günümüzde dünyanın farklı bölgelerinde kültüre alınmış ve bazı ülkelerde doğallaşmıştır.

Anasonun ekonomik ve tıbbi açıdan kullanılan kısmı esas olarak olgun meyveleridir. Günlük dilde bunlara çoğu zaman “anason tohumu” denir. Botanik açıdan ise burada kullanılan yapı gerçek anlamda tek bir tohum değil, iki merikarpa ayrılabilen kuru bir meyvedir.Bu ayrım özellikle farmakognozi açısından önem taşır. EMA da tıbbi drog olarak Pimpinella anisum meyvesini Anisi fructus adıyla tanımlar.

Anasonun botanik özellikleri

Anason tek yıllık otsu bir bitkidir. Uygun koşullarda yaklaşık birkaç on santimetrelik boya ulaşır ve üst bölümünde dallanarak çiçek durumlarını taşır. Gövde dik ve dallanmış yapıdadır.Apiaceae familyasının birçok üyesinde olduğu gibi anasonun gövde, yaprak ve özellikle çiçek durumu morfolojisi bitkinin tanımlanmasında önemlidir.

Kök

Anasonun kökü ince ve kazık kök sistemine sahip bir yapı gösterir. Bitkinin kısa yaşam döngüsü nedeniyle kök sistemi çok yıllık bitkilerdeki gibi geniş ve kalıcı bir yapı oluşturmaz.

Gövde

Gövde dik, ince ve üst bölümde dallanmış yapıdadır. Gövdenin üzerinde belirgin oluklar ve ince tüylenmeler görülebilir. Bitkinin aromatik karakteri, yalnızca meyvelerle sınırlı değildir; ancak tıbbi ve ticari açıdan en önemli uçucu yağ kaynağı meyvelerdir.

Yapraklar

Anasonun yaprakları bitkinin farklı gelişim dönemlerinde belirgin biçimde değişiklik gösterir.Alt yapraklar daha geniş, saplı ve daha az parçalıdır. Gövdenin üst bölümlerine doğru yapraklar küçülür ve daha parçalı bir görünüm kazanır. Bu heteromorfik yaprak yapısı, Apiaceae familyasında sık karşılaşılan bir özelliktir.

Çiçekler

Çiçekler küçük ve beyazdır. Birçok Apiaceae türünde olduğu gibi çiçekler bileşik şemsiye (compound umbel) durumunda toplanır.Çiçeklerin küçük olması tek tek bakıldığında dikkat çekici değildir; ancak çok sayıda çiçeğin şemsiye biçiminde bir araya gelmesi bitkiye tipik görünümünü verir.

Meyve

Anasonun farmakolojik ve ticari açıdan en önemli bölümü meyvesidir.Meyve kuru bir şizokarptır ve olgunlaştığında iki merikarpa ayrılır. Meyvenin yüzeyinde Apiaceae familyası için karakteristik olan salgı kanalları bulunur. Uçucu yağın önemli bir bölümü bu yapılarla ilişkilidir.Meyvelerin güçlü kokusu özellikle ezildiğinde belirginleşir. Bunun temel nedeni uçucu yağ içerisindeki trans-anetolün yüksek oranıdır.

Anason ile yıldız anason aynı bitki değildir

Anason hakkında en sık yapılan hatalardan biri Pimpinella anisum ile yıldız anasonun (Illicium verum) aynı bitki olduğunu düşünmektir.

Bunlar farklı familyalara ve farklı cinslere ait bitkilerdir.

  • Anason: Pimpinella anisum — Apiaceae
  • Yıldız anason: Illicium verum — Schisandraceae

Buna rağmen her iki bitkinin uçucu yağında yüksek miktarda trans-anetol bulunması, aromalarının birbirine benzemesine neden olur. Anetol, anason ve yıldız anasonun karakteristik tatlı, meyan kökünü andıran aromasının başlıca bileşenlerinden biridir.Dolayısıyla “anason yağı” ile “yıldız anason yağı” aynı ürün değildir ve tıbbi veya aromatik ürün değerlendirilirken bitkinin bilimsel adı mutlaka dikkate alınmalıdır.

Anason nerede yetişir?

Kew Plants of the World Online verilerine göre Pimpinella anisum türünün doğal yayılışı Güneydoğu Türkiye, Levant ve Doğu Akdeniz çevresinde yoğunlaşır. İnsan eliyle dünyanın farklı bölgelerine taşınmış ve birçok ülkede tarımı yapılmıştır.

Anason, özellikle sıcak ve güneşli koşullarda iyi gelişen bir kültür bitkisidir. Meyvelerin uçucu yağ içeriği ve bileşimi; genetik yapı, coğrafi köken, iklim, toprak, bitkinin gelişme dönemi, hasat zamanı ve uçucu yağın elde edilme yöntemine bağlı olarak değişebilir.

Bu nedenle “anason uçucu yağında kesin olarak şu oranda anetol bulunur” şeklindeki tek bir rakamı bütün anason örneklerine uygulamak doğru değildir.Çalışmalarda farklı coğrafyalardan elde edilen örnekler arasında uçucu yağ verimi ve bileşimi bakımından belirgin farklılıklar bildirilmiştir. Örneğin farklı Avrupa kaynaklarından elde edilen yağlarda trans-anetol oranı geniş bir aralıkta değişebilmiştir.

Anasonun kimyasal bileşimi

Anasonun en fazla araştırılan yönlerinden biri kimyasal bileşimidir. Burada özellikle meyvenin uçucu yağı ile bitkinin diğer ekstraktlarını birbirinden ayırmak gerekir.Anason meyvesi yalnızca uçucu yağdan oluşmaz. Lipitler, proteinler, karbonhidratlar, lif, fenolik bileşikler ve farklı sekonder metabolitler de içerir. Bununla birlikte bitkinin karakteristik aromasını ve farmakognozik öneminin büyük bölümünü belirleyen unsur uçucu yağdır.

Uçucu yağ

Anason meyvesindeki uçucu yağ miktarı kaynaklara ve örneğe bağlı olarak değişir. Literatürde yaklaşık %1,5–6 aralığı bildirilmiştir.Uçucu yağın ana bileşeni trans-anetoldür.Çeşitli araştırmalarda trans-anetol uçucu yağın yaklaşık %75’inden %90’ın üzerine kadar değişen oranlarda bulunmuştur. Bazı örneklerde %93’ün üzerinde değerler bildirilirken, başka coğrafi örneklerde daha düşük oranlar belirlenmiştir. Bu farklılıklar bitkinin genetik özellikleri, yetişme bölgesi ve yağın elde edilme koşullarıyla ilişkilidir.

Trans-anetol

Trans-anetol, anasonun karakteristik aromasından sorumlu başlıca fenilpropanoid türevidir.Kimyasal olarak aromatik bir bileşik olan anetol, anasonun tatlı ve belirgin kokusunun temelini oluşturur. Anason uçucu yağındaki baskın bileşen olması nedeniyle bitkinin kalite değerlendirmesinde de büyük önem taşır.

Anetol üzerinde yapılan deneysel araştırmalar; antimikrobiyal, antispazmodik ve bazı diğer biyolojik etkilerle ilişkili sonuçlar ortaya koymuştur. Bununla birlikte laboratuvar ortamında saf anetol ile elde edilen bir etkinin, anason çayının veya anason meyvesinin insanlarda aynı klinik etkiyi oluşturduğu sonucuna doğrudan varılamaz.

Estragol

Anason uçucu yağında bulunan diğer önemli bileşiklerden biri estragoldür; eski literatürde methyl chavicol adıyla da geçer.Estragol oranı örneğe göre değişir. Bazı analizlerde yaklaşık %2 civarında değerler bildirilirken, farklı örneklerde daha düşük veya daha yüksek oranlar saptanabilir.Estragolün bulunması özellikle güvenlilik değerlendirmesi açısından önemlidir. Bu nedenle uçucu yağın yoğun ve kontrolsüz biçimde kullanılması, normal gıda miktarındaki anason tüketimiyle aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

γ-Himachalene

Anason uçucu yağının önemli ikincil bileşenlerinden biri γ-himachalenedir. Çeşitli örneklerde yaklaşık %0,4–8,2 arasında değişen oranlar bildirilmiştir.Bu bileşik, özellikle farklı coğrafyalardan elde edilen anason yağlarının kimyasal profillerinin karşılaştırılmasında önem taşır.

p-Anisaldehit

p-Anisaldehit, anason uçucu yağında daha düşük miktarlarda bulunan aromatik bileşenlerden biridir. Aroma profilinin oluşmasına katkıda bulunur ve bazı deneysel çalışmalarda biyolojik aktivite göstermiştir. Ancak deneysel antimikrobiyal veya insektisit aktivitesinin insanlarda tedavi edici etki anlamına gelmediği özellikle belirtilmelidir.

Diğer uçucu bileşenler

Anason yağında ayrıca cis-anetol, pseudoisoeugenyl 2-methylbutyrate türevleri, methyl chavicol/estragol ve farklı terpenik bileşikler bulunabilir.Bir Yunanistan ve Türkiye örneklerini de karşılaştıran çalışmada trans-anetol, γ-himachalene, estragol ve pseudoisoeugenyl 2-methylbutyrate türevleri başlıca bileşenler arasında bulunmuştur. Çalışma ayrıca hidrodistilasyon süresinin bileşimi ve yağ verimini etkileyebildiğini göstermiştir.

Uçucu yağ dışındaki bileşenler

Anason meyvesinin kimyasal yapısı uçucu yağla sınırlı değildir.

Literatürde anason meyvesinde:

  • sabit yağlar,
  • yağ asitleri,
  • proteinler,
  • karbonhidratlar,
  • fenolik bileşikler,
  • kumarin türevleri,
  • flavonoidler,
  • polisakkaritler

gibi farklı bileşik grupları bildirilmiştir.

Anason meyvesindeki sabit yağ fraksiyonunda palmitik ve oleik asit gibi yağ asitleri bulunabilir. Bunun yanında araştırmalarda farklı fenolik glikozitler ve polar bileşikler de tanımlanmıştır.

Burada önemli bir bilimsel ayrım vardır: Anasonun kimyasal bileşiminde bulunan her madde tıbbi etkin maddesi değildir. Bir bileşiğin bitkide bulunması, tek başına o bileşiğin insanlarda tedavi edici bir etki oluşturduğunu göstermez.

Anasonun farmakolojik özellikleri

Anason üzerine yapılan araştırmalar oldukça geniştir. Ancak çalışmaların önemli bölümü in vitro veya hayvan deneylerinden oluşmaktadır. 2012 tarihli kapsamlı bir derleme, anason üzerinde antimikrobiyal, antifungal, antioksidan, kas gevşetici, analjezik ve gastrointestinal sistemle ilişkili çeşitli deneysel etkilerin araştırıldığını; buna karşılık insan klinik çalışmalarının sınırlı olduğunu vurgulamıştır.

Bu nedenle aşağıdaki etkileri kanıt düzeyleri birbirinden ayrılarak değerlendirmek gerekir.

Sindirim sistemi üzerindeki etkileri

Anasonun en köklü kullanımlarından biri gaz, şişkinlik ve sindirim sistemi kaynaklı hafif spazmların giderilmesine yardımcı olmasıdır.EMA, Anisi fructus için geleneksel kullanım kapsamında hafif spazmodik gastrointestinal yakınmalar ve özellikle gaz, şişkinlik gibi sindirim sistemi şikâyetlerinde kullanımını değerlendirmiştir. Anason meyvesi ayrıca soğuk algınlığı ile ilişkili öksürükte geleneksel balgam söktürücü olarak değerlendirilmiştir.Bu kullanımın arkasında özellikle anason uçucu yağının ve anetolün düz kaslar üzerindeki deneysel etkileri araştırılmıştır.

Fonksiyonel dispepsi

Anasonun insanlarda incelendiği klinik çalışmalardan biri fonksiyonel dispepsi üzerine yapılmıştır.Çift kör, randomize bir çalışmada postprandiyal distress sendromu tanısı bulunan 107 kişi değerlendirilmiş; müdahale grubuna dört hafta boyunca yemeklerden sonra anason tozu verilmiştir. Çalışmada semptom şiddetinde azalma bildirilmiştir.

Başka bir çalışmada aynı klinik bağlamda yaşam kalitesi değerlendirilmiş ve anason grubunda iyileşme bildirilmiştir.Bununla birlikte bu çalışmaların sayısı sınırlıdır ve bunlardan hareketle “anason dispepsiyi kesin olarak tedavi eder” sonucuna varmak doğru değildir. Daha geniş, bağımsız ve iyi tasarlanmış klinik çalışmalar gereklidir.

Öksürük ve solunum yollarında kullanımı

Anason meyvesinin geleneksel tıbbi kullanım alanlarından biri soğuk algınlığına eşlik eden öksürükte balgam söktürücü olarak kullanılmasıdır.EMA’nın monografında Pimpinella anisum meyvesi, uzun süreli geleneksel kullanıma dayalı olarak soğuk algınlığıyla ilişkili öksürükte ekspektoran olarak değerlendirilmiştir. Bu, etkinliğin modern klinik deneylerle kesin biçimde kanıtlandığı anlamına gelmez; EMA’nın burada dayandığı temel uzun süreli geleneksel kullanımdır.Dolayısıyla anasonu bronşit, astım, zatürre veya başka bir solunum hastalığının tedavisi olarak sunmak bilimsel açıdan doğru değildir.

Antimikrobiyal ve antifungal etkiler

Anason uçucu yağı ve çeşitli ekstraktları laboratuvar çalışmalarında bakterilere ve mantarlara karşı araştırılmıştır.Bazı deneylerde anason uçucu yağının farklı maya ve dermatofit türlerinin büyümesini baskılayabildiği gösterilmiştir. Antifungal aktivitenin özellikle anetol ve diğer uçucu bileşenlerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.Ancak bu bulgular laboratuvar koşullarına aittir.Örneğin bir uçucu yağın petri kabında belirli bir mikroorganizmanın büyümesini engellemesi, aynı yağın insanlarda mantar enfeksiyonunu tedavi ettiği anlamına gelmez. Uçucu yağların konsantrasyonu, biyoyararlanımı, toksisitesi ve insan dokularındaki güvenli kullanım sınırları ayrıca değerlendirilmelidir.

Antioksidan özellikleri

Anason ekstraktları farklı laboratuvar modellerinde antioksidan aktivite göstermiştir. Ancak antioksidan kapasite; kullanılan ekstraksiyon yöntemi, çözücü, bitkinin yetiştiği bölge ve ölçüm yöntemi gibi faktörlerden önemli ölçüde etkilenebilir.Bu nedenle “anason güçlü bir antioksidandır” şeklindeki genel ifade yerine, anasonun farklı ekstraktlarının deneysel antioksidan aktivite gösterdiği belirtilmesi daha bilimsel bir yaklaşımdır.Ayrıca laboratuvar ortamındaki antioksidan kapasitenin insan vücudunda aynı ölçüde klinik faydaya dönüşeceği varsayılamaz.

Anasonun kadın sağlığı ve hormonal etkileri

Anason hakkında internette sık rastlanan iddialardan biri östrojen benzeri etkileri ve anne sütünü artırdığı yönündedir.Bu konuda deneysel ve geleneksel kullanım verileri bulunmaktadır; ancak bunların klinik kanıt düzeyi sınırlıdır. Anasonun “doğal östrojen” veya güvenilir bir galaktagog olarak sunulması bilimsel açıdan aşırı bir yorum olur.Benzer şekilde adet düzensizliği, menopoz belirtileri veya polikistik over sendromu gibi durumlarda anasonun tedavi edici olduğunu söylemek için mevcut kanıtlar yeterli değildir.Bu nedenle anasonun kadın sağlığı üzerindeki olası etkileri araştırma konusu olarak değerlendirilmeli, kanıtlanmış tedavi olarak sunulmamalıdır.

Anason çayı ile anason uçucu yağı aynı şey değildir

Bu ayrım güvenlilik açısından özellikle önemlidir.

Anason meyvesi

Baharat olarak kullanılan anason meyvesi, normal gıda miktarlarında tüketilen üründür.

Anason çayı

Ezilmiş veya bütün anason meyvesinin sıcak suyla hazırlanmasıyla elde edilir. Uçucu yağın tamamı suya geçmez ve ürünün kimyasal profili saf uçucu yağdan farklıdır.

Anason uçucu yağı

Uçucu yağ konsantre bir preparattır. Meyvede bulunan uçucu bileşenleri çok daha yoğun biçimde içerir.Bu nedenle “anason çayı güvenliyse anason yağını da aynı miktarda kullanabilirim” şeklinde bir çıkarım yapılamaz.Özellikle saf uçucu yağın ağızdan yüksek miktarlarda alınması uygun değildir.

