Arteriyostenoz Nedir?
Arteriyostenoz (arteriostenosis), bir arterin iç lümeninin normalden daha dar hale gelmesini ifade eden tıbbi terimdir. NCBI MedGen, arterial stenosis kavramını arter lümeninin daralması veya konstriksiyonu olarak tanımlar; “arterial stricture”, “narrowing of an artery” ve “stenosis of artery” ifadelerini eş anlamlı terimler arasında verir (National Center for Biotechnology Information [NCBI], n.d.). Bu nedenle arteriyostenoz, tek başına belirli bir hastalığın adı değil, arterdeki anatomik daralmayı tanımlayan bir bulgu ve patolojik durumdur. Daralmanın klinik önemi; hangi arterin etkilendiğine, darlığın uzunluğuna ve derecesine, kan akımının gereksinimine ve kollateral dolaşımın yeterliliğine göre değişir.
Arteriyostenozda damar içinde ne olur?
Arteriyostenozda damar lümeni küçüldükçe, kanın daralmış segmentten geçişi sırasında akım dinamikleri değişir ve darlığın iki tarafı arasında basınç farkı oluşabilir. Ancak darlığın bulunması, istirahatte kan akımının her zaman belirgin biçimde azalacağı anlamına gelmez. Obstrüktif arter hastalığının klasik hemodinamik çalışmalarında, belirli bir kritik daralma düzeyine kadar distal basınç ve akımın görece korunabildiği; daralma ilerledikçe basınç ve akımda belirgin düşüş gelişebildiği gösterilmiştir (Coffman, 1988). Darlığın hemodinamik etkisi özellikle kan akımının arttığı durumlarda belirginleşebilir; deneysel veriler, stenoz üzerindeki basınç kaybının kan akım hızı yükseldikçe doğrusal olmayan biçimde arttığını göstermiştir (Young et al., 1977). Bu nedenle bir arteriyostenozun klinik önemini yalnızca anatomik olarak “yüzde kaç daralma” bulunduğuna bakarak değerlendirmek her damar yatağında yeterli değildir.
Kronik arteriyel darlıklarda kollateral damarlar da önem taşır. Kollateral dolaşım yeterliyse, ciddi bir ana damar darlığına rağmen distal dokunun perfüzyonu belirli ölçüde korunabilir. Kollateral kapasitenin yetersiz olduğu durumlarda ise distal perfüzyon basıncı ve kan akımı azalabilir; doku bunu başlangıçta arteriyoler vazodilatasyon ve oksijen ekstraksiyonunu artırarak telafi etmeye çalışır. Özellikle serebral dolaşımda bu hemodinamik telafi mekanizmalarının yetersiz kalması iskemi riskini artırabilir (Derdeyn, 2018).
Arteriyostenozun nedenleri
Arteriyel darlık farklı mekanizmalarla ortaya çıkabilir. Erişkinlerde büyük ve orta çaplı arterlerin önemli bir bölümündeki stenotik hastalıkların temel nedeni aterosklerotik damar hastalığıdır. Aterosklerozda arter duvarında aterosklerotik plaklar gelişir; plak büyüdükçe damar lümeni daralabilir ve ileri aşamalarda kan akımını sınırlayabilir. Plak yüzeyinin bozulması veya rüptürü üzerine trombüs gelişmesi ise akut arteriyel olaylara yol açabilir (Morrison et al., 2023). NCBI MedGen de aterosklerotik plakların orta ve büyük arterlerin duvarlarında gelişerek arteriyel stenoz ve kan akımında azalmaya veya tıkanmaya yol açabileceğini belirtmektedir (NCBI, n.d.).
Ateroskleroz dışındaki nedenler arasında fibromüsküler displazi, vaskülitler, arter diseksiyonu, travmaya bağlı damar duvarı değişiklikleri ve bazı doğumsal veya yapısal damar anomalileri bulunabilir. Fibromüsküler displazi özellikle renal, ekstrakraniyal karotis ve vertebral arterleri etkileyebilen, aterosklerotik olmayan bir arter hastalığıdır; stenozun yanı sıra damar boyunca “string-of-beads” görünümü, diseksiyon ve anevrizma ile de ilişkili olabilir (O’Connor & Gornik, 2014). Bu nedenle “arteriyostenoz” terimi kullanıldığında, stenozun nedeninin ayrıca belirlenmesi gerekir.
