Astım ve Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Astım ve Malulen Emeklilik: SGK Başvuruları Hangi Kriterlere Göre Değerlendirir?

Astım, hava yollarında kronik inflamasyon ile seyreden ve ataklarla ilerleyen bir solunum sistemi hastalığıdır. Ancak astım tanısı tek başına çalışma gücü kaybı değerlendirmesi için yeterli değildir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yürürlüğe konulan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin O. Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Göğüs Hastalıkları bölümünde astımın değerlendirilmesine ilişkin ayrıntılı kriterler belirlenmiştir. Yönetmeliğe göre astım nedeniyle maluliyet değerlendirmesi yapılabilmesi için rapor düzenlenmeden önce optimal tedavinin uygulanmış, klinik stabil dönemin sağlanmış ve en az bir yıllık takip sonrasında değerlendirme yapılmış olması gerekmektedir.

SGK Astımı Nasıl Değerlendiriyor?

Yönetmelikte çalışma gücü kaybı değerlendirilirken yalnızca astım tanısı esas alınmamaktadır. Hastanın uygulanan tedavi basamağı, semptom kontrol düzeyi, son bir yıldaki atak sayısı, yoğun bakım veya hastane yatışı öyküsü ile usulüne uygun yapılan seri spirometri ölçümleri birlikte değerlendirilmektedir. Çalışma gücü kaybının derecesi, yönetmelikte belirtilen objektif kriterlerin karşılanmasına göre belirlenmektedir.

Ağır Düzeyde Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması ağır düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.

a) Basamak 4 tedavi ile semptomları kontrol altında olmayan hastalar

Yüksek doz inhale steroid ile birlikte ikinci bir kontrol edici ilaç (uzun etkili inhale beta2 agonist, LTRA veya teofilin) kullanılmasına rağmen semptomları kontrol altına alınamayan hastalarda aşağıdaki durumlardan herhangi birinin bulunması gerekir:

  • Yetersiz semptom kontrolü (ACQ >1,5 veya AKT <20),
  • Son bir yıl içinde en az üç kez sistemik steroid tedavisi gerektiren sık atak bulunması,
  • Son bir yıl içinde yoğun bakım yatışı, mekanik ventilasyon gereksinimi veya en az üç kez hastane yatışı gerektiren ağır atak geçirilmiş olması,
  • Tedavi altında, birer hafta arayla usulüne uygun yapılan üç ayrı spirometrik ölçümde FEV1 değerinin %50’nin altında bulunması.

veya

b) Basamak 5 astım tedavisi gerektiren hastalar

Yüksek doz inhale steroid ile birlikte ikinci bir kontrol edici ilaç (uzun etkili inhale beta2 agonist, LTRA veya teofilin) kullanılmasına rağmen semptomları kontrol altına alınamayan ve mevcut tedaviye ek olarak ilgili merkez tarafından aşağıdaki tedavilerden en az birinin başlanmış olması:

  • Düşük doz oral steroid,
  • Omalizumab,
  • Mepolizumab,
  • Tiotropium.

Orta Düzeyde Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

Yüksek doz inhale steroid ile birlikte ikinci bir kontrol edici ilaç (uzun etkili inhale beta2 agonist, LTRA veya teofilin) kullanımıyla semptomları kontrol altında tutulan (AKT >19 veya ACQ <0,75) ve son bir yıl içinde aşağıdaki kriterlerden en az ikisini karşılayan hastalar orta düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.

  • Son bir yıl içinde en az üç kez sistemik steroid tedavisi gerektiren sık atak bulunması,
  • Son bir yıl içinde yoğun bakım yatışı, mekanik ventilasyon gereksinimi veya en az üç kez hastane yatışı gerektiren ağır atak geçirilmiş olması,
  • Tedavi altında, birer hafta arayla usulüne uygun yapılan üç ayrı spirometrik ölçümde FEV1 değerinin %50-59 arasında olması.

Hafif Düzeyde Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Durumlar

Yüksek doz inhale steroid ile birlikte ikinci bir kontrol edici ilaç (uzun etkili inhale beta2 agonist, LTRA veya teofilin) kullanımıyla semptomları kontrol altında tutulan (AKT >19 veya ACQ <0,75) ve son bir yıl içinde aşağıdaki kriterlerden en az birini karşılayan hastalar hafif düzey çalışma gücü kaybı kapsamında değerlendirilmektedir.

  • Son bir yıl içinde en az üç kez sistemik steroid tedavisi gerektiren sık atak bulunması,
  • Son bir yıl içinde yoğun bakım yatışı, mekanik ventilasyon gereksinimi veya en az üç kez hastane yatışı gerektiren ağır atak geçirilmiş olması,
  • Tedavi altında, birer hafta arayla usulüne uygun yapılan üç ayrı spirometrik ölçümde FEV1 değerinin %60-79 arasında olması.

Bu Bent Neyi İfade Ediyor?

Yönetmelik, astım hastalarını yalnızca hastalık tanısına göre değerlendirmemektedir. Çalışma gücü kaybının belirlenmesinde tedavi basamağı, semptom kontrol düzeyi (AKT ve ACQ), son bir yıldaki sistemik steroid gerektiren atak sayısı, yoğun bakım veya hastane yatışı öyküsü ile seri spirometri ölçümlerinde elde edilen FEV1 değerleri birlikte dikkate alınmaktadır. Ayrıca astım nedeniyle maluliyet değerlendirmesi yapılabilmesi için optimal tedavinin uygulanmış, klinik stabil dönemin sağlanmış ve en az bir yıllık takip süresinin tamamlanmış olması gerekmektedir.

Astım Tanısı Tek Başına Malulen Emeklilik Sağlar mı?

Hayır.Astım tanısının bulunması tek başına çalışma gücü kaybı değerlendirmesi için yeterli değildir. Yönetmelikte belirtilen tedavi basamağı, semptom kontrolü, atak öyküsü ve solunum fonksiyon testi kriterlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Astımda çalışma gücü kaybı değerlendirmesi; hastalığın tedaviye verdiği yanıt, semptom kontrolü, son bir yıldaki atak sıklığı ve seri spirometri sonuçlarına göre yapılmaktadır. Çalışma gücü kaybının ağır, orta veya hafif düzeyde kabul edilmesi, yönetmelikte belirtilen objektif kriterlerin karşılanmasına bağlıdır.

Önemli Mevzuat Uyarısı

Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin O. Çalışma Gücü Kaybına Neden Olan Göğüs Hastalıkları bölümünde yer alan Astım başlıklı düzenleme esas alınarak hazırlanmıştır. Yazıda yer verilen açıklamalar, yönetmelikte düzenlenen değerlendirme ölçütlerinin daha anlaşılır şekilde ifade edilmesi amacıyla hazırlanmış olup mevzuat hükümlerinin yerine geçmez.

Astımda çalışma gücü kaybı değerlendirmesi yapılırken; rapor düzenlenmeden önce optimal tedavinin uygulanmış olması, klinik stabil dönemin sağlanması ve en az bir yıllık takip sonrasında değerlendirme yapılması esastır. Değerlendirmede tedavi basamağı, AKT ve ACQ ile belirlenen semptom kontrol düzeyi, son bir yıldaki atak öyküsü ve seri spirometri ölçümleri birlikte dikkate alınmaktadır.