Malulen Emeklilik Sağlayan Hastalıklar Nelerdir? SGK Hangi Hastalıkları Nasıl Değerlendirir?
Malulen emeklilik hakkında araştırma yapan kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri, “Hangi hastalıklar malulen emeklilik sağlar?” sorusudur. İnternet ortamında bu konuya ilişkin çok sayıda hastalık listesi bulunsa da, bu listelerin önemli bir bölümü yürürlükteki mevzuatı tam olarak yansıtmamakta veya hastalıkların değerlendirilme sistemini eksik anlatmaktadır.
Aslında malulen emeklilikte belirleyici olan unsur yalnızca hastalığın adı değildir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuruları 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak hazırlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirir. Bu değerlendirmede esas alınan nokta, hastalığın kişide oluşturduğu çalışma gücü kaybının düzeyi, hastalığın kalıcılığı ve yönetmelikte belirtilen tıbbi kriterlerin karşılanıp karşılanmadığıdır.
Bu nedenle aynı hastalık tanısına sahip iki kişi hakkında farklı karar verilebilir. Hastalığın evresi, tedaviye verdiği yanıt, oluşturduğu organ hasarı, fonksiyon kaybı ve çalışma yaşamına etkisi kişiden kişiye değişebileceği için her başvuru bireysel olarak incelenir.
Bu yazıda, SGK’nın malulen emeklilik başvurularını hangi sistemle değerlendirdiğini, hangi mevzuatı esas aldığını ve hastalık gruplarının nasıl sınıflandırıldığını genel hatlarıyla ele alacağız. Hastalık gruplarına ilişkin ayrıntılı değerlendirme kriterlerini ise hazırlayacağımız ayrı rehberlerde inceleyeceğiz.
SGK Maluliyet Değerlendirmesini Hangi Mevzuata Göre Yapar?
Malulen emeklilik işlemlerinin hukuki dayanağını öncelikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu oluşturur.Kanunun 25. maddesinde, sigortalının hangi durumlarda malul sayılacağına ilişkin temel esaslar düzenlenmiştir. Çalışma gücü kaybının tespiti, malullük aylığına hak kazanma şartları ve maluliyet kavramının genel çerçevesi bu madde kapsamında belirlenmektedir.
Kanunun 95. maddesi ise çalışma gücü kaybına ilişkin sağlık kurulu raporlarının değerlendirilmesine yönelik usul ve esasları düzenlemektedir. Buna göre, maluliyet değerlendirmesine ilişkin nihai karar SGK’nın yetkili sağlık kurulları tarafından verilmektedir.
Kanuna dayanılarak yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ise değerlendirme sürecinin tıbbi altyapısını oluşturmaktadır. Yönetmelikte hastalık grupları, değerlendirmede kullanılacak tıbbi kriterler ve çalışma gücü kaybının nasıl belirleneceğine ilişkin ayrıntılı hükümler yer almaktadır.
Dolayısıyla malulen emeklilik başvuruları yalnızca sağlık kurulu raporuna göre değil; kanun, yönetmelik ve ilgili tıbbi belgelerin birlikte değerlendirilmesiyle sonuçlandırılmaktadır.
SGK Hastalıkları Nasıl Değerlendirir?
Malulen emeklilik konusunda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, bazı hastalıkların otomatik olarak emeklilik hakkı sağladığı düşüncesidir.Oysa SGK’nın değerlendirme sistemi hastalık adına değil, hastalığın çalışma gücü üzerindeki etkisine dayanmaktadır.
Maluliyet değerlendirmesi sırasında Kurum Sağlık Kurulu; hastalığın tanısını, klinik seyrini, uygulanan tedavileri, tedaviye verilen yanıtı, organ ve sistemlerde meydana gelen kalıcı fonksiyon kayıplarını ve kişinin çalışma kapasitesini birlikte değerlendirir.
Başka bir ifadeyle, değerlendirme yalnızca “hangi hastalık var?” sorusuna değil, aynı zamanda “bu hastalık kişinin çalışma gücünü ne ölçüde etkilemiştir?” sorusuna cevap arar.Bu yaklaşım nedeniyle aynı hastalık farklı kişilerde farklı sonuçlara yol açabilir. Bazı hastalarda hastalık tedaviyle kontrol altına alınabilirken, bazı hastalarda kalıcı fonksiyon kaybı gelişebilir. SGK’nın değerlendirmesi de bu farklılıkları dikkate alacak şekilde bireysel olarak yapılmaktadır.
Hastane Sağlık Kurulu Raporu Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.Malulen emeklilik başvurularında en sık yapılan hatalardan biri, hastaneden alınan sağlık kurulu raporunun tek başına malulen emeklilik hakkı sağlayacağını düşünmektir.Yetkili hastaneler tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporları değerlendirme sürecinin önemli bir parçasıdır. Ancak bu raporlar, tek başına SGK açısından bağlayıcı nitelik taşımaz.
5510 sayılı Kanunun 95. maddesi ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uyarınca, sağlık kurulu raporları SGK Kurum Sağlık Kurulu tarafından incelenir ve maluliyet yönünden nihai karar bu kurul tarafından verilir.
Bu nedenle hastanenin yaptığı tıbbi değerlendirme ile SGK’nın maluliyet değerlendirmesi aynı süreç değildir. Hastane sağlık durumunu ortaya koyarken, SGK bu verileri yürürlükteki mevzuat kapsamında değerlendirerek maluliyet kararı oluşturur.
