Endometriozis: Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavi Yaklaşımları
Endometriozis Nedir?
Endometriozis, rahim boşluğunun dışında endometriyum benzeri doku bulunmasıyla karakterize, kronik ve inflamatuvar bir hastalıktır. Hastalık çoğunlukla pelviste görülmekle birlikte, daha nadir olarak pelvis dışındaki bölgeleri de etkileyebilir. Endometriozis östrojenle ilişkili biyolojik özellikler gösterir ve lezyonların çevresinde kronik inflamatuvar yanıt gelişir.
Hastalığın en önemli klinik sonuçları pelvik ağrı ve infertilitedir. Bunun yanında dismenore, disparoni, diskezi, dizüri, bağırsak veya üriner sistemle ilişkili yakınmalar ve yorgunluk görülebilir. Semptomların şiddeti ile hastalığın anatomik yaygınlığı her zaman paralel değildir. Bu nedenle küçük veya yüzeysel lezyonları bulunan bir hastada ciddi ağrı görülebileceği gibi, daha yaygın hastalığı olan başka bir hastada semptomlar sınırlı olabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, endometriozisin üreme çağındaki kadınların yaklaşık %10’unu, yani yaklaşık 190 milyon kişiyi etkilediğini bildirmektedir. Hastalık kronik bir seyir gösterir ve günümüzde herkes için geçerli, hastalığı tamamen ortadan kaldıran tek bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Tedavinin temel amacı semptomları kontrol etmek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve hastanın doğurganlık hedeflerini mümkün olduğunca desteklemektir.
Endometriozis Neden Olur?
Endometriozisin tek bir nedeni olduğu düşünülmemektedir. Hastalığın gelişiminde hormonal, inflamatuvar, immünolojik, genetik ve hücresel mekanizmaların birlikte rol oynadığı kabul edilmektedir.
Endometriozisin oluşumunu açıklamak amacıyla çeşitli teoriler geliştirilmiştir. Bunların en bilinenlerinden biri retrograd menstruasyon teorisidir. Bu teoriye göre adet sırasında endometriyal içerik fallop tüplerinden pelvik boşluğa geri geçebilir ve burada bulunan endometriyal hücreler veya hücre grupları periton yüzeylerinde yerleşebilir.
Ancak retrograd menstruasyonun tek başına endometriozisi açıklamadığı düşünülmektedir. Çünkü retrograd menstruasyon birçok kişide meydana gelebilirken, bunların yalnızca bir bölümünde endometriozis gelişmektedir. Bu nedenle lezyonların oluşması ve kalıcı hale gelmesinde bağışıklık yanıtı, hormonal ortam, genetik yatkınlık ve hücresel özellikler gibi başka faktörlerin de rol oynadığı düşünülmektedir.
Diğer açıklamalar arasında sölomik metaplazi, lenfatik veya hematolojik yayılım, kök/progenitör hücrelerin rolü ve embriyolojik kalıntılardan gelişim yer almaktadır. Özellikle pelvis dışındaki endometriozis odaklarının açıklanmasında lenfatik veya hematolojik yayılım gibi mekanizmalar önem taşımaktadır.
Dolayısıyla endometriozis için tek bir “hastalık teorisinden” söz etmek yerine, birbirini tamamlayan mekanizmaların bulunduğu çok faktörlü bir model daha uygundur.
Endometriozis İçin Risk Faktörleri
Endometriozis gelişiminde genetik yatkınlığın önemli olduğu düşünülmektedir. Özellikle birinci derece akrabalarında endometriozis bulunan kişilerde hastalık olasılığı artmaktadır. NICE da aile öyküsünün değerlendirilmesini önerilen klinik değerlendirme unsurlarından biri olarak belirtmektedir.
Gönderdiğiniz metinde belirtilen erken menarş, kısa menstrual siklus, yoğun veya uzun süreli menstrual kanama, düşük VKİ, nulliparite ve aile öyküsü gibi özellikler endometriozis ile ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte bu faktörlerin her biri tek başına hastalığın nedeni olarak değerlendirilmemelidir.
Endometriozis farklı etnik gruplarda görülebilir. Tanıya ulaşma sürecindeki gecikmeler ise sağlık hizmetlerine erişim, semptomların değerlendirilmesi ve sağlık sistemindeki farklılıklar gibi nedenlerden etkilenebilir. Güncel ACOG kılavuzu da tanı ve bakıma erişimde eşitsizliklerin endometriozis bakımında önemli bir sorun olduğunu vurgulamaktadır.
Endometriozisin Patofizyolojisi
Endometriozis yalnızca rahim dışında bulunan endometriyum benzeri dokudan ibaret değildir. Hastalığın biyolojik davranışında inflamasyon, bağışıklık sistemi düzensizlikleri, hormonal yanıt, fibrozis, anjiyogenez ve sinir dokusuyla ilişkili değişiklikler birlikte rol oynar.
Ektopik lezyonların çevresinde inflamatuvar hücrelerin ve çeşitli inflamatuvar mediyatörlerin artışı gözlenebilir. Makrofajların ve diğer bağışıklık hücrelerinin aktivitesindeki değişiklikler, lezyonların çevresindeki inflamatuvar ortamın devam etmesine katkıda bulunabilir.
Östrojen sinyallemesi de hastalık biyolojisinde önemli bir role sahiptir. Endometriozis lezyonları östrojenik uyarılara yanıt verebilir; bunun sonucunda hücresel proliferasyon, inflamasyon ve damar oluşumu gibi süreçler desteklenebilir.
Son yıllarda yapılan moleküler çalışmalar, endometriyal ve endometriozis dokusunda somatik genetik değişikliklerin bulunabileceğini göstermiştir. PIK3CA ve KRAS gibi genlerdeki değişiklikler bazı endometriozis lezyonlarında tanımlanmıştır. Ancak bu moleküler bulguların klinik tanı veya rutin tedavi seçiminde kullanılabilecek standart biyobelirteçler haline geldiği söylenemez.Bu nedenle endometriozisin patofizyolojisi halen aktif olarak araştırılan ve oldukça heterojen bir alandır.
Endometriozis Belirtileri Nelerdir?
Endometriozisin klinik görünümü oldukça değişkendir. En sık karşılaşılan yakınmalardan biri dismenore, yani adet döneminde belirgin ağrıdır.
Bunun yanında:
- Kronik pelvik ağrı
- Disparoni
- Diskezi
- Dizüri
- Yoğun veya ağrılı menstrual kanama
- İnfertilite
- Yorgunluk
gibi belirtiler görülebilir.
Bağırsak tutulumu bulunan hastalarda dışkılama sırasında ağrı ve bazı hastalarda döngüsel rektal kanama görülebilir. Mesane veya üriner sistem tutulumu ise idrar yaparken ağrı ve diğer üriner semptomlara neden olabilir.Derin infiltratif endometriozis, sinir yapılarıyla ilişkili olduğunda nöropatik özellik taşıyan ağrı veya allodini gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Önemli bir klinik nokta, semptomların şiddetinin hastalığın anatomik evresiyle doğrudan ilişkili olmamasıdır. Bu nedenle yalnızca lezyonların yaygınlığına bakarak hastanın yaşadığı ağrının şiddetini tahmin etmek mümkün değildir.
Endometriozis Tanısı Nasıl Konur?
Endometriozis tanısında güncel yaklaşım, hastanın öyküsünün, semptomlarının, fizik muayenesinin ve uygun görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesine dayanır.2026 yılında yayımlanan ACOG Klinik Uygulama Kılavuzu, endometriozis şüphesi bulunan erişkin ve adölesan hastalarda klinik bulgular, görüntüleme ve gerektiğinde cerrahi değerlendirmeyi kapsayan tanısal yaklaşımı güncellemiştir. Klinik tanı veya presumptif tanı üzerinden ampirik tedavinin başlanabilmesi, tanısal sürecin tamamlanmasını beklerken semptomların kontrol edilmesine olanak sağlayabilir.
Hastanın menstrual öyküsü, ağrının zamanı ve özellikleri, cinsel ilişkiyle ilişkili ağrı, bağırsak ve üriner sistem yakınmaları, infertilite öyküsü ve aile öyküsü ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
Fizik muayenede pelvik hassasiyet, uterus hareketlerinde azalma, adneksiyal kitle veya posterior vajinal forniks bölgesinde nodüler yapılar gibi bulgular saptanabilir. Ancak normal fizik muayene endometriozisi dışlamaz. NICE da normal muayene veya normal ultrason sonucunda endometriozis olasılığının tamamen ortadan kaldırılmaması gerektiğini belirtmektedir.
Endometriozis Tanısında Ultrasonografi
Transvajinal ultrasonografi (TVUS), şüpheli endometriozis değerlendirmesinde önemli ilk basamak görüntüleme yöntemlerinden biridir.NICE’ın 2024 güncellemesi, endometriozis şüphesi bulunan kişilere, pelvik veya abdominal muayene normal olsa dahi transvajinal ultrasonografi yapılmasını önermektedir. TVUS ile özellikle yumurtalık endometriomaları ve derin endometriozis değerlendirilebilir; ayrıca endometriozis dışındaki pelvik patolojilerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Bununla birlikte ultrasonografinin normal olması endometriozisi dışlamaz. Özellikle yüzeysel peritoneal endometriozis görüntüleme yöntemleriyle gözden kaçabilir.Ultrasonografinin tanısal performansı operatörün deneyiminden de etkilenebilir. Bu nedenle derin endometriozis şüphesinde deneyimli bir merkezde yapılan uzman ultrasonografisi özellikle önemlidir.
Endometriozis Tanısında MR
Pelvik manyetik rezonans görüntüleme (MR), özellikle derin endometriozisin yaygınlığının ve anatomik ilişkilerinin değerlendirilmesinde kullanılabilir.MR; bağırsak, mesane, uterosakral bağlar ve vajinal bölge gibi derin pelvik yapıların değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Özellikle cerrahi planlama gerektiğinde değerli bilgiler sağlayabilir.
Bununla birlikte MR da yüzeysel peritoneal endometriozisi her zaman gösteremez. Dolayısıyla hem ultrasonografi hem de MR için negatif sonuç, klinik olarak endometriozis şüphesini tamamen ortadan kaldırmaz. ESHRE ve NICE güncel yaklaşımları da görüntülemenin önemli olduğunu, ancak negatif görüntülemenin özellikle yüzeysel hastalığı dışlamadığını vurgulamaktadır.
Laparoskopi Endometriozis Tanısında Gerekli midir?
Endometriozis tanısında laparoskopinin yeri son yıllarda önemli ölçüde değişmiştir.Eskiden laparoskopi ve histopatolojik doğrulama tanı için “altın standart” olarak kabul edilirken, güncel ESHRE yaklaşımı laparoskopinin her hastada tanı için zorunlu olmadığını belirtmektedir. Görüntüleme negatif olduğunda veya ampirik tedavi başarısız, uygun değil ya da uygulanamıyorsa laparoskopi düşünülebilir.
NICE da şüpheli endometrioziste ultrason veya MR normal olsa bile, klinik durum uygun olduğunda laparoskopinin düşünülebileceğini belirtmektedir. Laparoskopi sırasında şüpheli lezyonlardan biyopsi alınabilir; ancak negatif histoloji de hastalığı kesin olarak dışlamaz.
Bu nedenle günümüzde tanı yaklaşımı, “önce mutlaka laparoskopi yapılmalıdır” şeklinde değildir. Tanısal yöntem, hastanın semptomları, görüntüleme sonuçları, tedavi yanıtı, doğurganlık hedefleri ve kişisel tercihleri doğrultusunda belirlenir.
Endometriozisin Tedavisi Nasıl Yapılır?
Endometriozis tedavisi hastalığın evresinden çok semptomlara, hastanın önceliklerine ve doğurganlık hedeflerine göre bireyselleştirilmelidir. NICE, tedavinin yalnızca hastalığın anatomik evresine göre değil, semptomlar ve hasta tercihleri doğrultusunda planlanmasını önermektedir.
Tedavinin temel hedefleri ağrının azaltılması, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, hastalığın neden olduğu fonksiyonel sorunların yönetilmesi ve gebelik isteyen hastalarda doğurganlık hedeflerinin desteklenmesidir.
Endometrioziste İlaç Tedavisi
Endometriozis ilişkili ağrının tedavisinde hormonal tedaviler önemli bir yere sahiptir. ESHRE; kombine hormonal kontraseptifler, progestojenler, GnRH agonistleri ve GnRH antagonistlerini ağrı kontrolü için kullanılabilecek seçenekler arasında değerlendirmektedir. Tedavi seçimi yan etkiler, etkinlik, maliyet, bulunabilirlik ve hastanın tercihleri dikkate alınarak yapılmalıdır.
NSAİİ’ler de ağrı kontrolünde kullanılabilir. NICE, endometriozisle ilişkili ağrıda parasetamol veya NSAİİ ile kısa süreli bir tedavi denemesinin değerlendirilebileceğini belirtmektedir.
Hormonal tedavi doğurganlık isteyen hastalarda farklı değerlendirilmelidir. Ovulasyonu baskılayan hormonal tedaviler infertiliteyi tedavi etmek amacıyla kullanılmaz. Gebelik hedefi olan hastalarda tedavi planı fertilite uzmanlığı ile birlikte değerlendirilmelidir. ESHRE, infertiliteyi artırmak amacıyla over baskılayıcı tedavilerin kullanılmamasını önermektedir.
GnRH Agonistleri ve Antagonistleri
GnRH agonistleri ve antagonistleri östrojen düzeylerini baskılayarak endometriozisle ilişkili ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak hipoöstrojenik durum oluşturabilecekleri için sıcak basması, vajinal kuruluk ve kemik mineral yoğunluğu kaybı gibi yan etkiler açısından dikkatli kullanılmaları gerekir.
Bu tedavilerde uygun hastalarda add-back tedavisi yan etkilerin azaltılması ve tedavinin sürdürülebilirliği açısından gündeme gelebilir.
Danazol ise günümüzde androjenik yan etkileri nedeniyle endometriozis tedavisinde rutin tercih edilen seçeneklerden biri değildir. ESHRE’nin güncel kılavuzunda eski tedavi seçeneklerinin önemli bir bölümünün rutin klinik önerilerden çıkarıldığı görülmektedir.
Endometrioziste Cerrahi Tedavi
Cerrahi tedavi; özellikle kalıcı veya tedaviye dirençli ağrısı bulunan, anatomik olarak önemli hastalığı olan veya belirli durumlarda doğurganlık hedefleri doğrultusunda cerrahi seçeneğin uygun görüldüğü hastalarda gündeme gelebilir.
Laparoskopik cerrahide endometriozis lezyonlarının eksizyonu veya ablasyonu uygulanabilir. Hangi yöntemin tercih edileceği lezyonun tipi, yerleşimi, derinliği, hastanın semptomları ve cerrahi hedeflerine göre belirlenmelidir.
Yumurtalık endometriomalarında cerrahi yaklaşım özellikle dikkat gerektirir. Cerrahi, ağrı ve hastalığın yönetiminde yararlı olabilir; ancak over rezervi üzerinde olumsuz etkisi olabileceği için gebelik planlayan hastalarda bu risk dikkate alınmalıdır. NICE 2024 güncellemesinde de endometrioma cerrahisinde over rezervi üzerindeki olası etkinin karar sürecine dahil edilmesi özellikle vurgulanmaktadır.
Derin infiltratif endometriozis bağırsak, mesane veya üreter gibi organları etkilediğinde cerrahi daha karmaşık hale gelir. Bu tür olgularda deneyimli endometriozis cerrahları ve gerektiğinde kolorektal cerrahi, üroloji ve üreme tıbbı uzmanlarının dahil olduğu multidisipliner yaklaşım önem taşır.
Endometriozis ve İnfertilite
Endometriozis ile infertilite arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Hastalık; pelvik anatomide bozulma, yapışıklıklar, inflamatuvar ortam ve tubal-over fonksiyonlarındaki değişiklikler aracılığıyla fertiliteyi etkileyebilir.Gebelik isteyen hastalarda tedavi planı, yaş, over rezervi, hastalığın yaygınlığı, önceki cerrahiler, infertilite süresi ve gebelik hedefleri dikkate alınarak yapılmalıdır.
Endometriozise bağlı infertilitede cerrahi veya yardımcı üreme teknikleri uygun hastalarda değerlendirilebilir. ESHRE, gebelik hedefleyen hastalarda hormonal over baskılamasının gebelik şansını artırmak amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtmektedir.Endometriozis Fertilite İndeksi (EFI), cerrahi sonrası spontan gebelik olasılığının değerlendirilmesinde kullanılabilecek araçlardan biridir ve infertilite yönetiminde karar vermeye yardımcı olabilir.
Endometriozis Evrelemesi
Endometriozis farklı anatomik özelliklere sahip olduğundan tek bir evreleme sistemi hastalığın bütün yönlerini açıklamakta yetersiz kalabilir.Klinik uygulamada revize Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (rASRM) sınıflaması yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sistem hastalığı minimal, hafif, orta ve şiddetli olmak üzere dört evrede sınıflandırır.Ancak önemli bir sınırlama vardır: rASRM evresi ağrının şiddetini güvenilir biçimde öngörmez. Bu nedenle ileri evre hastalığı bulunan bir kişinin daha fazla ağrı yaşaması zorunlu değildir.
Derin infiltratif hastalığın anatomik özelliklerini daha ayrıntılı değerlendirmek amacıyla ENZIAN gibi tamamlayıcı sınıflandırma sistemleri de kullanılabilir.NICE’ın yaklaşımı da tedavinin yalnızca evreye göre belirlenmemesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Endometrioziste Ayırıcı Tanı
Endometriozis birçok farklı hastalıkla benzer semptomlara neden olabilir. Özellikle kronik pelvik ağrı ve dismenore söz konusu olduğunda ayırıcı tanıda adenomyozis, uterin miyomlar, pelvik inflamatuvar hastalık, over kistleri ve pelvik yapışıklıklar düşünülmelidir.Bağırsak yakınmaları bulunan hastalarda irritabl bağırsak sendromu, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve diğer gastrointestinal nedenler değerlendirilmelidir. Üriner semptomlarda interstisyel sistit, tekrarlayan üriner enfeksiyonlar ve diğer üriner sistem hastalıkları ayırıcı tanıda yer alabilir.
Pelvik taban kaynaklı ağrı, nöropatik ağrılar ve bazı kas-iskelet sistemi hastalıkları da endometriozisle karışabilir veya mevcut ağrıyı artırabilir.Bu nedenle kronik pelvik ağrısı olan hastada yalnızca tek bir tanıya odaklanmak yerine multidisipliner ve sistematik değerlendirme önemlidir.
Endometrioziste Yaşam Tarzı ve Destekleyici Yaklaşım
Endometriozisin kesin olarak önlenmesini sağlayan kanıtlanmış bir yaşam tarzı yöntemi bulunmamaktadır. Bununla birlikte hastanın yaşam kalitesini etkileyen ağrı, yorgunluk, psikolojik yük ve fonksiyonel kısıtlılıkların bütüncül biçimde ele alınması önemlidir.Pelvik taban fizyoterapisi, ağrı yönetimi, psikolojik destek ve gerektiğinde ilgili organ sistemlerine yönelik uzmanlıkların tedavi planına dahil edilmesi bazı hastalarda bakımın önemli parçaları olabilir.