Aterosklerozla ilişkili arteriyostenoz
Aterosklerotik stenozun oluşumunda damar duvarındaki endotel değişiklikleri, lipoprotein birikimi, inflamatuvar hücrelerin damar duvarına göçü, köpük hücre oluşumu ve aterosklerotik plağın zaman içinde büyümesi rol oynar. Sigara kullanımı, dislipidemi, hipertansiyon ve diyabet gibi kardiyovasküler risk faktörleri aterosklerotik hastalığın gelişimi ve ilerlemesiyle ilişkilidir (Morrison et al., 2023).
Aterosklerotik plak lümeni daraltarak kronik kan akımı kısıtlanmasına neden olabilir. Bununla birlikte klinik tablo yalnızca darlığın geometrik boyutuna bağlı değildir. Plak yapısı, trombüs oluşumu, damar yatağının kan akımı gereksinimi, distal mikrodolaşım ve kollateral dolaşım da klinik sonucu etkiler (Morrison et al., 2023; Derdeyn, 2018).
Koroner arteriyostenoz
Koroner arterlerdeki stenoz, miyokardın oksijen gereksinimi ile koroner kan akımı arasındaki dengenin bozulmasına yol açabilir. Özellikle fiziksel efor sırasında miyokardın oksijen ihtiyacı arttığında, belirgin bir koroner darlık kan akımının yeterince artırılmasını engelleyerek miyokard iskemisine ve anjina semptomlarına neden olabilir. Aterosklerotik plağın rüptürü ve bunun üzerinde trombüs oluşması ise akut koroner sendrom ve miyokard infarktüsünün temel mekanizmalarından biridir (Morrison et al., 2023; Vrints et al., 2024).
Koroner arter stenozunun değerlendirilmesinde anatomik görüntüleme ile fonksiyonel önem birbirinden ayrılabilir. 2024 ESC kronik koroner sendromlar kılavuzu, klinik olasılık değerlendirmesinin ardından uygun hastalarda koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi ve fonksiyonel iskemi testlerini kullanmakta; invaziv koroner anjiyografi gerektiğinde ise ara dereceli lezyonların hemodinamik öneminin fraksiyonel akım rezervi (FFR) veya instantaneous wave-free ratio (iFR) gibi yöntemlerle değerlendirilmesini desteklemektedir (Vrints et al., 2024). Dolayısıyla koroner arterde anatomik bir darlığın saptanması ile o darlığın mutlaka iskemiye yol açtığının kabul edilmesi aynı klinik değerlendirme değildir.
Karotis arteriyostenoz
Karotis arter stenozu özellikle aterosklerotik hastalıkla ilişkili olduğunda serebral dolaşım açısından önem taşır. Darlık, distal beyin dokusuna giden kan akımını etkileyebileceği gibi, aterosklerotik plak yüzeyinden kaynaklanan embolilerin serebral arterlere ulaşması yoluyla da geçici iskemik atak veya iskemik inmeyle ilişkili olabilir. Kronik karotis stenozunda kollateral dolaşımın yeterliliği ve serebral hemodinamik rezerv de klinik riski etkileyen faktörler arasındadır (Derdeyn, 2018).
Karotis stenozunun yönetiminde semptomatik veya asemptomatik olması, stenozun derecesi, hastanın genel vasküler riski ve uygun anatomik özellikler birlikte değerlendirilir. 2023 ESVS kılavuzu, semptomatik karotis stenozunda uzun dönem risk faktörü kontrolü ve uygun hastalarda karotis endarterektomisi veya karotis arter stentleme gibi revaskülarizasyon seçeneklerini ayrıntılı biçimde ele almaktadır (Naylor et al., 2023). Bu nedenle karotis stenozunda tedavi kararı yalnızca ultrason raporundaki yüzde değerine göre verilmez.
Renal arteriyostenoz
Renal arter stenozu, böbreğe kan götüren renal arterin daralmasıdır. Hemodinamik olarak anlamlı bir renal arter stenozu renal perfüzyonu azaltarak renin-anjiotensin-aldosteron sistemini aktive edebilir ve bazı hastalarda renovasküler hipertansiyona katkıda bulunabilir. Bununla birlikte hipertansiyonu olan her hastada saptanan renal arter darlığı, hipertansiyonun nedeni olarak kabul edilmez; 2025 AHA/ACC kılavuzu, aterosklerotik renal arter hastalığının hipertansif erişkinlerde bulunabileceğini ancak bunun yalnızca bir bölümünün hemodinamik olarak anlamlı olduğunu belirtmektedir (Jones et al., 2025).
Renal arter stenozunun en sık nedeni aterosklerotik hastalıktır; fibromüsküler displazi ise önemli nonaterosklerotik nedenlerden biridir. Güncel AHA/ACC kılavuzuna göre aterosklerotik renal arter stenozunda temel yaklaşım yoğun medikal risk faktörü yönetimidir. Seçilmiş hastalarda, özellikle kontrol edilemeyen hipertansiyona ilerleyici böbrek fonksiyon kaybının veya akut kalp yetersizliğinin eşlik ettiği durumlarda revaskülarizasyon değerlendirilebilir. Fibromüsküler displazi gibi nonaterosklerotik renal arter hastalıklarında ise perkütan anjiyoplasti bazı hastalarda hipertansiyon üzerinde belirgin yarar sağlayabilir (Jones et al., 2025).
Periferik arteriyostenoz
Alt ekstremite arterlerindeki stenoz, periferik arter hastalığının temel anatomik özelliklerinden biri olabilir. MedGen, periferik arter stenozunu ekstremitelere giden kan akımının azalmasıyla birlikte periferik arterlerin daralması olarak tanımlar ve klinik bulgulardan biri olarak intermitan klodikasyonu, yani yürümekle ortaya çıkan ve dinlenmeyle azalan bacak ağrısını belirtir (NCBI, n.d.).
2024 ACC/AHA periferik arter hastalığı kılavuzuna göre alt ekstremite periferik arter hastalığının değerlendirilmesinde öykü ve fizik muayenenin yanında istirahat ayak bileği-kol indeksinden (ABI) yararlanılır. Revaskülarizasyon düşünülüyorsa lezyonların anatomik olarak belirlenmesi amacıyla dupleks ultrasonografi, BT anjiyografi veya MR anjiyografi gibi yöntemler kullanılabilir. Fonksiyonel olarak sınırlayıcı klodikasyonda ilk yaklaşım uygun medikal tedavi ve yapılandırılmış egzersiz tedavisini içerir; semptomların yeterince düzelmediği seçilmiş hastalarda endovasküler veya cerrahi revaskülarizasyon gündeme gelebilir. Kronik ekstremiteyi tehdit eden iskemi veya akut ekstremite iskemisi gibi daha ağır tablolar ise farklı ve daha acil tedavi stratejileri gerektirir (Gornik et al., 2024).
Arteriyostenoz nasıl değerlendirilir?
Tanısal yaklaşım stenozun bulunduğu damar yatağına göre değişir. Periferik arter hastalığında ABI ve damar görüntüleme; karotis hastalığında dupleks ultrasonografi ve gerektiğinde BT/MR anjiyografi; koroner hastalıkta koroner BT anjiyografi, fonksiyonel iskemi testleri veya invaziv koroner anjiyografi; renal arter hastalığında ise dupleks Doppler, BT anjiyografi veya MR anjiyografi gibi yöntemler kullanılabilir (Gornik et al., 2024; Naylor et al., 2023; Vrints et al., 2024; Jones et al., 2025).
