Kompleks Parsiyel Epilepside Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Kompleks Parsiyel Epilepside Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Kompleks parsiyel epilepsi, günümüzde odaksal başlangıçlı bilinç bozukluğu ile seyreden nöbetler olarak tanımlanan epilepsi türlerinden biridir. Ancak kompleks parsiyel epilepsi tanısı konulmuş olması veya antiepileptik ilaç kullanılması tek başına malullük aylığı bağlanacağı anlamına gelmez.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malullük değerlendirmesi, sigortalının çalışma gücü kaybının yürürlükte bulunan mevzuatta belirlenen ölçütleri karşılayıp karşılamadığı esas alınarak yapılır. Kompleks parsiyel epilepsiye ilişkin değerlendirme ölçütleri ise Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Nörolojik Hastalıklar bölümünde düzenlenmiştir.

Yönetmelik, yalnızca epilepsi tanısını esas almamaktadır. Değerlendirme yapılabilmesi için en az 3 aylık etkin antiepileptik tedaviye rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbetlerin nöroloji kliniğinde yatırılarak izlenmesi, tipik nöbetlerin ayrıntılı şekilde tanımlanması ve bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekmektedir.

SGK Kompleks Parsiyel Epilepsiyi Nasıl Değerlendiriyor?

EK-1 Nörolojik Hastalıklar bölümünde kompleks parsiyel epilepsi için ağır, orta ve hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin ayrı değerlendirme ölçütleri düzenlenmiştir.

Üç değerlendirme düzeyinde de ortak olarak aranan şartlar şunlardır:

  • En az 3 aylık etkin antiepileptik tedavi uygulanmış olması,
  • Tedaviye rağmen nöbetlerin devam etmesi,
  • Hastanın nöroloji kliniğinde yatırılarak nöbet takibinin yapılması,
  • Tipik nöbetlerin ayrıntılı şekilde tanımlanması,
  • Bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi.

Bu ortak şartlar sağlandıktan sonra çalışma gücü kaybının düzeyi, yönetmelikte belirtilen aylık nöbet sayısına göre belirlenmektedir.

Ağır Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmeliğe göre aşağıdaki durum ağır düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir:

  • En az 3 aylık etkin antiepileptik tedavi altında iken ayda 6 veya daha fazla nöbet geçirilmesi,
  • Hastanın nöroloji kliniğinde yatırılarak nöbet takibinin yapılması,
  • Tipik nöbetlerin ayrıntılı şekilde tarif edilmesi,
  • Bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Yönetmelik yalnızca nöbet sayısını esas almamaktadır. Nöbetlerin etkin tedaviye rağmen devam etmesi ve hastane ortamında objektif olarak gözlenerek sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi birlikte aranmaktadır.

Orta Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmeliğe göre aşağıdaki durum orta düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir:

  • En az 3 aylık etkin antiepileptik tedavi altında iken ayda 3-5 nöbet geçirilmesi,
  • Hastanın nöroloji kliniğinde yatırılarak nöbet takibinin yapılması,
  • Tipik nöbetlerin ayrıntılı şekilde tarif edilmesi,
  • Bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Orta düzey değerlendirmede de yalnızca nöbet sıklığı yeterli değildir. Yönetmelikte belirtilen hastane yatışı, nöbet gözlemi ve sağlık kurulu raporuyla belgelendirme şartlarının tamamının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Hafif Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmeliğe göre aşağıdaki durum hafif düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir:

  • En az 3 aylık etkin antiepileptik tedavi altında iken ayda 2 nöbet geçirilmesi,
  • Hastanın nöroloji kliniğinde yatırılarak nöbet takibinin yapılması,
  • Tipik nöbetlerin ayrıntılı şekilde tarif edilmesi,
  • Bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Hafif düzey çalışma gücü kaybında da yönetmelik aynı objektif değerlendirme koşullarını aramaktadır. Farklılık yalnızca tedaviye rağmen devam eden aylık nöbet sayısından kaynaklanmaktadır.

Kompleks Parsiyel Epilepsi Tanısı Tek Başına Malulen Emeklilik Sağlar mı?

Hayır.Kompleks parsiyel epilepsi tanısı konulmuş olması veya antiepileptik ilaç kullanılması tek başına malulen emeklilik için yeterli değildir.Yönetmelik; etkin tedaviye rağmen devam eden nöbetlerin nöroloji kliniğinde objektif olarak izlenmesini, tipik nöbetlerin ayrıntılı şekilde tanımlanmasını ve bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesini zorunlu tutmaktadır. Çalışma gücü kaybının düzeyi ise yönetmelikte belirtilen aylık nöbet sayısına göre belirlenmektedir.

Kompleks parsiyel epilepside malullük değerlendirmesi yalnızca hastalık tanısına göre yapılmaz. SGK değerlendirmesinde en az üç aylık etkin antiepileptik tedaviye rağmen nöbetlerin devam edip etmediği, aylık nöbet sıklığı ve nöbetlerin nöroloji kliniğinde objektif olarak değerlendirilerek sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi birlikte dikkate alınmaktadır.

Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Nörolojik Hastalıklar bölümünde kompleks parsiyel epilepsi için ağır, orta ve hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin kriterler açık şekilde düzenlenmiştir. Nihai değerlendirme ise sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular ile yürürlükteki mevzuat hükümleri esas alınarak yapılır.

Önemli Mevzuat Uyarısı

Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Nörolojik Hastalıklar bölümünde yer alan hükümler esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen açıklamalar, yönetmelikte düzenlenen değerlendirme ölçütlerinin daha anlaşılır şekilde açıklanması amacıyla hazırlanmıştır.

Malullük değerlendirme kriterleri, sağlık kurulu uygulamaları ve ilgili mevzuat zaman içerisinde değiştirilebilir. Bu nedenle malulen emeklilik başvurusu yapılmadan önce yürürlükte bulunan güncel mevzuatın incelenmesi ve gerektiğinde SGK’dan veya konusunda uzman hukukçu ile sosyal güvenlik uzmanlarından görüş alınması önemlidir.

Her malulen emeklilik başvurusu, kişinin sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular, çalışma gücü kaybı ve 5510 sayılı Kanun’da öngörülen diğer yasal şartlar birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılır. Bu nedenle aynı tanıya sahip kişiler için klinik bulguların ve sağlık kurulu değerlendirmesinin farklı olması nedeniyle farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.