Aslankuyruğu (Leonurus cardiaca L.): Botanik Özellikleri, Kimyasal Bileşimi, Geleneksel Kullanımı ve Tıbbi Açıdan Bilimsel Değerlendirme
Aslankuyruğu, bilimsel adıyla Leonurus cardiaca L., Lamiaceae (Ballıbabagiller) familyasına ait çok yıllık otsu bir bitkidir. Avrupa ve Asya’nın geniş bir bölümünde doğal yayılış gösteren tür, günümüzde dünyanın farklı bölgelerinde de doğallaşmış durumdadır. İngilizcede motherwort, Almancada Herzgespann adıyla bilinir. Türün drog olarak kullanılan bölümü Leonuri cardiacae herba, yani bitkinin çiçekli toprak üstü kısımlarıdır. Avrupa fitoterapi literatüründe özellikle sinirsel gerginlikle ilişkili kalp yakınmaları ve bazı hafif stres belirtileri bağlamında uzun süredir değerlendirilmektedir. Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) Leonuri cardiacae herba için oluşturduğu Avrupa Birliği bitkisel monografisi de bu geleneksel kullanımı esas almaktadır.
Bitkinin botanik yapısı ve doğal yayılışı
Leonurus cardiaca dik gelişen, genellikle 60–120 cm, uygun koşullarda daha da yüksek olabilen çok yıllık bir otsu bitkidir. Lamiaceae familyasının tipik özelliklerinden biri olan dört köşeli gövde bu türde belirgindir. Gövde genellikle dallanmış, yüzeyi kısa tüylerle kaplı ve özellikle üst kısımlarda yoğun yapılıdır. Yaprakların gövde üzerinde karşılıklı dizilmesi de familyanın karakteristik özelliklerinden biridir.
Bitkinin alt ve orta bölümündeki yapraklar birbirinden belirgin şekilde farklılaşabilir. Alt yapraklar daha büyük, saplı ve derin lopludur; üst bölümlere çıkıldıkça yaprakların boyutu küçülür ve loplanma azalır. Bu nedenle aynı bitki üzerinde tabana yakın yapraklarla çiçeklenme bölgesindeki yapraklar arasında belirgin morfolojik fark görülebilir. Yaprak yüzeyleri yeşil, çoğunlukla tüylü veya ince tüylüdür.
Çiçekler Lamiaceae familyasına özgü iki dudaklı korolla yapısındadır. Genellikle açık pembe, pembe-mor veya soluk mor tonlarında görülürler ve yaprak koltuklarında gövde boyunca yalancı çevrel diziler (verticillaster) oluştururlar. Çiçeklerin bu şekilde gövde çevresinde kümelenmesi Leonurus cinsinin tanınmasında önemli özelliklerden biridir. Çiçeklenme dönemi yetişme bölgesine ve iklim koşullarına bağlı olarak yaz aylarında yoğunlaşır.
Meyve, Lamiaceae familyasında yaygın olan dört parçalı kuru meyve yapısına sahiptir. Olgunlaşma sırasında her biri ayrı bir küçük meyve parçasına dönüşen dört merikarp meydana gelir. Dolayısıyla bitkinin meyvesini basitçe “tohum” olarak tanımlamak botanik açıdan yeterli değildir.
Türün doğal yayılışı Avrupa’nın önemli bölümünü, Balkanlar ve Doğu Avrupa’yı, Rusya’nın geniş kesimlerini ve Asya’nın bazı bölgelerini kapsar. Günümüzde doğal yayılışının dışında da doğallaşmış popülasyonları bulunmaktadır. Bu nedenle L. cardiaca yalnızca “Güneydoğu Avrupa kökenli” bir bitki olarak tanımlanmak yerine Avrupa ve Asya’nın geniş kesimlerinde doğal yayılış gösteren ve başka bölgelerde de doğallaşmış bir tür olarak değerlendirilmelidir.