Anason nasıl kullanılır?

EMA’nın Anisi fructus monografında geleneksel tıbbi kullanım için 12 yaş üzerindeki ergenler, yetişkinler ve yaşlılarda 1–3,5 g anason meyvesinin 150 mL kaynar suda infüzyon olarak hazırlanması ve günde üç kez kullanılması belirtilmiştir. Kullanım süresi iki haftayı geçmemelidir; belirtiler devam ederse sağlık profesyoneline başvurulması önerilir.

Bu bilgi, herhangi bir anason ürününün sınırsız şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez. Özellikle standart olmayan bitkisel ürünlerde aktif bileşen miktarı değişebilir.Ayrıca bu doz anason meyvesi infüzyonu içindir; saf uçucu yağ için aynı dozun uygulanması kesinlikle doğru değildir.

Anasonun yan etkileri ve güvenlilik

Anason genel olarak gıda miktarlarında iyi tolere edilen bir baharattır. Bununla birlikte tıbbi kullanım söz konusu olduğunda bazı riskler dikkate alınmalıdır.

Alerji

Anasona veya Apiaceae familyasının diğer üyelerine duyarlılığı olan kişilerde alerjik reaksiyon gelişebilir. EMA, Pimpinella anisum için anasona, anetole veya bazı Apiaceae üyelerine karşı bilinen aşırı duyarlılığı kontrendikasyon olarak belirtmektedir.

Uçucu yağın aşırı kullanımı

Uçucu yağ yüksek konsantrasyonda bir üründür. Bu nedenle gıda olarak tüketilen anason ile konsantre uçucu yağın toksikolojik değerlendirmesi aynı değildir. Özellikle yüksek miktarda uçucu yağın kontrolsüz ağızdan alınması önerilmez.

Estragol neden önemlidir?

Anason uçucu yağında bulunan estragol, güvenlilik değerlendirmelerinde özel önem taşıyan bileşiklerden biridir.Estragol için deneysel toksikoloji verileri bulunmakta ve özellikle yüksek maruziyetler açısından dikkat gerektirmektedir. Bu nedenle uçucu yağın uzun süreli ve yüksek miktarlarda kontrolsüz kullanımı uygun değildir.

Ancak burada da önemli bir ayrım vardır: anason uçucu yağındaki estragolün bulunması, normal miktarda anason baharatı tüketiminin otomatik olarak tehlikeli olduğu anlamına gelmez. Risk değerlendirmesinde maruziyet miktarı, ürünün bileşimi, kullanım süresi ve kullanım yolu birlikte ele alınmalıdır. Anason yağlarının kimyasal bileşiminin örnekten örneğe değişebilmesi de bu değerlendirmeyi önemli ölçüde etkiler.

Gebelik ve emzirme döneminde anason

Anasonun gebelik ve emzirme döneminde tıbbi dozlarda güvenliliği konusunda yeterli klinik veri bulunmadığından, yüksek doz veya konsantre uçucu yağ kullanımı konusunda temkinli olunmalıdır.Özellikle “süt artırmak için anason yağı kullanmak” güvenli bir öneri olarak kabul edilmemelidir.Gıda miktarında kullanılan anason ile yoğunlaştırılmış uçucu yağın aynı şekilde değerlendirilmesi de doğru değildir.

Çocuklarda anason kullanımı

EMA’nın anason meyvesi monografında 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanım önerilmemektedir. Bu nedenle çocuklara, özellikle konsantre anason preparatlarının veya uçucu yağın doktor önerisi olmadan verilmesi uygun değildir.Çocuklarda öksürük veya sindirim şikâyetlerinin altında yatan neden de ayrıca değerlendirilmelidir.

Anason hangi durumlarda doktora başvurmanın yerini tutmaz?

Anasonun geleneksel kullanım alanları hafif ve geçici yakınmalarla sınırlıdır. Aşağıdaki durumlarda yalnızca anason veya başka bir bitkisel ürün kullanarak tedaviyi geciktirmek doğru değildir:

  • Uzun süren veya şiddetlenen öksürük
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Kanlı balgam
  • Sürekli veya şiddetli karın ağrısı
  • Tekrarlayan kusma
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Uzun süren sindirim sistemi yakınmaları
  • Çocuklarda nedeni bilinmeyen belirtiler

Anason bu durumların altında bulunabilecek hastalıkların tanı ve tedavisinin yerine geçmez.