Görüntüleme raporlarında stenoz sıklıkla yüzde olarak ifade edilir. Ancak stenoz yüzdesi tek başına hastalığın klinik önemini belirleyen evrensel bir ölçüt değildir. Darlığın uzunluğu, damar çapı, lezyonun geometrisi, distal damar yatağı, kollateral dolaşım, kan akım hızı ve ilgili organın metabolik gereksinimi hemodinamik sonucu değiştirebilir. Young ve arkadaşlarının deneysel çalışması, yüksek akım hızlarında stenozun oluşturduğu basınç kaybının belirgin şekilde arttığını göstermiştir; Derdeyn ise kronik büyük arter stenozunda kollateral dolaşım ve distal dokunun oksijen ekstraksiyon kapasitesinin önemini vurgulamıştır (Young et al., 1977; Derdeyn, 2018).
Arteriyostenozun tedavisi
Tedavi, stenozun nedenine, bulunduğu damar yatağına, anatomik özelliklerine, semptomlara, organ veya ekstremite iskemisinin varlığına ve hastanın toplam vasküler riskine göre belirlenir. Aterosklerotik hastalıkta sigaranın bırakılması, kan basıncı ve diyabet kontrolü, lipid düşürücü tedavi, uygun antitrombotik tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri temel bileşenlerdir; belirli damar yataklarında bunlara egzersiz tedavisi veya revaskülarizasyon eklenebilir (Morrison et al., 2023; Gornik et al., 2024).
Anjiyoplasti, stentleme veya cerrahi revaskülarizasyon her arteriyostenoz için otomatik tedavi seçenekleri değildir. Koroner arterlerde revaskülarizasyon kararı anatomik bulguların yanı sıra iskemi, semptomlar ve lezyonun hemodinamik önemine göre; periferik arter hastalığında semptomların medikal ve egzersiz tedavisine yanıtına ve ekstremitenin klinik durumuna göre; karotis hastalığında semptom ve stenoz özelliklerine göre; renal arter stenozunda ise seçilmiş klinik durumlara göre verilir (Vrints et al., 2024; Gornik et al., 2024; Naylor et al., 2023; Jones et al., 2025).
Arteriyostenoz, arteriyospazm ve arteriyel oklüzyon arasındaki fark
Arteriyostenoz, arter lümenindeki daralmayı ifade eder. Daralma sabit yapısal bir lezyona bağlı olabileceği gibi farklı patolojik süreçlerin sonucu olabilir. Arteriyospazm ise damar düz kasının geçici kasılmasıyla ortaya çıkan vazokonstriksiyonu ifade eder ve yapısal stenozdan farklı bir mekanizmadır. Arteriyel oklüzyon ise damar içinden kan akımının tamamen bloke olması anlamına gelir. Bu üç terim klinik olarak birbirinden ayrılmalıdır; çünkü nedenleri, hemodinamik sonuçları ve tedavi yaklaşımları farklı olabilir.
Klinik açıdan neden önemlidir?
Arteriyostenozun klinik önemi, daralan arterin hangi organı veya dokuyu beslediğine göre değişir. Koroner arter stenozu miyokard iskemisiyle, karotis stenozu serebral iskemi ve inme riskiyle, renal arter stenozu seçilmiş hastalarda renovasküler hipertansiyon ve böbrek fonksiyon bozukluğuyla, alt ekstremite arter stenozu ise klodikasyon veya daha ileri ekstremite iskemisiyle ilişkili olabilir (Vrints et al., 2024; Naylor et al., 2023; Jones et al., 2025; Gornik et al., 2024).
Bu nedenle arteriyostenoz = atardamar darlığı şeklindeki temel tanım doğrudur; ancak tıbbi açıdan anlamlı olan ikinci soru, darlığın neden oluştuğu ve hemodinamik olarak ne ölçüde önemli olduğudur. Anatomik darlık, kan akımının azalması, doku iskemisi ve klinik semptomlar aynı kavram değildir. Arteriyostenozun değerlendirilmesi bu basamakların birlikte ele alınmasını gerektirir (Coffman, 1988; Young et al., 1977; Derdeyn, 2018).
