Apati Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yaklaşımı
Apati Nedir?
Bir kişinin günlük yaşamında daha önce önem verdiği şeylere karşı ilgisini kaybetmesi, sosyal ilişkilerden uzaklaşması, sorumluluklarını yerine getirmek için gerekli girişimi gösterememesi veya olaylara karşı duygusal tepkilerinin azalması bazen yalnızca “isteksizlik” olarak değerlendirilir. Ancak bu durum sürekli hale geldiğinde ve kişinin yaşamını etkilemeye başladığında, altında apati adı verilen nöropsikiyatrik bir durum bulunabilir.
Apati; kişinin amaç yönelimli davranışlarında, ilgi göstermesinde ve duygusal katılımında belirgin azalma ile karakterize bir klinik sendromdur. Günümüzde apati, tek başına bir hastalık olarak değil; Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, diğer demans türleri, inme, travmatik beyin hasarı ve bazı psikiyatrik hastalıklar gibi birçok farklı durumda ortaya çıkabilen önemli bir belirti olarak kabul edilmektedir.
Apati kavramı geçmişte çoğunlukla “motivasyon kaybı” şeklinde açıklanmıştır. Ancak motivasyon, doğrudan ölçülmesi zor bir kavram olduğu için günümüzde daha somut klinik özellikler üzerinden değerlendirilmektedir. Robert ve arkadaşlarının öncülüğünde hazırlanan 2018 Uluslararası Apati Konsensus Kriterleri, apatinin temel özelliğini kişinin önceki yaşamına göre amaçlı davranışlarında azalma olarak tanımlamıştır. Bu tanım, apatinin yalnızca isteksizlik olmadığını; davranış, düşünce, duygu ve sosyal yaşam alanlarını etkileyebilen karmaşık bir nöropsikiyatrik sendrom olduğunu ortaya koymuştur.
Bu nedenle apati yaşayan bir kişi çoğu zaman “hiçbir şey yapmak istemiyorum” şeklinde ifade etse de sorun her zaman basit bir isteksizlik değildir. Kişi bazen yapması gerekenleri bilir, hatta yapmak istediğini de söyleyebilir; ancak davranışı başlatmak için gerekli zihinsel ve duygusal enerjiyi oluşturmakta zorlanır.
Apati Bir Tembellik Durumu Değildir
Apati toplumda en sık yanlış anlaşılan nöropsikiyatrik belirtilerden biridir. Dışarıdan bakıldığında kişi ilgisiz, pasif veya umursamaz görünebilir. Ancak bu görünüm çoğu zaman bilinçli bir tercih değildir.
Örneğin Alzheimer hastalığı bulunan bir kişi daha önce düzenli yaptığı bir aktiviteye artık başlamayabilir. Parkinson hastalığı olan bir birey sosyal etkinliklere katılmak istemeyebilir. Yakınları bu durumu bazen “kendini bıraktı” veya “artık hiçbir şeyi önemsemiyor” şeklinde yorumlayabilir. Oysa bu değişikliklerin altında beynin motivasyon, karar verme ve davranış başlatma sistemlerinde meydana gelen bozulmalar olabilir.
Bu nedenle apati; karakter özelliği, kişilik zayıflığı veya irade eksikliği olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan yeni başlangıçlı apati, altta yatan nörolojik veya psikiyatrik bir durumun belirtisi olabilir.
Apati Beyinde Nasıl Oluşur?
İnsan davranışlarının ortaya çıkması oldukça karmaşık bir beyin sürecinin sonucudur. Bir kişinin işe başlaması, bir plan yapması, sosyal bir etkinliğe katılması veya yeni bir hedef belirlemesi için beynin birçok bölgesinin birlikte çalışması gerekir.
Bu süreçte özellikle frontal lob, bazal gangliyonlar ve bu bölgeler arasındaki bağlantılar önemli rol oynar. Beynin bu ağları; karar verme, hedef belirleme, ödül beklentisi oluşturma ve davranışı başlatma süreçlerinde görev alır.
Nöroloji literatüründe yapılan çalışmalar, apatinin özellikle frontal-subkortikal devrelerdeki işlev bozukluklarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Le Heron ve arkadaşlarının 2019 yılında yayımladığı nörogörüntüleme çalışmalarını değerlendiren derlemede, apati gelişen bireylerde hedef yönelimli davranışların düzenlenmesinde rol oynayan beyin ağlarında bozulmalar olduğu belirtilmiştir.