Türkiye’de de tür ve cins düzeyinde Leonurus taksonları çeşitli bölgelerde görülmektedir. Bununla birlikte Türkiye’deki yayılış, geleneksel kullanım ve yerel adlandırmalar konusunda tür düzeyinde ayrım yapılması önemlidir. “Aslankuyruğu” veya benzeri yöresel adların farklı Leonurus türleri ya da başka bitkiler için kullanılabilmesi nedeniyle tıbbi amaçlı bitki toplamada yalnızca halk adına güvenmek doğru değildir.
Burada ayrıca önemli bir taksonomik ayrım vardır. Leonurus cardiaca L., Güney Afrika kökenli Leonotis leonurus ile aynı bitki değildir. Leonotis leonurus da İngilizcede “lion’s tail” adıyla bilinir ve farklı bir türdür. Tıbbi literatürde “motherwort” adı ise esas olarak Leonurus türleriyle, Avrupa bağlamında özellikle Leonurus cardiaca ile ilişkilidir.
Drog olarak kullanılan bölüm: Leonuri cardiacae herba
Tıbbi açıdan değerlendirilen drog, bitkinin kökü veya yalnızca çiçekleri değildir. Avrupa farmakognozisinde esas drog çiçekli toprak üstü kısımlar, yani Leonuri cardiacae herba olarak tanımlanır. Bitkinin uygun gelişim döneminde toplanan gövde, yaprak ve çiçekli kısımları kurutularak drog hazırlanır.
Drogun kimyasal bileşimi bitkinin genetik özelliklerine, yetişme koşullarına, hasat dönemine, kullanılan bitki kısmına ve ekstraksiyon yöntemine göre değişebilir. Bu nedenle tek bir “Leonurus cardiaca kimyasal profili” vermek yerine, farklı çalışmalarda tanımlanan bileşik gruplarını ve güvenilir şekilde tanımlanmış önemli örnekleri birlikte değerlendirmek gerekir. 2019 tarihli kapsamlı bir güncelleme çalışması, 2010–2018 dönemindeki yüzlerce çalışmayı tarayarak bitkinin kimyasal profilini yeniden değerlendirmiştir.
Leonurus cardiaca‘nın kimyasal bileşimi
Aslankuyruğunun fitokimyasal yapısı oldukça karmaşıktır. Bitkide alkaloidler, iridoid glikozitler, labdan tipi diterpenler, flavonoidler, fenilpropanoid glikozitler, fenolik asitler, triterpenler, steroller, uçucu bileşenler, tanenler ve mineral maddeler dahil olmak üzere çok sayıda farklı bileşik sınıfı tanımlanmıştır.
Alkaloidler
Alkaloid fraksiyonunun en dikkat çekici bileşiklerinden biri stakidrin (stachydrine)‘dir. Stakidrin, Leonurus cardiaca için üzerinde en fazla çalışılmış azotlu bileşiklerden biridir. Bitkinin toprak üstü kısımlarından elde edilen drog örneklerinde stakidrin miktarlarının örneğe göre değiştiği ve bazı çalışmalarda yaklaşık %0,6–1,5 aralığında bulunduğu bildirilmiştir. Meyvelerde ise yaklaşık %0,2 düzeyinde stakidrin saptandığı bildirilmiştir. Bu değerlerin farklı bitki materyalleri ve analiz yöntemlerinden elde edildiği, dolayısıyla tüm L. cardiaca örneklerine sabit bir yüzde olarak uygulanamayacağı özellikle belirtilmelidir.
Betonicin de Leonurus türlerinde bulunan alkaloidlerden biridir.
Leonurin (leonurine) ise literatürde önemli bir yere sahip olmakla birlikte burada özellikle dikkatli olmak gerekir. Bazı eski ve deneysel yayınlar leonurini L. cardiaca bileşenleri arasında göstermiştir; ancak daha sonraki analitik çalışmaların bir bölümü L. cardiaca ekstraktlarında leonurini saptayamamıştır. Buna karşılık leonurin, özellikle Leonurus japonicus gibi bazı diğer Leonurus türlerinde çok daha iyi belgelenmiştir. Bu nedenle “L. cardiaca‘nın kesin ve başlıca aktif maddesi leonurindir” şeklinde bir ifade bilimsel açıdan uygun değildir. Leonurus cinsi ile L. cardiaca türünün kimyasal verilerini birbirinden ayırmak gerekir.
