Sistemik Skleroz (Skleroderma) ve Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Sistemik Skleroz (Skleroderma) ve Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Sistemik skleroz (skleroderma), bağ dokusunda yaygın fibrozis ve damar tutulumu ile seyreden, deri dışında akciğer, kalp, böbrek, gastrointestinal sistem ve diğer organları da etkileyebilen kronik otoimmün bir romatolojik hastalıktır. Ancak sistemik skleroz tanısı tek başına malulen emeklilik hakkı sağlamaz.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malullük değerlendirmesi, sigortalının çalışma gücü kaybının yürürlükte bulunan mevzuatta belirlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı esas alınarak yapılır. Sistemik skleroza ilişkin değerlendirme ölçütleri ise Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin H. Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Romatolojik Hastalıklar bölümünde düzenlenmiştir.

Yönetmelik değerlendirmeyi yalnızca hastalığın tanısına göre yapmamaktadır. Esas alınan kriter; uygun süre ve uygun tedaviye rağmen hasta remisyonda iken gelişen organ/vücut sistemi tutulumu ile hastalığın yürüme veya üst ekstremite fonksiyonları üzerinde oluşturduğu kalıcı etkidir.

SGK Sistemik Sklerozu Nasıl Değerlendiriyor?

Yönetmelikte sistemik skleroz için ağır, orta ve hafif düzey çalışma gücü kaybı kriterleri düzenlenmiştir. Değerlendirme yapılırken aşağıdaki ölçütlerden en az birinin bulunması yeterlidir.

Ağır Düzey Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

Aşağıdaki kriterlerden en az birinin bulunması gerekir:

  • Uygun süre ve uygun tedaviye rağmen, hasta remisyonda iken gelişen organ veya vücut sistemi tutulumunun, ilgili organ sistemine ait hastalık listesine göre ağır düzey çalışma gücü kaybına neden olması, veya
  • Ağır düzeyde efektif ambulasyonun sağlanamaması, veya
  • Ağır düzeyde üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin sağlanamaması.

Orta Düzey Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

Aşağıdaki kriterlerden en az birinin bulunması gerekir:

  • Orta düzeyde efektif ambulasyonun sağlanamaması, veya
  • Orta düzeyde üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin sağlanamaması, veya
  • Uygun süre ve uygun tedaviye rağmen, hasta remisyonda iken gelişen organ veya vücut sistemi tutulumunun, ilgili organ sistemine ait hastalık listesine göre orta düzey çalışma gücü kaybına neden olması.

Hafif Düzey Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

Aşağıdaki kriterlerden en az birinin bulunması gerekir:

  • Hafif düzeyde efektif ambulasyonun sağlanamaması, veya
  • Hafif düzeyde üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin sağlanamaması, veya
  • Uygun süre ve uygun tedaviye rağmen, hasta remisyonda iken gelişen organ veya vücut sistemi tutulumunun, ilgili organ sistemine ait hastalık listesine göre hafif düzey çalışma gücü kaybına neden olması.

Bu bent neyi ifade ediyor?

Yönetmelik yalnızca sistemik skleroz tanısını esas almamaktadır.

Değerlendirme yapılırken öncelikle hastanın uygun süre ve uygun tedavi almış olması ve buna rağmen remisyon döneminde ortaya çıkan kalıcı organ tutulumlarının bulunması aranmaktadır. Hastalık aktif alevlenme döneminden ziyade, tedaviye rağmen kalıcı hale gelen fonksiyon kayıpları esas alınmaktadır.

Organ tutulumu gelişmişse, çalışma gücü kaybı ilgili organ sistemine ilişkin yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilir. Örneğin akciğer tutulumu göğüs hastalıkları, böbrek tutulumu nefroloji, kalp tutulumu kardiyoloji bölümündeki kriterlere göre ayrıca değerlendirilir.

Bunun yanında sistemik skleroz nedeniyle gelişen hareket kısıtlılığı veya kas-iskelet sistemi etkilenmesi sonucunda efektif ambulasyonun sağlanamaması ya da üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin yerine getirilememesi de doğrudan çalışma gücü kaybı değerlendirmesinde dikkate alınmaktadır.

Sistemik Skleroz Tanısı Tek Başına Malulen Emeklilik Sağlar mı?

Hayır.Sistemik skleroz tanısı tek başına malulen emeklilik için yeterli değildir.

Yönetmelikte değerlendirme; uygun tedaviye rağmen remisyon döneminde gelişen organ tutulumu ile hastalığın fonksiyonel etkileri esas alınarak yapılmaktadır. Nihai değerlendirme; sağlık kurulu raporu, romatoloji uzmanı değerlendirmesi ve tutulan organ sistemlerine ilişkin objektif tıbbi bulgular birlikte dikkate alınarak gerçekleştirilir.

Sistemik sklerozda malullük değerlendirmesi yalnızca hastalık tanısına göre yapılmamaktadır. SGK değerlendirmesinde; tedaviye rağmen remisyon döneminde gelişen organ tutulumu ile hastalığın yürüme ve üst ekstremite fonksiyonları üzerindeki kalıcı etkileri esas alınmaktadır.

Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin H. Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Romatolojik Hastalıklar bölümünde çalışma gücü kaybı;

  • ilgili organ sisteminde oluşan ağır, orta veya hafif düzey fonksiyon kaybına,
  • efektif ambulasyon düzeyine,
  • üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerinin yerine getirilebilmesine

göre belirlenmektedir.

Önemli Mevzuat Uyarısı

Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin H. Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Romatolojik Hastalıklar bölümünde yer alan hükümler esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuatta düzenlenen değerlendirme ölçütlerinin daha anlaşılır şekilde açıklanması amacıyla hazırlanmıştır.

Bu bölümde yer alan romatolojik hastalıkların değerlendirilmesinde ortak esas olarak kullanılan efektif ambulasyon sağlayamama ve üst ekstremite ve kendine bakım aktivitelerini sağlayamama tanımları, ilgili bölüm atıflarında açıklanan ölçütlere göre değerlendirilmektedir. Ayrıca sistemik skleroz gibi organ tutulumu ile seyreden hastalıklarda, tutulan organ veya vücut sistemindeki çalışma gücü kaybı ilgili organ sistemine ait hastalık listesinde yer alan kriterlere göre belirlenmektedir.

Malullük değerlendirme kriterleri, sağlık kurulu uygulamaları ve ilgili mevzuat zaman içerisinde değiştirilebilir. Bu nedenle malulen emeklilik başvurusu yapılmadan önce yürürlükte bulunan güncel mevzuatın incelenmesi ve gerektiğinde SGK’dan veya konusunda uzman hukukçu ile sosyal güvenlik uzmanlarından görüş alınması önemlidir.

Her malulen emeklilik başvurusu; kişinin sağlık kurulu raporu, romatoloji uzmanı değerlendirmesi, ilgili organ sistemlerine ait objektif incelemeler, fonksiyonel değerlendirmeler ve 5510 sayılı Kanun’da öngörülen diğer yasal şartlar birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılır.