Yaygın Gelişimsel Bozukluklarda Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Yaygın Gelişimsel Bozukluklarda Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Yaygın gelişimsel bozukluklar; erken çocukluk döneminde başlayan, sosyal iletişim, etkileşim ve davranış alanlarını etkileyen nörogelişimsel bozukluklardır. Yönetmelikte bu grup için özellikle işlevselliği ileri düzeyde bozan otizm ve ilişkili bozukluklar esas alınmaktadır. Ancak bu tanılardan birinin bulunması tek başına malullük aylığı bağlanacağı anlamına gelmez.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malullük değerlendirmesi, sigortalının çalışma gücü kaybının yürürlükte bulunan mevzuatta belirlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı esas alınarak yapılır. Yaygın gelişimsel bozukluklara ilişkin değerlendirme ölçütleri ise Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde düzenlenmiştir.

Yönetmelik değerlendirmeyi yalnızca tanıya göre yapmamaktadır. Esas alınan ölçüt, hastalığın işlevsellik üzerindeki etkisinin çalışma yaşamını ileri düzeyde engelleyecek düzeyde olmasıdır.

SGK Yaygın Gelişimsel Bozuklukları Nasıl Değerlendiriyor?

EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde yaygın gelişimsel bozukluklar için yalnızca ağır düzey çalışma gücü kaybı kriteri düzenlenmiştir. Yönetmelikte orta veya hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin ayrı bir değerlendirme bulunmamaktadır.

Değerlendirme yapılırken temel ölçüt;

  • yaygın gelişimsel bozukluğun bulunması,
  • işlevselliği ileri düzeyde bozması,
  • kişinin çalışma yaşamını sürdüremeyecek düzeyde etkilenmiş olması

esas alınmaktadır.

Ağır Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmeliğe göre; İşlevselliği ileri düzeyde bozan otizm ve ilişkili bozukluklar, ağır düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Yönetmelik burada yalnızca otizm tanısını esas almamaktadır. Esas alınan kriter, yaygın gelişimsel bozukluğun kişinin günlük yaşam, sosyal iletişim, bağımsız yaşam becerileri ve çalışma kapasitesi üzerinde ileri düzeyde işlev kaybına yol açmasıdır.

Dolayısıyla her otizm spektrum bozukluğu tanısı ağır düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmez. Yönetmelikte özellikle işlevselliği ileri düzeyde bozan olgular esas alınmaktadır.

Orta veya Hafif Düzey Çalışma Gücü Kaybı Kriteri Var mı?

Hayır.Yönetmelikte yaygın gelişimsel bozukluklar için yalnızca ağır düzey çalışma gücü kaybı kriteri düzenlenmiştir. Orta veya hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin herhangi bir kriter yer almamaktadır.

Yaygın Gelişimsel Bozukluk Tanısı Tek Başına Malulen Emeklilik Sağlar mı?

Hayır.Yaygın gelişimsel bozukluk veya otizm spektrum bozukluğu tanısının bulunması tek başına malulen emeklilik için yeterli değildir.

Yönetmelik; hastalığın işlevselliği ileri düzeyde bozmasını esas almaktadır. Nihai değerlendirme, sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular, klinik değerlendirmeler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılır.

Yaygın gelişimsel bozukluklarda malullük değerlendirmesi yalnızca hastalık tanısına göre yapılmaz. SGK değerlendirmesinde hastalığın bireyin işlevselliğini ve çalışma kapasitesini ileri düzeyde bozup bozmadığı esas alınmaktadır.

Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde yaygın gelişimsel bozukluklar için yalnızca işlevselliği ileri düzeyde bozan otizm ve ilişkili bozukluklar ağır düzey çalışma gücü kaybı kapsamında düzenlenmiştir. Yönetmelikte orta veya hafif düzey çalışma gücü kaybına ilişkin ayrı bir kriter yer almamaktadır.

Önemli Mevzuat Uyarısı

Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Psikiyatrik Hastalıklar bölümünde yer alan hükümler esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuatta düzenlenen değerlendirme ölçütlerinin daha anlaşılır şekilde açıklanması amacıyla hazırlanmıştır.

Malullük değerlendirme kriterleri ve ilgili mevzuat zaman içerisinde değiştirilebilir. Bu nedenle malulen emeklilik başvurusu yapılmadan önce yürürlükte bulunan güncel mevzuatın incelenmesi ve gerektiğinde SGK’dan veya konusunda uzman hukukçu ile sosyal güvenlik uzmanlarından görüş alınması önemlidir.

Her malulen emeklilik başvurusu, kişinin sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular, çalışma gücü kaybı ve 5510 sayılı Kanun’da öngörülen diğer yasal şartlar birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılır. Bu nedenle aynı tanıya sahip kişiler için farklı değerlendirme sonuçları ortaya çıkabilir.