Anasonun gıda ve endüstrideki kullanım alanları

Anasonun ekonomik öneminin temelinde güçlü aroması bulunur.

Meyveleri:

  • ekmek ve hamur işlerinde,
  • kurabiye ve şekerlemelerde,
  • bitkisel çaylarda,
  • gıda aromalarında,
  • çeşitli likörlerde,
  • anason aromalı alkollü içeceklerde

kullanılır.

Anason uçucu yağı ise aromalandırıcı özellikleri nedeniyle gıda ve koku endüstrisinde değerlendirilir. Anetolün karakteristik aroması, anason aromalı ürünlerin temel duyusal özelliklerinden biridir.Bu kullanım alanlarının tıbbi kullanımdan ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bir maddenin gıda aroması olarak kullanılabilmesi, konsantre uçucu yağın yüksek dozlarda tıbbi amaçla güvenle alınabileceği anlamına gelmez.

Anason ve rakı: Aromanın bilimsel temeli

Türkiye’de anasonun kültürel ve ekonomik öneminin en görünür alanlarından biri anason aromalı alkollü içeceklerdir.Rakı gibi ürünlerdeki karakteristik anason aromasında temel rol oynayan bileşik trans-anetoldür. Anetol, alkol-su sistemindeki çözünürlük davranışı nedeniyle içeceğin karakteristik görünüm ve aroma özelliklerinin oluşumunda da rol oynar.

Ancak burada da anason ile alkolün etkilerini birbirinden ayırmak gerekir. Anasonun içerdiği bileşiklerin potansiyel biyolojik özellikleri, alkollü içeceğin sağlık açısından yararlı olduğu anlamına gelmez.

Anasonun bilimsel olarak kanıtlanmış kullanım alanı nedir?

Anason meyvesinin geleneksel tıbbi kullanımı, hafif sindirim sistemi yakınmalarında ve soğuk algınlığıyla ilişkili öksürükte destekleyici kullanımıdır.EMA’nın değerlendirmesi de esas olarak bu alanlara odaklanmaktadır.İnsanlarda yapılan bazı çalışmalar fonksiyonel dispepsi belirtilerinde olumlu sonuçlar bildirmiştir; ancak klinik kanıt henüz anasonu çok sayıda hastalık için standart tedavi haline getirecek düzeyde değildir.

Buna karşılık antioksidan, antimikrobiyal, antifungal, antispazmodik, analjezik ve çeşitli metabolik etkiler konusunda çok sayıda deneysel çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmalar anasonun biyolojik açıdan ilgi çekici olduğunu gösterir; fakat deneysel sonuçlar doğrudan insan tedavisi olarak yorumlanmamalıdır.

Anason hakkında sık yapılan bilimsel hatalar

“Anason bütün hastalıkları tedavi eder.”

Bilimsel olarak desteklenmez. Anasonun bazı geleneksel kullanımları ve sınırlı klinik araştırmaları vardır; bu durum onu genel amaçlı bir tedavi haline getirmez.

“Anason yağı ile anason çayı aynı etkiye sahiptir.”

Doğru değildir. Uçucu yağ çok daha konsantre bir preparattır.

“Anason doğal östrojendir.”

Bu ifade bilimsel açıdan aşırı genellemedir. Anasonun bazı hormonal etkileri deneysel olarak araştırılmış olsa da insanlarda hormon tedavisi yerine kullanılabileceğini gösteren yeterli kanıt bulunmamaktadır.

“Anasonun antimikrobiyal etkisi olduğu için enfeksiyonları tedavi eder.”

Laboratuvar çalışmalarındaki antimikrobiyal aktivite, insanlarda enfeksiyon tedavisi anlamına gelmez.

“Anason ile yıldız anason aynıdır.”

Hayır. Farklı bitkilerdir ve farklı botanik kökenlere sahiptirler. Benzer aromanın temel nedeni her ikisinde de yüksek miktarda anetol bulunmasıdır.

