Hashimoto tiroiditi nedir?
Hashimoto tiroiditi bazen vücudun diğer organlarında da görülen otoimmün hastalıklar komplekslerinin bir parçası olabilmektedir. Özellikle MEN Tip 2’nin bir parçası olabilmektedir. Bu nedenle olası diğer hastalıkların da araştırılması gerekebilir. Hatta pernisiyöz anemi, adrenal yetmezlik ve çölyak hastalığı ile de ilişkili olabilmektedir. Tip 1 diyabet, vitiligo, romatoid artrit, Sjögren sendromu ve otoimmün hepatit gibi diğer otoimmün hastalıklarla birlikteliği sıktır.
Hashimoto tiroiditi kadınlarda 4 kat daha sık görülür.Hashimoto tiroiditi kadınlarda erkeklere göre 4-10 kat daha sık görülür. En sık 30-50 yaş arası kadınlarda tanı konulur. Genel popülasyonda prevalansı %5-10 civarındadır ve tiroid fonksiyon bozukluklarının en sık nedenidir. %80 oranında genetik yatkılığa bağlı, %20 oranınca çevresel faktörlere bağlı geliştiği düşünülmektedir.
Hashimoto hastalığında, tiroid bezinde lenfosit hücre miktarı artar. Lenfositlerin tiroid bezine immün reaksiyonu sonucu tiroid dokusunda fibrozis gelişir. Normal bütünlüğü bozulan tiroid dokuları, tiroid hormonu üretemez hale gelirler. Tiroid foliküllerine karşı gelişen lenfositik infiltrasyon (özellikle CD4+ ve CD8+ T lenfositler) ve antikor aracılı hasar (anti-TPO ve anti-Tg) zamanla folikül yıkımına, Hurthle hücre metaplazisine ve fibrozise yol açar. Bu nedenle de hastada hipotiroidi gelişir.
Hashimoto tiroiditinin belirtileri ve teşhisi:
Hashimoto hastalarında, immün reaksiyona bağlı bulgular görülür. Tiroid hormonları azaldığı için, tiroid hormon salgılanmasını uyaran TSH hormon seviyesi yükselmiştir. Ayrıca kanda bu immün reaksiyona bağlı antikor yükseklikleri de görülebilir. Özeelikle akut aktif fazda kanda antitiroid peroksidaz (anti-TPO) antikoru yüksekliği görülebilir. Anti-TPO antikoru %90-95 pozitiftir, anti-Tg %60-80 pozitiftir. Antikorlar negatif olan olgularda nadiren ince iğne aspirasyon biyopsisi (FNAB) gerekebilir.
Tiroid görüntülemelerinde, tiroid bezinin simetrik büyüdüğü, tiriod kapsülünün sağlam kaldığı, nekroz veya kalsifikasyon olmadığı görülür. Ultrasonografide tipik olarak tiroid bezi diffüz büyümüştür, parankim heterojen ve hipoechoik görünür, vaskülarite artmış veya azalmış olabilir. Psödonodül formasyonu sık görülür.
Hashimoto hastalığının doku ve organlardaki belirtileri değişkendir. Hastalığın başlangıç evrelerinde tiroid dokularının aşırı yıkımına bağlı olarak, tiroid dokularındaki tiroid hormonları kana salınır. Bu salım evresinde hastalarda hipertiroidi alevlenmeleri dahi görülebilir. İlerleyen aşamalarda bu salınım sona erer ve hastalarda hipotiroidi belirtileri gelişebilir.
Hashimoto tiroiditine bağlı gelişen hipotiroidinin nadir ama belirgin özelliği dokularda glikozaminoglikan birikime bağlı ödemdir. Nadir ve ağır vakalarda görülür. Cilt kuruluğu da görülebilir.Saçlar kuru, kaba, donuk ve kırılgan olabilir. Bazen alopesi de gelişebilir.
Hipotiroidi gelişimine bağlı kalbin pompa gücü azalacağından, kalp atımları yavaşlayabilir. Bu hastalarda çabuk yorulma, efor dispnesi, kaz zayıflığı ve güçsüzlük görülebilir. Ayrıca Miksödem (ciltte kalınlaşma, periorbital ödem), bradikardi, diyastolik hipertansiyon, hiperkolesterolemi, konstipasyon, depresyon, bilişsel fonksiyonlarda bozulma.
Hashimoto tiroiditinde bazen belirtiler çok hissedilmeyebilir. Daha hafif seyredebilir. Erken dönemde hastalar kabızlık, yorgunluk, kuru cilt ve kilo alımını ifade edbilirler. İlerleyen dönemlerde soğuğa tahammülsüzlük, terlemede azalma, periferik nöropati, azalmış enerji, depresyon, bunama, hafıza kaybı, kas krampları, eklem ağrısı, saç dökülmesi, apne, menoraji ve guatr büyümesi nedeniyle boyunda basınç belirtileri ses kısıklığı gibi semptomlar belirginleşir.
Hashimoto tiroiditinin teşhisi için tiroid hormon profili incelenerek başlanır. Genellikle TSH yükselmiş ve T3,T4 düşüktür. Anti-tiroid peroksidaz ve anti-tiroglobulin antikorları yükselmiştir. Ancak hastaların %10’unda bu antikorlar negatif olabilir.
Bazı hastalarda böbrek fonksiyonları da bozulabilir. Kanda anemi görülebilir. Prolaktin seviyeleri yükselebilir.
Hashimoto tiroiditinde tiroid ultrasonografisi de yapılabilir. Ultrasonografi ile tiroid boyutu, eko dokusunu ve tiroid nodüllerinin olup olmadığı değerlendirilir. Genellikle diffüz, sert kıvamlı ve ağrısızdır
Hashimoto tiroiditinin tedavisi:
Hashimoto tiroiditinin hipotiroidi evresinde dışardan tiroid hormon replasmanı yapılarak, hipotiroidi belirtileri baskılanabilir. Erken dönemde gelişen hipertiroidi için, tiroid hormon seviyesi ve klinik belirtilere göre, gerekirse antitiroid tedavi uygulanabilir.
Hipotiroidi için günlük uygun dozda levotiroksin yeterlidir. Hedef TSH genellikle 0.5-2.5 mIU/L arası tutulur (özellikle gençlerde ve gebelerde daha dar aralık).Levotiroksin dozu genellikle 1.6-1.8 mcg/kg/gün’dür. Yaşlılarda ve kardiyak hastalığı olanlarda daha düşük dozla başlanır (25-50 mcg). Gebelikte doz gereksinimi %25-50 artar; TSH her 4 haftada bir kontrol edilmelidir.
Levotiroksin, emilimin azaltmaması için tek başına içilmelidir. Özellikle mide asidini azaltan ilaçlar emilimi yetersiz hale getirebilir.Gebelerde ve kısa bağırsak sendromu olan hastalarda levotiroksin dozunu artırmak gerekebilir.
Bazı hastalarda hashitoksikoz tablosu görülebilmektedir. Hashitoksikoz, Hashimoto tiroiditinin erken döneminde görülen geçici hipertiroidi (tiroid hormon fazlalığı) evresidir. Tiroid bezindeki otoimmün tahribat nedeniyle foliküller yıkılır ve içlerinde depolanmış olan tiroid hormonları (T3 ve T4) kana salınır. Bu durum, tiroid bezinin aşırı hormon üretmesinden değil, yıkıcı iltihap sonucu hormon sızıntısından kaynaklanır. Genellikle birkaç hafta ile birkaç ay sürer ve kendiliğinden geçer. Bu fazdan sonra hastaların büyük çoğunluğunda kalıcı hipotiroidi (tiroid yetmezliği) gelişir.
- Hashitoksikoz (hiper faz) döneminde genellikle beta-blokerler (propranolol, metoprolol vb.) semptom kontrolü için yeterlidir. Antitiroid ilaçlar (metimazol vb.) nadiren ve kısa süreli kullanılır.
- Hipotiroidi evresinde levotiroksin replasman tedavisi uygulanır. Doz bireysel olarak ayarlanır ve düzenli TSH takibi yapılır.
- Gebelerde doz artışı gerekebilir.
- Eşlik eden demir eksikliği anemisi, B12 eksikliği veya çölyak hastalığı varsa bunlar da tedavi edilmelidir.
Hashimoto tiroiditi hastaların yaklaşık 3’te birinde otoimmün gastrit vakaları da görülmektedir. Hatta gastrite bağlı demir eksikliği anemisi gelişebilir. Levotiroksin verilen hastalarda tiroid hormon seviyesi takip edilmelidir. Ayrıca hashimoto hastalarında lenfoma gelişimi riskine karşı boyun muayenesinin peridodik olarak tekrarlanması gerekebilir.