SGK Değerlendirmesinde Objektif Tıbbi Bulgular Neden Önemlidir?
Malulen emeklilik değerlendirmesi yalnızca kişinin şikâyetlerine dayanılarak yapılmaz. Hastalığın tanısını ve çalışma gücü üzerindeki etkisini ortaya koyan objektif tıbbi bulgular büyük önem taşır.
Bu kapsamda sağlık kurulu raporunun yanı sıra;
- uzman hekim muayene bulguları,
- laboratuvar testleri,
- radyolojik görüntüleme sonuçları,
- patoloji raporları,
- ameliyat kayıtları,
- epikrizler,
- fonksiyon testleri,
- hastalığın seyrini gösteren diğer tıbbi belgeler
değerlendirme dosyasının önemli parçalarını oluşturur.
Nitekim Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin 5. maddesinde, sağlık kurulu raporlarının ayrıntılı muayene bulgularını, tetkik sonuçlarını ve hastalığı ortaya koyan bilgi ve belgeleri içermesi gerektiği düzenlenmiştir. Gerekli görülmesi hâlinde SGK, eksik bilgi veya belge bulunan dosyalar için ek değerlendirme ya da yeni sağlık kurulu raporu talep edebilir.
Hastalıklar Nasıl Sınıflandırılır?
Malulen emeklilik değerlendirmesinde hastalıklar tek tek isimlerine göre değil, tıbbi uzmanlık alanlarına göre gruplandırılarak incelenmektedir.Bu sınıflandırma, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği EK-1‘de yer alan hastalık grupları esas alınarak yapılmaktadır.
Başlıca değerlendirme grupları şunlardır:
- Kalp ve damar hastalıkları (Kardiyoloji)
- Kanser hastalıkları (Onkoloji)
- Nörolojik hastalıklar
- Psikiyatrik hastalıklar
- Solunum sistemi hastalıkları
- Böbrek hastalıkları
- Endokrin ve metabolizma hastalıkları
- Gastroenterolojik hastalıklar
- Romatolojik hastalıklar
- Göz hastalıkları
- Kulak burun boğaz hastalıkları
- Hematolojik hastalıklar
- Organ nakilleri
- Kas ve iskelet sistemi hastalıkları
- Yönetmelikte yer verilen diğer hastalık grupları
Her hastalık grubunun değerlendirme ölçütleri birbirinden farklıdır. Örneğin kardiyolojik hastalıklarda kalbin fonksiyonel durumu ön plandayken, nörolojik hastalıklarda sinir sistemi fonksiyonları, onkolojik hastalıklarda ise hastalığın tipi, yaygınlığı ve tedavi süreci dikkate alınmaktadır.Bu nedenle tüm hastalıklar için ortak bir değerlendirme yöntemi bulunmamakta; her hastalık grubu kendi tıbbi kriterleri çerçevesinde incelenmektedir.
Aynı Hastalık Her Hastada Aynı Sonucu Doğurur mu?
Hayır.Malulen emeklilik değerlendirmesi tamamen kişiye özgüdür.Aynı tanıya sahip iki kişinin çalışma gücü kaybı aynı düzeyde olmayabilir. Hastalığın evresi, oluşturduğu kalıcı hasar, uygulanan tedavilerin başarısı, eşlik eden diğer sağlık sorunları ve kişinin fonksiyonel durumu değerlendirme sonucunu etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca hastalığın adına bakılarak “malulen emekli olur” veya “olamaz” şeklinde kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir. SGK, her başvuruyu ilgili mevzuat hükümleri ve başvuru dosyasındaki tıbbi belgeler doğrultusunda bireysel olarak incelemektedir.
Malulen emeklilik değerlendirmesinde belirleyici olan unsur hastalığın adı değil, hastalığın çalışma gücü üzerinde oluşturduğu kalıcı etkidir. Bu nedenle mevzuatta “malulen emeklilik sağlayan hastalıklar” şeklinde tek başına kesin bir liste bulunmamakta; bunun yerine Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği EK-1’de yer alan hastalık grupları ve bu gruplara ilişkin tıbbi değerlendirme kriterleri esas alınmaktadır.
SGK, her başvuruyu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve başvuru dosyasındaki tıbbi belgeler doğrultusunda ayrı ayrı değerlendirmektedir. Bu nedenle aynı hastalık tanısına sahip kişiler hakkında farklı maluliyet kararları verilebilmesi, değerlendirme sisteminin doğal bir sonucudur.
Önemli Bilgilendirme
Bu yazıda yer alan bilgiler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve yazının hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Sosyal güvenlik mevzuatı, sağlık kriterleri ve uygulama esasları zaman içinde değişebileceğinden, malulen emeklilik başvurusu yapmadan önce güncel Resmî Gazete düzenlemelerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu duyurularının ve yürürlükteki mevzuatın takip edilmesi önem taşımaktadır. Tereddüt yaşanan durumlarda hak kaybı yaşamamak adına SGK’dan veya sosyal güvenlik hukuku alanında uzman kişilerden güncel bilgi alınması faydalı olacaktır.
Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (Kanun No: 5510) – Güncel Kanun Metni
- Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmî Gazete)
- T.C. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü – Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği