Anizokori (anisocoria) ne demek?

Anizokori (anisocoria) ne demek?

Anizokori (anisocoria), iki göz bebeğinin yani pupillaların birbirinden farklı büyüklükte olması durumudur. Normal şartlarda göz bebekleri aynı boyutta olur ve ışığa karşı birlikte tepki verir. Karanlık ortamda büyür, parlak ışıkta ise küçülürler. Ancak anizokoride bir göz bebeği diğerine göre daha geniş ya da daha dar görünür. Bu fark bazen çok hafif olabilir ve kişi bunu fark etmeyebilir; bazen ise belirgin düzeyde olup dışarıdan bakıldığında kolayca anlaşılabilir. Pupillalar arasındaki küçük çap farkları bazı insanlarda tamamen normal kabul edilirken, bazı durumlarda bu durum göz, sinir sistemi veya beyinle ilgili önemli hastalıkların belirtisi olabilir.

İnsan gözündeki pupilla, ışığın göze giriş miktarını kontrol eden bir yapıdır. Kameradaki diyafram sistemi gibi çalışır. Pupillanın büyüyüp küçülmesi; göz kasları, otonom sinir sistemi ve beyin arasındaki karmaşık iletişim sayesinde gerçekleşir. Bu sistemde meydana gelen herhangi bir bozukluk, pupillaların eşit çalışmasını engelleyebilir. İşte anizokori de bu dengenin bozulması sonucu ortaya çıkar. Bazı kişilerde doğuştan hafif anizokori bulunur ve yaşam boyunca hiçbir probleme neden olmaz. Buna “fizyolojik anizokori” denir ve toplumun belirli bir kısmında görülebilir. Bu durumda pupillalar arasındaki fark genellikle küçüktür ve ışık değişimlerine rağmen sabit kalır.

Ancak her anizokori zararsız değildir. Özellikle sonradan ortaya çıkan veya aniden gelişen pupilla eşitsizliği dikkatle değerlendirilmelidir. Çünkü bu durum bazen ciddi nörolojik sorunların ilk belirtisi olabilir. Beyin, göz sinirleri veya pupilla kaslarını etkileyen hastalıklar pupillaların farklı boyutta görünmesine yol açabilir. Örneğin üçüncü kraniyal sinir felci, Horner sendromu, kafa travmaları, beyin kanaması, tümörler veya sinir sistemi enfeksiyonları anizokoriye neden olabilir. Bu nedenle anizokori yalnızca estetik ya da basit bir göz farklılığı olarak görülmemelidir.

Anizokori bazen tek başına ortaya çıkar, bazen de başka belirtilerle birlikte görülür. Eşlik eden belirtiler altta yatan neden hakkında önemli ipuçları verebilir. Kişide göz ağrısı, bulanık görme, çift görme, ışığa hassasiyet, baş ağrısı, göz kapağında düşme veya yüzün bir tarafında güçsüzlük gibi belirtiler varsa durum daha ciddi olabilir. Özellikle ani başlayan şiddetli baş ağrısı ile birlikte gelişen anizokori acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Çünkü bu tablo nadiren de olsa beyin damar problemleri veya hayati risk taşıyan nörolojik durumlarla ilişkili olabilir.

Anizokorinin nedenleri oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Bunlardan biri göz travmalarıdır. Göze alınan darbeler pupillayı kontrol eden kasların hasar görmesine neden olabilir. Bunun dışında bazı göz ameliyatları sonrasında da pupilla boyutlarında farklılık oluşabilir. Migren hastalarında geçici anizokori görülebilir. Özellikle şiddetli migren atakları sırasında sinir sistemi etkilenebilir ve pupillaların tepkileri değişebilir. Ayrıca bazı ilaçlar da pupilla boyutlarını etkileyebilir. Göz damlaları, bazı astım ilaçları, sinir sistemini etkileyen ilaçlar veya yanlışlıkla göze temas eden kimyasallar pupillanın büyümesine ya da küçülmesine neden olabilir.

Horner sendromu, anizokorinin önemli nedenlerinden biridir. Bu durumda göz bebeği normalden daha küçük olur ve genellikle göz kapağında hafif düşüklük eşlik eder. Yüzün aynı tarafında terleme azalabilir. Horner sendromu boyun, akciğer veya beyinle ilgili sinir yollarındaki hasardan kaynaklanabilir. Bunun tam tersine, üçüncü sinir felcinde pupilla genellikle büyür ve göz hareketlerinde bozulma ortaya çıkar. Bu durum ciddi nörolojik hastalıklarla ilişkili olabileceği için acil değerlendirme gerektirebilir.

Anizokori değerlendirilirken doktor öncelikle pupilla farkının ne zaman başladığını, sürekli mi yoksa geçici mi olduğunu ve başka belirtilerin eşlik edip etmediğini sorgular. Ardından ayrıntılı göz muayenesi yapılır. Pupillaların ışığa verdiği tepki, karanlık ve aydınlık ortamdaki davranışları incelenir. Göz hareketleri değerlendirilir ve sinir sistemi muayenesi yapılabilir. Bazı durumlarda tanıyı netleştirmek için göz damlası testleri uygulanabilir. Eğer nörolojik bir neden düşünülüyorsa beyin tomografisi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) veya damar incelemeleri istenebilir.

Tedavi tamamen altta yatan nedene bağlıdır. Eğer fizyolojik yani zararsız bir anizokori söz konusuysa genellikle tedavi gerekmez. Kişi yalnızca düzenli takip edilir. Ancak neden enfeksiyon, sinir hasarı, göz hastalığı veya nörolojik bir problemse buna yönelik özel tedavi planlanır. Travmaya bağlı durumlarda iyileşme süreci takip edilirken, bazı sinir hastalıklarında ilaç veya cerrahi tedaviler gerekebilir. Göz içi basıncıyla ilişkili hastalıklarda ise farklı göz tedavileri uygulanabilir.

Anizokori her zaman tehlikeli bir durum anlamına gelmese de özellikle yeni ortaya çıkmışsa ciddiye alınmalıdır. Çünkü bazı vakalarda erken tanı hayat kurtarıcı olabilir. Aniden gelişen pupilla eşitsizliği, şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği, konuşma bozukluğu, görme kaybı veya göz kapağında düşme gibi belirtilerle birlikteyse vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınmalıdır. Düzenli göz kontrolleri ve erken değerlendirme sayesinde hem basit hem de ciddi nedenler zamanında ayırt edilebilir.