Kaynaklar:
- Coffman, J. D. (1988). Pathophysiology of obstructive arterial disease. Herz, 13(6), 343–350.
- Derdeyn, C. P. (2018). Hemodynamics and oxygen extraction in chronic large artery steno-occlusive disease: Clinical applications for predicting stroke risk. Journal of Cerebral Blood Flow & Metabolism, 38(9), 1584–1597. https://doi.org/10.1177/0271678X17732884
- Gornik, H. L., Aronow, H. D., Goodney, P. P., Arya, S., Brewster, L. P., Byrd, L., Chandra, V., et al. (2024). 2024 ACC/AHA/AACVPR/APMA/ABC/SCAI/SVM/SVN/SVS/SIR/VESS guideline for the management of lower extremity peripheral artery disease: A report of the American College of Cardiology/American Heart Association Joint Committee on Clinical Practice Guidelines. Circulation, 149(24), e1313–e1410. https://doi.org/10.1161/CIR.0000000000001251
- Jones, D. W., Ferdinand, K. C., Taler, S. J., Johnson, H. M., Shimbo, D., Abdalla, M., et al. (2025). 2025 AHA/ACC/AANP/AAPA/ABC/ACCP/ACPM/AGS/AMA/ASPC/NMA/PCNA/SGIM guideline for the prevention, detection, evaluation and management of high blood pressure in adults: A report of the American College of Cardiology/American Heart Association Joint Committee on Clinical Practice Guidelines. Circulation. https://doi.org/10.1161/CIR.0000000000001356
- Morrison, A. M., Sullivan, A. E., & Aday, A. W. (2023). Atherosclerotic disease: Pathogenesis and approaches to management. Medical Clinics of North America, 107(5), 793–805. https://doi.org/10.1016/j.mcna.2023.04.004
- National Center for Biotechnology Information. (n.d.). Arterial stenosis (Concept Id: C0038449).
- National Center for Biotechnology Information. (n.d.). Peripheral arterial stenosis (Concept Id: C4025272).
- Naylor, R., Rantner, B., Ancetti, S., de Borst, G. J., De Carlo, M., Halliday, A., Kakkos, S. K., Markus, H. S., McCabe, D. J. H., Sillesen, H., van den Berg, J. C., Vega de Ceniga, M., Venermo, M. A., Vermassen, F. E. G., Antoniou, G. A., Goncalves, F. B., Bjorck, M., Chakfe, N., Coscas, R., … ESVS Guidelines Committee. (2023). Editor’s choice—European Society for Vascular Surgery (ESVS) 2023 clinical practice guidelines on the management of atherosclerotic carotid and vertebral artery disease. European Journal of Vascular and Endovascular Surgery, 65(1), 7–111. https://doi.org/10.1016/j.ejvs.2022.04.011
- O’Connor, S. C., & Gornik, H. L. (2014). Recent developments in the understanding and management of fibromuscular dysplasia. Journal of the American Heart Association, 3(6), e001259. https://doi.org/10.1161/JAHA.114.001259
- Vrints, C. J. M., Andreotti, F., Koskinas, K. C., Rossello, X., Adamo, M., Ainslie, J., Banning, A. P., Budaj, A., Buechel, R. R., Chiariello, G. A., Chieffo, A., Christodorescu, R., Deaton, C., Doenst, T., Jones, H. W., Kunadian, V., Mehilli, J., Milojevic, M., Piek, J. J., … ESC Scientific Document Group. (2024). 2024 ESC Guidelines for the management of chronic coronary syndromes. European Heart Journal, 45(36), 3415–3537. https://doi.org/10.1093/eurheartj/ehae177
- Young, D. F., Cholvin, N. R., Kirkeeide, R. L., & Roth, A. C. (1977). Hemodynamics of arterial stenoses at elevated flow rates. Circulation Research, 41(1), 99–107. https://doi.org/10.1161/01.RES.41.1.99