Allogreft nedir? 

Allogreft nedir? 

Allogreft (homograft), aynı türden fakat genetik olarak farklı bir donörden alınan doku veya organın alıcıya nakledilmesidir. Canlı hücre içermeyen bu dokular, doku bankalarında özel işlemlerle hazırlanır ve modern tıpta kemik-dışında birçok alanda hayat kurtarıcı veya fonksiyon iyileştirici rol oynar. Dünya genelinde her yıl milyonlarca allogreft uygulanmakta olup, yanık tedavisi, göz cerrahisi ve kalp kapak replasmanlarında özellikle öne çıkar. Bu yazıda allogreftin bilimsel temellerini, hazırlama tekniklerini, immünolojik yönlerini ve özellikle ortopedi dışı kullanımlarını (oftalmoloji, kardiyoloji, yanık cerrahisi, deri onarımı ve diğer alanlar) detaylı olarak ele alacağız.Tarihçeİlk allogreft uygulamaları 19. yüzyıl sonlarında başlamış olsa da, modern kullanım Kore Savaşı döneminde doku bankalarının kurulmasıyla hız kazanmıştır. 1950’lerden itibaren kalp kapakları ve kornea allogreftleri rutin hale gelmiş, 1970’lerden sonra standart sterilizasyon protokolleri ile güvenlik artmıştır. Günümüzde FDA, AABB ve Avrupa Doku Direktifi gibi standartlar sayesinde hastalık bulaş riski minimum seviyededir.

Allogreft Türleri ve Biyolojik Özellikleri

Allogreftler doku tipine göre sınıflandırılır:

  • Kemik ve kıkırdak allogreftleri (FDBA, DFDBA, DBM): Osteokondüktif ve kısmen osteoindüktif.
  • Deri allogreftleri: Geçici biyolojik örtü olarak kullanılır.
  • Kornea allogreftleri: Şeffaflık ve görme restorasyonu sağlar.
  • Kalp kapağı allogreftleri (homovital veya cryopreserved): Hemodinamik üstünlük ve enfeksiyon direnciyle öne çıkar.
  • Amniyon zarı allogreftleri (dehidrate veya kriyopreserve): Anti-inflamatuar, antibakteriyel ve epitelizasyon teşvik edici özelliklere sahiptir.
  • Dura mater, tendon ve damar allogreftleri: Yapısal destek ve bariyer görevi görür.

Bu dokular osteokondüktif veya biyolojik iskele görevi üstlenir; ancak osteogenik değildir (kendi hücrelerini taşımaz).

Allogreft Hazırlama ve Sterilizasyon Yöntemleri

Donör dokuları (kadavra, ameliyat atıkları veya plasenta) aseptik koşullarda alınır. Adımlar:

  1. Biyoburden azaltma (antibiyotik, deterjan).
  2. Dondurma (-80°C) veya dondurarak kurutma (lyophilization).
  3. Demineralizasyon (kemik için) veya dehidrasyon (amniyon için).
  4. Terminal sterilizasyon: Gamma ışınlama (1,5-2,5 Mrad), perasetik asit veya etilen oksit.

Bu işlemler immünojeniteyi azaltırken mekanik ve biyolojik özellikleri korur. Amniyon zarı gibi yumuşak dokularda dehidratasyon yöntemiyle raf ömrü uzatılır ve kullanım kolaylaşır.İmmünolojik Mekanizmalar ve Red RiskiAllogreftlerde MHC (HLA) uyumsuzluğu nedeniyle T hücre (CD4+ ve CD8+) aktivasyonu, sitokin salınımı ve antikor oluşumu görülebilir. Ancak freeze-drying, demineralizasyon ve dehidratasyon gibi işlemler antijenitesi dramatik şekilde azaltır. Klinik olarak anlamlı red reaksiyonu nadirdir; çoğu vakada hafif inflamasyonla sınırlı kalır. Kalp kapağı ve kornea allogreftlerinde immün baskılayıcı tedavi genellikle gerekmez.

Klinik Allogreft Uygulamaları 

Allogreftler  birçok hayati alanda kullanılır:
Ortopedi ve Travmatoloji:
Kemik allogreftleri büyük kemik defektleri, revizyon protezleri, spinal füzyon, ön çapraz bağ (ACL) rekonstrüksiyonu ve ayak-ayak bileği rekonstrüksiyonunda yaygın kullanılır. Revizyon ACL cerrahisinde allograftler ikinci cerrahi saha ihtiyacını ortadan kaldırır ve operasyon süresini kısaltır. Özellikle yaşlı veya düşük aktivite düzeyindeki hastalarda tercih edilir; entegrasyon otogreften biraz yavaş olsa da klinik başarı yüksektir.
Oftalmoloji (Göz Cerrahisi):
Kornea allogreftleri (penetran veya lamellar keratoplasti) korneal opasite, distrofi ve travma sonrası görme kaybında altın standarttır. Amniyon zarı allogreftleri (AMT) ise korneal yanık, persistan epitel defekti, konjonktival rekonstrüksiyon ve oküler yüzey hastalıklarında (Stevens-Johnson sendromu, kimyasal yanıklar) yaygın kullanılır. Dehidrate amniyon membranı (dHAM) kronik oküler yaralarda epitelizasyonu hızlandırır ve enflamasyonu baskılar. Günümüzde amniyon allogreftleri göz yüzeyi rekonstrüksiyonunun temel biyolojik örtüsü haline gelmiştir.
Kardiyovasküler Cerrahi:
Kalp kapağı allogreftleri (özellikle pulmoner ve aort kapak) pediatrik ve genç hastalarda biyoprotezlere üstünlük sağlar. Optimal hemodinamik özellikler, düşük tromboz riski ve enfeksiyona karşı yüksek direnç gösterirler. Konjenital kalp hastalıkları, Ross operasyonu ve enfektif endokardit sonrası replasmanlarda tercih edilir. Kriyo-preservasyon yöntemleriyle uzun süreli fonksiyon korunur; pediatrik pulmoner kapak replasmanında neredeyse ideal seçenektir.
Yanık ve Deri Cerrahisi:
Deri allogreftleri (kadavra veya aile kaynaklı) majör yanık hastalarında geçici biyolojik örtü olarak kullanılır. Yara yüzeyini kapatır, sıvı kaybını önler, enfeksiyon riskini azaltır ve altta yatan dokunun iyileşmesini sağlar. Özellikle %40’ın üzerindeki yanıklarda erken dönemde uygulanır; otogreft (hastanın kendi derisi) hazır olana kadar köprü görevi görür. Aile içi (yakın akraba) deri allogreftleri Türkiye’de de başarıyla kullanılmaktadır.
Amniyon zarı allogreftleri ise kronik yaralar, donor sahaları ve ikinci derece yanıklar için alternatif biyolojik örtüdür.
Diğer Alanlar:
  • Nöroşirürji: Dura mater allogreftleri kraniyal defektlerde sızıntı önler.
  • Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi: Amniyon zarı genital rekonstrüksiyon, kronik yara tedavisi ve mikrovasküler onarımlarda kullanılır.
  • Üroloji ve Jinekoloji: Amniyon allogreftleri fistül onarımı ve pelvik taban rekonstrüksiyonunda.
  • KBB ve Oral Cerrahi: Yumuşak doku defektlerinde destek sağlar.

Bu uygulamalar otogreftin sınırlı miktarını aşar ve ikinci cerrahi sahaya gerek bırakmaz.

Avantajlar ve Dezavantajlar
Avantajlar:

  • Bol miktarda ve hazır bulunur.
  • Ameliyat süresini kısaltır.
  • Hastanın kendi dokusunu korur.
  • Yanık ve göz cerrahisinde hızlı örtme sağlar.

Dezavantajlar:

  • Entegrasyon otogreften biraz yavaş olabilir.
  • Hafif immün yanıt riski (çoğu vakada klinik önemsiz).
  • Mekanik özelliklerde hafif kayıp (sterilizasyon sonrası).

Güvenlik ve Hastalık İletimi RiskiModern doku bankası standartlarıyla risk çok düşüktür:

  • HIV bulaşı (işlemli allogreftlerde) 1/2,8 milyar seviyesindedir.
  • Hepatit ve bakteriyel enfeksiyonlar nadir.
  • 30+ yıllık kalp kapağı ve deri allogreft tarihinde sistemik bulaş raporu neredeyse sıfırdır. Amniyon zarı gibi plasenta kaynaklı dokularda risk daha da düşüktür.

Güncel Gelişmeler ve Gelecek

  • Dekellularize ekstraselüler matriks (dECM) teknikleriyle immünojenite daha da azaltılıyor.
  • Amniyon zarı bazlı ileri ürünler (dehidrate, hücre yüklü) kronik yaralar ve oküler hastalıklarda klinik denemelerde.
  • 3D baskılı ve kişiselleştirilmiş allogreft scaffold’lar (kalp kapağı ve kornea için) gelecek vadeder.
  • Türkiye’de yanık merkezlerinde aile içi deri allogreftleri ve oftalmolojide amniyon kullanımı artmaktadır.

Allogreftler, ortopedinin ötesinde oftalmoloji, kardiyoloji, yanık cerrahisi ve rekonstrüktif tıpta vazgeçilmez bir araçtır. Güvenli işleme, düşük red riski ve geniş kullanım yelpazesiyle hastaların yaşam kalitesini yükseltir. Gelecekte doku mühendisliği ve immünomodülasyon ile “ideal allogreft”e daha da yaklaşılacaktır.

Kaynaklar (seçili bilimsel derlemeler):

  • Clinical Applications of Allograft Skin in Burn Care (PubMed, 2020).
  • Allograft Heart Valves: Current Aspects and Future Applications (Biopreserv Biobank, 2017).
  • Applications of Human Amniotic Membrane for Tissue Engineering (MDPI, 2021).
  • Amniotic Membrane Transplantation for Wound Healing and Ophthalmology (PMC, 2025).
  • Clinical Applications of Allograft Skin in Burn Care (PubMed, 2020).
  • Amniotic Membrane Allografts: Development and Clinical Utility in Ophthalmology (DovePress, 2014; güncellenmiş incelemeler 2025).
  • Long-Term Outcomes of Homografts in the Aortic Valve Position (PMC, 2016; güncel karşılaştırmalar 2024).
  • The Role of Allografts in Revision ACL Reconstruction (MDPI, 2025).
  • Allografts: Expanding the Surgeon’s Armamentarium (Cell and Tissue Banking, 2022).
  • Amniotic Membrane in Cardiac Diseases (Frontiers, 2024).
    Ve ilgili PubMed/PMC derlemeleri.

Daha fazla detay için hekiminizle görüşmenizi öneririz.

Scroll to Top