Anjiyoblastom Nedir?

Anjiyoblastom Nedir?

Anjiyoblastom (angioblastoma), damar dokusundan gelişen tümörleri tanımlamak için kullanılan eski ve nispeten nadir bir tıbbi terimdir. Kelime kökeni Yunanca “angeion” (damar), “blastos” (gelişen hücre) ve “oma” (tümör) sözcüklerinden gelir. Yani anjiyoblastom, damar oluşturan hücrelerden kaynaklanan tümör anlamına gelir. Günümüzde modern patoloji sınıflamalarında bu terim çok sık kullanılmaz; onun yerine tümörün tipine göre daha spesifik isimlendirmeler tercih edilir. Ancak klasik tıp literatüründe ve bazı eski kaynaklarda anjiyoblastom ifadesine rastlanabilir.

Bu terim tarihsel olarak özellikle damar yapısından zengin tümörleri tanımlamak için kullanılmıştır. Bazı kaynaklarda hemanjiyoblastom (hemangioblastoma) ile ilişkilendirilir ya da onun eski isimlerinden biri olarak değerlendirilir. Hemanjiyoblastomlar genellikle merkezi sinir sisteminde, özellikle beyincik bölgesinde gelişen damar açısından zengin iyi huylu tümörlerdir. Bunun dışında omurilik ve retina gibi bölgelerde de görülebilirler. Her ne kadar çoğu benign yani iyi huylu kabul edilse de bulundukları bölgeye baskı yaparak ciddi nörolojik belirtilere yol açabilirler. (World Health Organization Classification of CNS Tumours, Johns Hopkins Medicine)

Anjiyoblastom veya hemanjiyoblastom gelişen kişilerde belirtiler tümörün bulunduğu bölgeye göre değişir. Beyinde yerleşen tümörlerde baş ağrısı, denge bozukluğu, baş dönmesi, bulantı, kusma ve koordinasyon problemleri görülebilir. Omurilik tutulumu olduğunda kol veya bacaklarda güçsüzlük, uyuşma ya da yürüme problemleri ortaya çıkabilir. Retina yerleşimli tümörlerde ise görme kaybı gelişebilir. Bazı vakalar Von Hippel–Lindau hastalığı adı verilen genetik sendromla ilişkili olabilir. Bu sendromda vücudun farklı bölgelerinde damar kaynaklı tümörler gelişme eğilimi bulunur. (National Organization for Rare Disorders, Mayo Clinic)

Tanı genellikle MR görüntüleme, bilgisayarlı tomografi ve patolojik inceleme ile konur. Tümörün damar yapısı oldukça yoğun olduğu için görüntülemelerde belirgin kontrast tutulumu görülebilir. Kesin tanı çoğu zaman cerrahi sonrası yapılan histopatolojik inceleme ile netleşir.

Tedavi planı tümörün yerine, boyutuna ve hastanın genel durumuna göre değişir. En sık tercih edilen yöntem cerrahi çıkarımdır. Bazı küçük veya riskli bölgelerde bulunan tümörlerde radyocerrahi ya da düzenli takip de düşünülebilir. Erken tanı özellikle nörolojik komplikasyonların önlenmesi açısından önem taşır.

Sonuç olarak anjiyoblastom, damar oluşturan hücrelerden kaynaklanan tümörleri tanımlamak için kullanılan eski bir tıbbi terimdir. Günümüzde daha çok hemanjiyoblastom kavramıyla ilişkilendirilir. Çoğu iyi huylu olsa da bulunduğu bölgeye göre ciddi belirtiler oluşturabileceği için uzman değerlendirmesi ve uygun takip büyük önem taşır.