Anason (Pimpinella anisum L.), aromatik meyveleri nedeniyle binlerce yıldır gıda, baharat ve geleneksel tıpta kullanılan, kimyasal bileşimi günümüzde ayrıntılı biçimde incelenmiş bir Apiaceae türüdür. Bitkinin karakteristik aromasının temelini, uçucu yağın baskın bileşeni olan trans-anetol oluşturur. Estragol, γ-himachalene, p-anisaldehit ve çeşitli diğer uçucu bileşikler ise bu kimyasal profile eşlik eder. Uçucu yağın bileşimi bitkinin yetiştiği bölgeye ve elde edilme koşullarına göre önemli ölçüde değişebilir.

Anasonun tıbbi açıdan en sağlam çerçevesi, hafif sindirim sistemi yakınmaları ve soğuk algınlığıyla ilişkili öksürükte geleneksel kullanım üzerinden çizilebilir. İnsan çalışmalarında özellikle fonksiyonel dispepsi konusunda umut verici sonuçlar bildirilmiş olsa da mevcut klinik literatür sınırlıdır. Buna karşılık antimikrobiyal, antifungal, antioksidan ve antispazmodik özellikler konusunda çok sayıda laboratuvar çalışması bulunmasına rağmen, bu sonuçların insanlarda tedavi edici etki olarak yorumlanması için daha güçlü klinik kanıtlara ihtiyaç vardır.

Anasonun güvenli kullanımında en önemli noktalardan biri meyve, çay ve uçucu yağın birbirinden ayrılmasıdır. Normal gıda kullanımının güvenlilik profili ile konsantre uçucu yağın profili aynı değildir. Özellikle estragol içeriği nedeniyle yoğun ve uzun süreli uçucu yağ kullanımından kaçınılmalı; çocuklarda, gebelik ve emzirme döneminde ve alerji öyküsü bulunan kişilerde daha dikkatli olunmalıdır. EMA’nın mevcut monografı 12 yaş altındaki çocuklarda kullanım önermemekte ve tıbbi kullanımı iki haftayla sınırlandırmaktadır.

Sonuç olarak anason, kanıtlanmış kullanım alanları ile deneysel olarak araştırılan özellikleri birbirinden ayrılarak değerlendirildiğinde hem botanik hem farmakognozik hem de kültürel açıdan önemli bir bitkidir. Onu bilimsel açıdan değerli kılan yalnızca geleneksel geçmişi değil; trans-anetol başta olmak üzere kimyasal bileşenlerinin ayrıntılı olarak incelenmiş olması ve bazı kullanım alanlarının insan çalışmalarında da araştırılmış bulunmasıdır. Buna karşılık anasonu “doğal ilaç” olarak sınırsız biçimde kullanmak, mevcut bilimsel kanıtın izin verdiğinden daha ileri bir sonuç olur

Kaynaklar:

  • European Medicines Agency, Committee on Herbal Medicinal Products. (2014). European Union herbal monograph on Pimpinella anisum L., fructus (EMA/HMPC/321184/2012). European Medicines Agency.
  • European Medicines Agency, Committee on Herbal Medicinal Products. (2014). Assessment report on Pimpinella anisum L., fructus and Pimpinella anisum L., aetheroleum (EMA/HMPC/321181/2012). European Medicines Agency.
  • European Medicines Agency, Committee on Herbal Medicinal Products. (2014). Final list of references supporting the assessment of Pimpinella anisum L., fructus and Pimpinella anisum L., aetheroleum (EMA/HMPC/321182/2012). European Medicines Agency.
  • Shojaii, A., & Abdollahi Fard, M. (2012). Review of pharmacological properties and chemical constituents of Pimpinella anisum. ISRN Pharmaceutics, 2012, Article 510795. https://doi.org/10.5402/2012/510795
  • Ghoshegir, S. A., Mazaheri, M., Ghannadi, A., Feizi, A., Babaeian, M., Tanhaee, M., Karimi, M., & Adibi, P. (2015). Pimpinella anisum in the treatment of functional dyspepsia: A double-blind, randomized clinical trial. Journal of Research in Medical Sciences, 20(1), 13–21.
  • Ghoshegir, S. A., Mazaheri, M., Ghannadi, A., Feizi, A., Babaeian, M., Tanhaee, M., Karimi, M., & Adibi, P. (2014). Pimpinella anisum in modifying the quality of life in patients with functional dyspepsia: A double-blind randomized clinical trial. Journal of Research in Medical Sciences, 19(12), 1118–1123.
Sağlık Hattınız
Sağlık Hattınız
Articles: 1405