Bu ayrım önemlidir; çünkü literatürde “motherwort” adı altında farklı Leonurus türlerinden elde edilen bileşiklerin ve farmakolojik sonuçların birbirine aktarılması zaman zaman tür düzeyinde yanlış yorumlamalara yol açabilmektedir.
İridoid glikozitler
Leonurus cardiaca kimyasında ikinci önemli grup iridoid glikozitlerdir. Bitkide harpagid, harpagid asetat, ajugol, ajugosid ve galiridozid gibi bileşikler tanımlanmıştır. Ayrıca daha ileri analitik çalışmalar 7-kloro-6-deoksi-harpagid gibi klorlanmış iridoid glikozitlerin varlığını da ortaya koymuştur.
Bu bileşikler bitkinin farmakolojik araştırmalarında önem taşımaktadır. Bununla birlikte tek tek iridoidlerin laboratuvar ortamındaki aktivitesini doğrudan bitkinin klinik etkisiyle eşitlemek doğru değildir. Bitkisel drog, birbirinden farklı birçok bileşiğin birlikte bulunduğu karmaşık bir sistemdir.
Fenilpropanoidler ve fenolik bileşikler
L. cardiaca ekstraktlarında kafeik asit, klorojenik asit ve ferulik asit gibi fenolik asitler bildirilmiştir. Ayrıca fenilpropanoid glikozitler arasında verbaskozid (acteoside) ve lavandulifoliosid dikkat çeker. Rutozid (rutin), hiperozit, izokuersitrin ve apigenin-7-O-glikozid gibi flavonoid glikozitleri de analitik yöntemlerle gösterilmiştir.
Bu bileşiklerin önemli bir bölümü antioksidan kapasite gösteren fenolik yapıdadır. Ancak DPPH, ABTS veya benzeri kimyasal testlerde ölçülen antioksidan aktivitenin, insanlarda aynı ölçüde klinik antioksidan etki oluşturduğu anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
Flavonoidler
Flavonoid fraksiyonunda özellikle rutin, hiperozit, izokuersitrin, kuersetin türevleri ve apigenin glikozitleri bildirilmiştir. Flavonoidlerin dağılımı bitkinin organına ve ekstraksiyon yöntemine göre değişmektedir. Bazı araştırmalarda kuersetin ve onun glikozitleri ile apigenin türevleri önemli bileşenler olarak saptanmıştır.Bu flavonoidler L. cardiaca üzerinde bildirilen antioksidan ve damar-kardiyovasküler araştırmaların önemli bir bölümünün kimyasal temelini oluşturmaktadır.
Diterpenler
Leonurus cinsinin fitokimyasal açıdan en dikkat çekici özelliklerinden biri labdan tipi diterpenler açısından zengin olmasıdır. Cins düzeyinde yapılan kapsamlı bir incelemede 259 doğal bileşik ve bunların içinde 147 labdan tipi diterpen tanımlanmıştır. Ancak bu sayı L. cardiaca türünün tek başına içerdiği bileşik sayısı değildir; Leonurus cinsinin tamamına ait fitokimyasal çeşitliliği ifade eder.L. cardiaca ile ilişkili araştırmalarda leosibirin, leosibirisin ve benzeri labdan türevi diterpenlerden söz edilmektedir. Bu bileşikler özellikle deneysel farmakoloji açısından araştırılmıştır.
Triterpenler ve steroller
Bitkide ursolik asit başta olmak üzere triterpenik bileşikler ve çeşitli fitosteroller bildirilmiştir. Ursolik asit, birçok tıbbi bitkide bulunan pentasiklik triterpenlerden biridir ve L. cardiaca yapraklarında yaklaşık %0,26 kuru ağırlık düzeyinde ölçüldüğü bir çalışma bulunmaktadır. Bununla birlikte bu değer tüm bitki örnekleri için genel bir standart olarak kabul edilmemelidir.
Uçucu yağ
Aslankuyruğunda uçucu yağ miktarı ve bileşimi, kullanılan bitki organına ve yetişme koşullarına göre değişmektedir. Yaprak uçucu yağı üzerinde yapılan bir analizde β-karyofillen (%39,8), α-humulen (%34,8), α-pinen (%5,6), β-pinen (%0,5), linalool (%0,7) ve limonen (%0,4) bildirilmiştir. Bu sonuç belirli bir araştırmanın belirli örneğine aittir; dolayısıyla bu oranları L. cardiaca uçucu yağının değişmez bileşimi olarak vermek doğru değildir.Bu durum, bitkisel uçucu yağlarda sık görülen kemotip ve çevresel değişkenlik açısından önemlidir.
Aslankuyruğunun geleneksel tıptaki yeri
Leonurus cardiaca Avrupa’da uzun zamandır özellikle sinirsel gerginlikle ilişkili kalp yakınmaları için kullanılan bitkilerden biridir. Geleneksel kullanımda çarpıntı, huzursuzluk, sinirsel gerilim ve buna eşlik eden kalp yakınmaları bitkinin en karakteristik kullanım alanları arasında yer alır. Sindirim sistemi yakınmaları da tarihsel kullanım alanları arasındadır.
Bitkinin “motherwort” adının ortaya çıkmasında kadın sağlığına ilişkin geleneksel kullanımların da etkisi vardır. Tarihsel kaynaklarda adet görmeme, adet düzensizlikleri, ağrılı adet ve menopoz dönemine eşlik eden bazı yakınmalar için kullanıldığı belirtilmektedir. Bununla birlikte bu kullanımların önemli bölümü geleneksel tıp ve tarihsel farmakognozi verisine dayanır; bunları modern klinik tedavi endikasyonları şeklinde sunmak doğru değildir.
Doğu Asya tıbbında ise Leonurus cinsinin başka türleri, özellikle Herba Leonuri / Yi Mu Cao adı altında, kadın hastalıkları ve dolaşım sistemiyle ilişkili geleneksel uygulamalarda önemli bir yere sahiptir. Ancak burada Leonurus cardiaca ile Çin tıbbında kullanılan diğer Leonurus türlerini birbirine karıştırmamak gerekir. Cins düzeyindeki verilerin doğrudan L. cardiaca‘ya aktarılması bilimsel olarak uygun değildir.
Kardiyovasküler sistem açısından değerlendirme
Leonurus cardiaca en çok kardiyovasküler sistem üzerindeki geleneksel etkileri nedeniyle tanınmaktadır. Deneysel çalışmalar bitkinin ve bazı bileşenlerinin kalp hızı, damar tonusu, miyokardiyal yanıt ve oksidatif stres üzerinde etkiler gösterebileceğini düşündürmektedir.
Stakidrin üzerinde yapılan deneysel araştırmalarda damar endoteli üzerinde koruyucu etkiler bildirilmiştir. Bir çalışmada stakidrinin homosistein kaynaklı endotelyal disfonksiyonu azaltabileceği ve nitrik oksit biyoyararlanımıyla ilişkili mekanizmaları etkileyebileceği gösterilmiştir. Bu tür bulgular, L. cardiaca‘nın kardiyovasküler araştırmalarda neden ilgi gördüğünü açıklamaktadır; ancak saf stakidrin ile bütün bitki preparatının aynı klinik etkiye sahip olduğu sonucuna varılamaz.
Bitkinin bazı ekstraktlarında deneysel olarak hafif negatif kronotropik, hipotansif ve sedatif etkiler bildirilmiştir. 2012 tarihli kapsamlı farmakolojik derleme, L. cardiaca preparatlarının kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki etkileriyle birlikte antibakteriyel, antioksidan, antiinflamatuvar ve analjezik aktivitelerini de değerlendirmiştir.
İnsanlarda yapılmış klinik veri ise oldukça daha sınırlıdır. Örneğin Shikov ve arkadaşlarının çalışmasında arteriyel hipertansiyonu ve eşlik eden anksiyete/uyku sorunları bulunan 50 kişi, günde 1200 mg Leonurus cardiaca yağ ekstraktı ile 28 gün izlenmiştir. Çalışmada özellikle evre 1 hipertansiyonu olanlarda kan basıncı ve psikolojik belirtilerde iyileşme bildirilmiştir. Bununla birlikte çalışma kısa süreliydi ve plasebo veya başka bir tedaviyle karşılaştırma içermiyordu. Bu nedenle sonuçlar L. cardiaca‘nın hipertansiyon tedavisi olarak etkinliğini kanıtlamaz. EMA da aynı klinik çalışmayı değerlendirerek kan basıncında olası bir etki gözlenmesine rağmen kesin klinik sonuç çıkarılamayacağını belirtmektedir.
