KETEM Nedir? Kanser Taramaları, Yaş Sınırları ve Başvuru Usulü
KETEM, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi ifadesinin kısaltmasıdır. Türkiye’de toplum tabanlı kanser taramalarının yürütülmesinde görev alan KETEM’lerin temel amacı, belirli kanser türlerinde henüz belirti ortaya çıkmadan önce hastalık veya kanser öncüsü değişikliklerin saptanmasına yardımcı olmak, erken tanının önemine ilişkin farkındalığı artırmak ve vatandaşları kanserden korunma ile tarama konusunda bilgilendirmektir. Sağlık Bakanlığı’nın güncel KETEM tanımında merkezlerin özellikle meme, rahim ağzı (serviks) ve kolorektal (kalın bağırsak) kanserlerine yönelik tarama programlarında görev yaptığı belirtilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
KETEM’i yalnızca kanser şüphesi bulunan kişilerin başvurduğu bir merkez olarak düşünmemek gerekir. Tarama programlarının temel özelliği, çoğunlukla belirti göstermeyen ve belirli yaş veya risk gruplarında bulunan kişilere uygulanmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kanser taramasının amacı, henüz belirti gelişmeden önce kanser veya kanser öncüsü lezyonları saptayarak zamanında tanı ve tedavi olanağı sağlamaktır. Bununla birlikte tarama testinin pozitif çıkması tek başına kanser tanısı anlamına gelmez; şüpheli sonuçların uygun tanısal yöntemlerle değerlendirilmesi gerekir (World Health Organization [WHO], 2022).
Türkiye’deki Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında toplum tabanlı taramanın üç temel alanı meme kanseri, serviks kanseri ve kolorektal kanserdir. Hedef yaş grupları ve tarama aralıkları kanser türüne göre belirlenmiştir. Güncel Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerine göre 40–69 yaş arasındaki kadınlarda meme kanseri için iki yılda bir mamografi, 30–65 yaş arasındaki kadınlarda serviks kanseri için beş yılda bir tarama ve 50–70 yaş arasındaki kadın ve erkeklerde kolorektal kanser için iki yılda bir gaitada gizli kan testi uygulanmaktadır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a; T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026b).
KETEM’in amacı nedir?
KETEM’lerin amacı yalnızca belirli kanserleri taramak değildir. Merkezlerde kanserden korunma, risk faktörlerinin azaltılması, erken tanının önemi ve tarama programlarının nasıl yürütüldüğü konusunda eğitim ve danışmanlık faaliyetleri de gerçekleştirilir. Sağlık Bakanlığı’nın KETEM görev tanımında toplumun kanser ve erken tanı konusundaki farkındalığının artırılması, toplum tabanlı tarama çalışmalarının yürütülmesi ve gerektiğinde kişilerin ileri değerlendirme için uygun sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi temel faaliyetler arasında yer almaktadır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Bu yaklaşım, kanser kontrolünün yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesine dayanmadığını gösterir. Tarama, kanser kontrolünün erken aşamalarından biridir. Örneğin serviks kanseri taramasında amaç yalnızca mevcut kanseri yakalamak değildir; kansere dönüşme potansiyeli taşıyan hücresel değişikliklerin erken saptanması ve uygun şekilde yönetilmesi de önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü, kanser taramasının bazı kanserlerde hastalığa bağlı ölüm ve hastalık yükünü azaltmayı, bazı durumlarda ise kanser öncüsü lezyonların tedavisiyle kanser gelişimini önlemeyi amaçladığını belirtmektedir (WHO, 2022).
KETEM’de hangi kanserlerin taraması yapılır?
Türkiye’deki Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında KETEM’lerde ve programın yürütüldüğü diğer birimlerde üç temel kanser türüne yönelik toplum tabanlı tarama yapılmaktadır:
- Meme kanseri
- Rahim ağzı (serviks) kanseri
- Kolorektal (kalın bağırsak) kanseri
Bu üç kanserin seçilmesinin temelinde, toplum düzeyinde taramanın yarar sağlayabileceğine ilişkin bilimsel kanıtların bulunması ve uygun tarama programlarının uygulanabilir olması vardır. IARC ve Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser taraması yaklaşımında da meme, serviks ve kolorektal kanserler organize tarama programlarının temel alanları arasında yer almaktadır (International Agency for Research on Cancer [IARC], 2024; WHO, 2022).
Her kanser türü için etkili ve toplum düzeyinde uygulanabilir bir tarama yöntemi bulunmadığı için KETEM’de bütün kanserlerin tarandığını söylemek doğru değildir. Örneğin akciğer, prostat, yumurtalık veya pankreas kanseri için herkesin rutin olarak KETEM’e başvurarak tarama yaptırdığı şeklinde genel bir uygulama bulunmamaktadır. Belirti, aile öyküsü veya başka bir özel risk söz konusu olduğunda ise kişinin tarama programından bağımsız olarak hekim tarafından değerlendirilmesi gerekebilir.
Meme kanseri taraması
Türkiye’nin Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40–69 yaş arasındaki kadınlar meme kanseri taramasının hedef grubunda yer almaktadır. Bu yaş grubunda temel toplum tabanlı tarama yöntemi iki yılda bir mamografi çekimidir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Mamografi, meme dokusunun X ışınları kullanılarak görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir. Tarama amacıyla yapılan mamografinin temel hedefi, henüz klinik olarak belirgin hale gelmemiş meme kanserlerinin erken saptanmasına yardımcı olmaktır. Tarama sonucunda şüpheli bir bulgu görülmesi ise doğrudan kanser tanısı konulduğu anlamına gelmez. Böyle bir durumda ek görüntüleme, klinik değerlendirme ve gerekli görülürse biyopsi gibi tanısal işlemler uygulanabilir.
KETEM kapsamında meme kanseri taramasına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri de yapılmaktadır. Ancak memede ele gelen kitle, meme başında kanlı akıntı, meme cildinde belirgin değişiklik veya yeni ortaya çıkan şekil değişikliği gibi bir belirti varsa kişi yalnızca rutin tarama sırasını beklememeli, hekim değerlendirmesi almalıdır. Çünkü tarama, belirti gösteren kişide tanı koymak amacıyla yapılan bir işlem değildir.
Rahim ağzı (serviks) kanseri taraması
Ulusal Kanser Tarama Programında 30–65 yaş arasındaki kadınlar serviks kanseri taramasının hedef grubudur. Sağlık Bakanlığı’nın güncel KETEM bilgilerinde serviks kanseri taramasının beş yılda bir yapılması öngörülmektedir ve program kapsamında HPV testi ile sitolojik değerlendirme yöntemleri kullanılmaktadır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Serviks kanseri taramasının önemli özelliklerinden biri, yalnızca mevcut kanseri saptamaya değil, kanser gelişiminden önce ortaya çıkabilen hücresel değişikliklerin belirlenmesine de yardımcı olmasıdır. Yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının saptanması, rahim ağzı kanseri açısından risk değerlendirmesinde önemli bir yere sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü de HPV temelli taramayı serviks kanserinin önlenmesine yönelik temel yaklaşımlardan biri olarak değerlendirmektedir (WHO, 2021).
Burada önemli bir nokta, HPV testinin pozitif olmasının rahim ağzı kanseri anlamına gelmemesidir. HPV enfeksiyonu oldukça yaygın olabilir ve pozitif bir sonuç kişinin kanser olduğu anlamına gelmez. Sonuç, kişinin yaşı, önceki testleri ve kullanılan tarama algoritmasına göre değerlendirilir; gerektiğinde ileri inceleme ve takip planlanır.
Kolorektal kanser taraması
Kolorektal kanser, kalın bağırsak ve rektumu etkileyen kanserleri kapsar. Türkiye’deki toplum tabanlı tarama programında 50–70 yaş arasındaki kadın ve erkekler kolorektal kanser taramasının hedef grubudur. Bu grupta iki yılda bir gaitada gizli kan (GGK) testi uygulanmaktadır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Gaitada gizli kan testi, dışkıda gözle görülmeyen kanın saptanmasına yardımcı olur. Ancak testin pozitif olması tek başına kolorektal kanser tanısı koydurmaz. Dışkıda kan bulunmasının kanser dışında farklı nedenleri de olabilir. Bu nedenle pozitif tarama sonucu, uygun ileri değerlendirme gerektiren bir bulgu olarak ele alınmalıdır.
Sağlık Bakanlığı’nın KETEM bilgilendirmelerinde, hedef yaş grubunda kolorektal kanser taraması kapsamında 10 yılda bir kolonoskopi seçeneği de belirtilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a). Kolonoskopi, kalın bağırsağın doğrudan görüntülenmesini sağlayan ve gerektiğinde polip gibi lezyonların çıkarılmasına veya biyopsi alınmasına olanak veren tanısal bir işlemdir.
Bununla birlikte tarama programındaki yaş ve aralık bilgileri ile kişisel tıbbi gereklilik aynı şey değildir. Ailede erken yaşta kolorektal kanser öyküsü, daha önce polip saptanması, inflamatuvar bağırsak hastalığı veya dışkıda kanama gibi özel durumlar bulunan kişilerde değerlendirme ve takip planı farklı olabilir.
KETEM’de tarama ücretsiz mi?
Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında yürütülen KETEM tarama hizmetleri ücretsizdir. Sağlık Bakanlığı’nın güncel KETEM bilgilendirmesinde tarama kapsamında yürütülen hizmetlerin tamamının ücretsiz olduğu belirtilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Bu nedenle meme, serviks veya kolorektal kanser için ulusal programın hedef grubunda bulunan kişilerin tarama hizmetinden yararlanabilmesi için özel sağlık sigortasına sahip olması gerektiği şeklinde bir genelleme yapılmamalıdır. Bazı KETEM birimlerinin bilgilendirmelerinde, sosyal güvencesi bulunmayan kişilerin de tarama hizmetlerinden yararlanabildiği açıkça belirtilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026c).
Bununla birlikte başvuru yöntemi, randevu sistemi ve işlemlerin hangi sağlık kuruluşunda gerçekleştirileceği yerel sağlık hizmeti organizasyonuna göre değişebilir. Bu nedenle internet üzerinde başka bir ilin KETEM’i için yayımlanmış başvuru koşullarını Türkiye’nin tamamı için geçerli kabul etmek doğru değildir.
KETEM’e kimler başvurabilir?
KETEM’in toplum tabanlı tarama hizmetleri esas olarak Ulusal Kanser Tarama Programı’nda belirlenen hedef yaş gruplarına yöneliktir. Bu nedenle herhangi bir şikâyeti bulunmayan kişiler, yaşları uygun olduğunda tarama amacıyla başvurabilir.
Örneğin 45 yaşındaki bir kadın meme kanseri açısından rutin tarama programının hedef grubundadır. 55 yaşındaki bir kadın veya erkek ise kolorektal kanser taraması açısından hedef gruptadır. 35 yaşındaki bir kadın ise serviks kanseri tarama programının hedef grubunda bulunur (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Ancak belirti bulunması durumunda konu farklıdır. Memede kitle, açıklanamayan vajinal kanama, dışkıda kan, uzun süren bağırsak alışkanlığı değişikliği veya başka kanser belirtileri bulunan bir kişinin yalnızca rutin tarama randevusunu beklemesi uygun olmayabilir. Bu durumda yaş grubundan bağımsız olarak hekim değerlendirmesi gerekir.
KETEM’e nasıl başvurulur?
KETEM’e başvuru yöntemi bulunduğunuz il ve ilçedeki sağlık hizmetlerinin organizasyonuna göre değişebilir. Bazı merkezler vatandaşların doğrudan başvurmasına olanak sağlarken bazı yerlerde aile hekimi veya ilgili sağlık birimi aracılığıyla yönlendirme yapılabilir. Sağlık Bakanlığına bağlı merkezlerin güncel duyurularında her iki başvuru yöntemine de örnekler bulunmaktadır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026d).
Bu nedenle “KETEM’e yalnızca MHRS üzerinden randevu alınır” veya “bütün KETEM’lerde randevusuz muayene yapılır” şeklinde tek bir ulusal kural bulunduğunu söylemek doğru değildir. Başvurmadan önce bulunduğunuz yerdeki KETEM’in, Sağlıklı Hayat Merkezi’nin, İlçe Sağlık Müdürlüğünün veya Aile Sağlığı Merkezinin güncel uygulamasını öğrenmek gerekir.
Pratik olarak kanser taraması yaptırmak isteyen bir kişi öncelikle kayıtlı olduğu aile hekimine başvurabilir. Aile hekimi, kişinin yaşını ve sağlık durumunu değerlendirerek hangi taramaların uygun olduğunu açıklayabilir ve gerekli durumda ilgili birime yönlendirebilir.
KETEM ile aile hekimi arasındaki ilişki nedir?
Aile hekimleri, toplum tabanlı kanser taramalarında önemli bir konuma sahiptir. Birinci basamak sağlık hizmetleri aracılığıyla kişilerin yaş ve risk durumları değerlendirilerek uygun taramalara katılımı desteklenebilir. Sağlık Bakanlığına bağlı KETEM danışmanlık birimlerinin güncel açıklamalarında da aile hekimlerince yönlendirilen kişilerin tarama hizmetlerine ulaştırılmasının yanı sıra hedef nüfusa yönelik aktif bilgilendirme çalışmalarının yürütüldüğü belirtilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026e).
Dolayısıyla kanser taraması yaptırmak isteyen kişinin mutlaka bağımsız bir KETEM binası araması gerekmez. Bölgedeki sağlık hizmetlerinin yapısına göre tarama; KETEM, Sağlıklı Hayat Merkezi, Aile Sağlığı Merkezi, İlçe Sağlık Müdürlüğü veya mobil tarama hizmetleri aracılığıyla gerçekleştirilebilir.
KETEM’de kanser tanısı konur mu?
KETEM’in temel görevi toplum tabanlı kanser taraması yapmak ve gerektiğinde kişiyi ileri değerlendirmeye yönlendirmektir. Tarama ile kesin tanı aynı işlem değildir.
Örneğin mamografide şüpheli bir bulgu saptanması, kişinin kesin olarak meme kanseri olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde HPV testinin pozitif olması rahim ağzı kanseri tanısı koydurmaz; gaitada gizli kan testinin pozitif çıkması da kolorektal kanserin kesin kanıtı değildir.
Dünya Sağlık Örgütü, tarama programlarında anormal bir bulgu saptandığında kesin tanıya ulaşmak için ileri tanısal değerlendirme ve gerektiğinde tedaviye yönlendirme yapılmasının programın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulamaktadır (WHO, 2022). Bu nedenle KETEM’deki tarama sonucunu nihai tanı olarak değerlendirmemek gerekir.
KETEM’de hangi testler yapılır?
KETEM’de uygulanabilecek tarama işlemleri kişinin yaşına ve programa göre değişir. Ulusal programın temel tarama yöntemleri şu şekildedir:
| Kanser türü | Hedef grup | Temel tarama yöntemi | Tarama aralığı |
| Meme kanseri | 40–69 yaş kadınlar | Mamografi | 2 yılda bir |
| Serviks kanseri | 30–65 yaş kadınlar | HPV ve/veya sitoloji temelli tarama | 5 yılda bir |
| Kolorektal kanser | 50–70 yaş kadın ve erkekler | Gaitada gizli kan testi | 2 yılda bir |
| Kolorektal kanser | Programdaki uygun kişiler | Kolonoskopi | 10 yılda bir |
Bu tablo, Sağlık Bakanlığı’nın güncel KETEM bilgilendirmelerinde belirtilen toplum tabanlı tarama programını özetlemektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a). Yerel uygulamada randevu, testin yapılacağı birim ve işlem sırası değişebileceğinden, başvuru öncesinde ilgili merkezden güncel bilgi alınmalıdır.
KETEM ile kanser taraması arasındaki fark nedir?
KETEM bir sağlık hizmeti birimidir; kanser taraması ise belirli bir hastalığı erken saptamak amacıyla kullanılan sağlık hizmetidir. Başka bir ifadeyle KETEM, tarama programlarının uygulanmasında görev alan kurumsal yapılardan biridir.
Tarama ise belirli kriterleri karşılayan ve çoğunlukla herhangi bir kanser belirtisi bulunmayan kişilere uygulanır. Amaç, hastalığın erken evrede yakalanması veya bazı kanserlerde kansere dönüşebilecek öncül değişikliklerin saptanmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü, organize kanser tarama programlarının yalnızca etkinliği gösterilmiş, yararları olası zararlarından daha fazla olan ve uygun tanı-tedavi sistemiyle bağlantılı kanserlerde uygulanmasını önermektedir (WHO, 2022).
Bu nedenle “her kanser için tarama yaptırmak gerekir” şeklinde bir yaklaşım bilimsel olarak doğru değildir. Hangi kanserin taranacağı, kimlerin taranacağı ve hangi testin kullanılacağı bilimsel kanıtlar ve ulusal sağlık politikaları doğrultusunda belirlenir.
Tarama testi pozitif çıkarsa ne olur?
Tarama testinin pozitif veya şüpheli çıkması kesin kanser tanısı anlamına gelmez. Tarama testleri mümkün olduğunca erken değerlendirme yapılmasını sağlamak için kullanılır; kesin tanı için gerektiğinde daha ileri incelemeler gerekir.
Örneğin gaitada gizli kan testinin pozitif olması, gastrointestinal sistemde kanama olabileceğini gösterir. Bunun nedeni polip, hemoroid veya başka bir hastalık olabileceği gibi kolorektal kanser de olabilir. Benzer şekilde HPV pozitifliği de tek başına rahim ağzı kanseri anlamına gelmez.
Bu nedenle tarama sonucunda anormallik saptanması durumunda sağlık ekibinin önerdiği ileri incelemelerin tamamlanması önemlidir. WHO da tarama programlarının yalnızca test yapmaktan ibaret olmadığını, anormal sonuçların zamanında tanısal değerlendirme ve gerekli tedavi hizmetlerine bağlanması gerektiğini vurgulamaktadır (WHO, 2022).
KETEM’e gitmeden önce nelere dikkat edilmeli?
KETEM’e başvurmadan önce kişinin hangi tarama programına uygun olduğunu bilmesi işlemleri kolaylaştırabilir. Bunun için yaş, önceki tarama sonuçları, daha önce geçirilmiş kanserler, ailede kanser öyküsü ve mevcut şikâyetler sağlık ekibine bildirilmelidir.
Özellikle daha önce yapılan mamografi, HPV testi, smear, kolonoskopi veya gaitada gizli kan testi gibi işlemlerin sonuçları varsa bunların sağlık ekibiyle paylaşılması yararlı olabilir. Önceki sonuçlar, taramanın zamanlamasının ve ileri değerlendirme gerekip gerekmediğinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Ayrıca belirti bulunan kişilerin bunu özellikle belirtmesi gerekir. Çünkü toplum tabanlı tarama programı ile klinik değerlendirme aynı amaçla yapılmaz.
KETEM’de eğitim ve danışmanlık hizmetleri
KETEM’lerin adında “eğitim” ifadesinin bulunmasının nedeni, bu merkezlerin yalnızca test uygulayan birimler olmamasıdır. Kanserden korunma, risk faktörleri, sağlıklı yaşam, tarama programlarının önemi ve erken tanı konusunda bireysel veya toplu eğitimler düzenlenebilir.
Sağlık Bakanlığına bağlı KETEM danışmanlık birimlerinde hedef nüfusa yönelik halk eğitimleri, bireysel danışmanlık ve gerektiğinde hasta ve hasta yakınlarına yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin yürütüldüğü bildirilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026e).
Bu eğitimlerin amacı insanların gereksiz endişeye kapılmasını sağlamak değil, hangi kanserlerin taranabildiğini, hangi yaşlarda tarama yapılması gerektiğini ve şüpheli sonuçların nasıl değerlendirildiğini doğru şekilde anlatmaktır.
KETEM bütün kanserleri tarar mı?
Hayır. Bu, KETEM hakkında sık karşılaşılan yanlış bilgilerden biridir.
Türkiye’deki toplum tabanlı Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında KETEM’lerin temel tarama alanları meme, serviks ve kolorektal kanserlerdir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Bu durum diğer kanserlerin önemli olmadığı anlamına gelmez. Ancak bir kanser türü için toplum düzeyinde tarama programı oluşturulabilmesi; kullanılacak testin doğruluğu, hastalığın doğal seyri, erken saptamanın sağlayacağı yarar, olası zararlar ve tanı-tedavi sisteminin yeterliliği gibi birçok faktörün değerlendirilmesini gerektirir (WHO, 2022).
KETEM’e gitmek kanser olduğunuz anlamına gelir mi?
Hayır. KETEM’e başvurmak, kişinin kanser olduğu veya kanser şüphesi taşıdığı anlamına gelmez. Tam tersine, toplum tabanlı taramanın temel amacı henüz belirti göstermeyen kişilerde belirli kanserleri erken yakalamaktır.
Bu nedenle hedef yaş grubunda bulunan sağlıklı kişilerin taramaya katılması, kanser şüphesi bulunduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Tarama programlarının amacı, kanserin daha erken aşamada saptanabilmesi ve bazı kanserlerde öncül lezyonların tedavi edilerek kanser gelişiminin önlenebilmesidir (WHO, 2022).
KETEM’e başvurmak neden önemlidir?
Kanser taramasının temel değeri, hastalık klinik olarak belirgin hale gelmeden önce değerlendirme yapılmasına olanak sağlamasıdır. Bazı kanserler erken evrede daha başarılı şekilde tedavi edilebilirken, serviks ve kolorektal kanser gibi bazı hastalıklarda kanser öncüsü değişikliklerin saptanması ve yönetilmesi kanser gelişme riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir (WHO, 2022).
Ancak tarama programlarının yararı, uygun yaş grubundaki kişilerin düzenli olarak programa katılması ve anormal sonuçların zamanında değerlendirilmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle yalnızca bir kez test yaptırmak yerine kişinin kendisine önerilen tarama aralıklarını takip etmesi önemlidir.
KETEM hakkında sık sorulan sorular
KETEM’in açılımı nedir?
KETEM, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi ifadesinin kısaltmasıdır. Kanser taraması, kanserden korunma ve erken tanı konusunda eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin yürütülmesinde görev alan sağlık birimleridir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
KETEM ücretsiz mi?
Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında yürütülen KETEM tarama hizmetleri ücretsizdir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
KETEM’de hangi kanserler taranıyor?
Türkiye’deki toplum tabanlı program kapsamında meme, rahim ağzı (serviks) ve kolorektal (kalın bağırsak) kanserleri taranmaktadır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
KETEM’de meme kanseri taraması kaç yaşında başlar?
Ulusal programda 40–69 yaş arasındaki kadınlar meme kanseri taramasının hedef grubudur ve temel tarama yöntemi iki yılda bir mamografidir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
KETEM’de rahim ağzı kanseri taraması kaç yaşında yapılır?
30–65 yaş arasındaki kadınlar serviks kanseri taramasının hedef grubudur. Tarama programında beş yıllık tarama aralığı uygulanmaktadır (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
KETEM’de kolon kanseri taraması kaç yaşında yapılır?
Ulusal programda 50–70 yaş arasındaki kadın ve erkekler kolorektal kanser taramasının hedef grubudur. Gaitada gizli kan testi iki yılda bir uygulanır; program kapsamında kolonoskopi de 10 yıllık aralıkla belirtilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
KETEM’e nasıl randevu alınır?
Başvuru yöntemi merkeze ve bölgedeki sağlık hizmeti organizasyonuna göre değişebilir. Aile hekiminizden yönlendirme alabilir veya bulunduğunuz yerdeki KETEM/ilgili sağlık biriminden doğrudan başvuru ve randevu koşullarını öğrenebilirsiniz. Her KETEM için aynı randevu yönteminin geçerli olduğunu söylemek doğru değildir.
KETEM’de kanser tanısı konur mu?
KETEM’in temel görevi toplum tabanlı tarama yapmaktır. Tarama sonucunda şüpheli bir bulgu saptanırsa kişi kesin tanı için gerekli ileri değerlendirmelerin yapılacağı sağlık kuruluşuna yönlendirilir. Tarama testi tek başına kesin kanser tanısı koydurmaz (WHO, 2022).
KETEM’e yalnızca şikâyeti olan kişiler mi gider?
Hayır. KETEM taramalarının önemli bir bölümü belirti göstermeyen, ancak hedef yaş grubunda bulunan kişilere uygulanır. Bununla birlikte kanser belirtisi olan kişilerin tarama randevusunu beklemek yerine hekim değerlendirmesi alması gerekir.
Sonuç
KETEM, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nin kısaltmasıdır ve Türkiye’deki toplum tabanlı kanser kontrol çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. KETEM’lerde temel olarak meme, rahim ağzı ve kolorektal kanserlere yönelik tarama programları yürütülür; kanserden korunma ve erken tanı konusunda eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilir ve gerekli durumlarda kişiler ileri değerlendirme için sağlık kuruluşlarına yönlendirilir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Güncel ulusal programa göre 40–69 yaş kadınlarda iki yılda bir mamografi, 30–65 yaş kadınlarda beş yılda bir serviks kanseri taraması ve 50–70 yaş kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi uygulanmaktadır. Kolorektal kanser tarama programında 10 yılda bir kolonoskopi de belirtilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2026a).
Tarama testlerinin amacı kanser tanısı koymak değil, uygun kişilerde kanseri veya kanser öncüsü değişiklikleri mümkün olduğunca erken saptamaktır. Bu nedenle tarama sonucunun pozitif olması doğrudan kanser anlamına gelmez; gerektiğinde ileri tanısal değerlendirme yapılır. Dünya Sağlık Örgütü’nün de vurguladığı gibi etkili bir tarama programının yalnızca testten değil, anormal sonuçların zamanında değerlendirilmesi ve gerekli tedaviye erişimin sağlanmasından oluştuğu unutulmamalıdır (WHO, 2022).
Kanser taraması yaptırmak isteyen kişiler, kayıtlı oldukları aile hekimine başvurarak yaşlarına uygun tarama programlarını öğrenebilir veya bulundukları bölgedeki KETEM ve ilgili sağlık biriminden güncel başvuru koşullarını öğrenebilirler.
Kaynaklar:
- International Agency for Research on Cancer. (2024, April 30). Cancer Screening in Five Continents (CanScreen5): A global data repository for breast, cervical, and colorectal cancer screening programmes. World Health Organization. IARC — Cancer Screening in Five Continents
- C. Sağlık Bakanlığı. (2026a, June 8). KETEM birimi. Kanser Daire Başkanlığı. T.C. Sağlık Bakanlığı — KETEM Birimi
- C. Sağlık Bakanlığı. (2026b, March 27). Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Birimi (KETEM). Adapazarı İlçe Sağlık Müdürlüğü. T.C. Sağlık Bakanlığı — KETEM
- C. Sağlık Bakanlığı. (2026c, September 9). KETEM polikliniği. Hizan Devlet Hastanesi. T.C. Sağlık Bakanlığı — Hizan KETEM Polikliniği
- C. Sağlık Bakanlığı. (2026d, March 23). Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM). Bafra Sağlıklı Hayat Merkezi. T.C. Sağlık Bakanlığı — Bafra KETEM
- C. Sağlık Bakanlığı. (2026e, February 17). Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) danışmanlığı. Gelibolu Sağlıklı Hayat Merkezi. T.C. Sağlık Bakanlığı — KETEM Danışmanlığı
- World Health Organization. (2021). WHO guideline for screening and treatment of cervical pre-cancer lesions for cervical cancer prevention (2nd ed.). World Health Organization. WHO — Cervical cancer screening guideline
- World Health Organization. (2022, February 1). A short guide to cancer screening: Increase effectiveness, maximize benefits and minimize harm. WHO Regional Office for Europe. WHO — A short guide to cancer screening
- World Health Organization. (2026). Cancer. WHO — Cancer fact sheet