Özellikle aşağıdaki bölgeler apatinin oluşumunda önem taşır:
Anterior Singulat Korteks
Bu bölge, davranış için gerekli olan çabanın değerlendirilmesi ve hedeflere yönelmede önemli rol oynar. Bu bölgedeki işlev bozuklukları, kişinin bir davranışı başlatmak için gerekli içsel motivasyonu oluşturmasını zorlaştırabilir.
Orbitofrontal ve Prefrontal Korteks
Bu alanlar karar verme, planlama ve davranışların sonuçlarını değerlendirme süreçlerinde görev alır. Hasar veya işlev bozukluğu olduğunda kişi seçenekleri değerlendirmekte veya harekete geçmekte zorlanabilir.
Dopaminerjik Sistem
Dopamin, yalnızca “mutluluk hormonu” olarak bilinen basit bir madde değildir. Beyinde özellikle ödül beklentisi, öğrenme ve hedefe yönelik davranışların düzenlenmesinde önemli rol oynar. Parkinson hastalığında görülen dopamin eksikliği nedeniyle apatinin sık görülmesi, bu sistemin önemini destekleyen klinik örneklerden biridir.
Ancak günümüzde apatinin yalnızca tek bir nörotransmitter eksikliğine bağlı olmadığı kabul edilmektedir. Daha çok farklı beyin ağlarının birlikte etkilenmesi sonucunda ortaya çıkan karmaşık bir durum olduğu düşünülmektedir.
Apati Belirtileri Nelerdir?
Apati belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde yalnızca ilgi azalması görülürken, bazı kişilerde sosyal yaşam, işlevsellik ve günlük sorumluluklarda belirgin bozulma ortaya çıkabilir.
Günlük Aktivitelere Başlama Güçlüğü
Apati yaşayan kişiler çoğu zaman ne yapmaları gerektiğini bilirler ancak harekete geçmekte zorlanırlar. Daha önce kolaylıkla yaptıkları işleri başlatmak için dışarıdan destek veya hatırlatma gerekebilir.
Örneğin kişi:
- Ev işlerini erteleyebilir,
- Daha önce keyif aldığı aktivitelere başlamayabilir,
- Yeni planlar yapmaktan kaçınabilir,
- Günlük rutinlere karşı ilgisini kaybedebilir.
İlgi Kaybı
Apati, kişinin daha önce önem verdiği alanlara karşı ilgisinin azalmasına neden olabilir. Hobiler, sosyal etkinlikler veya kişisel hedefler zamanla geri plana düşebilir.
Burada önemli nokta, apatinin her zaman “zevk alamama” anlamına gelmemesidir. Bu durum anhedoni ile karıştırılmamalıdır. Anhedonide kişi yaptığı etkinlikten haz alamazken, apatide çoğu zaman temel sorun etkinliği başlatacak girişimin azalmasıdır.
Duygusal Tepkilerde Azalma
Apati bulunan kişiler olaylara karşı daha sınırlı tepki verebilir. Sevinçli veya üzücü durumlarda önceki dönemlerine göre daha az heyecan, şaşkınlık veya üzüntü gösterebilirler.
Ancak bu durum duyguların tamamen kaybolduğu anlamına gelmez. Daha çok duyguların davranışlara ve dışa yansıyan tepkilere dönüşmesinde azalma görülür.
Sosyal Geri Çekilme
Sosyal ilişkilerde azalma, apatinin sık görülen özelliklerinden biridir. Kişi arkadaş görüşmelerini azaltabilir, sohbet başlatmak istemeyebilir veya aile etkinliklerine daha az katılabilir.
Buradaki temel mekanizma sosyal korku değildir. Sosyal anksiyete bozukluğunda kişi sosyal ortamlarda kaygı yaşarken, apatide temel problem sosyal girişimin azalmasıdır.
Apati Hangi Hastalıklarda Görülür?
Apati birçok farklı nörolojik ve psikiyatrik hastalıkta ortaya çıkabilir. Bu nedenle apati görüldüğünde yalnızca belirtinin kendisine odaklanmak yerine, altında yatan nedenin araştırılması gerekir.
Özellikle nörodejeneratif hastalıklarda apati oldukça yaygın görülen bir klinik bulgudur. Hastalığın erken dönemlerinden itibaren ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen dönemlerde bilişsel ve işlevsel kayıplarla birlikte daha belirgin hale gelebilir.
Alzheimer Hastalığında Apati
Alzheimer hastalığı, apatinin en sık görüldüğü nörolojik durumlardan biridir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde hafıza sorunları kadar davranışsal ve psikolojik belirtiler de önem kazanır.