Bu nedenle aslankuyruğu hipertansiyon, aritmi veya kalp hastalıklarının standart tedavisinin yerine konulabilecek bir ilaç değildir. Bitkinin bilimsel açıdan en sağlam konumu, uzun süreli geleneksel kullanıma dayalı tamamlayıcı bir bitkisel preparat olarak değerlendirilmesidir.
Sinir sistemi, stres ve uyku açısından değerlendirme
Aslankuyruğunun Avrupa’daki geleneksel kullanımının önemli bir bölümü sinirsel gerginlik ve buna eşlik eden kalp yakınmaları çevresinde şekillenmiştir. Bitkinin sedatif özellikleri hem geleneksel kullanım kayıtlarında hem de deneysel çalışmalarda araştırılmıştır. Bazı ekstraktların GABA-A reseptör sistemiyle etkileşebileceğini düşündüren laboratuvar bulguları bulunmaktadır.
Ancak burada da klinik kanıt düzeyi önemlidir. İnsan çalışmalarının sayısı az olduğundan Leonurus cardiaca için anksiyete bozukluğu, depresyon veya insomnia gibi psikiyatrik hastalıkların tedavisi şeklinde bir klinik öneri oluşturmak mümkün değildir.
EMA’nın değerlendirmesi de bu noktada nettir: motherwort preparatlarının sinirsel gerginlik ve sinirsel kalp yakınmaları için kullanımı “geleneksel kullanım” kategorisindedir. Yani kullanımın uzun geçmişi ve güvenlilik açısından tarihsel deneyim bulunmasına karşın, klinik etkinliği kesin olarak kanıtlayan yeterli kontrollü çalışma bulunmamaktadır.
Kadın sağlığı ve uterus üzerindeki etkiler
Aslankuyruğunun kadın sağlığıyla ilişkisi tarihsel olarak önemlidir. Geleneksel tıp kaynaklarında amenore, dismenore, menopoz dönemi yakınmaları ve doğum sonrası bazı durumlar için kullanıldığı görülür. Bitkinin “motherwort” olarak adlandırılmasının tarihsel arka planında da bu kullanım alanları bulunmaktadır.
Deneysel çalışmalar, bazı Leonurus preparatlarının uterus kontraksiyonlarını artırabileceğini göstermiştir. Bu nedenle gebelik döneminde bitkinin kullanılması uygun değildir. Bu konu yalnızca teorik bir uyarı değildir; bitkinin geleneksel farmakolojisindeki uterus üzerindeki etkileri nedeniyle gebelikte kullanımından kaçınılması gerekir.
Buna karşılık “adet söktürücü”, “doğumu kolaylaştırıcı” veya “düşük yaptırıcı” şeklindeki popüler ifadeler tıbbi kullanım önerisi olarak kullanılmamalıdır. Bu tür etkiler bitkinin geleneksel farmakolojisiyle ilişkilendirilmiş olsa da, gebelikte herhangi bir amaçla kendi kendine kullanılması güvenli değildir.
Antioksidan, antiinflamatuvar ve diğer farmakolojik araştırmalar
Leonurus cardiaca ekstraktları ve izole bileşikleri üzerinde yapılan deneysel araştırmalar, antioksidan ve antiinflamatuvar aktivite göstermiştir. Özellikle fenolik asitler, flavonoidler ve fenilpropanoid glikozitler bu araştırmaların kimyasal temelini oluşturmaktadır.
Bunun yanında antimikrobiyal ve analjezik aktiviteler de laboratuvar ve hayvan çalışmalarında araştırılmıştır. Bazı bileşikler üzerinde kardiyoprotektif, endotelyal koruyucu ve nöroprotektif etkiler bildirilmiştir.
Ancak bu sonuçların önemli bölümü in vitro deneyler veya hayvan modellerinden gelmektedir. Örneğin stakidrin veya leonurin gibi tek bir bileşiğin deneysel modelde gösterdiği kardiyoprotektif etkinin, standartlaştırılmamış bir bitki çayının insanda aynı sonucu oluşturacağı söylenemez. Bu ayrım özellikle bitkisel tedavi konusunda bilimsel doğruluk açısından önemlidir.
Hipertiroidi ve çarpıntı konusu
Leonurus cardiaca bazı geleneksel fitoterapi kaynaklarında hipertiroidiyle ilişkili çarpıntı ve sinirsel belirtiler bağlamında da ele alınmıştır. Ancak bu kullanımın klinik kanıtı yeterli değildir. Bitkinin hipertiroidiyi tedavi ettiğini veya tiroit hormonlarını güvenilir biçimde düşürdüğünü gösteren yeterli insan klinik verisi bulunmamaktadır.
Dolayısıyla hipertiroidiye bağlı taşikardisi olan bir kişinin aslankuyruğunu antitiroid tedavinin yerine kullanması uygun değildir. Burada bitkinin geleneksel kullanımının bulunması ile hastalık tedavisinin kanıtlanmış olması birbirinden ayrılmalıdır.
Güvenlilik ve dikkat edilmesi gereken durumlar
Aslankuyruğunun uzun süreli geleneksel kullanımı bulunmakla birlikte, bu durum bitkinin her koşulda ve herkes için güvenli olduğu anlamına gelmez. Gebelikte kullanılmamalıdır. Uterus üzerindeki uyarıcı etkileri nedeniyle özellikle gebeliğin herhangi bir döneminde kendi kendine kullanılması uygun değildir.Emzirme döneminde de yeterli güvenlilik verisi bulunmadığından tıbbi değerlendirme olmadan kullanılması önerilmez.Bitkinin hipotansif etkileri nedeniyle düşük tansiyonu olan kişilerde dikkat gerekir. Aynı nedenle antihipertansif ilaç kullanan kişilerde bitkisel preparatın kan basıncı üzerindeki toplam etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.
Sedatif özellikleri nedeniyle başka sakinleştirici ilaçlar veya merkezi sinir sistemini baskılayan maddelerle birlikte kullanıldığında etkilerin artması teorik olarak mümkündür. 2019 tarihli güncelleme çalışması, özellikle benzodiazepinlerle birlikte kullanım konusunda potansiyel sedatif etkileşimlerden söz etmektedir.
Antikoagülan veya antiplatelet ilaç kullanan kişiler açısından da dikkatli olunmalıdır. Bitkinin trombosit fonksiyonları üzerindeki olası etkileri deneysel olarak araştırılmıştır; ancak bu alandaki klinik etkileşim verileri yeterli değildir. Bu nedenle özellikle warfarin, doğrudan oral antikoagülanlar veya antiplatelet ilaç kullanan kişilerin hekim değerlendirmesi olmadan yüksek miktarda veya konsantre Leonurus preparatları kullanması uygun değildir.
Kalp ritim bozukluğu bulunan kişiler açısından da aynı yaklaşım geçerlidir. Çarpıntı şikâyeti basit bir “sinirsel kalp çarpıntısı” olmayabilir; tiroit hastalıkları, anemi, elektrolit bozuklukları, ritim bozuklukları ve kardiyovasküler hastalıklar gibi birçok nedeni olabilir. Bu nedenle yeni başlayan veya açıklanamayan çarpıntının yalnızca bitkisel preparatlarla bastırılmaya çalışılması doğru değildir.
Kullanım biçimleri
Geleneksel olarak Leonuri cardiacae herba çay, sıvı ekstrakt, tentür ve farklı ekstre preparatları şeklinde kullanılmıştır. Ancak bu preparatların kimyasal bileşimleri birbirinden farklıdır. Özellikle çay ile belirli oranda alkol içeren standartize ekstraktın aynı miktarda aktif madde sağladığı varsayılamaz.
Bu nedenle tek bir “günlük güvenli doz” rakamını bütün Leonurus cardiaca preparatları için geçerli kabul etmek bilimsel açıdan doğru değildir. Kullanılan drog miktarı, ekstraksiyon yöntemi, ekstraktın DER değeri, çözücü ve standardizasyon parametreleri doz değerlendirmesinde önemlidir.
EMA’nın yaklaşımı da bitkiyi belirli preparat tipleri üzerinden değerlendirmektedir. Dolayısıyla profesyonel bir içerikte “her gün 4–4,5 gram kullanılır” gibi bütün preparatlara uygulanabilecek tek bir doz vermek yerine, preparatın türüne göre dozlandırmanın değiştiği belirtilmelidir.
Aslankuyruğunun tıbbi açıdan genel değerlendirmesi
Leonurus cardiaca L., kimyasal açıdan özellikle stakidrin, iridoid glikozitler, flavonoidler, fenilpropanoid glikozitler, fenolik asitler ve labdan tipi diterpenler bakımından dikkat çeken bir tıbbi bitkidir. Bu kimyasal çeşitlilik, bitki üzerinde yürütülen kardiyovasküler, antioksidan, antiinflamatuvar, sedatif ve nöroprotektif araştırmaların temelini oluşturmaktadır.
Bununla birlikte bitkinin bilimsel konumunu doğru belirlemek gerekir. En güçlü insan verisi, 2010 yılında EMA tarafından değerlendirilen geleneksel kullanım alanlarıyla ilişkilidir. EMA, motherwort preparatlarının sinirsel gerginlik ve sinirsel kalp yakınmalarındaki kullanımını klinik etkinliğin kesin olarak kanıtlandığı bir tedavi olarak değil, uzun yıllara dayanan geleneksel kullanım temelinde değerlendirmektedir. 2019 değerlendirme güncellemesi de yeni verileri incelemiş, ancak bu temel yaklaşımı değiştirecek güçlü klinik kanıt ortaya koymamıştır.
Dolayısıyla Leonurus cardiaca‘yı ne yalnızca “kalp otu” şeklinde basitleştirmek ne de laboratuvar çalışmalarındaki bütün etkileri insanlarda kanıtlanmış tedavi seçenekleri gibi sunmak doğru olur. Bitkinin gerçek bilimsel değeri; iyi tanımlanmış geleneksel kullanımı, zengin fitokimyasal profili ve kardiyovasküler/nörolojik farmakoloji açısından ortaya konmuş preklinik bulgularının birleşiminde yatmaktadır.
Kaynaklar:
- European Medicines Agency. (2010). Final community herbal monograph on Leonurus cardiaca L., herba (EMA/HMPC/127428/2010). Committee on Herbal Medicinal Products (HMPC), European Medicines Agency.
- European Medicines Agency. (2010). Final assessment report on Leonurus cardiaca L., herba (EMA/HMPC/127430/2010). Committee on Herbal Medicinal Products (HMPC), European Medicines Agency.
- European Medicines Agency. (2010). Final list of references supporting the assessment of Leonurus cardiaca L., herba (EMA/HMPC/127429/2010). Committee on Herbal Medicinal Products (HMPC), European Medicines Agency.
- European Medicines Agency. (2019). Motherwort: Leonurus cardiaca L., herba—Summary for the public (EMA/165476/2019). European Medicines Agency.
- European Scientific Cooperative on Phytotherapy. (2019). Leonuri cardiacae herba (Motherwort). In ESCOP monographs: The scientific foundation for herbal medicinal products. ESCOP.
- Wojtyniak, K., Szymański, M., & Matławska, I. (2013). Leonurus cardiaca L. (motherwort): A review of its phytochemistry and pharmacology. Phytotherapy Research, 27(8), 1115–1120. https://doi.org/10.1002/ptr.4850
- Zhang, R.-H., Liu, Z.-K., Yang, D.-S., Zhang, X.-J., Sun, H.-D., & Xiao, W.-L. (2018). Phytochemistry and pharmacology of the genus Leonurus: The herb to benefit the mothers and more. Phytochemistry, 147, 167–183. https://doi.org/10.1016/j.phytochem.2017.12.016