Spina Bifida Nedir?

Spina Bifida Nedir?

Spina bifida, gebeliğin ilk 3-4 haftasında (çoğu zaman anne gebeliğini henüz fark etmeden) omurga ve omuriliğin tam olarak kapanamaması sonucu oluşan bir nöral tüp defektidir (NTD). Latince “spina” omurga, “bifida” ise yarık anlamına gelir. Omurgada bir açıklık oluşur ve bu açıklık omurilik ile ilgili yapıları etkileyebilir. Şiddeti çok hafif (neredeyse belirti vermeyen) ile çok ağır (kalıcı engellilik yaratan) arasında değişir. Omurganın erken dönemde yarık kalması durumudur. Nöral tüpün alt (kaudal) ucunun kapanmaması sonucu ortaya çıkar ve anensefali ile aynı dönemde oluşur, ancak yaşamla bağdaşır.

Spina Bifidanın Embriyolojik Oluşum Süreci

Gebeliğin 21-28. günleri arasında embriyoda “nöral tüp” oluşur. Bu tüp, bebeğin beyni, omuriliği ve onları saran yapıları oluşturur. Nöral tüpün alt kısmı kapanmazsa spina bifida gelişir. Omurga kemikleri (vertebra) arkadan tam kapanmadığı için omurilik veya zarlar dışarıya doğru çıkabilir. Bu süreç genetik, beslenme ve çevresel faktörlerin birleşimiyle tetiklenir.

Spina Bifida Türleri (Başlıca Üç Tür ve Diğerleri)

 

  1. Spina Bifida Occulta (Gizli Spina Bifida)
    En hafif ve en yaygın türdür. Popülasyonda %10-20 oranında görülebilir. Omurgada küçük bir kemik yarığı vardır ama omurilik ve zarlar dışarı çıkmaz; deri ile tamamen kapalıdır. Genellikle belirti vermez. Bazen sırtın alt kısmında tüy demeti, çukur (dimple) veya doğum lekesi fark edilir. Çoğu kişi hayat boyu fark etmez; tesadüfen röntgende bulunur. Nadiren ayak sorunları, idrar kaçırma veya sırt ağrısı yapabilir.
  2. Meningocele (Meninjosel)
    Daha nadir görülen ara şiddette bir türdür. Omurga yarığından omuriliği saran zarlar (meninks) ve beyin-omurilik sıvısı (CSF) dışarı doğru kesecik şeklinde çıkar. Omurilik kendisi kesede yer almaz. Cerrahi ile düzeltilebilir; genellikle hafif veya orta şiddette nörolojik sorunlara yol açar. Mesane ve bağırsak fonksiyonlarını etkileyebilir.
  3. Myelomeningocele (Miyelomeningosel – Açık Spina Bifida)
    En ağır ve en bilinen türdür (tüm spina bifida vakalarının yaklaşık %75-85’ini oluşturur). Omurga yarığından hem zarlar hem de omurilik ve sinir kökleri dışarı çıkar ve açıkta kalır. Bebeğin sırtında sıvı dolu bir kese görülür. Omurilik hasar gördüğü için kalıcı felç, duyu kaybı, idrar ve dışkı kaçırma, yürüme bozukluğu gibi ciddi sorunlar ortaya çıkar. Sıklıkla hidrosefali ve Chiari II malformasyonu ile birliktedir.

Diğer nadir türler: Lipomeningocele, myeloschisis, myelocystocele gibi kapalı veya açık varyantlar da vardır.

Spina Bifidanın Nedenleri ve Risk Faktörleri

Tam nedeni bilinmemektedir; genetik ve çevresel faktörler bir araya gelir:

  • Folik asit (B9 vitamini) eksikliği → En önemli önlenebilir nedendir.
  • Ailede daha önce spina bifida veya nöral tüp defekti öyküsü (tekrarlama riski %2-5).
  • Annede kontrolsüz diyabet veya obezite.
  • Bazı ilaçlar (valproik asit, karbamazepin gibi epilepsi ilaçları).
  • Yüksek ateş, aşırı ısınma (sauna, sıcak banyo), çevresel toksinler.
  • Genetik yatkınlık (MTHFR mutasyonu gibi).
  • Etnik farklılıklar: Bazı gruplarda (örneğin Hispanik kökenlilerde) daha yüksek görülür. Kadın bebeklerde biraz daha sıktır.

Spina Bifidanın Belirtileri ve Klinik Bulguları

Belirtiler türe, yarığın seviyesine (en sık bel bölgesi) ve şiddetine göre değişir:

  • Hafif türlerde neredeyse hiç belirti olmayabilir.
  • Ağır türlerde: Bacaklarda güçsüzlük veya felç, duyu kaybı, yürüme zorluğu, skolyoz (omurga eğriliği), idrar ve dışkı kontrolünde sorunlar.
  • Yüzeysel bulgular: Sırtında açık kese, doğum lekesi, tüy demeti.

İlişkili Komplikasyonlar ve Eşlik Eden Durumlar

Spina bifida sıklıkla şu sorunlarla birlikte görülür:

  • Hidrosefali (beyinde su birikmesi) → %80-90 oranında myelomeningocele ile birliktedir.
  • Chiari II malformasyonu (beyin sapı ve serebellumun aşağı kayması) → Solunum, yutma ve kol güçsüzlüğü yapabilir.
  • Tethered cord (omuriliğin bağlı kalması) → Büyüdükçe sırt ağrısı, bacak zayıflığı.
  • Mesane ve bağırsak disfonksiyonu (nörojenik mesane ve bağırsak) → İdrar kaçırma, enfeksiyonlar, kabızlık.
  • Kas-iskelet sorunları → Kalça çıkığı, ayak deformiteleri, kontraktürler.
  • Latex alerjisi → Sık cerrahi ve tıbbi malzeme kullanımı nedeniyle yüksek risk.
  • Öğrenme güçlükleri, dikkat sorunları (zekâ genellikle normaldir).
  • Basınç yaraları, depresyon ve uyum sorunları (uzun vadede).

Spina Bifidanın Teşhis Yöntemleri

 

  • Gebelikte (prenatal):
    • Anne kanında AFP (alfa-fetoprotein) yüksekliği.
    • Detaylı ultrason (16-22. hafta) → En güvenilir yöntem; açık kese net görülür.
    • Amniyosentez veya fetal MRI ile doğrulama.
  • Doğum sonrası: Fizik muayene, MRG ve diğer görüntülemeler.

Spina Bifida Tedavi ve Yönetim Yaklaşımları

Tedavi türe göre değişir ve multidisipliner ekip (nöroşirürji, üroloji, ortopedi, fizik tedavi) gerektirir:

  • Occulta → Genellikle tedavi gerekmez.
  • Meningocele ve myelomeningocele → Doğumdan hemen sonra (ilk 24-48 saat) cerrahi kapama yapılır; enfeksiyonu önler.
  • Fetal cerrahi (anne karnındayken ameliyat) → MOMS Trial (Management of Myelomeningocele Study) ile kanıtlanmış bir seçenek. Prenatal cerrahi, hidrosefali ihtiyacını azaltır, yürüme yeteneğini iyileştirir ve uzun vadede daha iyi motor fonksiyon sağlar. Ancak erken doğum ve maternal riskler taşır. Bazı ileri merkezlerde (CHOP, Stanford vb.) başarıyla uygulanmaktadır.
  • Yaşam boyu destek: Şant ameliyatı (hidrosefali için), temiz aralıklı kateterizasyon (mesane boşaltma), yürüme cihazları, fizik tedavi, ortopedik cerrahiler.
  • Günümüzde birçok çocuk kaliteli bir hayat sürebilmektedir.

Prognoz ve Uzun Vadeli Sonuçlar

Prognoz türe ve müdahale zamanına göre değişir. Hafif türlerde normal hayat mümkünken, ağır türlerde engellilik derecesi değişkendir. Prenatal cerrahi alanlarda yürüme oranları postnatal cerrahiye göre belirgin daha iyidir (MOMS2 takip çalışmalarında okul çağına kadar faydalar devam eder). Erken tanı, düzenli takip ve modern bakım ile yaşam kalitesi önemli ölçüde artmıştır.

Spina Bifida Önleme Stratejileri

En iyi haber: Büyük oranda önlenebilir!

  • Tüm doğurgan yaştaki kadınlara günlük 400 mcg folik asit takviyesi önerilir (gebelikten en az 1 ay önce başlayıp ilk 12 hafta devam etmeli).
  • Daha önce NTD öyküsü varsa doz doktor kontrolünde 4 mg’a çıkarılır.
  • Folik asit riski %50-70 oranında azaltır.
  • Ek önlemler: Diyabet kontrolü, sağlıklı kilo, riskli ilaçlardan kaçınma, aşırı ısınmadan korunma ve folik asit ile zenginleştirilmiş gıdalar.
    Folik asit fortifikasyonu (un, mısır unu vb.) sayesinde birçok ülkede görülme sıklığı belirgin azalmıştır.

Scroll to Top