Alzheimer hastalarında görülen apati; kişinin çevresine olan ilgisinin azalması, günlük aktivitelere katılımın düşmesi, konuşma isteğinin azalması ve sosyal geri çekilme şeklinde kendini gösterebilir.
Robert ve arkadaşlarının Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklardaki apati üzerine yaptığı değerlendirmelerde, apatinin yalnızca hastanın yaşam kalitesini azaltmadığı; aynı zamanda bilişsel gerileme, günlük yaşam aktivitelerinde bozulma ve bakım veren yükünde artış ile ilişkili olduğu belirtilmiştir.
Alzheimer hastalığında apatinin ortaya çıkmasında özellikle frontal lob bağlantıları, anterior singulat korteks ve dopaminerjik sistemlerde meydana gelen değişikliklerin rol oynadığı düşünülmektedir.
Parkinson Hastalığında Apati
Parkinson hastalığı denildiğinde çoğunlukla hareket yavaşlığı, titreme ve kas sertliği gibi motor belirtiler akla gelir. Ancak Parkinson yalnızca bir hareket bozukluğu değildir; hastalığın seyri sırasında motivasyon, duygu durumu ve bilişsel süreçlerle ilişkili belirtiler de görülebilir.
Apati, Parkinson hastalarında sık rastlanan motor olmayan belirtilerden biridir. Kişi fiziksel olarak hareket edebilecek durumda olmasına rağmen aktivitelere başlama konusunda belirgin isteksizlik yaşayabilir.
Parkinson hastalığında dopamin sistemindeki bozulma apatinin gelişiminde önemli rol oynar. Ancak araştırmalar, apatinin yalnızca dopamin eksikliğiyle açıklanamayacağını; frontal korteks, bazal gangliyonlar ve diğer nörotransmitter sistemlerinin de sürece katıldığını göstermektedir.
Sockeel ve arkadaşlarının Parkinson hastalarında apati değerlendirmesi için geliştirdiği Lille Apathy Rating Scale (LARS), bu hastalarda apatinin klinik olarak değerlendirilmesinde kullanılan önemli ölçeklerden biri olmuştur.
Demans Türlerinde Apati
Apati yalnızca Alzheimer hastalığında değil, diğer demans türlerinde de görülebilir.
Özellikle:
- Lewy cisimcikli demans,
- Frontotemporal demans,
- Vasküler demans
gibi hastalıklarda apatinin önemli bir davranışsal belirti olduğu bilinmektedir.
Frontotemporal demansta apati bazen hastalığın erken belirtilerinden biri olabilir. Bu hastalıkta beynin özellikle frontal ve temporal bölgeleri etkilendiği için kişilik değişiklikleri, sosyal davranışlarda farklılaşma ve motivasyon kaybı daha erken dönemde ortaya çıkabilir.
İnme ve Beyin Hasarlarında Apati
Beynin motivasyon ve davranış yönetiminde görev alan bölgelerinde meydana gelen hasarlar da apatiye yol açabilir.
Özellikle frontal lob, anterior singulat korteks veya bazal gangliyonları etkileyen inmeler sonrasında apati görülebilir.
Travmatik beyin hasarı sonrasında da benzer şekilde davranış başlatma, planlama ve duygusal katılım alanlarında bozulmalar ortaya çıkabilir.
Bu durumlarda apati, kişinin bilişsel kapasitesinin tamamen kaybolduğu anlamına gelmez. Kişi ne yapması gerektiğini anlayabilir ancak bunu başlatmak ve sürdürmek konusunda zorlanabilir.
Apati ile Depresyon Arasındaki Fark Nedir?
Apati ve depresyon günlük hayatta sıklıkla birbirine karıştırılır. Bunun temel nedeni her iki durumda da kişinin geri çekilmesi, daha az aktivite göstermesi ve eski ilgilerinin azalabilmesidir.Ancak bu iki durum aynı değildir.
Depresyonda temel özellik genellikle çökkün ruh hali, umutsuzluk, suçluluk, değersizlik düşünceleri ve geleceğe yönelik olumsuz değerlendirmelerdir.
Apati ise öncelikle girişim ve amaç yönelimli davranış azalması ile karakterizedir.
Örneğin depresyon yaşayan bir kişi:
- “Hiçbir şeyden zevk almıyorum.”
- “Kendimi mutsuz hissediyorum.”
- “Gelecekle ilgili umudum yok.”
şeklinde ifadeler kullanabilir.
Apati yaşayan bir kişi ise daha çok:
- “Başlamak istemiyorum.”
- “Eskisi kadar ilgimi çekmiyor.”
- “Yapmam gerektiğini biliyorum ama harekete geçemiyorum.”
şeklinde yakınabilir.
Bununla birlikte apati ve depresyon birbirinden tamamen bağımsız değildir. Özellikle yaşlı bireylerde, Alzheimer hastalığında ve Parkinson hastalığında iki durum aynı kişide birlikte görülebilir.
Bu nedenle yalnızca “isteksizlik var” diyerek depresyon tanısı koymak doğru değildir. Ayrıntılı psikiyatrik ve nörolojik değerlendirme gerekir.
Apati ile Anhedoni Arasındaki Fark Nedir?
Anhedoni, kişinin daha önce keyif aldığı aktivitelerden artık haz alamaması durumudur. Depresyonun önemli belirtilerinden biri olabilir.
Apati ile anhedoni arasındaki temel fark şudur:
Anhedonide sorun haz almaktadır.
Kişi bir aktiviteyi yapabilir ancak yaptığı şeyden eskisi kadar mutluluk duymaz.
Apatide sorun davranışı başlatmaktadır.
Kişi çoğu zaman aktiviteye başlamaz, çünkü gerekli girişimi oluşturmakta zorlanır.
Örneğin daha önce arkadaşlarıyla buluşmayı seven bir kişi düşünelim.
- Anhedonisi olan kişi buluşmaya gider ancak eskisi kadar keyif almaz.
- Apatisi olan kişi ise çoğu zaman buluşmaya gitmek için gerekli motivasyonu bulamaz.
Bu ayrım özellikle yaşlı bireylerde ve nörolojik hastalığı olan kişilerde klinik açıdan önemlidir.
Apati Tanısı Nasıl Konur?
Apati tanısı koydurabilecek tek bir kan testi veya görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır.Tanı esas olarak klinik değerlendirmeye dayanır.
Hekim değerlendirme sırasında şu noktaları araştırır:
- Belirtilerin ne zaman başladığı,
- Önceki yaşamla karşılaştırıldığında ne kadar değişiklik olduğu,
- Günlük yaşam aktivitelerinin etkilenip etkilenmediği,
- Hafıza veya düşünme sorunlarının eşlik edip etmediği,
- Kullanılan ilaçlar,
- Psikiyatrik belirtilerin varlığı.
Özellikle yaşlı hastalarda aile bireylerinden alınan bilgiler büyük önem taşır. Çünkü apati yaşayan bazı kişiler kendi davranış değişikliklerini fark etmeyebilir.
Apati Değerlendirmesinde Kullanılan Ölçekler
Apati şiddetini değerlendirmek amacıyla çeşitli klinik ölçeklerden yararlanılır.
Apathy Evaluation Scale (AES)
Marin tarafından geliştirilen bu ölçek, apatinin değerlendirilmesinde en uzun süredir kullanılan araçlardan biridir. Bireyin ilgi, girişim, duygusal tepki ve hedef yönelimli davranışlarını değerlendirmeye yardımcı olur.
Neuropsychiatric Inventory (NPI)
Cummings ve arkadaşları tarafından geliştirilen NPI, özellikle demans hastalarında davranışsal ve psikolojik belirtileri değerlendirmek amacıyla kullanılır. Apati bu ölçeğin değerlendirdiği önemli alanlardan biridir.
Lille Apathy Rating Scale (LARS)
Parkinson hastalarında apatinin değerlendirilmesi için geliştirilen bu ölçek, özellikle motor olmayan belirtilerin incelenmesinde kullanılır.
Bu ölçekler tek başına tanı koydurmaz; ancak klinik değerlendirmeyi destekler ve hastalığın zaman içindeki değişimini takip etmeye yardımcı olur.
Apati Tedavisi Nasıl Yapılır?
Apati tedavisi, yalnızca apatinin kendisini ortadan kaldırmaya yönelik değildir. Öncelikli amaç, apatinin altında yatan nedeni belirlemek ve kişinin günlük yaşam işlevselliğini artırmaktır.
Çünkü apati tek başına bir hastalık değildir; Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, depresyon, inme, travmatik beyin hasarı veya başka nörolojik durumların bir belirtisi olabilir. Bu nedenle tedavi yaklaşımı kişiden kişiye değişir.
