Serebral Travmada Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Serebral Travmada Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Serebral travma; trafik kazası, düşme, iş kazası veya benzeri nedenlerle oluşan beyin yaralanmalarını ifade eder. Yaralanmanın şiddetine göre hastalarda motor fonksiyon kaybı, konuşma bozukluğu, bilişsel sorunlar ve günlük yaşam aktivitelerinde kalıcı kısıtlılık gelişebilir. Ancak serebral travma geçirmiş olmak tek başına malullük aylığı bağlanacağı anlamına gelmez.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malullük değerlendirmesi, sigortalının çalışma gücü kaybının yürürlükte bulunan mevzuatta belirlenen ölçütleri karşılayıp karşılamadığı esas alınarak yapılır. Serebral travmaya ilişkin değerlendirme ölçütleri ise Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Nörolojik Hastalıklar bölümünde düzenlenmiştir.

Yönetmelik, serebral travma sonrasında çalışma gücü kaybının değerlendirilmesinin hemen yapılmasını öngörmemektedir. Kalıcı nörolojik sekellerin ortaya çıkmasının beklenmesi amacıyla değerlendirme, hastalık ortaya çıktıktan 1 yıl sonra yapılmaktadır.

SGK Serebral Travmayı Nasıl Değerlendiriyor?

Yönetmeliğe göre serebral travmada çalışma gücü kaybına ilişkin değerlendirme yapılmadan önce hastalığın ortaya çıkmasının üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması gerekir. Bu süre sonunda kalan kalıcı nörolojik sekeller esas alınarak değerlendirme yapılır.

Değerlendirme sırasında özellikle;

  • efektif ambulasyon,
  • üst ekstremite ve kendine bakım aktiviteleri,
  • konuşma fonksiyonları

dikkate alınmaktadır.

Ağır Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmeliğe göre aşağıdaki durumlardan en az birinin bulunması halinde ağır düzey çalışma gücü kaybı kabul edilmektedir:

  • Ağır düzeyde efektif ambulasyonun sağlanamaması,
  • Ağır düzeyde üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin sağlanamaması,
  • Konuşma fonksiyonunda ağır düzey bozukluk bulunması.
  • Hastalık listesinin 1-5. maddelerindeki nörolojik kriterlere göre değerlendirme, veya
  • Psikiyatri bölümündeki ağır/orta/hafif çalışma gücü kaybı kriterlerine göre değerlendirme

Bu bent neyi ifade ediyor?

Yönetmelik ağır düzey değerlendirmede yalnızca yürüme fonksiyonunu esas almamaktadır. Kişinin konuşma yetisinin ileri derecede etkilenmesi veya üst ekstremite fonksiyonlarının ciddi biçimde bozulması da tek başına ağır düzey çalışma gücü kaybı değerlendirmesi için yeterli olabilmektedir.

Orta Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmeliğe göre;

  • Orta düzeyde efektif ambulasyonun sağlanamaması,
  • Orta düzeyde üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin sağlanamaması,
  • Konuşma fonksiyonunda orta düzey bozukluk bulunması
  • Hastalık listesinin 1-5. maddelerindeki nörolojik kriterlere göre değerlendirme, veya
  • Psikiyatri bölümündeki ağır/orta/hafif çalışma gücü kaybı kriterlerine göre değerlendirme

orta düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Orta düzey değerlendirmede kalıcı nörolojik sekeller kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkilemekte, ancak ağır düzey kriterlerini tam olarak karşılamamaktadır.

Hafif Düzey Çalışma Gücü Kaybına İlişkin Değerlendirme

Yönetmeliğe göre;

  • Hafif düzeyde efektif ambulasyonun sağlanamaması,
  • Hafif düzeyde üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin sağlanamaması,
  • Konuşma fonksiyonunda hafif düzey bozukluk bulunması

hafif düzey çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilmektedir.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Hafif düzey değerlendirmede de esas alınan ölçüt, tanının kendisi değil; travmanın bıraktığı kalıcı nörolojik fonksiyon kaybının derecesidir.

Değerlendirme Neden Travmadan Hemen Sonra Yapılmıyor?

Serebral travma sonrasında nörolojik bulgular zaman içinde düzelebilir veya kalıcı hâle gelebilir. Bu nedenle yönetmelik, çalışma gücü kaybına esas değerlendirmenin travmanın ortaya çıkmasından 1 yıl sonra yapılmasını öngörmektedir. Böylece geçici nörolojik bozukluklar ile kalıcı sekellerin birbirinden ayrılması amaçlanmaktadır.

Serebral Travma Tek Başına Malulen Emeklilik Sağlar mı?

Hayır.Serebral travma geçirmiş olmak tek başına malulen emeklilik için yeterli değildir.

Yönetmelik; değerlendirme için öncelikle 1 yıllık sürenin tamamlanmasını, ardından ise kalıcı nörolojik sekellerin bağımsız yürüme, üst ekstremite fonksiyonları, kendine bakım aktiviteleri ve konuşma fonksiyonları üzerindeki etkisinin objektif olarak değerlendirilmesini öngörmektedir. Nihai karar sağlık kurulu raporundaki bulgular esas alınarak verilir.

Serebral travmada malullük değerlendirmesi travmanın hemen ardından yapılmaz. Yönetmelik, çalışma gücü kaybına ilişkin değerlendirmenin hastalık ortaya çıktıktan 1 yıl sonra yapılmasını öngörmektedir. Bu sürenin sonunda kalıcı nörolojik sekeller; bağımsız yürüme, üst ekstremite fonksiyonları, kendine bakım aktiviteleri ve konuşma fonksiyonları açısından değerlendirilmektedir.

Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Nörolojik Hastalıklar bölümünde serebral travmaya ilişkin değerlendirme ölçütleri ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Nihai değerlendirme ise sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular ve yürürlükteki mevzuat hükümleri esas alınarak yapılır.

Önemli Mevzuat Uyarısı

Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin EK-1 Nörolojik Hastalıklar bölümünde yer alan hükümler esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuatta düzenlenen değerlendirme ölçütlerinin daha anlaşılır şekilde açıklanması amacıyla hazırlanmıştır.

Malullük değerlendirme kriterleri, sağlık kurulu uygulamaları ve ilgili mevzuat zaman içerisinde değiştirilebilir. Bu nedenle malulen emeklilik başvurusu yapılmadan önce yürürlükte bulunan güncel mevzuatın incelenmesi ve gerektiğinde SGK’dan veya konusunda uzman hukukçu ile sosyal güvenlik uzmanlarından görüş alınması önemlidir.

Her malulen emeklilik başvurusu, kişinin sağlık kurulu raporunda yer alan objektif tıbbi bulgular, çalışma gücü kaybı ve 5510 sayılı Kanun’da öngörülen diğer yasal şartlar birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılır. Bu nedenle aynı tanıya sahip kişiler için farklı değerlendirme sonuçları ortaya çıkabilir.