Anjiyoskotom Nedir? Retina Damarlarının Görme Alanına Etkisi

Anjiyoskotom Nedir? Retina Damarlarının Görme Alanına Etkisi

Dr.Bahattin İLTER

 

Gözümüzün çalışma mekanizması mucizevi bir şekilde karmaşıktır. Gözün arka duvarında görme sinirinin yayıldığı retina duvarı bulunur. Sinirleri besyelen yaygın damar ağı ile kaplıdır. Gözün arka duvarındaki retinanın üzerindeki kan damarlarının hasarları görme alanını etkilemektedir. Gözün doğal yapısının bir sonucu olan ve çoğu zaman fark edilmeyen bir olgu vardır ki bu da anjiyoskotomdur.

Anjiyoskotom Nedir?

Anjiyoskotom , retinadaki kan damarlarının doğal olarak oluşturduğu gölgeler nedeniyle ortaya çıkan fizyolojik görme alanı defektidir. Başka bir deyişle, retina damarları göze gelip optiki sinre ulaşan ışığın bir kısmını engellediğinde, görme alanında küçük hassasiyet kayıpları meydana gelir.

Bu durum normal kabul edilir, görme sorunlarına sebep olmaz ve çoğu kişi günlük yaşamında anjiyoskotomların varlığını fark etmez. Beynin görsel sistemi, eksik bilgileri tamamlayarak bu küçük boşlukları büyük ölçüde gizler.

Anjiyoskotom Nasıl Oluşur?

Gözümüze giren doğal ışık, retinaya ulaşmadan önce retina yüzeyindeki damarların içinden veya çevresinden geçer. Damarların içindeki hemoglobin ise , belirli miktarda ışığı absorbe eder. Fu farkedilmeyecek düzeyde bir ışık kaybıdır. Bunun sonucunda damarların altında bulunan fotoreseptör hücreler daha az ışık alır.

Bu süreç şu şekilde gerçekleşir:

  • Retina damarları ışığın bir bölümünü emer.
  • Fotoreseptörlere ulaşan ışık azalır.
  • İlgili bölgede görsel hassasiyet düşer.
  • Beyin adaptasyon sayesinde bu kaybı çoğunlukla fark ettirmez.

Bu nedenle anjiyoskotomlar genellikle günlük görmeyi etkilemez.

Anjiyoskotom ile Kör Nokta Aynı Şey mi?

Anjiyoskotom ile kör nokta aynı şey değildir. Kör nokta optik sinirin çıkış yerinde bağımsız farklı bir doğal yapıdır. Ancak birbirine benzer özellikler taşırlar.

Fizyolojik kör nokta, optik sinirin gözden çıktığı bölgede ana sinir kolunun üzerinde fotoreseptör bulunmaması nedeniyle oluşur. Anjiyoskotom ise retina damarlarının gözün herhangi bir bölgesindeki gölgeleme etkisinden kaynaklanır.

Her iki durumda da beyin eksik görsel bilgiyi tamamladığı için kişi çoğunlukla bu alanları fark etmez.

Anjiyoskotomlar Nasıl Tespit Edilir?

Standart görme alanı testleri anjiyoskotomları her zaman ortaya çıkaramayabilir. Çünkü bu defektler oldukça küçük ve sığdır. Normal görme fonksiyonunu  bozmazlar.

Anjiyoskotomları tespit etmek bazen gerekli olabilmektedir. Bunun için kullanlılan daha hassas yöntemler şunlardır:

Mikroperimetri

Retinanın belirli bölgelerinin ışığa karşı duyarlılığını ölçen ve bunu doğrudan retina görüntüsü üzerinde haritalayan gelişmiş bir görme alanı testidir. Retinanın belirli bölgelerindeki görsel hassasiyeti yüksek doğrulukla ölçer. Test sırasında cihaz, gözün arka kısmını (retinayı) sürekli görüntüler ve küçük ışık uyaranları gönderir. Hasta ışığı gördüğünde bir düğmeye basar.

Fundus-Oriented Perimetry (FOP)

FOP mikroperimetrinin önceki halidir. Mikroperimetri daha gelişmiş halidir. Çalışma mekanizması benzerdir. Görme alanı ile retina görüntülerini eşleştirerek damar kaynaklı değişiklikleri değerlendirmeye yardımcı olur.

Yüksek Çözünürlüklü Perimetri

Yüksek Çözünürlüklü Perimetri görme alanındaki çok küçük veya ince defektleri saptamak amacıyla geliştirilen gelişmiş bir görme alanı testidir. Standart perimetriye göre daha sık ölçüm noktaları kullanır ve görme alanını daha ayrıntılı haritalar. Küçük görme alanı değişikliklerini saptamak için kullanılır.

Anjiyoskotomların Şekli Nasıldır?

Anjiyoskotomlar genellikle retina damarlarının anatomik seyrini takip eder. Bu nedenle görme alanında çizgisel ve sığ, retina damarlarını izleyen dallı, ağaç benzeri bir görünüm oluşturabilirler. Çoğu zaman fizyolojik kör nokta çevresinden başlayarak perifere doğru uzanırlar.

Beyin Bu Defektleri Neden Fark Etmez?

Dijital kameraların görüntüleri birleştirerek en iyi görüntüyü oluşturması gibi gözümüzün görsel sistemi de son derece uyum sağlayabilen bir yapıya sahiptir. Retina ve görsel korteks, sürekli olarak eksik bilgileri tamamlar ve görüntüyü bütün hâlde algılamamızı sağlar.

Bu nedenle anjiyoskotomlar normal şartlarda bilinçli olarak fark edilmez. Ancak özel deneysel testlerde veya gelişmiş görme alanı incelemelerinde ortaya çıkarılabilir.

Klinik Önemi Var mı?

Anjiyoskotomlar çoğu durumda zararsızdır. Bununla birlikte bazı göz hastalıklarında klinik önem kazanabilir. Glokom, retina ödemi, optik nörit ve retina damar hastalıklarında bu anjiyoskotomların boyutu veya görünümü değişebilir. Bu nedenle gelişmiş görme alanı testleri, tanı ve takip süreçlerinde yardımcı olabilir. Bu durumlarda hastalığın şiddeti ve tedavinin uygunluğunun değerlendirilmesi için tespit edilmeleri gerekebilmektedir.

Görme alanınızda yeni oluşan karanlık bölgeler, ışık çakmaları veya ani görme değişiklikleri fark ederseniz, bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir.