İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları ve Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları ve Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

İnflamatuar bağırsak hastalıkları; başlıca Crohn hastalığı ve Ülseratif Kolit olmak üzere, sindirim sisteminde kronik inflamasyona neden olan hastalıklardır. Bu hastalıklarda çalışma gücü kaybı değerlendirilirken yalnızca tanının bulunması yeterli değildir. SGK değerlendirmesinde hastalığın aktivitesi, tedaviye yanıtı, gelişen komplikasyonlar ve cerrahi gereksinim gibi objektif kriterler esas alınmaktadır. Yönetmelikte bu hastalıklar için iki yıl sonra yeniden kontrol edilmesi gerektiği ayrıca belirtilmiştir.

Crohn hastalığının aktivitesi değerlendirilirken CDAI (Crohn’s Disease Activity Index) kullanılmaktadır. CDAI, hastalığın klinik aktivitesini gösteren bir puanlama sistemidir ve yönetmeliğe göre değerlendirme yapılabilmesi için CDAI skorlamasına ilişkin belgelerin bulunması gerekmektedir.

SGK İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarını Nasıl Değerlendiriyor?

Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nde inflamatuar bağırsak hastalıkları; Crohn hastalığı ve Ülseratif Kolit için hastalık aktivitesi, cerrahi gereksinim, komplikasyonlar ve beslenme durumuna göre değerlendirilmektedir.

Ağır Düzeyde Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

A) Crohn hastalığı tanısı almış kişilerde

Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması ağır düzey çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilmektedir.

  1. Orta şiddetli aktif Crohn hastalığı
  • CDAI skoru 220-450 arasında olan hastalar (CDAI skorlamasına ilişkin belgelerin bulunması gerekir),
  • Hafif-orta şiddette olmasına rağmen tedaviye cevap vermeyen,
  • Ateş, kilo kaybı, karın ağrısı ve defans, bulantı-kusma veya anemi gibi toksisite bulguları bulunan hastalar.
  1. Ciddi fulminan Crohn hastalığı
  • CDAI skoru 450’nin üzerinde olan hastalar (CDAI skorlamasına ilişkin belgelerin bulunması gerekir),
  • Konvansiyonel kortikosteroid veya biyolojik ajan tedavisine rağmen semptomları devam eden ayaktan hastalar,
  • Yüksek ateş, kusma, intestinal obstrüksiyon bulguları, peritonit bulguları, kaşeksi veya abse bulunan hastalar.

B) Crohn hastalığında aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması

  • Cerrahi olarak barsak rezeksiyonu gereksinimi olan hastalar,
  • Cerrahi sonrası postoperatif nüks gelişen ve Rutgeerts i3 veya i4 olan hastalar,
  • Komplike aktif perianal fistül, perianal apse, enterojinekolojik fistül veya enterekütanöz fistülü bulunan hastalar,
  • Günlük beslenme ihtiyacının gastrostomi veya venöz kateter yoluyla total parenteral nutrisyon ile sağlandığı inflamatuar bağırsak hastaları,
  • Kısa bağırsak sendromu bulunan hastalar,
  • İnce bağırsağın en az 2/3’ünün cerrahi olarak rezeke edildiği ve günlük beslenme ihtiyacının venöz kateter yoluyla total parenteral nutrisyon ile karşılandığı hastalar.

C) Ülseratif Kolit tanısı almış kişilerde

Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması ağır düzey çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilmektedir.

  • Günlük beslenme ihtiyacının gastrostomi veya venöz kateter yoluyla total parenteral nutrisyon ile sağlanması,
  • Yaygın hastalığı bulunan ve etkin tedaviye yanıtsız olan hastalar.

Orta Düzeyde Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması orta düzey çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilmektedir.

  • Hafif-orta şiddette aktif Crohn hastalığı olup CDAI skoru 150-220 arasında olan hastalar (CDAI skorlamasına ilişkin belgelerin bulunması gerekir),
  • Ayaktan tedaviyi ve oral diyeti tolere edebilen; toksisite bulgusu, dehidratasyon, abdominal defans, abdominal kitle, obstrüksiyon veya %10’dan fazla kilo kaybı bulunmayan hastalar,
  • Cerrahi sonrası Rutgeerts i2 düzeyinde postoperatif nüks gelişen hastalar.

Bu Bent Neyi İfade Ediyor?

Yönetmelik, inflamatuar bağırsak hastalıklarında yalnızca Crohn hastalığı veya Ülseratif Kolit tanısının bulunmasını yeterli görmemektedir. Değerlendirme yapılırken hastalığın aktivite derecesi (CDAI), tedaviye yanıt durumu, cerrahi gereksinimi, postoperatif nüks, fistül ve apse gibi komplikasyonlar ile hastanın beslenmesini total parenteral nutrisyon yoluyla sürdürme gerekliliği birlikte dikkate alınmaktadır. Ayrıca yönetmelikte bu hastalar için iki yıl sonra yeniden kontrol edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı Tanısı Tek Başına Malulen Emeklilik Sağlar mı?

Hayır.Crohn hastalığı veya Ülseratif Kolit tanısının bulunması tek başına çalışma gücü kaybı değerlendirmesi için yeterli değildir. Hastalığın aktivite düzeyi, CDAI skoru, tedaviye yanıtı, cerrahi gereksinimi ve yönetmelikte belirtilen komplikasyonların varlığı esas alınmaktadır.

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında çalışma gücü kaybı değerlendirmesi; hastalığın klinik aktivitesi, tedaviye yanıtı ve gelişen komplikasyonlar dikkate alınarak yapılmaktadır. Crohn hastalığında CDAI skoru ile belgelenen hastalık aktivitesi önemli değerlendirme ölçütlerinden biridir. Cerrahi gereksinimi, postoperatif nüks, komplike fistüller, kısa bağırsak sendromu ve total parenteral nutrisyon gereksinimi gibi durumlar ağır düzey çalışma gücü kaybına neden olabilmektedir. Yönetmelik ayrıca inflamatuar bağırsak hastalarının iki yıl sonra yeniden değerlendirilmesini öngörmektedir.

Önemli Mevzuat Uyarısı

Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin İ. Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Gastroenterolojik Hastalıklar bölümünde yer alan İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları başlıklı düzenleme esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen açıklamalar, yönetmelikte düzenlenen değerlendirme ölçütlerinin daha anlaşılır şekilde ifade edilmesi amacıyla hazırlanmış olup mevzuat hükümlerinin yerine geçmez.

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında çalışma gücü kaybı değerlendirmesi yapılırken yalnızca tanı değil; hastalığın aktivitesi, CDAI skorunun belgelenmesi, tedaviye yanıt durumu, cerrahi gereksinimi, postoperatif nüks ve yönetmelikte belirtilen komplikasyonların varlığı birlikte değerlendirilmektedir. Ayrıca bu hastalık grubunda yönetmelik gereği iki yıl sonra yeniden kontrol yapılması öngörülmektedir.