Şizoafektif Bozuklukta Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?
Şizoafektif bozukluk, hem psikotik belirtilerin hem de duygudurum bozukluğu belirtilerinin birlikte görülebildiği kronik psikiyatrik hastalıklardan biridir. Hastalığın klinik seyri kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda tedaviyle belirgin düzelme sağlanırken, bazı hastalarda çalışma yaşamını etkileyen kalıcı işlev kayıpları gelişebilir. Ancak şizoafektif bozukluk tanısı bulunması tek başına malullük aylığı bağlanacağı anlamına gelmez.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malullük değerlendirmesi, sigortalının çalışma gücü kaybının yürürlükte bulunan mevzuatta belirlenen ölçütleri karşılayıp karşılamadığı esas alınarak yapılır. Şizoafektif bozukluğa ilişkin değerlendirme ölçütleri ise Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde düzenlenmiştir.
Yönetmelik değerlendirmeyi yalnızca hastalık tanısına göre yapmamaktadır. Esas alınan ölçüt, uygun tedaviye rağmen hastalığın çalışma kapasitesini hangi düzeyde etkilediğidir.
SGK Şizoafektif Bozukluğu Nasıl Değerlendiriyor?
EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde şizoafektif bozukluk için ağır ve orta düzey çalışma gücü kaybı kriterleri düzenlenmiştir. Yönetmelikte hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin ayrı bir kriter yer almamaktadır.
Değerlendirme yapılırken temel ölçüt, tedaviye rağmen çalışma olanağının tamamen ortadan kalkıp kalkmadığı veya kısmen devam edip etmediğidir.
Ağır Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme
Yönetmeliğe göre; Tedaviye rağmen çalışma olanağı vermeyen şizoafektif bozukluk, ağır düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu bent neyi ifade ediyor?
Yönetmelik burada tanıyı değil, hastalığın tedaviye rağmen çalışma yaşamını sürdüremeyecek düzeyde kalıcı işlev kaybına yol açmasını esas almaktadır. Sağlık kurulu değerlendirmesinde kişinin mesleki işlevselliği ve objektif psikiyatrik bulguları birlikte değerlendirilir.
Orta Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme
Yönetmeliğe göre; Tedaviye rağmen kısmen çalışma olanağı veren şizoafektif bozukluk, orta düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu bent neyi ifade ediyor?
Bu durumda kişi tamamen çalışma yaşamından uzak değildir. Ancak hastalığın devam eden belirtileri nedeniyle çalışma kapasitesinde belirgin azalma bulunmaktadır. Yönetmelik bu durumu orta düzey çalışma gücü kaybı olarak kabul etmektedir.
“Tedaviye Rağmen” İfadesi Neden Önemlidir?
Şizoafektif bozukluk başlığında yönetmeliğin temel ölçütü “tedaviye rağmen” ifadesidir. Bu ifade, uygun psikiyatrik tedavi uygulanmasına rağmen çalışma kapasitesini etkileyen belirtilerin devam etmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla yalnızca tanının bulunması veya ilaç tedavisi görüyor olmak tek başına malullük değerlendirmesi için yeterli değildir.
Şizoafektif Bozukluk Tanısı Tek Başına Malulen Emeklilik Sağlar mı?
Hayır. Şizoafektif bozukluk tanısı tek başına malulen emeklilik için yeterli değildir.
Yönetmelik; tedaviye rağmen çalışma olanağı vermeyen veya tedaviye rağmen yalnızca kısmen çalışma olanağı veren klinik tabloları esas almaktadır. Nihai değerlendirme sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular doğrultusunda yapılır.
Şizoafektif bozuklukta malullük değerlendirmesi yalnızca hastalık tanısına göre yapılmaz. SGK değerlendirmesinde uygun tedaviye rağmen devam eden işlev kaybının çalışma yaşamını hangi düzeyde etkilediği esas alınmaktadır.
Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde şizoafektif bozukluk için ağır ve orta düzey çalışma gücü kaybına ilişkin kriterler düzenlenmiştir. Yönetmelikte hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin ayrı bir kriter bulunmamaktadır. Nihai değerlendirme sağlık kurulu raporundaki objektif tıbbi bulgular ve yürürlükteki mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılır.
Önemli Mevzuat Uyarısı
Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde yer alan hükümler esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuatta düzenlenen değerlendirme ölçütlerinin daha anlaşılır şekilde açıklanması amacıyla hazırlanmıştır.
Malullük değerlendirme kriterleri, sağlık kurulu uygulamaları ve ilgili mevzuat zaman içerisinde değiştirilebilir. Bu nedenle malulen emeklilik başvurusu yapılmadan önce yürürlükte bulunan güncel mevzuatın incelenmesi ve gerektiğinde SGK’dan veya konusunda uzman hukukçu ile sosyal güvenlik uzmanlarından görüş alınması önemlidir.
Her malulen emeklilik başvurusu, kişinin sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular, çalışma gücü kaybı ve 5510 sayılı Kanun’da öngörülen diğer yasal şartlar birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılır. Bu nedenle aynı tanıya sahip kişiler için farklı değerlendirme sonuçları ortaya çıkabilir.