Anjiyokeratom (Verrüköz Telenjiektazi) Nedir?

Anjiyokeratom (Verrüköz Telenjiektazi) Nedir?

Anjiyokeratom (angiokeratoma), cilt yüzeyindeki küçük damarların genişlemesiyle birlikte üst deri tabakasında kalınlaşma gelişmesi sonucu oluşan iyi huylu damar lezyonudur. Kelime kökeni Yunanca “angeion” (damar), “kerato” (sertleşme, keratinleşme) ve “oma” (oluşum, tümör) sözcüklerinden gelir. Yani anjiyokeratom, damar genişlemesiyle birlikte keratinize olmuş cilt lezyonu anlamına gelir. Tarihsel olarak bazı kaynaklarda “verrüköz telenjiektazi” adıyla da anılmıştır çünkü yüzey görünümü siğili (verrüköz) andırabilir ve genişlemiş yüzeyel damarlarla ilişkilidir. (DermNet, Cleveland Clinic)

Bu lezyonlar genellikle koyu kırmızı, mor, mavimsi veya siyaha yakın küçük kabarıklıklar şeklinde görülür. Yüzeyleri hafif pürtüklü olabilir ve zamanla sertleşebilir. Çoğu anjiyokeratom birkaç milimetre boyutundadır ancak bazıları daha geniş alanlara yayılabilir. Lezyonların rengi, içerdikleri genişlemiş damar yapılarından kaynaklanır. Üstteki kalınlaşmış deri tabakası ise onlara siğil benzeri görünüm verir.

Anjiyokeratomlar vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabilir. En sık görülen tiplerden biri “Fordyce anjiyokeratomu”dur ve genellikle skrotum veya vulva bölgesinde görülür. Bunun dışında:

  • Parmaklarda,
  • Ayaklarda,
  • Uyluk bölgesinde,
  • Gövdede,
  • Karın çevresinde

de gelişebilir.

Bazı tipler tek veya birkaç lezyon şeklinde görülürken, bazı hastalıklarda çok sayıda yaygın lezyon ortaya çıkabilir. Özellikle Fabry hastalığında görülen “anjiyokeratoma corporis diffusum” oldukça önemlidir. Bu kalıtsal metabolik hastalıkta ciltte çok sayıda damar lezyonu gelişebilir ve aynı zamanda böbrek, kalp ve sinir sistemi etkilenebilir. Bu nedenle yaygın anjiyokeratomlar bazen sistemik hastalıkların erken belirtisi olabilir. (National Organization for Rare Disorders, NIH Genetic and Rare Diseases Information Center)

Çoğu anjiyokeratom zararsızdır ve belirti vermez. Ancak bazı kişilerde:

  • Kaşıntı,
  • Hassasiyet,
  • Sürtünmeyle kanama,
  • Kozmetik rahatsızlık

oluşturabilir.

Özellikle travmaya uğrayan lezyonlar kolay kanayabilir. Siyah veya koyu mor görünümleri nedeniyle bazen melanom gibi cilt kanserleriyle karıştırılabilirler. Bu nedenle şüpheli lezyonların dermatolog tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Tanı genellikle dermatolojik muayene ile konur. Dermatoskopi lezyonun damar yapısını değerlendirmede yardımcı olabilir. Bazı durumlarda kesin tanı için biyopsi yapılabilir. Histopatolojik incelemede yüzeyel damar genişlemeleri ve epidermiste keratin artışı görülür.

Tedavi her zaman gerekli değildir. Eğer lezyon:

  • Kanıyorsa,
  • Rahatsızlık veriyorsa,
  • Hızla büyüyorsa,
  • Kozmetik sorun oluşturuyorsa

lazer tedavisi, kriyoterapi, elektrokoagülasyon veya cerrahi yöntemlerle çıkarılabilir.

Sonuç olarak anjiyokeratom, yüzeyel damar genişlemesiyle birlikte ciltte keratinize kabarıklık oluşmasıyla karakterize iyi huylu bir damar lezyonudur. Çoğu zararsız olsa da bazı tipleri sistemik hastalıklarla ilişkili olabilir. Özellikle çok sayıda veya yaygın lezyon varlığında altta yatan metabolik hastalıkların araştırılması önem taşır.