Anjiyodisplazi Nedir?

Anjiyodisplazi Nedir?

Anjiyodisplazi (angiodysplasia), özellikle sindirim sistemi içinde bulunan küçük kan damarlarının anormal şekilde genişlemesi ve kırılgan hale gelmesi durumunu ifade eden damar kaynaklı bir hastalıktır. En sık kalın bağırsakta, özellikle de yaşlı bireylerde kolonun sağ tarafında görülür. Ancak mide, ince bağırsak ve sindirim sisteminin diğer bölgelerinde de ortaya çıkabilir. Hastalık çoğu zaman sessiz ilerler; fakat damarların hassas yapısı nedeniyle zamanla kanamaya yol açabilir. Bu nedenle anjiyodisplazi, ileri yaşta görülen açıklanamayan bağırsak kanamalarının önemli nedenlerinden biri kabul edilir. (Cleveland Clinic, Merck Manual)

Normal şartlarda bağırsak duvarındaki damarlar oldukça ince ve düzenli bir yapıdadır. Ancak yaşlanma, damar duvarındaki zayıflama ve dolaşım basıncındaki değişiklikler sonucunda bazı damarlar genişleyip kıvrımlı hale gelebilir. Bu damarlar yüzeye yakın oldukları için kolayca kanayabilir. Özellikle kronik böbrek hastalığı, kalp kapak hastalıkları ve bazı dolaşım problemleri anjiyodisplazi riskini artırabilir. Bazı araştırmalar, bağırsak duvarında zamanla oluşan tekrarlayan küçük basınç değişimlerinin damar yapısını bozduğunu göstermektedir. (Johns Hopkins Medicine, StatPearls)

Anjiyodisplazinin en önemli belirtisi sindirim sistemi kanamasıdır. Kanama bazen fark edilmeyecek kadar hafif olabilir ve yalnızca kansızlık şeklinde ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde ise dışkıda koyu renk değişikliği, gizli kanama veya parlak kırmızı rektal kanama görülebilir. Uzun süren hafif kanamalar demir eksikliği anemisine yol açabilir. Bu nedenle kişilerde halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi belirtiler gelişebilir. Daha ciddi kanamalarda ise tansiyon düşüklüğü ve bayılma görülebilir.

Tanı genellikle endoskopi veya kolonoskopi sırasında konur. Kamera ile bağırsak içine bakıldığında genişlemiş damar kümeleri görülebilir. Bazı vakalarda kapsül endoskopi, anjiyografi veya özel görüntüleme yöntemleri gerekebilir. Özellikle ince bağırsakta bulunan lezyonların tespiti bazen zor olabilir.

Tedavi, kanamanın şiddetine göre planlanır. Hafif vakalarda yalnızca takip yeterli olabilirken, aktif kanamalarda endoskopik yöntemlerle damarların yakılması veya kapatılması uygulanabilir. Argon plazma koagülasyonu en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Daha ciddi durumlarda anjiyografik girişimler veya cerrahi tedavi gerekebilir. Kansızlık gelişen kişilerde demir tedavisi ve gerekirse kan transfüzyonu uygulanabilir.

Anjiyodisplazi genellikle iyi huylu bir damar bozukluğu kabul edilir ancak tekrar eden kanamalar yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle ileri yaşta nedeni açıklanamayan kansızlık veya bağırsak kanaması olan kişilerde bu hastalık mutlaka değerlendirilmelidir. Erken tanı sayesinde hem kanama kontrol altına alınabilir hem de uzun vadeli komplikasyonlar önlenebilir.