Kardiyak Aritmilerde Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Kardiyak Aritmilerde Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Kardiyak aritmiler, kalbin normal ritim düzeninin bozulduğu hastalık grubunu ifade eder. Ancak ritim bozukluğu tanısı konulmuş olması, kalıcı kalp pili takılması, ablasyon uygulanması veya ICD (İmplante Edilebilir Kardiyoverter Defibrilatör) takılmış olması tek başına malullük aylığı bağlanacağı anlamına gelmez.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malullük değerlendirmesi, sigortalının çalışma gücü kaybının yürürlükte bulunan mevzuatta belirlenen ölçütleri karşılayıp karşılamadığı esas alınarak yapılır. Kardiyak aritmilere ilişkin tıbbi değerlendirme kriterleri ise Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Kardiyoloji bölümünde düzenlenmiştir.

Bu nedenle SGK değerlendirmesinde yalnızca aritminin adı veya uygulanan tedavi yöntemi değil; tedaviye rağmen ritim bozukluğunun devam edip etmediği, bunun objektif olarak gösterilmesi ve yönetmelikte tanımlanan klinik kriterlerin karşılanıp karşılanmadığı birlikte değerlendirilmektedir.

SGK Kardiyak Aritmileri Nasıl Değerlendiriyor?

Yönetmelikte kardiyak aritmiler için ağır, orta ve hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin ayrı değerlendirme kriterleri bulunmaktadır.

Değerlendirme yapılırken;

  • uygulanan tedavi yöntemleri,
  • aritminin tedaviye rağmen devam edip etmediği,
  • ritim bozukluğunun EKG veya Holter kayıtlarıyla gösterilmesi,
  • hastanın fonksiyonel kapasitesi,
  • bazı durumlarda kullanılan kalp cihazları

esas alınmaktadır.

Ağır Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmelikte ağır düzey çalışma gücü kaybı için iki ayrı değerlendirme bendi düzenlenmiştir. Bu bentlerden herhangi birinin sağlanması yeterlidir.

Hayatı Tehdit Eden Ventriküler Aritmiler

İlk değerlendirme ölçütü, tedaviye rağmen devam eden ciddi ventriküler aritmileri kapsamaktadır.

Buna göre;

  • ilaç tedavisi, kateter ile ablasyon, cerrahi girişim, kalıcı kalp pili uygulanması ve ICD implantasyonu yöntemlerinden en az ikisinin uygulanmasına rağmen
  • hayatı tehdit eden ventriküler aritminin devam etmesi

ağır düzey çalışma gücü kaybına neden olan durumlardan biridir.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Yönetmelik, tek bir tedavi yönteminin uygulanmasını yeterli görmemektedir. Birden fazla tedavi yöntemine rağmen yaşamı tehdit eden ventriküler aritminin devam etmesi aranmaktadır. Bu nedenle yalnızca ICD takılmış olması veya yalnızca ablasyon yapılmış olması tek başına ağır düzey çalışma gücü kaybı değerlendirmesi için yeterli değildir.

EHRA IV Düzeyinde Kronik Atriyal Fibrilasyon

İkinci değerlendirme ölçütü kronik atriyal fibrilasyona ilişkindir.

Buna göre;

  • ilaç tedavisi, kateter ile ablasyon ve cerrahi girişim yöntemlerinden en az ikisinin uygulanmasına rağmen
  • Avrupa Kalp Ritim Derneği (EHRA) skoru EHRA IV olan kronik atriyal fibrilasyonun devam etmesi

ağır düzey çalışma gücü kaybına neden olan durumlardan biridir.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Yönetmelik burada yalnızca atriyal fibrilasyon tanısını esas almamaktadır. Hastanın uygun tedavilere rağmen EHRA IV düzeyinde semptomatik kronik atriyal fibrilasyon tablosunun devam etmesini birlikte aramaktadır.

Orta Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Kardiyak aritmilerde orta düzey çalışma gücü kaybı için yönetmelikte tek bir değerlendirme ölçütü yer almaktadır.

Buna göre;

  • kişinin aritmisini düzeltmek amacıyla ablasyon veya cerrahi işlem uygulanmasına rağmen
  • semptomlarının devam etmesi,
  • aritminin EKG veya Holter kayıtlarıyla dokümante edilmiş olması,
  • hastanın semptomatik (Fonksiyonel Kapasite 3) olması

birlikte değerlendirilmektedir.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Bu düzenleme, girişimsel tedavi uygulanmasına rağmen ritim bozukluğunun devam ettiği ve bunun objektif kayıtlarla gösterildiği hastaları kapsamaktadır. Yönetmelik yalnızca hastanın şikâyetlerini değil, aritminin EKG veya Holter kayıtlarıyla belgelenmesini de aramaktadır.

Hafif Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmelikte hafif düzey çalışma gücü kaybı için tek bir kriter düzenlenmiştir.

Buna göre;

  • tedavi veya profilaksi amacıyla ICD takılan hastalar

hafif düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Bu düzenleme, ICD implantasyonunun tek başına ağır veya orta düzey çalışma gücü kaybı anlamına gelmediğini göstermektedir. Yönetmelik, yalnızca tedavi veya koruyucu amaçla ICD takılmış olmasını hafif düzey çalışma gücü kaybı kapsamında ayrıca değerlendirmiştir.

Kalıcı Kalp Pili veya ICD Takılması Tek Başına Malulen Emeklilik İçin Yeterli midir?

Hayır.Yönetmelik, kalıcı kalp pili veya ICD uygulanmasını her durumda aynı şekilde değerlendirmemektedir.Örneğin, tedavi veya profilaksi amacıyla ICD takılmış olması hafif düzey çalışma gücü kaybı kapsamında düzenlenmiştir. Buna karşılık ağır düzey çalışma gücü kaybı için, ICD uygulanmış olmasına rağmen hayatı tehdit eden ventriküler aritminin devam etmesi ve yönetmelikte belirtilen diğer şartların da sağlanması gerekmektedir.

Bu nedenle ritim bozukluğu nedeniyle cihaz implantasyonu yapılmış her hasta için aynı malullük değerlendirmesi yapılmaz.Kardiyak aritmilerde malullük değerlendirmesi yalnızca ritim bozukluğu tanısına veya uygulanan tedavi yöntemine göre yapılmaz. SGK değerlendirmesinde tedaviye rağmen devam eden aritmi, uygulanan tedavi yöntemleri, EKG veya Holter kayıtlarıyla elde edilen objektif bulgular ve hastanın fonksiyonel kapasitesi birlikte dikkate alınır.

Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Kardiyoloji bölümünde ağır, orta ve hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin kriterler ayrı ayrı düzenlenmiştir. Nihai değerlendirme ise sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular ile yürürlükteki mevzuat hükümleri birlikte esas alınarak yapılır.

Önemli Mevzuat Uyarısı

Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile yazının hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan EK-1 Kardiyoloji hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen değerlendirmeler, ilgili mevzuatta düzenlenen tıbbi ölçütlerin okuyucular tarafından daha kolay anlaşılabilmesi amacıyla açıklanmıştır.

Malullük değerlendirme kriterleri, sağlık kurulu uygulamaları ve ilgili mevzuat zaman içerisinde değiştirilebilir. Bu nedenle malulen emeklilik başvurusu yapmadan önce yürürlükte bulunan güncel mevzuatın incelenmesi, gerektiğinde SGK’dan veya konusunda uzman hukukçu ve sosyal güvenlik uzmanlarından bilgi alınması önemlidir.

Her malulen emeklilik başvurusu, kişinin sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular, çalışma gücü kaybı ve 5510 sayılı Kanun’da öngörülen diğer yasal şartlar birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılır. Bu nedenle aynı hastalığa sahip kişiler için farklı değerlendirme sonuçları ortaya çıkabilir.