Bununla birlikte diyet, egzersiz veya diğer tamamlayıcı yaklaşımların endometriozis lezyonlarını ortadan kaldırdığı veya hastalığı tedavi ettiği söylenmemelidir. ESHRE, spesifik nonfarmakolojik müdahalelerin ağrı veya yaşam kalitesi üzerindeki etkinliği konusunda kanıtların halen yetersiz olduğunu belirtmektedir.
Endometrioziste Kanser Riski
Endometriozis ile bazı over kanserleri arasında ilişki bildirilmiştir. Özellikle endometrioid ve berrak hücreli over kanserleri ile endometriozis arasında epidemiyolojik ilişki bulunmaktadır.Ancak bu ilişki, endometriozis bulunan her hastanın kansere dönüşeceği anlamına gelmez. Mutlak riskin değerlendirilmesi hastanın yaşı, endometriomanın özellikleri ve diğer klinik faktörlerle birlikte yapılmalıdır.Atipik veya malignite açısından şüpheli lezyonlarda histopatolojik değerlendirme önem taşır.
Endometriozisin Seyri ve Prognozu
Endometriozis kronik ve heterojen bir hastalıktır. Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir. Bazı lezyonlar stabil kalırken bazı hastalarda yeni lezyonlar veya semptomların ilerlemesi görülebilir.Tedavi sonrasında semptomların tekrar ortaya çıkması mümkündür. Bu nedenle cerrahi veya medikal tedavi, hastalığın her zaman tamamen ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez.
Özellikle cerrahi sonrası hormonal tedavinin rolü hastanın gebelik planına göre değerlendirilir. Gebelik hemen planlanmıyorsa, postoperatif hormonal tedavi ağrı kontrolü ve hastalık nüksünün yönetiminde değerlendirilebilir. Buna karşılık yakın zamanda gebelik isteyen hastalarda hormonal baskılama tedavisinin fertiliteyi artırmak amacıyla kullanılması önerilmez.
Endometriozis Hastalarında Hasta Eğitimi Neden Önemlidir?
Endometriozis tanısında gecikme önemli bir klinik sorundur. Şiddetli adet ağrısının “normal” kabul edilmesi, tekrarlayan sağlık başvurularına rağmen tanının konulamaması ve hastaların semptomlarının yeterince dikkate alınmaması tanı sürecini uzatabilir.
Bu nedenle özellikle şiddetli dismenore, kronik pelvik ağrı, disparoni, bağırsak veya üriner sistemle ilişkili döngüsel yakınmalar ve gebe kalmakta güçlük yaşayan hastalarda endometriozis olasılığı değerlendirilmelidir.NICE’ın 2024 güncellemesi, semptomların değerlendirilmesi, transvajinal ultrasonografinin erken dönemde kullanılması ve normal görüntüleme sonucunun hastalığı dışlamaması üzerine özellikle vurgu yapmaktadır.
Hastalara endometriozisin kişinin yaptığı bir davranıştan kaynaklanmadığı, bulaşıcı olmadığı ve kronik bir hastalık olduğu anlatılmalıdır. Tedavinin amacı her zaman “hastalığı tamamen yok etmek” değil; ağrıyı ve diğer semptomları kontrol etmek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve hastanın üreme hedeflerine uygun bir tedavi planı oluşturmaktır.
Endometrioziste Multidisipliner Tedavi
Endometriozis yalnızca jinekolojik bir hastalık olarak ele alınmamalıdır. Özellikle derin infiltratif hastalıkta bağırsak, mesane, üreter veya pelvik sinirler etkilenebilir.Bu nedenle hastanın gereksinimine göre jinekoloji, üreme endokrinolojisi ve infertilite, kolorektal cerrahi, üroloji, ağrı tedavisi, pelvik taban fizyoterapisi ve psikolojik destek birimleri tedavi sürecine dahil edilebilir.Bu yaklaşımın temelinde hasta merkezli ve ortak karar verme modeli bulunur. Tedavi seçimi yalnızca görüntüleme bulgularına veya hastalığın evresine göre değil; semptomlar, doğurganlık hedefleri, tedavilerin yarar-risk dengesi ve hastanın tercihleri birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.
Endometriozis; kronik pelvik ağrı, dismenore, disparoni, bağırsak ve üriner sistem yakınmaları ile infertiliteye yol açabilen, endometriyum benzeri dokunun uterus dışında bulunmasıyla karakterize kronik inflamatuvar bir hastalıktır.
Hastalığın oluşumunda retrograd menstruasyonun yanı sıra hormonal, immünolojik, genetik ve hücresel mekanizmaların birlikte rol oynadığı düşünülmektedir. Güncel yaklaşım, tanıda yalnızca cerrahi doğrulamaya dayanmamaktadır. Klinik değerlendirme ve uygun görüntüleme yöntemleri erken dönemde kullanılmalı; negatif görüntüleme sonucunun özellikle yüzeysel peritoneal endometriozisi dışlamayabileceği bilinmelidir.
Tedavi ise hastanın semptomlarına, hastalık özelliklerine, doğurganlık hedeflerine ve kişisel tercihlerine göre bireyselleştirilmelidir. Hormonal tedaviler ve analjezikler ağrı yönetiminde önemli seçeneklerdir; cerrahi ise seçilmiş hastalarda uygulanır. İnfertilite söz konusu olduğunda tedavi yaklaşımı ayrıca değerlendirilir ve gerekli hastalarda yardımcı üreme teknikleri gündeme gelebilir.
Endometriozis için günümüzde tek bir tedavi bütün hastalar için uygun değildir. Bu nedenle erken klinik şüphe, doğru görüntüleme, gereksiz tanısal gecikmeden kaçınma, bireyselleştirilmiş tedavi ve multidisipliner bakım, modern endometriozis yönetiminin temelini oluşturur.
Kaynaklar
- American College of Obstetricians and Gynecologists. (2026). Diagnosis of endometriosis: Clinical practice guideline No. 11. Obstetrics & Gynecology.
- Adamson, G. D., & Pasta, D. J. (2010). Endometriosis fertility index: The new, validated endometriosis staging system. Fertility and Sterility, 94(5), 1609–1615. https://doi.org/10.1016/j.fertnstert.2009.09.035
- Alkatout, I., Meinhhold-Heerlein, I., Keckstein, J., & Mettler, L. (2018). Endometriosis: A concise practical guide to current diagnosis and treatment. Journal of the Turkish-German Gynecological Association, 19(3), 173–175. https://doi.org/10.4274/jtgga.2018.0026
- American Society for Reproductive Medicine. (1997). Revised American Society for Reproductive Medicine classification of endometriosis: 1996. Fertility and Sterility, 67(5), 817–821. https://doi.org/10.1016/S0015-0282(97)81391-X
- Crump, J., Suker, A., & White, L. (2024). Endometriosis: A review of recent evidence and guidelines. Australian Journal of General Practice, 53(1–2), 11–18. https://doi.org/10.31128/AJGP/04-23-6805
- Endometriozis & Adenomyozis Derneği. (2014). Türkiye Endometriozis Tanı ve Yönetim Kılavuzu. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği.
- European Society of Human Reproduction and Embryology (ESHRE) Endometriosis Guideline Development Group. (2022). ESHRE guideline: Endometriosis. Human Reproduction Open, 2022(2), hoac009. https://doi.org/10.1093/hropen/hoac009
- Feldman, M. K., Wasnik, A. S., Adamson, M., Dawkins, A. A., Dibble, E. H., Jones, L. P., Joshi, G., Melamud, K., Patel-Lippmann, K. K., Shampain, K., VanBuren, W., & Expert Panel on GYN and OB Imaging. (2024). ACR Appropriateness Criteria® Endometriosis. Journal of the American College of Radiology, 21(11S), S384–S395. https://doi.org/10.1016/j.jacr.2024.08.017
- Griffiths, M. J., Horne, A. W., Gibson, D. A., Roberts, N., & Saunders, P. T. K. (2024). Endometriosis: Recent advances that could accelerate diagnosis and improve care. Trends in Molecular Medicine, 30(9), 875–889. https://doi.org/10.1016/j.molmed.2024.06.008
- Guerriero, S., Condous, G., van den Bosch, T., Valentin, L., Leone, F. P. G., Van Schoubroeck, D., Exacoustos, C., Installé, A. J. F., Martins, W. P., Abrao, M. S., Hudelist, G., Bazot, M., Alcázar, J. L., Goncalves, M. O., Pascual, M. A., Ajossa, S., & Timmerman, D. (2016). Systematic approach to sonographic evaluation of the pelvis in women with suspected endometriosis, including terms, definitions and measurements: A consensus opinion from the International Deep Endometriosis Analysis (IDEA) group. Ultrasound in Obstetrics & Gynecology, 48(3), 318–332.