Örneğin Alzheimer hastalığına bağlı gelişen apati ile depresyona bağlı gelişen apati aynı şekilde tedavi edilmez. Benzer şekilde Parkinson hastasında dopaminerjik sistemle ilişkili değişiklikler değerlendirilirken, inme sonrası gelişen apatide beyin hasarının yeri ve kapsamı önem kazanır.
Apati Tedavisinde Öncelik: Altta Yatan Nedeni Bulmak
Apati değerlendirilirken öncelikle şu sorular yanıtlanmalıdır:
- Apati yeni mi başladı?
- Hafıza veya düşünme sorunları eşlik ediyor mu?
- Kişinin ruh halinde çökkünlük veya umutsuzluk var mı?
- Kullanılan ilaçlar bu tabloya katkıda bulunuyor olabilir mi?
- Nörolojik bir hastalık mevcut mu?
Özellikle yaşlı bireylerde yeni başlayan apati bazen gözden kaçan bir nörolojik veya psikiyatrik durumun ilk belirtisi olabilir.
Bu nedenle yalnızca “motivasyon eksikliği” olarak değerlendirilmemeli; kapsamlı bir tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
İlaç Tedavileri Apatiyi Azaltabilir mi?
Apati tedavisinde kullanılan ilaçlarla ilgili çalışmalar devam etmekle birlikte, günümüzde tüm hastalarda etkili olduğu kesin olarak kanıtlanmış tek bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır.Tedavi seçimi büyük ölçüde altta yatan hastalığa göre yapılır.
Alzheimer Hastalığında
Alzheimer hastalarında apati oldukça sık görüldüğü için çeşitli ilaçların etkisi araştırılmıştır.
Kolinesteraz inhibitörleri olarak bilinen:
- Donepezil
- Rivastigmin
- Galantamin
gibi ilaçlar Alzheimer hastalığında bilişsel belirtiler için kullanılmaktadır. Bazı çalışmalarda bu ilaçların davranışsal belirtiler üzerinde sınırlı olumlu etkileri olabileceği bildirilmiştir; ancak apatinin tedavisindeki etkileri kesin değildir.
Memantin ile ilgili çalışmalarda da bazı hastalarda davranışsal belirtilerde düzelme görülebileceği bildirilmiş olsa da, apatiye özgü güçlü ve kesin bir tedavi etkisi gösterilememiştir.
Bu nedenle Alzheimer hastasında apati tedavisi yalnızca ilaç kullanımına dayandırılmaz; çevresel düzenlemeler ve davranışsal yaklaşımlar da büyük önem taşır.
Parkinson Hastalığında Apati Tedavisi
Parkinson hastalarında apati gelişiminde dopamin sistemi önemli rol oynadığı için dopaminerjik tedavilerin etkisi araştırılmıştır.
Bazı çalışmalar, dopamin agonistlerinin özellikle Parkinson hastalığına eşlik eden apati belirtilerinde yarar sağlayabileceğini göstermiştir. Ancak sonuçlar tüm hastalarda aynı değildir ve ilaçların yan etkileri mutlaka değerlendirilmelidir.
Örneğin dopaminerjik ilaçlar bazı kişilerde:
- dürtü kontrol bozuklukları,
- aşırı davranış değişiklikleri,
- uyku sorunları
gibi istenmeyen etkilere yol açabilir.
Bu nedenle tedavi mutlaka nöroloji uzmanı tarafından kişiye özel planlanmalıdır.
Depresyonla Birlikte Görülen Apatide Yaklaşım
Apati depresyonun bir parçası olarak ortaya çıkıyorsa, tedavi depresyonun yönetimine yönelik olur.Ancak burada önemli bir nokta vardır:
- Her apatili kişi depresyonda değildir.
- Gereksiz şekilde antidepresan başlanması doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü depresyondaki isteksizlik ile nörolojik hastalıklardaki apati aynı mekanizmaya sahip olmayabilir.
- Özellikle yaşlı hastalarda apati, depresyon belirtisi gibi görünebilir ancak altında nörodejeneratif bir süreç bulunabilir.
İlaç Dışı Tedavi Yaklaşımları
Apati tedavisinde yalnızca ilaçlar değil, davranışsal ve çevresel yaklaşımlar da önemlidir.Araştırmalar, özellikle nörolojik hastalıklarda yapılandırılmış aktivitelerin ve düzenli günlük programların apatinin etkilerini azaltabileceğini göstermektedir.
Planlı Günlük Aktiviteler
Apati yaşayan kişiler çoğu zaman kendiliğinden aktivite başlatmakta zorlanır. Bu nedenle:
- Günlük rutin oluşturmak,
- Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirlemek,
- Aktiviteleri önceden planlamak,
- Kişiyi aşırı zorlamadan sürece dahil etmek
faydalı olabilir.Burada amaç kişiyi zorlamak değil, davranışı başlatmayı kolaylaştırmaktır.
Fiziksel Aktivite ve Egzersiz
Düzenli fiziksel aktivitenin bilişsel sağlık ve ruhsal durum üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.
Özellikle yaşlı bireylerde ve nörolojik hastalığı olan kişilerde uygun egzersiz programları:
- genel işlevselliği artırabilir,
- sosyal katılımı destekleyebilir,
- yaşam kalitesini iyileştirebilir.
Egzersizin doğrudan apatiyi tamamen ortadan kaldırdığı söylenemez; ancak genel tedavi yaklaşımının önemli bir parçasıdır.
Bilişsel ve Davranışsal Yaklaşımlar
Apati yaşayan kişilerde bazen problem düşünme kapasitesinin kaybı değil, davranışı başlatma güçlüğüdür.
Bu nedenle:
- basit görevlerle başlamak,
- başarı hissini artırmak,
- kişinin ilgi alanlarına uygun aktiviteler seçmek,
- aile desteğini doğru kullanmak
tedavi sürecinde yararlı olabilir.Özellikle bakım verenlerin yaklaşımı önemlidir. Sürekli eleştirmek veya “neden hiçbir şey yapmak istemiyorsun?” şeklinde baskı oluşturmak genellikle fayda sağlamaz.
Apati İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Her ilgisizlik veya isteksizlik apati anlamına gelmez.Yoğun stres dönemleri, uykusuzluk veya geçici yaşam sorunları kısa süreli motivasyon azalmasına neden olabilir.
Ancak aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir:
- Daha önce ilgi duyulan şeylere karşı belirgin kayıp varsa,
- Haftalar boyunca devam eden isteksizlik bulunuyorsa,
- Kişinin sosyal yaşamı veya günlük sorumlulukları etkileniyorsa,
- Hafıza sorunları eşlik ediyorsa,
- Kişilik veya davranış değişikliği fark ediliyorsa,
- Ani başlayan belirgin ilgisizlik ortaya çıktıysa.
Özellikle ileri yaşlarda yeni başlayan apati, yalnızca psikolojik bir durum olarak görülmemelidir.
Apati; kişinin yaşamla, çevresiyle ve hedefleriyle kurduğu ilişkinin azalmasıyla kendini gösteren önemli bir nöropsikiyatrik belirtidir.
Günümüzde apati, yalnızca “motivasyon eksikliği” olarak değil; beynin hedef belirleme, karar verme, ödül değerlendirme ve davranış başlatma sistemlerindeki değişikliklerle ilişkili karmaşık bir durum olarak değerlendirilmektedir.
Altta yatan neden doğru belirlendiğinde, kişinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çeşitli tedavi seçenekleri uygulanabilir. Bu nedenle uzun süren ilgisizlik, isteksizlik veya sosyal geri çekilme “normal yaşlanmanın” veya “kişilik değişiminin” doğal sonucu olarak kabul edilmemelidir.
Kaynaklar
- Robert P, Lanctôt KL, Agüera-Ortiz L, et al. (2018). Is it time to revise the diagnostic criteria for apathy in brain disorders? The 2018 international consensus group. European Psychiatry, 54, 71–76. DOI:10.1016/j.eurpsy.2018.07.008.
- Lanctôt KL, Agüera-Ortiz L, Brodaty H, et al. (2017). Apathy associated with neurocognitive disorders: Recent progress and future directions. Alzheimer’s & Dementia, 13(1), 84–100. DOI:10.1016/j.jalz.2016.05.008.
- Le Heron C, Apps MAJ, Husain M. (2018). The anatomy of apathy: A neurocognitive framework for amotivated behaviour. Neuropsychologia, 118(Pt B), 54–67. DOI:10.1016/j.neuropsychologia.2017.07.003.
- Cummings JL, Mega M, Gray K, et al. (1994). The Neuropsychiatric Inventory: Comprehensive assessment of psychopathology in dementia. Neurology, 44(12), 2308–2314.
- Marin RS. (1991). Apathy: A neuropsychiatric syndrome. Journal of Neuropsychiatry and Clinical Neurosciences, 3(3), 243–254.