- National Institute for Health and Care Excellence. (2024). Endometriosis: Diagnosis and management (NICE Guideline NG73). NICE.
- Saunders, P. T. K., Whitaker, L. H. R., & Horne, A. W. (2024). Endometriosis: Improvements and challenges in diagnosis and symptom management. Cell Reports Medicine, 5(6), 101596. https://doi.org/10.1016/j.xcrm.2024.101596
- Takeuchi, M., Matsuzaki, K., & Harada, M. (2024). Endometriosis, a common but enigmatic disease with many faces: Current concept of pathophysiology, and diagnostic strategy. Japanese Journal of Radiology, 42(8), 801–819. https://doi.org/10.1007/s11604-024-01569-5
- World Health Organization. (2025). Endometriosis. World Health Organization.
- Adilbayeva, A., & Kunz, J. (2024). Pathogenesis of endometriosis and endometriosis-associated cancers. International Journal of Molecular Sciences, 25(14), 7624. https://doi.org/10.3390/ijms25147624
- Li, Q., Shi, J., Yi, D., Li, X., Gu, Z., Yan, H., & Leng, J. (2024). The pathogenesis of endometriosis and adenomyosis: Insights from single-cell RNA sequencing. Biology of Reproduction, 110(5), 854–865. https://doi.org/10.1093/biolre/ioae032
- Sadłocha, M., Toczek, J., Major, K., Staniczek, J., & Stojko, R. (2024). Endometriosis: Molecular pathophysiology and recent treatment strategies—Comprehensive literature review. Pharmaceuticals, 17(7), 827. https://doi.org/10.3390/ph17070827
- Perricos, A., & Wenzl, R. (2024). Recent advances in endometriosis pathophysiology and pharmacological treatment. International Journal of Molecular Sciences, 25(12), 6575. https://doi.org/10.3390/ijms25126575
- Kobayashi, H., Imanaka, S., Yoshimoto, C., Matsubara, S., & Shigetomi, H. (2024). Rethinking the pathogenesis of endometriosis: Complex interactions of genomic, epigenetic, and environmental factors. Journal of Obstetrics and Gynaecology Research, 50(10), 1771–1784. https://doi.org/10.1111/jog.16089
- Azeze, G. G., Wu, L., Alemu, B. K., Lee, W. F., Fung, L. W. Y., Cheung, E. C. W., Zhang, T., & Wang, C. C. (2024). Proteomics approach to discovering non-invasive diagnostic biomarkers and understanding the pathogenesis of endometriosis: A systematic review and meta-analysis. Journal of Translational Medicine, 22, 685. https://doi.org/10.1186/s12967-024-05474-3
- Hudelist, G., Montanari, E., Salama, M., Dauser, B., Nemeth, Z., & Keckstein, J. (2021). Comparison between sonography-based and surgical extent of deep endometriosis using the Enzian classification: A prospective diagnostic accuracy study. Journal of Minimally Invasive Gynecology, 28(9), 1643–1649.e1. https://doi.org/10.1016/j.jmig.2021.02.009
- Bingöl, D., & Büyükkayacı Duman, N. (2021). Endometriozis ağrı yönetiminde güncel tedavi yaklaşımları ve hemşirenin rolü. Sağlık Bilimleri Dergisi, 30(2), 221–225. https://doi.org/10.34108/eujhs.681860